B

Bu kelimeyi aynı zamanda Türk Dil Kurumu Sözlüklerinde de aradık.

bölebilmek
  • Bölme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bölmeye gücü yetmek
  • Bölme becerisi bulunmak
bağlantı yapmak
  • ilişki kurmak
  • anlaşma, sözleşme yapmak
branş
  • Kol
bağlantı doku
  • Hücreleri ve çeşitli dokuları bir arada tutarak destek ve bağlama görevi yapan hücreler topluluğu
bolometre
  • Işınımölçer
binin yarısı beş yüz (o da bizde yok)
  • çok düşünceli görünen birine `aldırma!` anlamında kullanılan bir söz
basınçlama
  • Basınçlamak işi
baskül
  • Ağırlıkları tartmaya yarayan alet, kantar
  • İki kolu sıra ile kalkıp inebilen, ortasından veya uçlarından birine az çok yakın değişmez bir noktaya dayanan kaldıraç
bravo
  • `Aferin, yaşa` anlamlarında beğeni bildiren bir söz
batimetri
  • Derinlik ölçümü
büzüştürülebilme
  • Büzüştürülebilmek işi
batimetre
  • Derinlikölçer
büyüyebilme
  • Büyüyebilmek işi
bir başa bir göz yeter
  • `azla yetinmek gerekir` anlamında kullanılan bir söz
belgeletme
  • Belgeletmek işi
baş havlusu
  • Banyodan sonra saçı kurulamak için kullanılan havlu
bozabilme
  • Bozabilmek işi
bir hamlede
  • Çabucak
  • Bir atılışta
basma
  • Basmak işi
  • Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua
  • İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun
  • Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş
  • Bu kumaştan yapılan
  • Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı
  • Basılmış, matbu
  • Gübre, tezek
büzülüş
  • Büzülme işi
beyin üçgeni
  • Beynin alt tarafındaki üç kıvrımlı yuvarlak çıkıntı
birleşme değeri
  • Basit bir cismin bir atomu ile birleşebilecek olan hidrojen atomlarının en yüksek miktarı
bilgililik
  • Bilgili olma durumu
belediye sarayı
  • Belediyeye ait bütün işlerin yapıldığı ve büroların bir arada bulunduğu büyük yapı
başında paralansın
  • yapılan bir iyilik çok söylendiğinde o iyiliğin artık istenmediğini belirten bir söz
barbunya pilakisi
  • Barbunyanın pişirilmesi ile yapılan pilaki
baygın
  • Bayılmış, kendinden geçmiş
  • Süzgün
  • Gönül vermiş
  • İnsanı kendinden geçirir gibi olan
  • Yığılmış, dökülmüş
  • Bayılmış, kendinden geçmiş bir biçimde
başörtülü
  • Başını başörtüsü ile örtmüş olan (kadın)
bar bağlamak (veya tutmak)
  • kir bağlamak, paslanmak
budalalaşmak
  • Budala duruma gelmek, budala gibi davranmak
belgelendirilme
  • Belgelendirilmek işi
biberleme
  • Biberlemek işi
bilgi
  • İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat
  • Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf
  • İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf
  • Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler
  • Bilim
  • Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam
bağıtlanış
  • Bağıtlanma işi
bilinçli
  • Bilinci olan, şuurlu
  • Kendi etkinliğinin farkında olan, şuurlu
baççılık
  • Baççının yaptığı iş
bilmem hangi (veya kaç veya kim veya nasıl veya ne)
  • önemli veya anlatılması gerekli görülmeyen şeyler için kullanılan bir söz
bedavalaşma
  • Bedavalaşmak durumu
belge
  • Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb., vesika, doküman
B
  • Bor elementinin simgesi
bozdurulabilmek
  • Bozdurulma ihtimali veya imkânı bulunmak
binkat
  • Pek çok, kıyaslanmayacak ölçüde
bölüşüvermek
  • Çabucak bölüşmek
batırılış
  • Batırılma işi
bitebilmek
  • Bitme ihtimali veya imkânı bulunmak
bildirişme
  • Bildirişmek işi
bayatsımak
  • Bayatlamaya yüz tutmak
bağıl nem
  • Bir metreküp hava içinde bulunan su buharı ağırlığının, aynı şartlardaki havanın doymuş su buharının ağırlığına oranı
betonumsu
  • Betonsu
bıyıklı balık
  • Sazangillerden, büyüklerinin boyu 2 metreyi bulan, eti sevilen bir balık (Barbus fluviatilis)
biyofizik
  • Fizyolojide geçen fiziksel olayların bilimi, biyolojik fizik
bitiştirilme
  • Bitiştirilmek işi
barbakan
  • Kale duvarlarında düşmana ok atmak için açılmış delik
beyin kabuğu
  • Beynin gri renkli dış katmanı, korteks
bloke çek
  • Keşideci tarafından anlaşmazlığın çözümüne kadar ödemenin durdurulduğu bir çek türü
bloklu
  • Blokları olan, bloklardan oluşan
boğdurulma
  • Boğdurulmak işi
boynuzlanma
  • Boynuzlanmak işi
bülbülleşmek
  • Bülbül gibi ötmek veya şakımak
buğdayım var deme ambara girmeyince, oğlum var deme yoksulluğa ermeyince
  • `bir şeyin senin olduğundan kuşkun kalmaması için gereken bütün koşullar gerçekleşmelidir` anlamında kullanılan bir söz
başı kalabalık
  • Yanında bir işi konuşamayacak kadar çok insan olan (kimse)
boşboğazlık etmek
  • gereksiz, yersiz, düşüncesiz konuşmak
benimsenebilmek
  • Benimsenme ihtimali veya imkânı bulunmak
bu minval üzere
  • bu biçimde, bu tarzda
belitlemek
  • Belgeye dayanarak ortaya koymak
  • Belitleme kuramını ortaya koymak
basite indirgemek
  • basitleştirmek, sade bir biçime döndürmek
basil
  • Bakterilerin çomak biçiminde ince uzun olan türü
borç vermekle, düşman vurmakla
  • `borç vermekle, düşman vurmakla yok edilir` anlamında kullanılan bir söz
bıktırabilme
  • Bıktırabilmek işi
bordro
  • Bir hesabın ayrıntılarını gösteren çizelge
boylanabilmek
  • Boylanma ihtimali veya imkânı bulunmak
boylatmak
  • Boylama işini yaptırmak
Birecik
  • Şanlıurfa iline bağlı ilçelerden biri
beriberi
  • Genellikle Afrika ve Uzak Doğu ülkelerinde B vitamini eksikliğinden ileri gelen bir hastalık
büzüştürebilmek
  • Büzüştürme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Büzüştürmeye gücü yetmek
budanma
  • Budanmak işi
basamak
  • Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri
  • Derece, aşama, kerte, evre
  • Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer
  • Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane
  • Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti
bilardo sopası
  • İsteka
başspiker
  • Bir yayın kuruluşunda spiker ve sunucuların yayın sırasında başarımlarını denetleyen, gerektiğinde söyleyiş eğitimi veren kimse
bedelli askerlik
  • Askerlik çağına gelmiş gençlerin belirlenen miktardaki parayı ödeyerek yaptıkları kısa süreli vatani görev
battaniyeli
  • Battaniyesi olan
bilimselleştirme
  • Bilimselleştirmek işi
boşaltı
  • Boşaltım
  • Vücuttan atılan dışkı, balgam, idrar vb. atıkların genel adı
buluşulmak
  • Buluşma işi yapılmak
beyin çizgesi
  • Elektroensefalogram
beslenme eğitimi
  • Besin maddelerinin özellikleri, insan vücudunun gelişmesinde yiyeceklerin etkisi ve görevi, yiyecek seçiminde dikkat edilmesi gereken noktalar, iyi beslenmenin sağlık yönünden önemi, ucuz ve dengeli beslenmenin yolları gibi konuları işleyen bilim dalı
boy bos
  • Vücudun yapısı bakımından biçimi, eğin, kesim
  • Geçerlilik, değer
berbat
  • Kötü
  • Bozuk
  • Çirkin, beğenilmeyen
  • Darmadağın, bakımsız, perişan, viran
berraklaşmak
  • Berrak duruma gelmek, durulaşmak
balığa çıkmak
  • balık avlamaya gitmek
betonlaştırma
  • Betonlaştırmak işi
bağcıklı
  • Bağı olan, bağı bulunan
badem şekeri
  • İnce bir şeker tabakasıyla kaplanmış iç badem
biftek
  • Izgara veya tavada pişirilen, genellikle dana eti dilimi
balıkçılık
  • Balıkçının yaptığı iş
başyargıcılık
  • Başhakemlik
bahçıvan kebabı
  • Küçük parçalar hâlinde kuzu eti, havuç, patates, bezelye kullanılarak hazırlanan bir yemek türü
bronş
  • Soluk borusunun akciğerlere giden iki kolundan her biri ve bunların dalları
barışabilme
  • Barışabilmek işi
bildirişim
  • İletişim
bıraktırılabilmek
  • Bıraktırılma ihtimali veya imkânı bulunmak
bozdurma
  • Bozdurmak işi
böylesine
  • Bu tarzda, bu biçimde
bengilik
  • Zamanla ilgisi, başlangıcı ve sonu olmayan varlık
  • Ölmezlik, ebedîlik
  • Sonsuz ve ölçülmez zaman
boğazlatılmak
  • Boğazı kesilerek öldürülmesi sağlanmak
beyzi
  • Yumurta biçiminde, söbe, oval
basın danışmanlığı
  • Basın danışmanının yaptığı iş
berkelyum
  • Atom numarası 97, atom ağırlığı 294 olan yapay element (simgesi Bk)
bez tüyler
  • Bitkilerde salgı çıkaran tüyler
bistro
  • İçki içilen kahve
  • Müzik eşliğinde içki içilen, yemek yenilen bir tür lokanta
bargâh
  • İçine izinle girilen yer, otağ, yüksek divan
birinci
  • Bir sayısının sıra sıfatı
  • Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey
  • Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse
  • Ulaşım araçlarında mevki, sınıf
badikleşme
  • Badikleşmek durumu
biçimsizleştirmek
  • Biçimsiz duruma getirmek, biçimini bozmak
beyazlatıcı
  • Dokunan kumaşların renk tonlarını açan veya beyazlatan ve kumaşlar üzerindeki lekeleri gideren (kimse)
  • Daha beyaz duruma getiren kimyasal madde
boş kafalılık
  • Boş kafalı olma durumu
bezgi
  • Süs, bezek
bütünletebilmek
  • Bütünletme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bütünletmeye gücü yetmek
basur
  • Kalın bağırsağın alt bölümünde ve anüste toplardamarların genişlemesiyle oluşan varis, hemoroit
bol bol yiyen bel bel bakar
  • `kazandığını ölçüsüzce harcayan ve ilerisi için bir şey artırmayan kişi, kazançsız kaldığında acıklı bir duruma düşer` anlamında kullanılan bir söz
bizmut
  • Atom numarası 83, atom ağırlığı 209, yoğunluğu 9,8 olan, 271,3 °C'de eriyen, kızılımsı beyaz renkli, kırılgan ve katı bir element (simgesi Bi)
  • Bu elementten yapılan ve ilaç olarak kullanılan karışım
balık yağı
  • İri balık ve deniz hayvanlarının sanayide kullanılan yağı
  • Morina balığının karaciğerinden çıkarılan ve hekimlikte zayıflığa karşı kullanılan iyotlu, vitaminli yağ
bildirtmek
  • Bildirme işini yaptırmak
baca şapkası
  • Bacaya yağmur, kar veya rüzgâr girmemesi için baca külahının üzerine yerleştirilen kapak
beşer
  • Beş sayısının üleştirme sayı sıfatı
  • Her birine beş, her defasında beşi bir arada
birleştiriliş
  • Birleştirilme işi
böbrek yağı
  • Kasaplık hayvanların böbreklerinin çevresinde oluşan yağ
bayındırlaştırma
  • Bayındırlaştırmak işi, imar etme
barutçuluk
  • Barutçunun yaptığı iş
bilgi çarpıtma
  • Kişiyi veya kurumu herhangi bir konuda bilinçli olarak gerçeği saptırarak yanlış bilgilendirme, dezenformasyon
başkesit
  • Ağacın boyuna dikey yönde kesilmesi sonunda yıl halkalarının çember biçiminde görüntü verdiği yüzey
baktın kar havası, eve gel kör olası
  • `tehlikeli bir durum belirmeye başlayınca ondan uzaklaşmanın çaresine bakılmalıdır` anlamında kullanılan bir söz
bön
  • Budala, saf, avanak, ahmak
bitebilme
  • Bitebilmek işi
balyalamak
  • Balya yapmak, denk yapmak
bıngıldama
  • Bıngıldamak işi
belirginleştirebilme
  • Belirginleştirebilmek işi
becertme
  • Becertmek işi
berraklaştırılma
  • Berraklaştırılmak işi
boğulabilme
  • Boğulabilmek işi
bezen
  • Bezek, süs
beden eğitimi
  • Vücudu güçlendirmek ve sağlığı korumak amacıyla araçlı veya araçsız hareketler yapma, beden terbiyesi
bezlemek
  • Bez, kumaş vb. ile örtmek veya kaplamak
  • Çocuğun altına bez koymak, çocuğu belemek
beceriksizleşmek
  • Beceriksiz bir duruma gelmek
bariton
  • Tenor ve bas arasındaki erkek sesi
  • Basso ile alto arasında ses veren, pistonlu bir ağız çalgısı türü
bant çözmek
  • manyetik bir bant üzerine alınmış sesleri yazıya aktarmak, deşifre etmek
başörtüsü
  • Kadınların saçlarını örtmek için kullandıkları örtü, başörtü, bürgü, eşarp
boza gibi
  • koyu ve bulanık (sıvılar)
bostana
  • Domates, soğan, yeşil biber ve pul biberin nar ekşisi ve sirke ile karışımından yapılan sulu salata
birisi
  • Herhangi bir kimse
bezik
  • İki, üç veya dört kişi arasında 96 kâğıtla oynanan bir tür iskambil kâğıdı oyunu
bombalatabilme
  • Bombalatabilmek işi
boğduruvermek
  • Çabucak boğdurmak
başdenetçilik
  • Başdenetçi olma durumu, başmurakıplık
  • Başdenetçinin yaptığı iş, başmurakıplık
boylu boslu
  • Uzun boylu, yakışıklı, gösterişli
basmalı
  • Basması olan
  • Basılarak çalıştırılan
boşattırma
  • Boşatma işini yaptırtma
başı devletli
  • Talihli, bahtı açık (kimse)
bankamatik
  • Bankaların para işlemlerini günün her saatinde otomatik olarak yapan makine
benimsenivermek
  • Çabucak benimsenmek
bağıntılılık
  • Görelilik
boya vurmak (veya çekmek veya sürmek)
  • boyamak
baltalayıverme
  • Baltalayıvermek işi
belgegeçer
  • Yazılı, bilgi ve belgelerin telefon sistemi vasıtasıyla bir yerden bir yere iletilmesini anında sağlayan araç, belgeç, faks
berhava olmak
  • patlama yolu ile havaya uçmak
  • boşa gitmek
barsama
  • Güzel kokulu yaprakları yemeklere konulan, nane ve yaban kekiğinin ortak adı
boya kalemi
  • Resim yapmak için kullanılan değişik renkli kalem
bilgeleşebilme
  • Bilgeleşebilmek işi
başkalaşabilme
  • Başkalaşabilmek işi
balcı
  • Arı yetiştirip bal elde eden veya satan kimse
bezci
  • Bez yapan veya alıp satan kimse
bağrış çağrış
  • Gürültü, şamata
  • Gürültüyle, şamata ederek
bopstil
  • Züppece giyiniş biçimi
  • Bu biçimde giyinen kimse
bağnazlık
  • Bir kimseye veya bir şeye aşırı düşkünlük ve tutkuyla bağlılık, bağnazca davranış, taassup, mutaassıplık, fanatiklik, fanatizm
büyük dalga
  • Uzun dalga radyo yayını
Beyoğlu
  • İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
bir nebzecik
  • Pek az, küçücük
baskıda kalmak
  • yağmur yağdıktan sonra toprağın üst kısmı sertleşerek tohumlar fidelenip toprak üstüne çıkamamak
blokaj
  • Bloke etme işi
  • Bir şeyin hareketine engel olma, hareketini durdurma
  • Sivri taşların toprak zemine dikine çakılarak üzerine beton dökülmesiyle yapılan dolgu
  • Bankacılıkta bir varlığın yetkili otoritelerin izni olmadan sahibi tarafından kullanılamaması durumu
