İstiklâl Marşı’nın Kabûlü

Sivas Süleyman Sami Kepenek İlkokulu olarak İstiklâl Marşımızın Kabûlü'nün yıldönümünde vatan şairi Mehmed Âkif Ersoy'u ve aziz şehidlerimizi minnetle yâd ediyoruz.

SİVAS- Korkmuyorum, inanıyorum; gökyüzüne baktıkça umudum çoğalıyor. Sen oradasın ve hep orada olacaksın. Sana bakacak ve yolumu bulacağım. Sen ezelden gelen bir nişânsın. Birbirimize yazgımız var. Bazen seni üzüyoruz, kızıyorsun. Yükseklerden hâlimizi kim bilir nasıl görüyorsun. Haklısın, hem de çok… Ne olur darılma, ne olur gölgenden mahrûm bırakma. Sen gökyüzünde açan çiçeğimizsin. Yeryüzünde sapasağlam kökler üzerinde gökyüzüne uzanırsın. Bağımsızlığımızın mührü sensin. Başlar üstünde, hep gönlümüzdesin. Unuttuklarımı hatırlamam lâzım. Tam olarak bilemesem de hissediyorum; esâret bize yaraşmaz. Damarlarımızda akan kan yolunu biliyor. Zincire vurulamayan, darda zorda devleşen bir güç var, dağları devirebilecek bir güç… Ne kadar çabalarlarsa çabalasınlar sağlam kaleleri onları koruyamıyor; çünkü haksızlık yapanlar muhkem duvarlarla korunamazlar. Demir perdeler ah edenlerin iniltisiyle yıkılıverir. Yüreğimizde yeşeren bir tohum var. İnananlar için vatan türküsü bitmez. Ne isterlerse yapsınlar. İnancımızın tohumu asırlardır yüreklerimizde. Fark etmesek de orada… Kalk ve yürü, oku ve düşün, anla ve yaz, hisset ve kavra, aklını kullan ve kendine inan. Çok, daha çok çalış. Bilimde, sanatta, kültür ve edebiyatta önde yürü. Vatan savunmasını “vatan için en iyisini yapmak” olarak algıla ve artık söz sahibi ol! Sana bahşedilenleri gör ve Hakk’ın vadettiğini hak et. Beklemekten yoruldun mu? Yorulma, düştüysen kalk, umudunu besle. Gökyüzünde açan çiçeğine bak, umudunu tazele. Sen bu topraklarla yoğruldun. Hamurunda nice öz var. Kendindeki özü bil, bil de kıymet bil. Nice adsız kahramanın sesi sende yankılanır, nice uygarlık sende dirilmek için gün sayar. “Toprak” deyip başını çevirme, toprağın örttükleri senin mayandır, unutma! Şehîdlerin yücelttiğini sakın aşağılara indirme, sakın! Zâlime vereceğin tek bir kum tanesinin hesabını bile veremezsin, unutma. Vatan emânettir, ihâneti affetmez. Vatan bizim için candan öte candır. Neyimiz varsa vatan uğruna fedâ ederiz. Nereye baksak şehîdlerimizin anısıyla göz göze geliriz. Tarihî eserler dört bir yanımızdan bize seslenir. Nasıl duyulmaz bu kadar ses? Her yanda ayrı bir ses, ayrı bir mühür, hep yaşanmışlık, hep bir çağrı; hatırla! Ne olur hatırla! El ne bilir kıymetini, ellerin elleri uzak olsun sevdâmızdan. Vatan sevdâmız, gökyüzünde açan çiçekle komşu olan sese emânettir. O ses ki; gök çiçeğinin yârânı, beş vakit bizi çağırandır. Hürmetle eğilir başlar, hürmetle kalkılır yeniden. Yükselişin sırrına erişenler için, gök çiçeğiyle komşu olmak vaktidir artık. Tüm haklar helâl edilir; öyle bir hak ki anlatmaya yürek dayanmaz. Sonradan gelenlerin duydukları içlerinde fırtınalar koparır gözlerinden yaş olur akar da, ya o zamanı yaşayanların ıstırabı, ya onların çağlayan yürekleri? İşte o yüreklerden biri Mehmed Âkif Ersoy olur ve eşsiz emânetini milletine sunar. İstiklâl Marşı bir hediyedir; bedeli ağır, kıymetli bir hediye. Kıymetini bilmek dâimî vazîfe… Ruhun şâd olsun Âkif…

(Bu yazı İstiklâl Marşımızın kabûlü dolayısıyla, 12 Mart 2018 tarihinde Süleyman Sami Kepenek ilkokulu tarafından kaleme alınmıştır.)

*Haberimize erişmek için; http://ssamikepenek.meb.k12.tr/icerikler/istikll-marsinin-kablu_4657444.html
KANALI: Etkinlik

    Yorum yapabilmek için giriş yapmış olmanız gerekmektedir.