Kayseri Pınarbaşı Melikgazi Türbesi

Kayseri Pınarbaşı Melikgazi Türbesi

UYARI: Görseller öğretmen ve öğrenciler tarafından sadece eğitim amaçlı kullanılabilir.
Ticari olarak kullanımı yasaktır. Ticari amaçla kullananlar hakkında yasal işlem uygulanır.

Referans ID
123852
Başlık
Kayseri Pınarbaşı Melikgazi Türbesi
Açıklama
Pazar günü, Melikgazi köyü ana baba günüydü. Ben, çocukluğumdan beri bilirim, bizim yöremizin en önemli ziyaret yerlerinden biri Melikgazi köyündeki türbedir. Burada kurbanlar kesilir, dualar edilirdi; şimdi de gelenek bozulmamış, daha da artarak devam etmiş. Melikgazi köyü, eskiden beri küçük bir köydür. Yaz dönemi yirmi bir haneye kadar çıkmış ama kışın tekrar beş haneye düşüyor. Köydeki insanların tamamı aslında birbirinin akrabası. Bu köyün halkından eğitimli, kültürlü insan çokça çıktığı için çoğu il dışında yaşıyor ama bir bölümü de hiç olmazsa iki –üç ayı köyde geçireyim deyip ata topraklarına dönüyorlar. Köye eskiden “Türbe” denirdi. Köy ahalisi de civarda Türbeliler diye anılırlardı. Bu isimlendirme aslında tarihi bir gerçeğe dayanıyor. Köyün kuruluşu, Danişmentli emirlerinden Melik Emir Gazi’nin daha ölmeden buraya kendisi için bir türbe yaptırması ve Malatya’da vefat ettikten sonra mumyalanarak bu türbeye kaldırılması ile başlıyor. Bu ünlü emirin kabrini ziyaret edenler için türbedar ve diğer görevliler köye yerleştirilince, ki bunlar tek bir aileden türemişler, köy de filizlenmeye başlamış. Melikgazi köyünde sadece Melik Emir Gazi’nin türbesi yok. Dulkadirliler zamanında da bölgenin önemini koruduğunu gösteren türbeler var. Bunlardan birisi Dulkadirli beylerinden Halil Bey’in türbesidir. Yine Dulkadirli Beylerinden Süleyman Bey’in kızı Mısır Hatun’un da burada yattığı biliniyor. Mısır Hatun için yapılmış ayrı bir türbe yok. Amcası Halil Bey’in türbesinin içinde iki sanduka var. Bunlardan biri Halil Bey’e, diğeri de yeğeni Mısır Hatun’a ait olabilir. Türbelerin yukarısında ise Şeyh Selahaddin Türbesi var. Bu Şeyh Selahaddin’i Maraş Tahrir Defterinde Seyyid Selahaddin adıyla bulabilirsiniz. Seyyid Selahaddin, Dulkadirli döneminin Zamantı bölgesindeki din büyüklerinden biri ve peygamber soyundan geldiğine inanılıyor. Tahrir defterine göre, Mamuşa köyünde Seyyid Selahattin evladları oturuyor ve Dulkadirliler onlardan vergi almıyorlar. Dulkadirli Beylerinin Seyyid Selahattin’e ne kadar hürmette bulunduğunu ve onun adına eserler inşa ettiklerini Refet Yinanç Hoca’nın Dulkadirli Beyliği isimli eserinde görebilirsiniz. Mesela, Süleyman Bey, Zamantı bölgesindeki Hazran köyüne Seyyid Selahaddin adına bir mescit ve bir zaviye yaptırmış.(1442-1454) Dulkadirli beylerinden Alaüddevle Bey de Pınarbaşı’nın Kazancık köyünde oturan Seyyid Selahaddin evlatlarının yanıbaşına Seyyid Selahaddin Zaviyesi yaptırmış ve bu köyün yarı gelirini de vakfetmiş. (16. yüzyıl) Köyde eskiden beri anlatılan birçok efsane var. Bugün de anlatılıyor. Köyün yamacında bölgeye kuş bakışı bakılan Zamantı Kalesinin Danişmendlilerce fethinin ne kadar zor olduğu, Bizans tekfurunun gizlice Müslüman olduktan sonra kalenin fethedildiği, türbede Melik Emir Gazi’nin yanıbaşında yatan kesik başın bu tekfura ait olduğu ve kafirlerle savaşırken başı kesildiği için, ona hürmeten bu türbeye defnedildiği, türbede bir zamanlar çocuk mezarının bulunduğu ve geceleri ağlayan bir çocuk sesi gelirken sonradan bu çocuk mezarının başka bir yere defnedildiği , gece ibrikle bırakılan suyun sabah boş bulunduğu , Dermesur deresinin adının Zamantı Kalesinin fethinde Türk askerlerinin düzenini bozmak için bu bölgeye saçılan altınlarla ilgili olduğu ve kaleyi fetheden komutanın askerlerine “Derme Sür” diye bağırdığı ve bu adın oradan geldiği gibi. Ben efsaneleri anlatmadım ama bazı gerçekleri üzülerek söyleyebilirim. Melikgazi Türbesinde mumyalanmış Melik Emir Gazi’nin naaşı maalesef bilinçsiz insanlarca mumyaya dokunarak veya sigara izmaritiyle acaba yanıyor mu denilerek tahribata uğratıldığı bir gerçektir. Bir zamanlar, türbede bulunan sancağın ve ceylan derisine yazılmış bir kısım tarihi vesikanın, biz devlet görevlisiyiz, müzeye kaldıracağız denilerek alındığı ve ahvalinin belli olmadığı da bir gerçektir. Bu türbenin harcı geyik sütüyle hazırlanmıştır sözünü gerçek kabul eden insanların uzun zaman türbenin tuğlaları arasındaki harcı çentikle kazıyıp yediği de bir g
Anahtar Kelimeler
Kategori
Kayseri
Ekleme Tarihi
14 Aralık 2012 10:10:23
Orijinal Çözünürlük
1024x768
Özellik
Renkli
İstatistikler
······ kişi bunu beğendi.   ······ kez gösterildi.
qr
Yorumlar

    Yorum yapabilmek için giriş yapmış olmanız gerekmektedir

    Bekleyiniz