bürünüverme
  • Bürünüvermek işi
bütünleştirebilmek
  • Bütünleştirme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bütünleştirmeye gücü yetmek
birleşik ad
  • Birleşik kelime biçiminde belirli kurallar içinde kalıplaşmış ad, birleşik isim: Aslanağzı, başşehir, kaptıkaçtı, gecekondu, çuha çiçeği, duvar saati, fındık faresi, yer elması gibi
burdurulmak
  • Burulması sağlanmak
bütünlemeye kalmak
  • bir öğrenci yarıyıl veya öğretim yılı sonunda derslerinde başarısızlığa uğramak, ikmale kalmak
buzağılamak
  • Sığır yavrulamak
beklenmez
  • Beklenmeyen, umulmayan durumda olan
boynuzumsu
  • Boynuzsu
belgelendiriliş
  • Belgelendirilme işi
benzemek
  • İki kişi veya nesne arasında birbirini andıracak kadar ortak nitelikler bulunmak, andırmak
  • Sanısını uyandırmak, gibi görünmek
baritin
  • Barit
bet
  • Beniz kelimesi ile birlikte, `yüz rengi` anlamında ikileme oluşturan bir söz
  • Bereket kelimesi ile birlikte `bolluk` anlamında ikileme oluşturan bir söz
bocalamak
  • Gemi rüzgâra karşı gidemeyerek sürüklenmek
  • Bir işte tutulması gereken yolu kestirememek, ne yapacağını bilememek, kararsız olmak
beceriksizce
  • Beceriksiz bir biçimde, maharetsizce
bünye
  • Vücut yapısı
  • Yapılış, kuruluş
  • Bir kurum, kuruluş veya iş yerinin iç yapısı
bikarbonat
  • Hidrojen karbonatların genel adı
beklenmek
  • Bekleme işine konu olmak
borsa oyunu
  • Borsada fiyatları düşürmeye veya yükseltmeye çalışarak havadan kazanç sağlama işi
balık sütü
  • Yumurtlama sırasında erkek balıkların çıkardığı beyaz madde
bayılabilme
  • Bayılabilmek durumu
bitiştiriliş
  • Bitiştirilme işi
boşaltılabilme
  • Boşaltılabilmek işi
bezek
  • Süs, ziynet
  • Bir eseri süslemeye yarayan motiflerin her biri
badem gözlü
  • Gözleri badem içi biçiminde iri olan (kimse)
bağışlatış
  • Bağışlatma işi, affettiriş
bungunlaşmak
  • Sıkıntılı duruma gelmek
başlangıçta
  • İlk zaman, ilk dönem
beceriverme
  • Becerivermek işi
bibliyograf
  • Bibliyografya uzmanı, kaynakları bilen uzman
beserek
  • İki hörgüçlü deve ile boz devenin melezi olan tülü devenin erkeği
baharatlandırmak
  • Baharat ile süslemek, lezzetlendirmek, baharat ekmek
barbekü
  • Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak
  • Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme
basso
  • En kalın erkek sesi
  • En kalın sesli orkestra çalgısı
bel bel
  • `Aptalca, anlamsızca, donuk bir biçimde bakmak` anlamlarındaki bel bel bakmak deyiminde geçen bir söz
bağlanma
  • Bağlanmak işi veya durumu
baritli
  • İçinde barit bulunduran
bozulmak
  • Bozma işine konu olmak
  • Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek
  • Dağılmak, bozguna uğramak
  • Taşıt arızalanmak
  • İyi ve değerli niteliğini yitirmek
  • Bir şeye kızmak, içerlemek
  • Sağlığını yitirip zayıflamak
başakçık
  • Çiçeklerde başağı oluşturan çiçek demeti veya topluluğu
bağımsız milletvekili
  • Herhangi bir partinin adayı olmadan seçilen veya herhangi bir partiye bağlı olmayan milletvekili, bağımsız
brıçka
  • Üstü kapalı, kışın kızak olarak kullanılan tek atlı, yaylı hafif araba
bronz
  • Tunç
  • Bu maddeden yapılan
bombalatılmak
  • Bombalanması sağlanmak
büyük laf etmek
  • büyük söylemek
boşamak
  • Kanunlara göre eşlerden biri, aile ilişkisini kesmek
bağrılmak
  • Bağırma işi yapılmak
bitirimcilik
  • Bitirimcinin yaptığı iş
belirmek
  • Önce belli veya görünür olmayan bir şey ortaya çıkmak, tezahür etmek
  • Bir düşünce veya durum kesin bir biçim almak, tebellür etmek
  • İyice görünür ve anlaşılır bir durum almak, tebarüz etmek
belaya çatmak (veya girmek veya uğramak)
  • beklenmedik bir bela ile karşılaşmak
buruş buruş
  • Çok buruşmuş
beygirlik
  • Beygire ait, beygir için
  • Beygir gücünde
bunak
  • Bunamış olan, matuh
boğazlayıverme
  • Boğazlayıvermek işi
bitümlü
  • İçinde bitüm bulunan
  • Bitümün bütün özelliklerini gösteren
bozuk düzen
  • Düzensiz, düzeni bozuk olan
bulamaç
  • Sulu, cıvık hamur
  • Bu koyulukta yapılan çeşitli hamur yemekleri
  • Karışık, oradan buradan toplanmış
bağlantı borusu
  • Katlardaki atık suları toplayıp kolona ileten boru
başarım
  • Elde edilen bir başarı
  • Herhangi bir olayı veya durumu başarma isteği ve gücü
  • Kişinin yapabileceği en iyi derece, performans
  • Herhangi bir eseri, oyunu, işi vb.ni ortaya koyarken gösterilen başarı, performans
bülbül çanağı
  • Çok ufak kâse
bağırtkan
  • Çok bağırıp çağıran (kimse)
bozukluk
  • Bozuk olma durumu
  • Bozuk para
biçimsizleştirme
  • Biçimsizleştirmek işi
bitkisel hayat
  • Hastalık veya kaza sebebiyle bilinçsiz ve hareketsiz duruma gelme
başşehirli
  • Başkentli
başsağlığı dilemek
  • ölen bir kimsenin yakınlarını ziyaret ederek ilgi ve yakınlık belirten sözler söylemek
bitimsiz
  • Sonu olmayan, sınırlandırılıp belirlenmeyen, namütenahi
bilgisayarcılık
  • Bilgisayarcının yaptığı iş
bodrum katı
  • Bir yapının zemin katının altında olan ve oturulabilen en alt katı
bağlamsal anlam
  • Bir sözün kullanılan veya amaçlanan bağlama göre anlam kazanması
belirtme sıfatı
  • Bir adı gösterme, soru, sayı veya belirsizlik bakımlarından belirten sıfat: Bu (kapı), birinci (dönem), kaç (öğrenci?), hangi (ev?), üç (çocuk) gibi
bahçıvan çorbası
  • Kaynayan et suyuna pirinç, havuç, ıspanak, patates ve kereviz eklenmesi ile hazırlanan bir yemek türü
bağ bayırda, tarla çayırda
  • `her şey kendisi için en elverişli ortamda gelişir, verimli duruma gelir` anlamında kullanılan bir söz
bakalit
  • Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucu elde edilen yapay reçine
bazalı
  • Bazası olan
baştabiplik
  • Başhekimlik
bitkicilik
  • Bitkicinin yaptığı iş
bollaştırabilmek
  • Bollaştırma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bollaştırmaya gücü yetmek
beyinsiz
  • Akılsız, düşüncesiz
  • İçinde beyin olmayan
bisülfür
  • Molekülünde iki kükürt atomu bulunduran birleşik
buharlaştırıcı
  • Buharlaşma işlemini gerçekleştiren alet
besteleniş
  • Bestelenme işi
basiretlilik
  • Basiretli olma durumu, sağgörülülük
belinleme
  • Belinlemek işi
baharlı
  • Baharatlı
berhane
  • Yıkık dökük, kullanışsız ve büyük (ev)
bayraklaşabilmek
  • Bayraklaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
betimlemeli dil bilgisi
  • Betimsel dil bilgisi
bayındırlaştırmak
  • Bir yeri bayındır duruma getirmek, imar etmek
birinci el
  • Kaynaktan çıkma, aslından çıkma
becayiş etmek
  • değişik yerdeki görevliler, karşılıklı yer değiştirmek
başkanlık etmek
  • bir toplantı veya topluluğu, başkan olarak yönetmek
boylu boyunca
  • Boyu uzanabildiği kadar, boyu uzunluğunca
Brezilyalı
  • Brezilya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
bölgelemek
  • Bölgelere ayırmak
balıkçı
  • Balık tutan veya satan kimse
batağa saplanmak
  • içinden çıkılması güç bir durumda olmak
bilgicilik
  • Antik Yunan felsefesinde eleştiri akımı, sofizm
  • Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılan uslamlama ve çıkarsama, safsatacılık
bariyerli
  • Bariyeri olan
betimlemecilik
  • Betimlemeci olma durumu, tasvircilik
bebek
  • Meme veya kucak çocuğu
  • Plastik, tahta, bez vb.nden yapılan insan biçiminde oyuncak
  • Göz bebeği
  • Sevgi bildiren bir seslenme sözü
biperva
  • Pervasız
büğlü
  • Küçük büğlü, soprano büğlü, alto büğlü, bariton büğlü olarak dört türü bulunan, bakırdan, perdeli veya pistonlu müzik araçlarının adı
baston kilidi
  • Yelkenlide seren ucunun çatlamasını engelleyen çember
bebeklik etmek
  • bebeğe yakışır bir biçimde davranmak
bağıtlaşma
  • Bağıtlaşmak işi
boyayış
  • Boyama işi
bar ateşi
  • Baraj ateşi
boşalma
  • Boşalmak işi
  • Derdini birine açarak ferahlama, rahatlama, deşarj
  • Elektrik yükünün başka bir iletkene geçişi veya sıfıra düşmesi, deşarj
balık istifi
  • Çok sıkışık olarak bir yere dolmuş (insanlar)
bonboncu
  • Bonbon yapan veya satan kimse
basya
  • Sapotgillerden, tohumlarından sabunculukta kullanılan bir yağ elde edilen, Asya'da yetişen bir ağaç (Basia)
boşa çıkarmak
  • olumlu bir sonuç alınmasını engellemek
boyalanma
  • Boyalanmak durumu
boyutsuzluk
  • Boyutsuz olma durumu
bumerang
  • Kıvrık bir sopaya benzeyen ve fırlatıldığında geri dönen, ağaçtan yapılma bir av aracı
bulamak
  • Bir nesnenin her yanını bir şeye değdirerek üstünü onunla kaplamak, bir nesneyi başka bir maddeye batırmak
boşatılma
  • Boşatılmak işi
boğaz durmaz
  • yeme içme gereksiniminin başka ihtiyaçlar gibi geri bırakılamayacağını anlatan bir söz
bakalorya
  • Üniversitelere girebilmek için lise öğreniminden sonra verilen olgunluk sınavı
beyincik
  • Kafatasının art bölümünde ve beynin altında, hareket dengesi merkezi olan organ
bozkır kedisi
  • Genellikle bozkırlarda yaşayan yabani kedi (Otocolobus manul)
bulandırılmak
  • Bulandırma işi yapılmak
bulaştırılma
  • Bulaştırılmak işi
basit kelime
  • Yalın kelime
bayram ayı
  • Şevval
bakırcılık
  • Bakırcının yaptığı iş
bahis mevzusu
  • Söz konusu
basmalık
  • Üzerine basılacak şey
birleştirilme
  • Birleştirilmek işi
biçiverme
  • Biçivermek işi
böğürüş
  • Böğürme işi
bandıra
  • Bir geminin hangi devlete ait olduğunu gösteren bayrak
  • Yabancı devlet bayrağı
bağıntılı
  • Göreceli
başantrenörlük
  • Başantrenörcü olma durumu
  • Başantrenörcünün yaptığı iş
blöf yapmak
  • karşısındakini yanıltarak veya yıldırarak bir işten caydırmak için aslı olmayan söz söylemek veya aldatıcı tavır takınmak
beyni karıncalanmak
  • zihin yorgunluğundan düşünemez olmak
Bulanık
  • Muş iline bağlı ilçelerden biri
beyzbol sopası
  • Beyzbol oyununda kullanılan özel bir sopa
baktırabilme
  • Baktırabilmek işi
belirleyebilme
  • Belirleyebilmek işi
bozarış
  • Bozarma işi
boyunca çocuğu olmak
  • yetişkin çocuğu olmak
beyinsel
  • Beyinle ilgili
bastı
  • Kıyma ile pişirilmiş sebze
bilfarz
  • Söz gelişi
barizleştirme
  • Barizleştirmek durumu
beyit
  • Anlam bakımından birbirine bağlı iki dizeden oluşmuş şiir parçası
  • Ev
bayram topu
  • Dinî bayramların başladığını duyurmak için arife ve bayram günlerinde atılan top
biriciklik
  • Biricik olma durumu
bestelenme
  • Bestelemek işi
balonvari
  • Balona benzer, balon gibi
bono
  • Belirli bir sürenin sonunda, belirli bir paranın, belirli bir kimseye ödeneceğini belirten senet, emre muharrer senet
bohça
  • İçine çamaşır, elbise vb. koyup sarılan dört köşe kumaş
  • Ufak ve seçme tütün dengi
birey oluş
  • Yumurtanın döllenmesinden bireyin yetkin duruma gelmesine kadar geçirdiği gelişim evrelerinin bütünü, ontogenez, soy oluş karşıtı
basbayağılık
  • Basbayağı olma durumu
bahtiyar
  • Mutlu
belgelendirilmek
  • Belgelendirme işi yapılmak
bal kelebeği
  • Bal kovanlarına çok zarar veren bir böcek (Galleria mellonella)
bilgince
  • Bilgine yakışır bir biçimde, bilgin gibi
Bulgar
  • Slavların güney kolundan olan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse
biçim bilimi
  • Yapı bilimi
boylayabilme
  • Boylayabilmek işi
besleyiş
  • Besleme işi
bozduruş
  • Bozdurma işi
baysallık
  • Baysal olma durumu
birçoğu
  • Çok sayıda olan kimse veya şey
banka kartı
  • Banka işlemleri için otomatik makinede kullanılan özel şifreli kart, ödeme kartı, telekart
Balıkesir
  • Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
buğulanabilmek
  • Buğulanma ihtimali veya imkânı bulunmak
belirletme
  • Belirletmek işi
basımcılık
  • Basımcının yaptığı iş, basım, basmacılık, matbaacılık, tabaat
bahtı açılmak
  • talihi dönüp uygun duruma veya arzulanan sonuca gelmek
babasının kızı
  • her yönüyle babasına benzeyen kız çocuğu
bilumum
  • Bütün, hep, kamu, ... -in hepsi
bilgeleşmek
  • Bilge durumuna gelmek
besleme kız
  • Besleme
bıkışma
  • Bıkışmak işi
büzüştürebilme
  • Büzüştürebilmek işi
boş yere
  • Boşuna
benimsetiş
  • Benimsetme işi
başlama meridyeni
  • Boylamların hesabında başlangıç olarak kabul edilen meridyen
babacılık
  • Devletin türlü sınıflar üzerinde babalık ederek bu sınıflar arasında denge kurmaya çalışması işlemi, paternalizm
böcek çıkarmak
  • ipek böceği yetiştirmek
buruşturuvermek
  • Çabucak buruşturmak
büzüşük
  • Büzülerek yüzey veya hacmi küçülmüş olan, büzüşmüş
  • Kırışık
büzmek
  • Buruşturarak, sıkıştırarak veya kıvrım yaparak bir şeyin alanını ve hacmini küçültmek
  • Kısmak
barkod
  • Çizgi im
böcelenme
  • Böcelenmek işi
bağımsızlaştırabilme
  • Bağımsızlaştırabilmek işi
başdelegelik
  • Başdelege olma durumu
  • Başdelegenin yaptığı iş
başarabilme
  • Başarabilmek işi
bütün bütüne
  • Bütün olarak, tamamıyla
beyanat vermek (veya beyanatta bulunmak)
  • demeç vermek
baharcı
  • Baharatçı
biz
  • Ülkemiz sularında yaşayan bir tür mersin balığı, şip (Acipenser nudiventris)
  • Maraş işinde kalın karton parçalarının iğneyi kırmamasını sağlamak ve delik delmek işleminde kullanılmak üzere hazırlanmış tahta saplı, ince sivri uçlu bir çuvaldız türü
başvurulmak
  • Başvuru yapılmak, müracaat edilmek
bağlatabilme
  • Bağlatabilmek işi
boya kutusu
  • İçine çeşitli renkli kalemleri ve fırçaları koymaya yarayan kutu
Beypazarı kurusu
  • Genellikle baklava dilimi biçiminde bir tür peksimet
bilginleşmek
  • Bilgin durumuna gelmek
başmüşavir
  • Başdanışman
bulmak
  • Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak
  • Bir şeyi elde etmek
  • Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek
  • Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek
  • İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek
  • İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak
  • Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak
  • Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak
  • Seçmek
  • Sağlamak, temin etmek
  • Cezaya uğramak
  • Hatırlamak
bezilebilmek
  • Bezilme ihtimali veya imkânı bulunmak
beybaba
  • Çocukların babaları için kullandığı saygı sözü
  • (be'ybaba) Yaşlı erkekler için kullanılan bir seslenme sözü
baskılı
  • Baskısı olan
burdurulma
  • Burdurulmak işi
bayramlaşabilme
  • Bayramlaşabilmek işi
bulaştırabilmek
  • Bulaştırma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bulaştırmaya gücü yetmek
bakır tuzu
  • Göz taşı
basımevi
  • Basım işi yapılan yer, matbaa
başarış
  • Başarma işi
batik
  • Kumaş, deri veya kâğıt süslemede kullanılan bir yöntem
  • Bu yöntemle hazırlanmış kumaş
  • Bu kumaştan yapılan (giysi)
boyunduruğa atmak (veya almak)
  • güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolamak
buncası
  • Bu kadarı
başgarsonluk
  • Şef garsonluk
baylanma
  • Baylanmak işi
bülten
  • Özel veya resmî kurum, kuruluş veya yetkili kişilerce herhangi bir durumla ilgili olarak süreli veya süresiz yayımlanan duyuru
  • Dergi
bilgilenebilme
  • Bilgilenebilmek işi
batar
  • Zatürre
baharatsız
  • Baharatı olmayan
bilgilendirmek
  • Bir konuda bilgi sahibi olmasını sağlamak, haberdar etmek
börtülmek
  • Börtme işine konu olmak
bölüm başkanı
  • Üniversitede bir bölümün yönetim işleri ile eğitim, öğretim, araştırma faaliyetlerinden sorumlu öğretim üyesi, kürsü başkanı
belirlenimcilik
  • Her olayın başka olayların gerekli ve kaçınılmaz bir sonucu olduğunu ileri süren öğreti, gerekircilik, determinizm
bıyığını balta kesmez olmak
  • kimseden korkusu olmamak
besteleme
  • Bestelemek işi
babaç
  • Erkek kümes hayvanlarının en iri ve yaşlı olanı
buzulsuz
  • Buzulu olmayan
büyüyebilmek
  • Büyüme ihtimali veya imkânı bulunmak
bağıntıcı
  • Göreci
büryan pilavı
  • Kemiksiz koyun eti, pirinç, soğan, domates, baharat ve yağ karışımıyla fırında pişirilen bir pilav türü
bronzlaşmak
  • Güneşte yanarak bronz rengini almak
balık eti
  • Omurgalılardan, suda yaşayan hayvanların yumuşak ve açık renkli eti
başvurulma
  • Başvurulmak durumu
boşaltılabilmek
  • Boşaltılma ihtimali veya imkânı bulunmak
boğazına düşkünlük
  • Boğazına düşkün olma durumu
bozkır tavuğu
  • Bağırtlak
Bulgaristanlı
  • Bulgaristan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
benzi kanlanmak
  • sağlıklı duruma gelmek, canlanmak
buklesiz
  • Kıvrımları olmayan (saç)
balıksızlık
  • Balıksız olma durumu
bebek ölümü
  • Çeşitli hastalıklardan dolayı 0-2 yaş grubunda bulunan çocukların ölümü
bozarık
  • Bozarmış olan
boyacılık
  • Boyacının yaptığı iş
billuri
  • Billura benzer, billur gibi
bozlamak
  • Deve bağırmak
  • Çığlık koparmak
bittabi
  • Doğal olarak, tabiatıyla, tabii, elbette
başpehlivanlık
  • Başpehlivan olma durumu
  • Başpehlivanın yaptığı iş
boynuz çekmek
  • boynuz kullanarak kan çekmek, hacamat etmek
bulgulanış
  • Bulgulanma işi
banliyö
  • Yörekent
bilgeleşebilmek
  • Bilgeleşme ihtimali veya imkânı bulunmak
bölüşüverme
  • Bölüşüvermek işi
biçebilmek
  • Biçme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Biçme gücü bulunmak
bijon
  • Motorlu taşıtlarda jantın şafta sabitlenmesi için kullanılan bir tür cıvata
buruşturma
  • Buruşturmak işi
boyunlu
  • Boynu olan
baskıcı
  • İşlenecek kumaşlar üzerine kalıplara resim basan kimse
  • Matbaacılıkta baskı işlerini yapan kimse
  • Kısıtlayan
boğanak
  • Sağanak, bora
bunaltabilmek
  • Bunaltma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bunaltmaya gücü yetmek
bildirim ödencesi
  • Süresi belli olmayan sürekli iş sözleşmelerinin daha önce bildirim yapılmaksızın yürürlükten kaldırılması sebebiyle yükümlü olanlarca karşı tarafa verilmesi zorunlu olan ödence, ihbar tazminatı
bayraktarlığını yapmak
  • bir akımın, bir görüşün yayılmasında öncü olarak çalışmak
bedahet
  • Besbelli, apaçık olma durumu
  • Bir konuda hazırlıksız konuşabilme yeteneği
boncuk tutkalı
  • Boncuk biçiminde glüten tutkalı
bölümlü
  • Bölümü olan
bacasız
  • Bacası olmayan
bunalmak
  • Soluk alması güçleşmek
  • Çok sıkılmak, çok tedirgin olmak
bekleme
  • Beklemek işi
biçem
  • Üslup
balçiçeği
  • Almaşık yapraklı, kırmızı veya kırmızıya çalan sarı renkli çiçekli ağaççık
büzüştürülmek
  • Büzüşmesine yol açılmak
bağır
  • Göğüs
  • Ok yayı ve dağda orta bölüm
  • Ciğer, bağırsak vb. vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı, ahşa
bey soylu
  • Asil
bitkimsi hayvanlar
  • Mercan, sünger gibi bitki görünümünde olan hayvanlar
birlemek
  • Bir etmek, tek duruma getirmek
  • Tanrı'nın birliğini dile getirmek
boy
  • `Özlü, güzel sözler söyledi` anlamında kullanılan boy boyladı, soy soyladı özlü sözünde geçen bir söz
  • Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı
  • Uzunluk
  • Kumaş için ölçü
bilistifade
  • Yararlanarak
bombacı
  • Bomba atan kimse
  • Bomba yapan kimse
  • Bir yere bomba bırakan kimse
beton soğutma
  • İnşaat sırasında atılan betonun yanmaması amacıyla özellikle sıcak havalarda yapılan sulama
boca etmek
  • geminin başını rüzgâr almayan tarafa çevirmek
  • birden çevirip boşaltmak, dökmek
Batılılaşmacılık
  • Batılılaşmacı olma durumu
bindirilmiş kuvvetler
  • Motorlu taşıtlara bindirilmiş asker birlikleri
boşlamak
  • Bırakmak
  • İlgi göstermemek, ihmal etmek
bahsedebilmek
  • Bahsetme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bahsetme becerisi bulunmak
beslemeyi eslemeden alma
  • `hizmetçiyi iyice sorup soruşturmadan evine alıp çalıştırma` anlamında kullanılan bir söz
bozrak
  • Rengi boza çalan
bağdaştırılabilme
  • Bağdaştırılabilmek işi
borsa cetveli
  • Borsada belirlenen fiyatları gösteren günlük bülten
bestelik
  • Beste olma durumu
barka
  • Büyük sandal
baskısızca
  • Baskısız bir biçimde, baskısızcasına
binek atı
  • Sadece binmek, gezmek veya binicilik sporu için yetiştirilen at
boci
  • Ağır yük taşımaya yarayan, iki kalın ve küçük tekerleği olan el arabası
bildiklik
  • Bildik olma durumu
belirlenmezci
  • Belirlenmezcilik yanlısı olan, yad gerekirci, indeterminist
birleşik zaman
  • Yalın zamanlı ve çekimli bir fiilin -di (i-di), -miş (i-miş,), -se (i-se) gibi ek fiil eklerinden birini alarak bildirdiği zaman: Sevdiydi (sevdi-y-di
briyantin
  • Saçı parlatmak ve yatırmak için kullanılan güzel kokulu bir madde
birleşik tümce
  • Birleşik cümle
büyütüş
  • Büyütme işi
boğa güreşçisi
  • Boğa güreşi yapan kimse, matador, toreador, torero
bal ile kaymak yenir ama her keseye göre değil
  • `güzel yemeyi, güzel giymeyi, güzel eşya kullanmayı herkes ister ama bunları ancak parası bol olanlar yapabilir` anlamında kullanılan bir söz
background
  • 343 art alan
  • 343 arka plan
  • 343 art yetişim
barcı
  • Bar işleten kimse
bariz
  • Açık, göze çarpan, belirgin
beslenme sorunu
  • Eğitim yetersizliği, ekonomik güçlükler, gıda üretimi ve dağıtımı, teknolojisindeki düzensizlikler sebebiyle ortaya çıkan olumsuz durum
bitiriliş
  • Bitirilme işi
bol
  • Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki
  • Nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok, kıt karşıtı
barit
  • Renksiz veya beyaz, sarı, gri renklerde olabilen, sondaz, dolgu vb. alanlarda kullanılan bir mineral, baritin, baryum sülfat Ba(OH)2
büküm
  • Bükme işi
  • Bir şeyin bükülmüş yeri, kat, kıvrım
  • Bir kerede eğrilmiş iplik, yün miktarı
boğazlaşabilme
  • Boğazlaşabilmek işi
bükün
  • Dil bilgisi görevleri ve yapı bakımından, kelime köklerinin başında, içinde veya sonunda türlü değişikliklerin olması, insiraf
bükük
  • Bükülmüş, eğilmiş olan
bitişik çanak yapraklılar
  • Çanak yaprakları birbirine bitişmiş bulunan bitkiler
buyruğu altına girmek
  • bir kimse başka bir kimsenin isteklerini ister istemez yerine getirmek zorunda olmak
besi örü
  • Tohum çimlenirken yeni çıkan bitkiyi beslemeye yarayan ve embriyonun çevresine yayılmış bulunan besleyici maddelerin bütünü
Bolşevik
  • Bolşeviklik yanlısı kimse
bulut gibi
  • çok sarhoş
bıçaklanmak
  • Bıçaklama işine konu olmak
bardağı taşıran damla
  • sabır tüketen aşırı davranış veya durum
bozayı
  • Ayıgillerden, Avrupa ve Kuzey Asya'da sık ormanlarda yaşayan, uzunluğu yaklaşık olarak 2,5 metre, kuyruğu 8 santimetre olan, tüyleri esmer kahverengi bir tür ayı (Ursus arctos)
bozgeven
  • Yurdumuzda Erciyes dağında yetişen bir tür geven (Astragalus microcephalus)
biçim almak
  • biçimlenmek, belli bir biçime girmek, şekillenmek
baypas
  • Köprüleme
  • Devre dışı
bütünlük
  • Bütün olma durumu, tamamiyet
buğulandırma
  • Buğulandırmak işi
bağın
  • İksa
baharcılık
  • Baharatçılık
bubi tuzağı
  • Küçük bir dokunma ile patlayan, kamufle edilmiş bomba
boğa
  • Damızlık erkek sığır
bıcırgan
  • Boru biçimindeki maden parçaların içini düzleştirip parlatmakta kullanılan alet
Bolulu
  • Bolu ilinden olan kimse
biçki
  • Dikilecek kumaşı belli bir modele ve ölçüye göre kesme işi
bilinemezlik
  • Bilinemez olma durumu
beli gelmek
  • cinsel birleşme sırasında salgı boşalmak
benimsetme
  • Benimsetmek işi
batıl inanç
  • Doğaüstü olaylara, gizli ve akıl dışı güçlere, kehanetlere aşırı derecede bağlı boş inanç, batıl itikat
bölümsel
  • Bölünme ile ilgili, kısmi
buz kesilmek
  • şaşılacak, üzülecek bir durum karşısında donakalmak
başkan vekili
  • Başkanın işini görmesi için yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse
bozkırlaşma
  • Bozkırlaşmak işi veya durumu
bacanaklık
  • Bacanak olma durumu
bikarar
  • Kararsız
borda botu
  • Bordanın temizlenip boyanmasında kullanılan küçük hizmet filikası
büküç
  • Köşe
bir an önce
  • Hemen, olabildiği kadar ivedi, bir an evvel, bir gün evvel, bir gün önce, bir ayak önce, bir ayak evvel
baret
  • Küçük takke, papaz takkesi
  • Bir süs iğnesi türü
  • İşçilerin başlarına giydikleri, metal veya plastikten yapılmış koruyucu başlık
bienal
  • Yılaşırı
barhana
  • Kafile, küçük kervan
  • Göç eşyası, ev eşyası
bidonculuk
  • Bidoncunun yaptığı iş
beğenmemek
  • kuşku duymak, kuşku ile karşılamak
  • küçümsemek, hor görmek
birinci kemancı
  • Orkestrada keman çalan, şeften sonraki ikinci kişi
  • Bir işte en önemli görevi üstlenen kimse
bilgisizlik
  • Bilgisiz olma veya bilgi yokluğu durumu, bilisizlik, cahillik, cahiliyet, cehalet
bitümlemek
  • Belirli bir kalınlıkta bitüm ile örtmek
bağımlılaşmak
  • Bağımlı duruma gelmek
birleşme
  • Birleşmek işi
biçme
  • Biçmek işi
  • Yontulmuş yapı taşı
  • Prizma
boğan otu
  • Düğün çiçeğigillerden, özellikle kökünde akonitin adında bir zehir bulunan bitki, kurtboğan (Acunitum napellus)
bitiştirivermek
  • Çabucak bitiştirmek
büfeci
  • Büfe işleten kimse
baltalayıcılık
  • Baltalayıcı olma durumu, sabotajcılık
bardakçı
  • Bardak, çömlek vb. yapan veya satan kimse
bakraç
  • Çoğunlukla bakırdan yapılan küçük kova
  • Bu kovanın alabildiği miktarda olan
bilinçlilik
  • Bilinçli olma durumu, şuurluluk
  • Nesne, olay ve edimlere uyanık bulunma durumu, şuurluluk
böncesine
  • Bönce
boyama kitabı
  • Küçükleri eğitici nitelikte içinde boyanacak resimler bulunan kitap
beş iki
  • Pencüdü
baktırmak
  • Bakmasına yol açmak, bakmasını sağlamak
barutla oynamak
  • tehlikeli işlerle uğraşmak
babadan kalma
  • Babanın miras olarak bıraktığı (mal, mülk, eşya)
bloke para
  • Tutulmuş para
bastika
  • Bir yelken serenine veya herhangi bir ağaca açılan delik
başkâtiplik
  • Başkâtip olma durumu, başyazmanlık
  • Başkâtibin yaptığı iş, başyazmanlık
bükünlü dil
  • Dil bilgisi görevleri ve yapı bakımından kelime köklerini değiştiren dil
bahçe makası
  • Çeşitli ot ve bitkileri düzgün kesmek ve budamak amacıyla yapılan bir makas türü
biyotit
  • Bir tür kara renkli mika
biçimsizleşmek
  • Biçimsiz duruma gelmek, biçimi bozulmak
balık unu
  • Kurutulmuş balıktan özel işlemlerle elde edilen un
bayram yeri
  • Bayram günlerinde çocuklar için kurulan açık eğlence yeri
bayağılaştırmak
  • Bayağılaşmasına sebep olmak, sıradanlaştırmak
buzağılaşmak
  • Buzağı durumuna gelmek
bulandırılma
  • Bulandırılmak işi
bigâne düşmek
  • yabancılaşmak
bulanıklaştırmak
  • Bulanık duruma getirmek
bulandırabilme
  • Bulandırabilmek işi
beylik çeşmesinden su içme
  • `resmî işlerde dikkatli olmak gerekir` anlamında kullanılan bir söz
berraklaşabilme
  • Berraklaşabilmek işi
bir yol
  • Bir kez, bir defa
başlanış
  • Başlanma işi
bir an
  • Çok kısa bir süre
birim tüketimi
  • Konut, kişi, malzeme, araç vb. başına düşen enerji tüketim miktarı
bilimsel toplantı
  • Uzmanların katılımı ile gündemi bilimsel konulardan oluşan toplantı
birincil
  • Sırada, önemde ilk yeri alan
  • Asli
boğuklaşabilme
  • Boğuklaşabilmek işi
biberci
  • Biber yetiştiren veya satan kimse
bilgilik
  • Ansiklopedi
börtmek
  • Az pişirmek, haşlamak
  • Kabarmak, şişmek
bağlık bahçelik
  • Bağı, bahçesi çok olan
basınçyazar
  • Hava basıncını ölçen ve kaydeden alet, barograf
boğumlanabilme
  • Boğumlanabilmek işi
berrak
  • Aydınlık, açık
  • Duru, temiz
bütçe yılı
  • Bir bütçenin uygulanmaya başladığı günden ertesi yıl aynı güne kadar geçen süre
burnunun direğini kırmak
  • çok pis bir koku yayarak tedirgin etmek
boz yel
  • Lodos
bugünlerde
  • İçinde bulunduğumuz zamanda, bu birkaç gün içinde
bozkır
  • Kurakçıl otsu bitkilerden oluşan, sıcak ve ılıman iklimlerdeki ağaçsız doğal alan, step
bekrilik
  • Ayyaşlık
behemehâl
  • Her hâlde, ne olursa olsun, ne yapıp yapıp, mutlaka
baca
  • Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol
  • Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği
  • Çatı penceresi
bayatsı
  • Bayatlamaya başlamış
bestelenebilmek
  • Bestelenme ihtimali veya imkânı bulunmak
benzetim
  • Taklit etme, benzerini yapma, simülasyon
büyümek
  • Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek
  • Yetişmek
  • Yaşı artmak, yaşlanmak
  • Artmak, güçlenmek, şiddeti artmak
  • Sayıca artmak
  • Genişlemek
  • Önem ve değer kazanmak
börtük
  • Haşlanarak veya ateşte biraz kızartılarak pişmiş olan
büklüm
  • Kıvrım
  • Dönemeç, viraj
birleşim
  • Birleşme işi
  • Bir meclisin bir gün içindeki toplanmaları, inikat
  • Döllenmek için erkekle dişi hayvanın bir araya gelmesi
biçiş
  • Biçme işi
birleşik
  • Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit
büklük
  • Bük
buluş
  • Bulma işi
  • İlk defa yeni bir şey yaratma, icat
  • Bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme, icat
  • Konu, duygu, düşünce ve hayalde başkalarının etkisinden sıyrılarak bunların işlenişinde yeni bir yol tutma
başkaldırma
  • Başkaldırı
boğazlaşma
  • Boğazlaşmak işi
bileğinin hakkıyla (veya gücüyle veya kuvvetiyle veya zoruyla)
  • kendi gücü ve kendi çalışması ile
bir kalem
  • Aynı, benzer, tek tür
  • Bir an için
bazalt
  • Koyu renkli, sert bir tür yanardağ kültesi
Baltık dilleri
  • Baltık ülkelerinde konuşulan Hint-Avrupa dil grubu
başimamlık
  • Başimam olma durumu
  • Başimamın yaptığı iş
botanikçilik
  • Botanikçinin yaptığı iş
banliyö treni
  • Şehirle banliyö arasında işleyen tren
boşaltılıverme
  • Boşaltılıvermek işi
bağlatabilmek
  • Bağlatma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bağlatmaya gücü yetmek
bozuntuya uğramak
  • şaşkınlığa kapılmak
buzullu
  • Buzulu olan
bitiştirebilme
  • Bitiştirebilmek işi
basınçlı su
  • Basınç yüklenerek fışkırtılma düzeyine getirilmiş su, tazyikli su
badısaba
  • Sabah yeli
bembeyazlık
  • Bembeyaz olma durumu
bulundurulmak
  • Bulundurma işi yapılmak
beyan etmek
  • bildirmek, söylemek, ileri sürmek, anlatmak
balast direnç
  • Gerilimin büyük değişimlerinde, devredeki akımı sabit tutmak için konulan direnç
bilinçaltı
  • Bilinç dışı olmakla birlikte, dilendiğinde kapsamındakilerin bilince çağrılabildiği zihin bölgesi, şuuraltı, tahteşşuur
beyazın adı, esmerin tadı
  • esmerleri övmek için söylenen bir söz
binbaşılık
  • Binbaşı olma durumu
  • Binbaşının rütbesi
  • Binbaşının görevi
beş parasız
  • Yoksul
bozdurtmak
  • Bozdurmak
buyurabilme
  • Buyurabilmek işi
bent olmak
  • bağlanmak, tutulmak
bağdamak
  • Birkaç şeyi birbirine geçirerek bağlamak
  • İçinden çıkılmayacak bir duruma getirmek, kördüğüm etmek
barok
  • MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu
  • Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı
burnu yere düşse almaz
  • kendini beğenmiş, kibirli
baron
  • Batı ülkelerinde vikont ile şövalye arasında soyluluk unvanı
belgeleyebilme
  • Belgeleyebilmek işi
bikeslik
  • Kimsesizlik
bakkallık
  • Bakkalın işi
bakanak
  • Geviş getiren hayvanların ayaklarının arkasındaki körelmiş tırnak, kemik çıkıntısı
bağırsak kazıntısı
  • Kalın bağırsak hastalıklarında çıkarılan sümüksü madde
bulandırılabilmek
  • Bulandırılma ihtimali veya imkânı bulunmak
besi doku
  • Tohumların içinde embriyoyu çevreleyen bölüm, besi dokusu
  • Yumurta akı maddesi
bademsiz
  • İçinde badem bulunmayan
bahşediş
  • Bahşetme işi
bilinmez
  • Bilinmeyen
bitirebilme
  • Bitirebilmek işi
bostana dadanan eşeğin kuyruğu, kulağı olmaz
  • `çalıp çırpmayı alışkanlık edinen kimse, yakalanıp ceza göre göre insanlıktan çıkar` anlamında kullanılan bir söz
banyo kazanı
  • Banyoyu ve suyu ısıtmak için yapılan özel kazan veya ısıtma aleti
buharlaşmak
  • Buhar durumuna dönüşmek, buğulaşmak, tebahhur etmek
  • Yok olmak
birleşen
  • Birbirini kesen, bir noktada kesişen (doğru, yay)
bihuş
  • Şaşkın, sersem, aklı başında olmayan, deli
bol keseden
  • Bol bol, ölçüsüz bir biçimde
boğuvermek
  • Çabucak boğmak
bunaklaşma
  • Bunaklaşmak işi
bilinmek
  • Bilme işine konu olmak, anlaşılmak, öğrenilmek
bir iki
  • Çok az sayıda, birkaç
  • Biraz
boyamak
  • Boya sürerek veya boyaya batırarak renk vermek
  • Ağır söz söylemek, aşağılamak
  • Azarlamak
bugün git, yarın gel
  • bir iş yapılmak istenmediğinde baştan savmak için kullanılan bir söz
bekletilebilmek
  • Bekletilme ihtimali veya imkânı bulunmak
bulak
  • Kaynak, pınar
belitlenebilme
  • Belitlenebilmek işi
boylam yıldızı
  • Boylamın bulunmasında kullanılan, konumu tam olarak belirlenmiş yıldız
bükülgen
  • Kolay eğilip bükülen
  • Bükünlü
beşik kertiği
  • Bebeğin daha beşikteyken anası babası tarafından nişanlandığı kimse
budayış
  • Budama işi
bir numaralı
  • Birinci, başta gelen
bayramlık ad
  • Başkaları tarafından takılan kötü ad
baston francala
  • İnce, uzun ekmek
benekli köpek balığı
  • Kara benekli, küçük boyda bir cins köpek balığı (Scylliorhinus canicula)
baston
  • Yürürken dayanmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılan araç
  • Geminin baş tarafındaki yatık direğin dışarıya doğru uzanan parçası
bir gün önce
  • Bir an önce
bülbülü altın kafese koymuşlar, "ah vatanım" demiş
  • `kişi, başka yerlerde ne kadar rahat ve mutlu olursa olsun yine de kendi yurdunu özler` anlamında kullanılan bir söz
bu merkezde
  • Bu yolda, bu durumda olan
belirtili tamlama
  • Tamlayanı -in (-nin) takısı, tamlananı üçüncü kişi iyelik eki alan ve belirli bir kavram taşıyan tamlama: Doğan'ın kalemi, çiçeğin kokusu gibi
bağımlaşmak
  • Bir şeye veya bir kimseye tamamen bağımlı olmak
boya filmi
  • Reçine, dolgu malzemesi ve pigmentten oluşan, boyanın uygulandığı yüzeye yapışan, onu dış etkenlerden ve korozyondan koruyan tabaka
bora gibi
  • çok sert, öfkeli, şiddetli
Buca
  • İzmir iline bağlı ilçelerden biri
bedel
  • Değer, fiyat, kıymet
  • Bir şeyin yerini tutabilen karşılık
  • Başkasının adına ve onun parası ile hacca giden kimse
  • Eşit, denk
  • Askerlik yapmamak veya yapılacak süreyi kısaltmak isteyenlerin devlete ödedikleri para
  • Bir ücret karşılığında çalışan kimse
balık yemi
  • Balık avlamada oltanın ucuna takılan, genellikle yiyecek türü madde
  • Balığı beslemek için kullanılan değişik yiyecekler
bölüştürüvermek
  • Çabucak bölüştürmek
batisfer
  • Su üstü araçlarına çelik kablo ile bağlanmış, negatif yüzebilirliği bulunan dalış küresi
biberli
  • İçine biber katılmış
  • Acı
bahane aramak
  • bir işi yapmamak için sebep aramak
beyin karıncıkları
  • İçinde beyin omurilik sıvısı bulunan, kafa içinin, dört boşluğundan her biri
bedhahlık
  • Bedhah olma durumu
borda fenerleri
  • Gemide bulundurulmak zorunda olan, sancakta yeşil, iskelede kırmızı ışık veren özel fenerler
Bozova
  • Şanlıurfa iline bağlı ilçelerden biri
boru mu bu?
  • `azımsanacak, küçümsenecek, önem verilmeyecek şey değil` anlamında kullanılan bir söz
başlatılabilmek
  • Başlatılma ihtimali veya imkânı bulunmak
bitki coğrafyası
  • Yeryüzünün bitki örtüsünü ve bu örtünün çevreyle ilgisini inceleyen coğrafya bilimi, fitocoğrafya
bedbinleştirmek
  • Kötümser, karamsar duruma getirmek
boylanabilme
  • Boylanabilmek işi
Boğa
  • Zodyak üzerinde Koç ile İkizler arasında yer alan takımyıldızın adı, Sevir
belirleyivermek
  • Çabucak belirlemek
basmakalıp
  • Özgünlüğü olmayan, değişiklik göstermeyen, bilineni tekrarlayan, harcıâlem, klişe
  • Özgünlüğü olmayan, değişiklik göstermeyen, bilineni tekrarlayan bir biçimde, sloganvari
buzlanma
  • Buzlanmak işi
boğmaca
  • Genellikle çocuklarda öksürük nöbetleriyle kendisini gösteren bulaşıcı bir hastalık
biyotop
  • Biyolojik ortam
borsa aracısı
  • Borsada kendi adını kullanarak kişi, kurum ve kuruluşlar hesabına alım satım yapan kimse, borsa komisyoncusu
biçem bilimi
  • Dilde söz dizimiyle deyiş, anlatım, üslup arasındaki ilişkileri inceleyen bilim dalı
  • Sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği veya bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi
  • Bir sanat eserinin anlatılış özelliklerini türlü açılardan inceleyen bilim dalı
belkili
  • Olasılı, muhtemel
  • Doğru olabileceği gibi yanlış da olabilen, belli ve kesin olmayan, olasılı, ihtimalî
boyutlandırılma
  • Boyutlandırılmak işi
balyalanma
  • Balyalanmak işi
büktürülmek
  • Bükülmesi sağlanmak
buğday sürmesi
  • Buğday başaklarında oluşan ilkel mantar (Tilletia tritici)
  • Bu mantarın yol açtığı hastalık
belirtme grubu
  • Tamlamalardan daha geniş kelime dizisi: Kalın bir kitabın süslü cilt kapağı, bir belirtme grubudur
bütünleşebilme
  • Bütünleşebilmek işi
bedelsiz
  • Bedeli olmayan, bedel ödenilmeyen
  • Çok değerli
böcekçiller
  • Omurgalı hayvanlardan memeliler sınıfına giren, böcek yiyen, karada yaşayan hayvanlar takımı
belirsizleştirme
  • Belirsizleştirmek işi
bilimsel
  • Bilimle ilgili, bilime dayanan, ilmî
baştarda
  • Osmanlı donanmasında yer alan kadırga cinsinden bir savaş gemisi türü
batırış
  • Batırma işi
bıçak altına yatmak
  • ameliyat olmak
bağırtlak
  • Orta büyüklükte, eti sevilen bir cins göçebe ördek, bozkır tavuğu (Querquedula)
bahis
  • Üzerinde konuşulan şey, konu
  • Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma
  • Bir kitabın bölümlerinden her biri
beğendirilme
  • Beğendirilmek işi
bilinçsizlik
  • Bilinçsiz olma durumu, şuursuzluk
  • Nesne, olay ve işlere karşı uyanık bulunmama durumu, şuursuzluk
bestelenmek
  • Besteleme işine konu olmak, bestesi yapılmak
bölüntüsüz
  • Bölüntüsü olmayan
basiretsiz
  • Gerçekleri görebilmekten uzak, ileri ve uzak görüşlü olmayan, sağgörüsüz
bir lokma bir hırka
  • hayatta azla yetinmeyi, dervişçe geçinmeyi anlatan bir söz
bunama
  • Yaşlanma veya bazı sinir hastalıklarına bağlı olarak ilerleyici bir biçimde belleğini yitirme, alık duruma gelme, ateh
bahis konusu olmak
  • söz konusu olmak
buruk buruk
  • Buruk bir biçimde
bacak kadar boyu var, türlü türlü huyu var
  • `yaşı küçük ancak herkesten farklı alışkanlıklar, huylar edinmiş` anlamında kullanılan bir söz
birerli
  • Birer birer sıralanmış
  • Her biri bir birimden oluşan
boynuzlamak
  • Hayvan boynuzu ile vurmak, süsmek
başarıvermek
  • Çabucak başarmak
bitpazarı
  • Eski eşyanın alınıp satıldığı pazar
beşlemek
  • Bir işi beş kez yapmak
  • Bir şeyin sayısını beşe çıkarmak
bilecenlik
  • Bilecen olma durumu
barakacık
  • Küçük baraka
böreklik
  • Börek yapmaya elverişli olan, börek için ayrılmış olan
birikebilme
  • Birikebilmek işi
boğmaklı kuş
  • Bir tür toygar kuşu
Balkanlar
  • Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Slovenya, Arnavutluk, Makedonya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Trakya'yı içine alan bölge
biberon
  • Genellikle süt çocuklarına süt ve sulu yiyecekleri içirmekte kullanılan emzikli şişe
başarılmak
  • Başarma işine konu olmak
bandajlatma
  • Bandajlatmak işi
bekârhane
  • Bekârların kalması için ayrılmış veya düzenlenmiş oda
  • Bekârların yaşadığı müstakil ev
benzincilik
  • Benzincinin yaptığı iş
bütünletebilme
  • Bütünletebilmek işi
bilimsiz
  • Bilime, bilim yöntemlerine uygun olmayan
büzüşebilme
  • Büzüşebilmek işi
bityeniği
  • Bir işin gizli kalmış kötü ve aksak yanı, kuşkulu bir nokta, kurtyeniği
bulanıklaştırılma
  • Bulanıklaştırılmak işi
bibersi
  • Biberi andıran, bibere benzeyen, biber gibi, biberimsi
biyomikroskop
  • Kendine özgü bir ışık ile kullanılan çift göz mercekli mikroskop
börtü böcek
  • Çeşitli böcekler
buzlu çay
  • Soğuk olarak ikram edilen bir çay türü
bağır yeleği
  • Zırh altına giyilen, köseleden yapılmış yelek
bir solukta
  • Çabucak
bulgur pilavı
  • Bulgurla pişirilen pilav
bellenebilmek
  • Bellenme ihtimali veya imkânı bulunmak
bahşetme
  • Bahşetmek işi
bitaraflık
  • Yansızlık
bilgisayar
  • Çok sayıda aritmetiksel veya mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, önceden verilmiş bir programa göre yapıp sonuçlandıran elektronik araç, elektronik beyin
barometre
  • Basınçölçer
bılkımak
  • Bozulmak, yumuşamak, zedelenmek, erimek
bayrak merasimi
  • Bayrak töreni
bitirilme
  • Bitirilmek işi
benzeti
  • Benzetme
barınılmak
  • Barınma işi yapılmak
börek açmak
  • börek yapmak için hamurdan ince yufkalar hazırlamak
baş aşağı düşmek
  • kişiliğinden kaybederek toplum içindeki durumu sarsılmak
berduşluk
  • Berduş olma durumu
bulgurluk
  • Bulgur yapmaya elverişli
buğday biti
  • Yarım kanatlılardan, vücudu yeşil, başı siyah, ekinlere zararlı bir böcek, ekin biti (Sitophilus granarius)
bileştirmek
  • Bileşmesini sağlamak
  • İki veya daha çok vektörün, paralel kenar kuralına uygun olarak geometrik toplamını almak
başhemşirelik
  • Başhemşire olma durumu
  • Başhemşirenin yaptığı iş
büküş
  • Bükme işi
Bangladeşli
  • Bangladeş halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
beneklenebilme
  • Beneklenebilmek işi
bivefalık
  • Vefasızlık
boşalabilme
  • Boşalabilmek işi
beletmek
  • Kundaklatmak
bayılabilmek
  • Bayılma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bayılma becerisi bulunmak
bağlayış
  • Bağlama işi
belgeleyebilmek
  • Belgeleme ihtimali veya imkânı bulunmak
bulgu
  • Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey
  • Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç, netice
  • Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan, hekimin saptadığı işaret
billurlaşma
  • Billur durumuna gelme
  • Herhangi bir cisim moleküllerinin bazı fizik ve kimya değişmeleriyle geometrik biçim alması, kristalleşme
binici
  • Ata binen kimse
benzeri
  • Aynı
belediye başkanı
  • Belediye teşkilatını yöneten kimse, belediye reisi
  • Şehremini
belasızlık
  • Belasız olma durumu
boks
  • Belirli kurallara uyularak yapılan yumruk dövüşü, yumruk oyunu
besteci
  • Beste yapan kimse, bestekâr, kompozitör, maestro
basen
  • Vücudun bel ile kalça arasındaki bölümü
  • Kıtasal uzantıdan okyanus ortası sırtlarına kadar devam eden ve 4000-5000 metre derinliği olan deniz dibi
bekleyebilme
  • Bekleyebilmek işi
başarılış
  • Başarılma işi
baba tarafı
  • Ailenin baba yönünden akrabaları
bindirilebilmek
  • Bindirilme ihtimali veya imkânı bulunmak
basınç anahtarı
  • İçindeki gaz veya sıvının belirli bir basınç değerine ulaştığında değeçlerin konum değişiminin gerçekleştiği anahtar
bilinç dışı
  • Bilinçsizce yapılan iş ve etkinliklerin bütünü
  • İnsan ruhunun, baskı altında tutulan isteklerle bunlara bağlı düşüncelerden oluşan ve bilince ulaşamayan bölümü
buğdaycıl
  • Bataklık yerlerde, patates, pancar tarlalarında yaşayan göçücü bir kuş (Luscinia svecica cyanecula)
birinci zabit
  • Gemilerde kaptandan sonra gelen, en büyük rütbeye sahip olan kaptan, ikinci kaptan
basar
  • Merdivenin ayakla basılan yüzeyi
  • İleriyi görme, algılama yetisi
borsa işlemi
  • Müşteri talimatıyla hisse senedi, hazine bonosu, fon belgesi, poliçe vb. değerlerin aracı kuruluş tarafından alım satım ve devir işi
bölüşebilmek
  • Bölüşme ihtimali veya imkânı bulunmak
bir başınalık
  • Bir başına olma durumu
bağımlaşma
  • Bağımlaşmak işi
bekârlık sultanlık
  • `evlenmeden tek başına yaşamak daha iyi` anlamında kullanılan bir söz
bold
  • 343 koyu
boyatıvermek
  • Çabucak boyatmak
batırık
  • Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü
bel fıtığı
  • Bel omurlarında oluşan fıtık
Babilik
  • XIX. yüzyılda, İran'da Ali Muhammed Bab'ın kurduğu dinî öğreti
bütünleyebilmek
  • Bütünleme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bütünlemeye gücü yetmek
budaklanmak
  • Budak sürmek, dallanmak
bollaşıverme
  • Bollaşıvermek işi
böğürtlenlik
  • Böğürtlen çalılarının çok olduğu yer
brokoli
  • Hardalgillerden, küçük, yeşil yumrular hâlinde olan, haşlanarak yemeği hazırlanan bir tür sebze (Brassica oleracea botrytis)
burslu
  • Burs alan, bursu olan, bursiyer
binek taşı
  • At veya arabaya binmek için üstüne çıkılan yüksekçe taş
barkodlu
  • Barkodu olan
banka cüzdanı
  • Bankada hesabı olanın yatırdığı ve çektiği paraların kaydedildiği defter, banka defteri, mevduat defteri
bizarlık
  • Bizar olma durumu
bataklık
  • Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge, aynaz, azmak
  • Uygunsuz ve kötü, ahlak dışı durum
bağnazlaştırılma
  • Bağnazlaştırılmak işi
Batıcılık
  • Batıcı olma durumu, Garpçılık
bulma
  • Bulmak işi
bibliyoman
  • Kitap düşkünü
boyutlanmak
  • Boyut kazanmak
burkulabilmek
  • Burkulma ihtimali veya imkânı bulunmak
bayatlatmak
  • Bayat duruma getirmek, bayatlamasına sebep olmak
benzeme
  • Benzemek işi
börtülme
  • Börtülmek işi
beşinci ayak
  • Altılı ganyanda yer alan beşinci koşu
bıkabilme
  • Bıkabilmek işi
bone
  • Düz veya kıvrımlı her çeşit yumuşak kumaş vb. maddeden yapılan başlık
boşaltıcı
  • Foseptikteki pis suları çekmeye yarayan makine, vidanjör
boyalamak
  • Gelişigüzel boya sürmek
Bakanlar Kurulu
  • Devletin görevlerini yerine getirmesini sağlayan, başbakan ve bakanlardan oluşan yetkili organ, hükûmet, kabine
bağımlamak
  • Bir şeyi bağım altına sokmak, etkisi altında tutmak
Boşnaklık
  • Boşnak olma durumu
basak
  • Merdiven
bozacı
  • Boza yapan veya satan kimse
bütünleniş
  • Bütünlenme işi
banlattırma
  • Banlattırmak işi
baharatçılık
  • Baharatçının yaptığı iş, baharcılık
boşluk
  • Oyuk, çukur, kapanmamış yer
  • Boş olan yer
  • Kesinti, kopukluk
  • Boş geçen süre
  • Eksiklik, yoksunluk duygusu
  • Boş olma durumu
belirebilme
  • Belirebilmek işi
blöfçülük
  • Blöfçü olma durumu
bilinçsizleşebilme
  • Bilinçsizleşebilmek işi, şuursuzlaşabilme
bedavacılık
  • Bedavacı olma durumu, beleşçilik, lüpçülük
bayındır
  • Gelişip güzelleşmesi, hayat şartlarının uygun duruma getirilmesi için üzerinde çalışılmış olan, bakımlı, imar edilmiş, mamur (yer), abat
bazı bazı
  • Ara sıra
bedbin etmek
  • üzmek, karamsarlığa sokmak, ümitsizliğe düşürmek
başbuğ
  • Eski Türklerde baş, başkan, komutan
  • Osmanlı Devleti'nde savaş zamanı başka birliklerden ayrılıp bir araya getirilerek oluşturulan birliğin veya milis güçlerinin komutanı
burulmak
  • Ekseni çevresinde döndürülmek
  • Sancımak, ağrımak
  • Alınarak küskünlük göstermek, gücenmek
bitevi
  • Tekdüze
batırılabilme
  • Batırılabilmek işi
başeksper
  • Eksperlerin başı
beygir
  • At
  • Sadece yük taşımakta veya araba çekmekte kullanılan at
  • Atlama beygiri
bağdaşıklık
  • Bağdaşık olma durumu, mütecanislik, homojenlik
bilme
  • Bilmek işi
  • Bir şeyin ne olduğunun bilincine varma
  • Bilgi edinmenin gaye ve sonucu
büyük kan dolaşımı
  • Kalbin sürekli kasılıp gevşemesiyle kanın bütün vücudu dolaşması
basıp geçmek
  • önde gideni geçmek
  • önem vermeyerek uğramamak
bölünme
  • Bölünmek işi
  • Hücrelerin, belli bir büyüklüğe ulaştığında eşit bölümlere ayrılıp çoğalması
  • Yarışta toplu olarak koşarken birbirinden ayrılma
boyacı sandığı
  • Ayakkabı boyacılarının boya, fırça, cila vb. gereçlerini koydukları ve müşterinin ayağını basıp ayakkabısını boyattığı, omza asılarak taşınabilir bir tür küçük sandık
bitter
  • Bir tür acı bira
  • Bir tür ardıç rakısı
  • Acı çikolata
bağımlılaşabilme
  • Bağımlılaşabilmek işi
basıla
  • Basımcılıkta, provalar için `basınız, basılsın` anlamında kullanılan bir söz
balıknefesi
  • Balinagillerin başından çıkarılan ve kozmetik maddeler ve süslü mumlar yapımında kullanılan bir yağ
benzetmek
  • Benzer duruma getirmek
  • Bir şeyde başka şeye benzeyen yönler bulmak
  • Kötü bir duruma getirmek, bozmak
  • Dövmek
belgelendiriş
  • Belgelendirme işi
büluğ
  • Ergenleşme
beğence
  • Takriz
bakanlık
  • Bakan olma durumu, vekillik, nezaret, vekâlet, nazırlık
  • Bakanın yönetimi altındaki kuruluşların bütünü, nezaret, vekâlet, nazırlık
  • Bu kuruluşların bulunduğu yer
başvurma
  • Başvurmak işi, müracaat
bayırlaşmak
  • Yer ve yol dikleşmek
bütünleşmek
  • Bütün duruma gelmek
başı diklik
  • Başı dik olma durumu
büyükelçilik
  • Büyükelçi olma durumu
  • Büyükelçinin yaptığı iş
  • Büyükelçi ve elçilikte çalışanların içinde bulunduğu bina
başı yerde
  • Utangaç, mahcup (kimse)
  • Suçlu, kabahatli
besinsizlik
  • Besinsiz olma durumu, gıdasızlık
boğuşmak
  • Birbirinin boğazına sarılmak, dövüşmek
  • Mücadele etmek
  • Çabalamak, altından kalkmaya çalışmak, uğraşmak
boğuklaştırma
  • Boğuklaştırmak işi
basınç
  • Bir yüzey üzerine etkide bulunan gücün yüz ölçümü birimine düşen miktarı, tazyik
biracılık
  • Biracının yaptığı iş
başbayan
  • Devlet büyüklerinin eşi
burnu büyük
  • Kibirli (kimse)
Bornova misketi
  • Genellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında yetişen, kokulu, beyaz renkli bir tür üzüm
belgisiz sıfat
  • Belirsizlik sıfatı
bağışlatılmak
  • Bağışlatma işine konu olmak
bankadan çekmek (veya almak)
  • bankadaki hesabından para almak
burun otu
  • Burna çekilen tütün, enfiye
berklik
  • Sağlamlık
  • Sertlik, katılık
beher
  • Beherglas
bikini
  • Deniz, göl, havuz vb. yerlere girerken veya güneşlenirken giyilen, iki parçadan oluşan kadın giysisi
behey
  • Çıkışma bildirmek için kullanılan bir söz
bizce
  • Bize göre, bizim düşüncemizce
bodurlaştırma
  • Bodurlaştırmak işi
başkanlık sistemi
  • Devlet yönetiminde tek bir kişinin başkanlığında hükûmet etme ve devleti yönetme esasına bağlı siyasi sistem
bombesiz
  • Bombesi olmayan
beğenir
  • Beğenme duygusu olan
besteli
  • Bestesi olan, bestelenmiş
berenarı
  • Şöyle böyle, az çok, biraz, oldukça
başlıca
  • En önemli, başta gelen
bayır
  • Küçük yokuş, belen, kıran (II), şev
biliş
  • Canlının, bir nesne veya olayın varlığına ilişkin bilgili ve bilinçli duruma gelmesi, vukuf
  • Bildik, tanıdık
bölüştürüverme
  • Bölüştürüvermek işi
beliriş
  • Belirme işi
buluşturma
  • Buluşturmak işi
başlayıverme
  • Başlayıvermek işi
beraat etmek
  • aklanmak
bel evladı
  • Bir kimsenin öz çocuğu
bile bile lades
  • kötü bir durumu öyle gerektiği için kabullenmiş görünme, bilerek aldanmış görünme
  • sonucun kötü olacağını bilse bile bir işe girme
budalalık etmek
  • akılsızca davranmak
burkuntu
  • İç organlarda duyulan kasılma vb. hareketler
  • Üzüntü, sıkıntı, kırgınlık
budanmak
  • Budama işine konu olmak
bizar etmek
  • tedirgin etmek, usandırmak
belgelendirme
  • Belgelendirmek işi
basaksız
  • Merdiveni olmayan
bahçeci
  • Çiçek, ağaç ve sebze yetiştirme işiyle uğraşan kimse
bezdirilebilme
  • Bezdirilebilmek işi
belirti
  • Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane
  • Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom
Ba
  • Baryum elementinin simgesi
Beydağ
  • İzmir iline bağlı ilçelerden biri
barınabilmek
  • Barınma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Barınma becerisi bulunmak
büzük ister
  • `yüreklilik, cesaret göstermek gerekir` anlamında kullanılan bir söz
bulgulayabilme
  • Bulgulayabilmek işi
bağboğan
  • Küsküt
barındırabilme
  • Barındırabilmek işi
beğendirme
  • Beğendirmek işi
briketçilik
  • Briketçinin yaptığı iş
banabilme
  • Banabilmek işi
beşik ölümü
  • Sıklıkla 1-6 ay arasındaki sağlıklı bebeklerde görülen, otopsi yapılmasına karşın ölüm sebebinin aydınlatılamadığı, beklenmedik bebek kaybı
Br
  • Brom elementinin simgesi
bekletebilme
  • Bekletebilmek işi
Bh
  • Bohriyum elementinin simgesi
Bi
  • Bizmut elementinin simgesi
boncukçuluk
  • Boncukçunun yaptığı iş
Be
  • Berilyum elementinin simgesi
boğumlanma noktası
  • Ağız boşluğunda seslerin oluştuğu noktaların her biri, çıkak, mahreç
baysungur
  • Şahin cinsinden yırtıcı bir kuş
baltalı
  • Baltası olan
  • Baltacı
berkinme
  • Berkinmek işi veya durumu
bombelenebilme
  • Bombelenebilmek işi
başsavcı
  • En üst düzeydeki savcı
Bk
  • Berkelyum elementinin simgesi
bağışlayabilme
  • Bağışlayabilmek işi, affedebilme
boya tabancası
  • Sıvı boyayı püskürtmek için kullanılan alet
basiret
  • Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş, seziş, anlayış, kavrayış, sağgörü, vizyon
bir çift
  • İki adet
  • Biraz, bir iki
basiretli
  • Gerçeği görebilen, uzağı görebilen, basireti olan, sağgörülü
bir çırpıda
  • Çabucak
beyin omurilik sıvısı
  • Örümceksi zarla ince zar arasındaki boşlukta bulunan beyinle omuriliği çepeçevre saran sıvı
bir kalemde
  • Toptan
bağırış
  • Bağırma işi
bilet
  • Para ile alınan ve konser, sinema, tiyatro vb. eğlence yerlerine girme, ulaşım araçlarına binme veya bir talih oyununa katılma imkânını veren belge
bulanma
  • Bulanmak işi
barbarlık
  • Barbar olma durumu
balya makinesi
  • Değişik tarım veya sanayi ürünlerini ip, çember vb. ile balyalama işini yapan alet
belletme
  • Belletmek işi
büyülü
  • Kendisine büyü yapılmış (kimse)
  • Büyü gücü olan, sihirli, afsunlu, efsunlu, füsunlu, füsunkâr, efsunkâr, sihirkâr
  • Çok etkileyici
billur gibi
  • çok duru, çok temiz (su)
  • çok beyaz ve pürüzsüz (kol, gerdan, göğüs)
  • pürüzsüz (ses)
belirme
  • Belirmek işi
bölebilme
  • Bölebilmek işi
biçimsizleşebilmek
  • Biçimsizleşme ihtimali veya imkânı bulunmak
bindirebilme
  • Bindirebilmek işi
Brahmanizm
  • Brahmanlık
bakışım
  • İki veya daha çok şey arasında konum, biçim ve belirli bir eksene göre ölçü uygunluğu, simetri
  • Eksen olarak alınan bir doğrudan, benzer noktaları karşılıklı olarak aynı uzaklıkta bulunan iki benzer parçanın birbirine göre olan durumu, tenazur, simetri
boru kabağı
  • Boğumsuz, boru gibi uzun su kabağı
bordrosuz
  • Bordrosu olmayan
bağımsızlaşabilmek
  • Bağımsızlaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
başkanlık makamı
  • Başkanın oturduğu veya odasının bulunduğu yer
başyönetmen
  • Bir filmde veya tiyatro oyununda en üst düzeyde yönetmenlik yapan kimse, başrejisör
bir alay
  • Birçok, pek çok
boyluca
  • Uzun boylu
baş döndürücülük
  • Baş döndürücü olma durumu
basamak basamak
  • Yavaş yavaş
  • Derece derece
banyosuz
  • Banyosu olmayan
  • Banyo yapmamış olan
bollaştırılma
  • Bollaştırılmak işi
bilisizlik
  • Bilgisizlik
butikçilik
  • Butikçinin yaptığı iş
buhar kazanı
  • Buhar elde etmekte kullanılan kazan
bir dirhem bal için bir çeki keçiboynuzu çiğnemek
  • verimi az, zahmeti çok olan bir işle çok uğraşmak
bombalama
  • Bombalamak işi
başağrısı olmak
  • sıkıntı vermek, uğraştırmak
boylam
  • Yeryüzündeki herhangi bir noktanın meridyen çemberiyle başlangıç olarak alınan Greenwich gözlemevinin meridyen çemberi arasındaki açı değeri, tul, tul derecesi, meridyen
başkentli
  • Başkentte oturan (kimse), başşehirli
  • Başkentte doğan (kimse), başşehirli
belsoğukluğu
  • Üreme organlarının akıntılı ve bulaşıcı bir hastalığı
beş parmağın hangisini kessen acımaz?
  • `insan evlatlarını birbirinden ayırt etmez, hangisine zarar gelse aynı üzüntüyü duyar` anlamında kullanılan bir söz
beğenme
  • Beğenmek işi veya durumu
bitirebilmek
  • Bitirme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bitirmeye gücü yetmek
burun buruna olmak
  • çok yakınında bulunmak
bereket
  • Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz, feyezan
  • Yağmur
  • İyi ki, neyse ki, iyi bir rastlantı sonucunda
basabilme
  • Basabilmek işi
bilim
  • Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim
  • Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi
  • Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci
bilir
  • `Anlar, sayar, yapar` anlamları ile adlarla birleşerek birleşik sıfat kuran bir söz
boğulmak
  • Boğma işine konu olmak
  • Havasızlıktan ölmek
  • Bunalmak
  • Kumarda hileli oyun sonunda her şeyini yitirmek
başasistanlık
  • Başasistan olma durumu
  • Başasistanın yaptığı iş
boyanma
  • Boyanmak işi
bulaşık suyu gibi
  • kötü hazırlanmış, tadı tuzu olmayan (sulu yiyecek ve içecek)
biçimlenebilme
  • Biçimlenebilmek işi
beyinsellik
  • Beyinsel olma durumu
buhurdan
  • Buhurluk
budatabilme
  • Budatabilmek işi
beyaz adam
  • Beyaz ırka mensup olan kişi
  • Sömürge ülkelerinde yerlilerin, sömürgeciler için kullandığı söz
  • Zencilerin beyaz tenli insanlar için kullandığı söz
bağlaşıklık
  • Bağlaşık olma durumu
bölümlendirme
  • Bölümlendirmek işi, sınıflandırma
batırmak
  • Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak
  • Bir işte kazanç sağlayamaz duruma gelmek
  • Yitirmek
  • Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek
  • Kirletmek
  • Mahvetmek
basiretsizlik
  • Gerçekleri, ileriyi ve uzağı görememe, sağgörüsüzlük
bölüntü
  • Bölünmüş parça
  • Fraksiyon
bölgeci
  • Belli bir bölgenin çıkarları için çalışan kimse
bırakmak
  • Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak
  • Koymak
  • Bir işi başka bir zamana ertelemek
  • Unutmak
  • Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek
  • Saklamak, artırmak
  • Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek
  • Engel olmamak
  • Sarkıtmak
  • Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak
  • Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek
  • Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak
  • Bıyık veya sakal uzatmak
  • Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak
  • Boşamak
  • Ayrılmak, terk etmek
  • Kötü bir durumda terk etmek
  • Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek
  • Sınıf geçirmemek, döndürmek
  • Yanına almamak, yanında götürmemek
  • Bakılmak, korunmak için vermek
  • Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak
  • Sahiplik hakkını başkasına vermek
  • Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek
başvurulabilmek
  • Başvurulma ihtimali veya imkânı bulunmak
Bağcılar
  • İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
balsamlı
  • Balsam içeren, antiseptik ve besleyici özelliği olan (ilaç, merhem vb.)
bütünlenme
  • Bütünlenmek işi
bavulcu
  • Bavul yapan veya satan kimse
borda zırhı
  • Savaş gemilerinde bordanın dayanıklılığını artıran özel kaplama
bugünkü günde
  • şimdi, içinde bulunduğumuz zamanda, şimdiki şartlarda
bayramlaşabilmek
  • Bayramlaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
bendegân
  • Kullar, köleler
büyük ünlü uyumu
  • Türkçe bir kelimenin ilk hecesinde kalın bir ünlü `a, ı, o, u` varsa ondan sonra gelen bütün hecelerin kalın ünlülerle, ince bir ünlü `e, i, ö, ü` varsa sonraki hecelerin de ince ünlülerle sürüp gitmesi kuralı, büyük sesli uyumu: Çocuklaşmak, denizcilik gibi
büyüme
  • Büyümek işi
bilirkişi
  • Belirli bir konudan iyi anlayan ve bir anlaşmazlığı çözümlemek için kendisine başvurulan kimse, uzman, ehlihibre, ehlivukuf, eksper
  • Çözümlenmesi özel veya bilimsel bilgiye dayanan konularda oyuna veya düşüncesine başvurulan kimse, ehlihibre, ehlivukuf
baygınlık
  • Baygın olma durumu
  • Duyumların durması, kan dolaşımının ve solunum görevlerinin duraklaması, vücudun kımıldanamaması vb. fizyolojik aksamalarla beliren kendinden geçme durumu
balhane
  • Bal süzme ve paketleme işlemlerinin yapıldığı yer
bağlılık
  • Bağlı olma durumu, merbutiyet
  • Birine karşı, sevgi, saygı ile yakınlık duyma ve gösterme, sadakat
  • Bağlılaşım
boğumlanmak
  • Boğum oluşmak, boğum boğum olmak
  • Bir ses çıkarmak için ses yolunun herhangi bir yerinde daralma veya kapanma olmak
balgamsız
  • Balgamı olmayan
bilgisizce
  • Bilgisiz bir biçimde
biyokimyasal
  • Biyokimya ile ilgili
bilge
  • Bilgili, iyi ahlaklı, olgun ve örnek (kimse), hakim
bukağılanma
  • Bukağılanmak işi
belirli
  • Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen
betimleyiş
  • Betimleme işi
belgisiz
  • Belirsiz
bibliyografi
  • Kaynakça
boyler
  • Kalorifer kazanının sıcaklığından yararlanarak içindeki suyun ısıtılması sağlanan depo
burnu büyüklük
  • Burnu büyük olma durumu
buradan
  • Bu yerden
barmen
  • Barda içki hazırlayıp sunan kimse
büyükannelik
  • Ninelik
beğeniş
  • Beğenme işi veya durumu
bağışlanabilmek
  • Bağışlanma ihtimali veya imkânı bulunmak, affedilebilmek
barbarlaşma
  • Barbarlaşmak işi
bahçeli
  • Bahçesi olan
bibliyotekçi
  • Kütüphaneci
bağırtmak
  • Bağırmasına yol açmak
  • Bir haberi, bir isteği, birinin aracılığıyla duyurmak
Babadağ
  • Denizli iline bağlı ilçelerden biri
balçak
  • Kabza
  • Kabzanın demir siperi
bisikletçilik
  • Bisikletçinin yaptığı iş, çifttekercilik
  • Bisiklet satma, onarma işi
başına buyrukluk
  • Başına buyruk olma durumu
buluşturulabilmek
  • Buluşturulma ihtimali veya imkânı bulunmak
bebekleşmek
  • Bebek gibi davranışlarda bulunmak
bitişkenlik
  • Bitişken olma durumu
  • Yeni bir kelime türetmek için köklere ek getirme özelliği
bardakaltı
  • Bardağın konulduğu yeri kirletmemesi için kullanılan, genellikle örgü, kâğıt veya plastik örtü
  • Yemek öncesi yenilen küçük bir lahmacun türü
bakırlaşma
  • Bakırlaşmak durumu
bizon
  • Amerika'da yaşayan bir cins hörgüçlü yaban öküzü
bulayabilme
  • Bulayabilmek işi
boşayıvermek
  • Çabucak boşamak
bilgi toplumu
  • Bilgiyi araştırmaya ve incelemeye önem veren, bilgi teknolojilerini kullanmayı öne çıkaran toplum
beyaz bayrak
  • Atletizm yarışlarında hakemlerce gösterilen, sporcunun kurallara uygun bir biçimde atladığını veya koştuğunu belirten kısa saplı bayrak
boşandırmak
  • Boşanmasına yol açmak
  • Karı ile kocayı istekleri üzerine kanunlara uyarak ayırmak
başlatılma
  • Başlatılmak işi
badat
  • Birleşikgillerden, şekeri çok, bir tür yer elması
badas
  • Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü
bankerzede
  • Banker ile olan iş ilişkilerinde zarara uğrayan kimse
belleten
  • Bilim kurumlarının çalışmaları ile ilgili yazı ve haberlerin yayımlandığı dergi
badal
  • Merdiven
  • Kardan veya çamurdan oluşan çukur
Bayrampaşa
  • İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
bağımsız
  • Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür
  • Müstakil
  • Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse
  • Bağımsız milletvekili
başvuruş
  • Başvurma işi
bezzazlık
  • Kumaş satma işi, manifaturacılık
bildik
  • Tanıdık (kimse veya şey)
betimlemeci
  • Betimlemeye ağırlık veren, tasvirci
Birinci Çağ
  • En eski fosillerin oluşturduğu jeolojik zaman, paleozoik
boyanabilmek
  • Boyanma ihtimali veya imkânı bulunmak
beğenirlilik
  • Beğenir olma durumu, beğenirlik
bal peteği
  • Arıların içine bal doldurduğu bal mumu levha, arı dalağı
boşanma
  • Boşanmak işi
  • Eşlerden birinin boşanma ilamı almasıyla evlilik birliğinin son bulması
beş duyu
  • Dokunma, görme, işitme, koklama, tat alma duyuları
bonbon
  • Şerbet içinde kaynatılarak üzeri şekerle kaplanmış meyve
bağlamak
  • Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak
  • Düğümlemek
  • Yaraya ilaç koyup bezle sarmak
  • Denk yapmak, paket yapmak
  • Anlaşma yapmak
  • Uyulması zorunlu olmak
  • Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek
  • Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak
  • Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak
  • Geçişi engellemek
  • Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek
  • Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek
  • Gönlünü kazanmak
  • Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak
  • Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak
bezemeci
  • Bezeme yapan oymacı veya nakkaş
bedelci
  • Bedel ödediği için askerliğini kısa süreli olarak yapan kimse
boşayıverme
  • Boşayıvermek işi
biniverme
  • Binivermek işi
besi
  • Yaşatmak ve geliştirmek için gereken besinleri yedirip içirme işi
  • Bir şeyi istenilen durumda tutmak veya oturtmak için kullanılan takoz vb. şeyler
bolalmak
  • Bollaşmak
bir hoş
  • Tuhaf bir biçimde olan, garip
bahtlı
  • Bahtı iyi olan, mutlu, talihli, kara bahtlı karşıtı
bereketlenebilme
  • Bereketlenebilmek işi
bir gün evvel
  • Bir an önce, olabildiği kadar çabuk
billuriye
  • Billurdan yapılmış
  • Billurla ilgili
  • Genellikle billurdan yapılmış eşya satan dükkân
bavullu
  • Bavulu olan
bağırıp çağırmak
  • öfkeyle bağırmak
bağlantısız
  • Aralarında bağlantı bulunmayan, irtibatsız, rabıtasız, angajmansız
  • Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka bağlı olmayan (ülke), bloksuz
beyaban
  • Çöl
basgitar
  • Çoğunlukla dört telli, kalın sesler veren bir gitar türü
beştaş
  • Beş tane taşla oynanan bir çocuk oyunu türü
bürünebilmek
  • Bürünme ihtimali veya imkânı bulunmak
baş tacı etmek
  • çok sevmek ve saymak, el üstünde tutmak
bromür
  • Bromhidrik asidin tuzu veya eteri
bloke
  • Kullanılması önlenmiş, el konulmuş
boncukluk
  • Boncuk olmaya elverişli olan
basitleştirmek
  • Gereksiz ayrıntılardan arıtarak sade duruma getirmek
bitirmiş
  • Bir bilim dalında veya başka bir alanda bilginin doruğuna ulaşmış (kimse)
bandıralı
  • Bandırası olan
boyalı basın
  • Okuyucunun ilgisini çekmek için renkli fotoğrafa yazı ve haberden çok yer veren, kupon veya çekilişlerle armağan dağıtan basın, renkli basın
boncuk
  • Cam, taş, sedef, tahta, plastik vb. maddelerden yapılan, ortası delik, çoğu yuvarlak ve renkli süs tanesi
balsamik
  • İçinde balsam bulunan
bircilik
  • Tekçilik
bırakabilme
  • Bırakabilmek işi
boyutlandırış
  • Boyutlandırma işi
bezenebilmek
  • Bezenme ihtimali veya imkânı bulunmak
balans ayarı
  • Otomobilin sarsılmasını önlemek için, tekerleklere gereği kadar balans pensi denen kurşun parçası takarak denge sağlama işi
bakkal kâğıdı
  • Kalın ve kaba kâğıt
burlesk
  • Sanat alanında ve özellikle edebiyatta rastlanan, komikliğe dayanan bir tür
berhudar ol!
  • `iyi günler göresin` anlamında kullanılan bir iyi dilek sözü
biçilebilmek
  • Biçilme ihtimali veya imkânı bulunmak
berraklaşma
  • Berraklaşmak işi
başteknisyenlik
  • Başteknisyen olma durumu
  • Başteknisyenin yaptığı iş
bitaraf
  • Yansız
boyatılabilmek
  • Boyatılma ihtimali veya imkânı bulunmak
böylecene
  • Böylece
bilenme
  • Bilenmek işi
batırtmak
  • Batırma işini yaptırmak
bumbar
  • Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların kalın bağırsağı
  • Bu bağırsağa ciğer, kıyma, pirinç veya bulgur doldurularak yapılan yemek
  • Soğuğun girmesini önlemek için kapı ve pencere aralıklarına takılan, içi pamuk dolu, uzun bez kılıf
basılabilme
  • Basılabilmek işi
biçkici
  • Kumaşı belli bir modele göre biçen kimse
büryan yağı
  • Tandırda susuz pişirilerek yapılan kebaptan çıkan yağ
basın toplantısı
  • Yetkili bir kimsenin, bir veya birden fazla konu üzerinde açıklamada bulunmak için kitle iletişim araçlarında görevli kimselerle yaptığı toplantı
barbutçu
  • Barbut oynayan kimse
buzlanmak
  • Buzla kaplanmak, buz tutmak
bitkinleşmek
  • Bitkin duruma gelmek, dermansızlaşmak
bağlantı ünlüsü
  • Bağlayıcı ünlü
buz demiri
  • Tekneyi bağlamak için buz çatlağı arasına takılan tek sivri uçlu demir
bir tomar
  • Pek çok, fazla
beklenilme
  • Beklenilmek işi
bağışlamalı
  • Bağışlaması olan
beşlik
  • Beşi bir arada olan
  • Beş tane alabilen
  • Beş birimden oluşan para
  • Beş para, beş kuruş veya beş lira değerinde olan akçe
belirtebilme
  • Belirtebilmek işi
bıçaklatmak
  • Bıçakla saldırıyı tahrik etmek, bıçakla saldırtmak ve yaralatmak
bertaraf olmak
  • ortadan kalkmak, yok edilmek
borçlanma
  • Borçlanmak işi, istikraz
borucu
  • Boru yapıp satan kimse
  • Boru montajında çalışan kimse
birkaçı
  • Az sayıda olan kimse veya şey
balta vurmak
  • balta ile kesmek, parçalamak
bölünen
  • Bir bölme işleminde eşit bölümlere ayrılması gereken miktar veya sayı
bursiyerlik
  • Bursluluk
betimlemeli
  • Tasvirî
bunalımlı
  • Gerginlik, sıkıntı veren, gerginliği olan
Bursalı
  • Bursa ilinden olan kimse
başuzmanlık
  • Başuzman olma durumu
  • Başuzmanın yaptığı iş
bodoslama
  • Bodoslamak işi
  • (bodo'slama) Pervasızca
bezletmek
  • Bezleme işini yaptırmak
bekitme
  • Bekitmek işi
badik
  • Ördek
  • Palaz
  • Kısa boylu
boya fırçası
  • Boya sürmek veya resim yapmak için kullanılan değişik tür ve ölçülerde fırça
bayram ziyareti
  • Dinî bayram günlerinde, bayramı kutlamak için yapılan kısa ziyaret, bayram tebriği
bal mumu
  • Arıların peteklerini yapmak için karın halkaları arasından salgıladıkları yumuşak ve sarımsı madde
  • Bu maddenin sanayide kullanılmak için yapay olarak hazırlanmışı
bileniş
  • Bilenme işi
bölüntülü
  • Bölüntüsü olan
boğuklaşmak
  • Ses boğuk duruma gelmek, kısıklaşmak
belediyeci
  • Belediye işleri görevlisi
büyülenebilme
  • Büyülenebilmek işi
baraj ateşi
  • Bataryanın yoğun yaylım ateşi, bar ateşi
bakterisit
  • Bakterikıran
buz dansı
  • Buzla kaplı bir zeminde zorunlu figürler ve serbest danslarla yapılan bir spor dalı
büyücülük
  • Büyücünün yaptığı iş, bağıcılık, efsunculuk, afsunculuk, sihirbazlık
boyutluluk
  • Boyutlu olma durumu
bağırsakları bozulmak
  • ishal olmak
bedbinleşme
  • Bedbinleşmek işi
beğenirlik
  • Beğenirlilik
bilinçaltı reklam
  • İzleyicilerin bilinçaltıyla algılayabilecekleri kadar kısa görüntüler kullanılarak yapılan tanıtım
bumlamak
  • Taşıt lastiği patlamak
berceste
  • Güzel, latif
  • Seçilmiş, seçme
  • Sanat değeri yüksek olan dize
Burdurluluk
  • Burdurlu olma durumu
boyama kazanı
  • Örgü yünlerinin veya ipliklerin boyanma işleminin yapıldığı büyük tekne
biriktirilebilmek
  • Biriktirilme ihtimali veya imkânı bulunmak
beis yok
  • `zararı yok, önemi yok` anlamında kullanılan bir söz
belirsizleştirmek
  • Belirsiz bir duruma getirmek
besteleyivermek
  • Çabucak bestelemek
batyal
  • Derinliği 200-2000 metre arasında olan deniz
başlatma
  • Başlatmak işi
başmakçı
  • Ayakkabıcı
  • Camilerde, giriş bölümünde, çıkarılan ayakkabılara bekçilik eden kimse
bireyleşme
  • Türle ilgili bir örneğin bireyde gerçekleşmesi
  • Bağımsız kişiliğe varan gelişme süreci
  • Bütünün parçalarından birisinin gelişerek belirgin ve bağımsız bir duruma gelmesi
bulantı
  • Midede duyulan ve insana kusacak gibi bir duygu veren durum
basmahane
  • Basma yapılan iş yeri
bekletme
  • Bekletmek işi
beğendirtme
  • Beğendirtmek işi
balgam
  • Solunum organlarının salgıladığı, ağızdan dışarı atılan sümüksü madde
bürümcek
  • Koza gibi yumaklanmış şey
bireysellik
  • Birey olma olgusu
  • Bir kişiyi benzerlerinden ayıran özelliklerin bütünü, ferdiyet
baca kürsüsü
  • Çatının üstünde kalan ve üzerine baca külahı oturtulan baca bölümü, baca tomurcuğu
bağırsak iltihabı
  • Sindirim organında oluşan iltihaplı durum ve buna bağlı hastalık
beşinci kol
  • Bir ülkede gizli olarak düşman için çalışan örgüt
bağlamacılık
  • Bağlamacının yaptığı iş
bavcı
  • Şahin, köpek vb. hayvanları avcılığa alıştıran kimse
borsacı
  • Değerli kâğıt, para ve tahvil üzerine borsa oyunu yapan kimse
bilenebilmek
  • Bilenme ihtimali veya imkânı bulunmak
boşaltım organı
  • Vücuttan dışarı atılması gereken maddeleri toplayıp boşaltan organ
bulanıkça
  • Biraz bulanık olan, çok duru olmayan
bilye
  • Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp
  • Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak
baca tomruğu
  • Bacanın damdan yukarı bölümü
bir ara
  • Kısa bir süre
  • Geçmiş bir zamanda
biaman
  • Amansız
benden
  • birisi tarafında olan (kimse)
bulada
  • Büyük piliç
bir milyonluk
  • Bir milyon liralık para
başvurucu
  • Bir iş için başvuran kimse, müracaatçı
badem
  • Badem ağacı
  • Bu ağacın yaş veya kuru yenilen yemişi
barça
  • Orta Çağda kullanılan kürekli ve yelkenli taşıma gemisi
  • Kalyon türünden küçük savaş gemisi
bez
  • İçinden geçen kandan veya öz sudan bazı maddeler ayırarak salgı oluşturan organ
  • Pamuktan, düz dokuma
  • Herhangi bir cins kumaş
  • Herhangi bir iş için kullanılan dokuma
  • Kumaş veya dokumadan yapılmış
ballıbaba
  • Ballıbabagillerden, beyaz çiçekli ve çok yıllık otsu bir bitki, ballık (Lamiumalbum)
bakteriyoskopi
  • Bakterilerin mikroskopla incelenmesi işlemi
baltacık
  • Küçük el baltası
  • Değirmen taşının ortasında bulunan haç biçimindeki alet
bağdaşmaz
  • Uyuşmaz, tutarsız
bar
  • Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk
  • Ayaküstü içki içilen eğlence yeri
  • Amerikan bar
baturluk
  • Bahadırlık
büyülenebilmek
  • Büyülenme ihtimali veya imkânı bulunmak
bednam
  • Kötü ün kazanan, kötülüğü ile dillere düşen
bayındırlaşmak
  • Bayındır duruma gelmek
bölüngü
  • Fraksiyon
bokluk
  • Pislik
  • Kötü durum
benzinlik
  • Benzin istasyonu
baltacı
  • Balta yapan veya satan kimse
  • Odun kırıcı
  • Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı
  • Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı
başmuharrir
  • Başyazar
bönleşmek
  • Bön duruma gelmek, aptallaşmak
bağdaştırma
  • Bağdaştırmak işi
besteleyiverme
  • Besteleyivermek işi
barbunyagiller
  • Dikenli yüzgeçliler alt takımına giren, vücutları iri pullarla kaplı, barbunya ve tekir türleri iyi bilinen bir familya
Bayburtluluk
  • Bayburtlu olma durumu
bayılma
  • Bayılmak durumu
bekârın yakasını it yer, yakasını bit
  • `bekâr kimse parasını gereksiz harcar, yaşayışı ise düzensizdir` anlamında kullanılan bir söz
başkentlik
  • Başkent olma durumu
biriktirebilmek
  • Biriktirme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Biriktirme gücü bulunmak
bilvasıta
  • Birinin aracılığıyla, doğrudan doğruya olmayarak, dolaylı olarak
bağdaşmak
  • Anlaşmak, uzlaşmak, uymak, imtizaç etmek
  • Çocuk oyunlarında arkadaş olmak
  • Bağdaş kurup oturmak
bozarabilme
  • Bozarabilmek işi
bilgisayarlaşma
  • Bilgisayarlaşmak durumu
bekletiş
  • Bekletme işi
beklemeli
  • Sınıfta kalıp derslere devam etmeyen (öğrenci)
bedük
  • Çam sakızı
babacanlık
  • Babacan olma durumu, cana yakınlık
benzeyişsizlik
  • Benzeşmeme durumu
bukağılık
  • Hayvanların ayağına bukağı takılacak yer, bilek
batma
  • Batmak işi
  • Yıkılma, çökme
  • İflas etme
  • Yok olma, inkıraz
  • Bir gök cisminin (ay, güneş, yıldız vb.) ufkun altına inmesi
bikir
  • Kızlık
bumbuz
  • Çok soğuk
beyaz cam
  • Televizyon ekranı
bayramlaşma
  • Bayramlaşmak işi
berkitilme
  • Berkitilmek işi
buhar
  • Isı etkisiyle sıvıların ve bazı katıların dönüştükleri gaz durumu
başsız bırakmak
  • yöneticisiz bırakmak
  • büyüğünü yitirmesine sebep olmak
bitümleme
  • Bitümlemek işi
benliği yoğurmak
  • kişiliği oluşturmak
bitaplık
  • Yorgunluk
böcek bilimci
  • Böcek bilimi uzmanı, entomolojist, entomolog
budayabilme
  • Budayabilmek işi
böceksavar
  • Evdeki zararlı böcekleri savıp öldürmekte kullanılan ve ilaç püskürten araç
bakıvermek
  • Çabucak bakmak
becerilmek
  • Becerme işine konu olmak
belalı
  • Yoran, üzen, can sıkan
  • Kavgacı, şirret
  • Yolsuz kadının zorba dostu
bütünsel
  • Bütün niteliğinde olan, bütünle ilgili, total
burulabilmek
  • Burulma ihtimali veya imkânı bulunmak
bijuteri
  • Kuyumcunun yaptığı değerli takıların tamamı
  • Değerli olmayan maden veya taşlardan yapılmış takı, süs eşyası
bayraklaştırılma
  • Bayraklaştırılmak durumu
böcelenmek
  • Tahıl böceklenmek
biyometeoroloji
  • Canlılar üzerinde hava olaylarının etkisini inceleyen bilim
büyü bozmak
  • yapılmış bir büyüyü etkisiz duruma getirmek
borulu
  • Borusu olan
bölümlük
  • Bölümden oluşan, kısımlık
bilgilendirebilme
  • Bilgilendirebilmek işi
bayağılaşmak
  • Bayağı bir durum almak, bayağı bir duruma girmek, sıradanlaşmak
bulanıklaştırılmak
  • Bulanık bir duruma getirilmek
bir âlem
  • Kendine özgü bir niteliği olan
böcekhane
  • Böceklik
bedevilik
  • Bedevi olma durumu
başeksperlik
  • Başeksper olma durumu
  • Başeksperin yaptığı iş
bulandırmak
  • Bulanmasına yol açmak, bulanmasını sağlamak
  • İki veya daha çok şeyi birbirlerinden fark edilmeyecek bir biçimde karıştırmak
bindirim
  • Zam
  • İlk çekimin son görüntülerinin yavaş yavaş silikleştirilmesi, ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe güçlendirilmesinden sonra belli bir noktada iki çekimin görüntülerinin üst üste gelmesi ve en sonunda ikinci çekimin görüntülerinin belirginleşmesi tekniği
  • Melodiye sadık kalınarak bir parçanın yeniden değişik ritimlerde çalınması
batkıya uğramak
  • hüsranla karşılaşmak
boklanma
  • Boklanmak durumu
bağlaşımsız
  • Aralarında karşılıklı destek ve bağımlılık bulunmayan
belirlenmek
  • Belirli duruma getirilmek
bıyıksız
  • Bıyığı olmayan, bıyığını tıraş etmiş olan
be
  • `Ey, hey` anlamlarında bir seslenme sözü
Bahailik
  • XIX. yüzyılda Babilik'ten doğup İran'dan başka Avrupa ve Amerika'da da yayılmış olan bir din
bukağılamak
  • Hayvanın ayağına bukağı takmak
borsa tahtası
  • Borsada alım satım fiyatlarının ilan edildiği pano
Bayburt
  • Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
bonmarşe
  • İçinde her türlü giyim, süs eşyası oyuncak vb. satılan büyük mağaza
bandajlama
  • Bandajlamak işi
başmakçılık
  • Başmakçının yaptığı iş, ayakkabıcılık
bakır çalmak
  • bakır kapta oluşan bakır tuzları nedeniyle yemek zehirli duruma gelmek
billboard
  • 343 duyurumluk
bilebilme
  • Bilebilmek işi
banyo dolabı
  • Banyo için gereken malzemelerin içinde bulundurulduğu dolap
beşerî
  • İnsanoğlu ile ilgili
  • Bedensel, bedenle ilgili
boylatma
  • Boylatmak işi
balyemez
  • Kara ve deniz savaşlarında kullanılan, orta çapta, uzun menzilli, tunçtan top
bildirebilmek
  • Bildirme ihtimali veya imkânı bulunmak
başkahraman
  • Bir eserde başrolü oynayan kişi, başkişi
bulama
  • Bulamak işi
  • Genellikle üzüm şırasının kaynatılması ile yapılan koyu pekmez
bulaşıkhane
  • Kışla, okul, otel vb. yerlerde bulaşık yıkamaya ayrılan özel bölüm
bursiyer
  • Burslu
bulgur çorbası
  • Domates, bulgur, yeşilbiber, soğan, tereyağı ve salça kullanılarak hazırlanan bir çorba türü
bir parça
  • Biraz, azıcık, çok az
  • Kısa bir süre
baton
  • Kayakta dengeyi veya hızı sağlamak, beyzbol, hokey, kriket gibi sporlarda itmek veya vurmak amacıyla kullanılan sopa
başdekorculuk
  • Başdekorcu olma durumu
  • Başdekorcunun yaptığı iş
başmüfettişlik
  • Başdenetmenlik
batarya kutusu
  • Bataryanın bütün olarak taşınmasını sağlayan sandık
balıkgözü
  • Ayakkabıların bağ geçirilen deliklerine ve kemer deliklerine takılan maden, kemik vb.nden yapılmış halka
bağlantısızlık siyaseti
  • Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka girmeme siyaseti, bağlantısızlık politikası
bökelik
  • Böke olma durumu, şampiyonluk, şampiyona
biyoenerji
  • Biyokütlenin kimyasal dönüşümüyle elde edilen enerji
bıkıp usanmak
  • çok bezmek
beyin cerrahı
  • Beyin ve omurilik ameliyatı konusunda uzmanlaşmış cerrah, nöroşirürjiyen
bakımevi
  • Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş
  • Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim
  • Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina
  • Kademe
beslenilmek
  • Beslenme işine konu olmak
buldurtma
  • Buldurtmak işi
budatabilmek
  • Budatma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Budatmaya gücü yetmek
batur
  • Bahadır
bana da ... demesinler
  • bir işin kesinlikle yapılacağını belirtmek için söylenen bir söz
baştan başa
  • Tamamen, bütünüyle
  • Başından sonuna kadar, bir uçtan bir uca
bilinçlenmek
  • Bilinçli duruma gelmek, şuurlanmak
bahanesizlik
  • Bahanesiz olma durumu
basılış
  • Basılma işi
badikleşmek
  • Ördek gibi sağa sol yalpa vurarak yürüme eğilimi göstermek
berkimek
  • Sağlamlaşmak, güç kazanmak, pekişmek
benimseyebilmek
  • Benimseme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Benimseme gücü bulunmak
besleyebilme
  • Besleyebilmek işi
bileştirme
  • Bileştirmek işi
böğürtme
  • Böğürtmek işi
buğday benizli
  • Açık esmer renkli
buzlaşma
  • Buzlaşmak işi
bayramlaşmak
  • Birbirinin bayramını kutlamak
bandoculuk
  • Bandocunun yaptığı iş
bölgesellik
  • Bölgesel olma durumu
bildirişmek
  • Bir duyguyu, bir düşünceyi işaretle veya sesler dizgesiyle bildirerek anlaşmak
bilgece
  • Bilgeye yaraşır
  • (bilge'ce) Bilgeye yaraşır bir biçimde, hakimane
besmelesiz
  • Besmele çekmeden
Beylikova
  • Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri
bekletilme
  • Bekletilmek işi
belinlemek
  • Birden uyanarak çevresine korku ile şaşkın şaşkın bakmak, irkilmek
bürünebilme
  • Bürünebilmek işi
bağlanabilme
  • Bağlanabilmek işi
bibliyografik
  • Kaynakçayla ilgili
Buldan
  • Denizli iline bağlı ilçelerden biri
belirleşme
  • Belirleşmek işi veya durumu
baltalayabilme
  • Baltalayabilmek işi
bezdirebilme
  • Bezdirebilmek işi
benzemeklik
  • Benzer olma durumu
bükülme
  • Bükülmek işi
baygınlaşmak
  • Baygın duruma gelmek
  • Göz, süzülmek
beğeniverme
  • Beğenivermek işi
boşatılabilme
  • Boşatılabilmek işi
bellek karışıklığı
  • Kelimelerin doğru anlamını hatırlayamamak veya ilk olarak görülen bir şeyi önce gördüğünü sanma duygusuna kapılmak biçiminde beliren bir ruh hastalığı
boşalmak
  • Boş duruma gelmek, içinde bir şey kalmamak, inhilal etmek
  • Dışarıya akmak, dökülmek
  • Gevşemek, açılmak
  • Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak, deşarj olmak
  • Hayvan, bağından kurtulmak
  • Doyuma ulaşmak
biçimsizleştirebilme
  • Biçimsizleştirebilmek işi
benzeşim oranı
  • İki geometrik biçimin kenarları arasındaki oran
bütçe açığı
  • Bütçede belirlenen giderlerin gelirlerden çok olması durumu
bağıldak
  • Bağırdak
borda kaplaması
  • Geminin su kesimi üzerinde kalan levha
bezemeli
  • Süslü, dekoratif
benzeştirmek
  • Benzer duruma getirmek
büyültmek
  • Bir şeyi büyük duruma getirmek, büyütmek
  • Resim, harita vb.nin daha büyük örneğini yapmak
  • Abartmak
biçimlendiriliş
  • Biçimlendirilme işi
badya
  • Ağzı geniş, yayvan, büyükçe su kabı
bayrak dikmek
  • bayraklı bir sopayı bir yere saplamak
boncuklanış
  • Boncuklanma işi
büyükseme
  • Büyüksemek işi
baştan savmacılık
  • Baştan savmacı olma durumu
badanasızlık
  • Badanasız olma durumu
beneklilik
  • Benekli olma durumu
babacanlaşmak
  • Babacan duruma gelmek
burtlak
  • Taşlık, çalılık yer
baba adam
  • Yaşlı, ağırbaşlı, iyi yürekli, olgun adam
bikes
  • Kimsesiz
  • Kimsesiz bir biçimde
boğazlanabilme
  • Boğazlanabilmek işi
başlık parası
  • Bazı bölgelerde, evlenirken damadın kaynatasına ödemesi gereken para veya mal, başlık
barisfer
  • Ağır küre
bohem hayatı
  • Başıboş yaşayış
bıçaklık
  • Bıçak koyacak yer
  • Bıçak yapmaya elverişli (maden)
bitiriliverme
  • Bitirilivermek işi
besi dokusuz
  • Besi dokusu olmayan
betimlenebilmek
  • Betimlenme ihtimali veya imkânı bulunmak
babasızlık
  • Yetimlik
buluşabilme
  • Buluşabilmek işi
bağsız
  • Bağı bulunmayan
belertme
  • Belertmek işi
basınçlı
  • Basınç yüklenmiş olan
boyun borcu
  • Yapılması gereken ödev, vecibe
bekletiliş
  • Bekletilme işi
bir gıdım
  • Çok az miktarda
beş üç
  • Pencüse
Banaz
  • Uşak iline bağlı ilçelerden biri
borazancı
  • Borazan çalan kimse
boğula boğula
  • Boğulacakmış gibi, boğuk bir biçimde
başak
  • Arpa, buğday, yulaf vb. ekinlerin tanelerini taşıyan kılçıklı başı
  • Tarlalarda, bağlarda dökülmüş veya tek tük kalmış olan ürün
becerme
  • Becermek işi
bahisçi
  • Müşterek bahisçi
budaklandırma
  • Budaklandırmak işi
bıngıl bıngıl
  • Dolgun ve pelte gibi titrek
baskıcılık
  • Baskıcının yaptığı iş
  • Baskıcı olma durumu
bluz
  • Vücudun üst bölümüne giyilen, genellikle ince kumaştan yapılan veya iplikten örülen kadın giysisi
başkatsayı
  • Bir polinomda katsayıları 0'dan farklı olan terimler içerisinde derecesi en büyük olan terimin katsayısı
bahtlılık
  • Bahtlı olma durumu
blum
  • Bir iskambil oyunu türü
basit renk
  • Prizmadan geçen beyaz ışığın ayrıldığı renklerden her biri
buz duvarı
  • Samimi olmamaktan ortaya çıkan, arzu edilmeyen, arada soğukluk yaratan durum
bıraktırabilme
  • Bıraktırabilmek işi
belirtisiz
  • Belirtisi olmayan
  • Belirtilmemiş olan
birleşik kaplar
  • Alt taraflarından değişik boyut ve kesitlerde borularla birleştirilmiş sistem, bileşik kaplar
başdanışmanlık
  • Başdanışman olma durumu, başmüşavirlik
  • Başdanışmanın yaptığı iş, başmüşavirlik
barlam
  • İnce pullu, sırtı açık kahverengi, yanları ve karnı beyaz, ortalama 30-40 santimetre boyunda, Marmara ve Ege deniziyle Akdeniz'de bol bulunan bir tür balık (Merluccius merluccius)
bütünleştirebilme
  • Bütünleştirebilmek işi
Bodrum
  • Muğla iline bağlı ilçelerden biri
Batmanlı
  • Batman ilinden olan kimse
batırıverme
  • Batırıvermek işi
beynelmilelci
  • Uluslararasıcı
bilemek
  • Kesici aletlerin ağzını çark, zımpara, eğe, bileği taşı vb.nde keskinleştirmek, keskin duruma getirmek, kılağılamak, zağlamak
  • Güçlendirmek, etkisini artırmak
bekletivermek
  • Bekletmek
bulaştırılmak
  • Bulaştırma işine konu olmak
bühtan etmek
  • kara çalmak, iftira etmek
bombelenme
  • Bombelenmek işi
bezir yağı
  • Keten tohumundan çıkarılan ve yağlı boya yapmak için içine renkli maddeler katılan, çabuk kurur bir yağ, bezir
başarısız
  • Başarı göstermeyen, muvaffakiyetsiz
  • Muvaffakiyetsiz
  • Başarı göstermeyerek
bulgurlanmak
  • Bulgur taneleri gibi küçük parçalara ayrılmak
balyozlanmak
  • Balyoz ile dövülmek
biyomedikal
  • Tıpta tanı ve tedavi amacıyla araç ve gereçlerin üretimi, tasarımı ve iletişimi ile ilgilenen mühendislik dalı
  • Biyoloji ve tıpla ilgili olan
başlattırmak
  • Başlatma işini yaptırmak
bulaşık bezi
  • Bulaşıkları yıkamak için kullanılan bez
beyazsinek
  • Özellikle pamukların üzerinde üreyerek bitkinin öz suyunu emen ve kurumasına sebep olan bir tür sinek
babalanmak
  • Babaları tutmak, öfkelenmek
belitlenebilirlik
  • Belitlenebilen kuram
belirginleşebilmek
  • Belirginleşme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Belirginleşme gücü bulunmak
bilecen
  • Her şeyi bilen, her şeyden anlayan
  • Bilgiçlik taslayan, ukala
bilmiş
  • Her şeyi bilir geçinen, bilgiçlik taslayan
birleme
  • Bir etme, tek duruma getirme
  • Tanrı'nın birliğini dile getirme, tevhit
bulanabilmek
  • Bulanma ihtimali veya imkânı bulunmak
bostan kebabı
  • Kuzu inciğinin patlıcan ve yeşilliklerle güveçte pişirilmesiyle yapılan kebap
belirge
  • Birlikte bulunduklarında belli bir hastalığı işaret eden belirti ve bulgular bütünü, sendrom
benimseyivermek
  • Çabucak benimsemek
bağlamalık
  • Bağlamaya yarayan
basketbol
  • Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu
belirginlik
  • Belirgin olma durumu
bu seferlik
  • Bu defalık, bu kezlik
biçimlenebilmek
  • Biçimlenme ihtimali veya imkânı bulunmak
besteleyebilmek
  • Besteleme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Besteleme becerisi bulunmak
boncuklaşma
  • Boncuklaşmak işi
bunsuz
  • Sıkıntısız
barikat
  • Bir yolu veya geçidi kapamak için her türlü araçtan yararlanılarak yapılan engel
boydan boya
  • Bir uçtan öbür uca kadar
büyük kalori
  • Bir atmosfer basınç altında 1 kilogram suyun sıcaklığını 14,5 °C'den 15,5 °C'ye çıkarmak için gereken ısı enerjisi miktarı, kilokalori
birsam
  • Sanrı
bitlenmek
  • Üzerinde bit üremek
basitleştirebilmek
  • Basitleştirme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Basitleştirme becerisi bulunmak
bağırtma
  • Bağırtmak işi
bayırlaşma
  • Bayırlaşmak durumu
bir yana
  • -den başka, sayılmazsa, hariç tutulursa
burkuluş
  • Burkulma işi
bakımsız
  • Özen gösterilmemiş, bakılmamış
belirti bilimsel
  • Belirti bilimi ile ilgili, fenolojik
bilmukabele
  • Karşılık olarak
  • Birinin söylediği söze karşılık söylenen `ben de, size de, sizlere de` anlamında kullanılan bir söz
Bornova
  • İzmir iline bağlı ilçelerden biri
behre
  • Pay, nasip, hisse
Bayramören
  • Çankırı iline bağlı ilçelerden biri
Balıkesirli
  • Balıkesir ilinden olan kimse
barizleşmek
  • Bariz duruma gelmek
buzlu duman
  • Kutuplarda düşük ısı, yüksek nem ve sakin havada deniz üzerinde oluşan donmuş sis, buz sisi
besbedava
  • Pek ucuz
biçimselleştirmek
  • Biçimsel duruma getirmek
  • Bir kuramı biçimsel bir kurama dönüştürmek
başkaldırmak
  • Ayaklanmak, isyan etmek
  • İyice coşmak, kabarmak
belgecilik
  • Belgecinin yaptığı iş
belirleyebilmek
  • Belirleme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Belirleme becerisi bulunmak
borsa aracılığı
  • Borsa aracısı olma durumu
boş boş
  • Bir şey yapmadan
  • Amaçsız, anlamsız, anlamadan
  • Bilinçsizce
bohçalatma
  • Bohçalatmak işi
buruşuverme
  • Buruşuvermek işi
borsacılık
  • Borsacının yaptığı iş
basmacı
  • Basma yapan veya satan kimse
  • Pamuklu, tülbent vb. üzerine kalıpla desen basan kimse
  • Bohça ile köylerde eşya satan kadın, bohçacı
bekleme süresi
  • Evliliği sona ermiş kadının yeniden evlenebilmesi için aradan geçmesi gereken süre
  • Görüşme kararının alınması ile görüşmenin yapıldığı ana kadar geçen süre
başeczacılık
  • Başeczacı olma durumu
  • Başeczacının yaptığı iş
bezekçi
  • Duvar ve tavanları boyayıp birtakım resim veya şekillerle süsleyen kimse, nakkaş
  • Gelinleri süsleyen kadın
boyar madde
  • Bazı ortamlarda çözünerek ortama belli renk veren, doğal veya yapay renkli madde, boyar
  • Hücre öz suyu içinde eriyik durumunda bulunan renkli madde, pigment
boğazlama
  • Boğazlamak işi
bütünlemek
  • Eksiksiz duruma getirmek, tamamlamak
  • Ufak, bozuk paraları büyük para durumuna getirmek
başı önünde
  • Uslu, çevrede gözü olmayan (kimse)
boylanış
  • Boylanma işi
betatron
  • Elektronları hızlandıran elektromanyetik bir araç
bıyıksızlık
  • Bıyıksız olma durumu
boğazlayabilme
  • Boğazlayabilmek işi
biçki yurdu
  • Biçki dikiş yurdu
bahçesiz
  • Bahçesi olmayan
bağlayıcı ünlü
  • Ünsüzle biten kelime kök ve gövdelerine ünsüz ile başlayan ek getirildiğinde kök ile eki birbirine bağlayan ünlü, bağlantı ünlüsü: al-ı-r, aç-ı-l-mak, gec-i-k-mek vb
bulundurabilmek
  • Bulundurma ihtimali veya imkânı bulunmak
bitki patolojisi
  • Bitki hastalıklarını inceleyen bilim dalı
bostan gölgeliği
  • Bağ ve bahçelerde gölgelenmek veya yağmurdan korunmak için yapılan, üstü örtülü, basit gölgelik
basmacılık
  • Basmacının yaptığı iş
  • Basımcılık
bağırsak solucanı
  • Ortalama 25 santimetre boyunda, insanların, özellikle çocukların bağırsaklarında asalak olarak yaşayan yuvarlak solucan, askarit
birleşilmek
  • Birleşme işi yapılmak, bir araya gelinmek, buluşulmak
bukalemungiller
  • Sürüngenler sınıfının renklerini bulundukları yerin rengine uyduran, hareketleri yavaş, bukalemun türlerini içine alan bir familyası
bağıcı
  • Büyücü
  • Baştan çıkarıcı
bel bağlamak
  • birisinin kendisine yardımcı olacağına inanmak, güvenmek
bakışıverme
  • Bakışıvermek işi
beşerli
  • Beşer beşer sıralanmış
  • Her biri beş birimden oluşan
belediyelik olmak
  • belediye ile ilgili bir işi olmak
  • belediye olma hakkını kazanmak
biçimlendirilme
  • Biçimlendirilmek işi, şekillendirilme
banlamak
  • Horoz ötmek
  • Bağırmak
bronşçuk
  • Bronşların uç dallarından her biri
beyninde
  • Arasında
boşaltıverme
  • Boşaltıvermek işi
başrejisör
  • Başyönetmen
boynu altında kalsın!
  • `ölsün, gebersin!` anlamında kullanılan bir ilenme sözü
bunca
  • Epey, çok
  • (bu'nca) Bu kadar, bu denli
bilar
  • Katranlı kıldan yapılan ve kalafat işlerinde kullanılan bir macun türü
binmek
  • Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak
  • Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak
  • Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak
  • Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak
  • Fiyat artmak
  • Eklenmek, katılmak
Borçka
  • Artvin iline bağlı ilçelerden biri
bulutlanma
  • Bulutlanmak işi
baobap ağacı
  • Baobap
boşatabilmek
  • Boşatma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Boşatmaya gücü yetmek
bant zımpara
  • Çekmeye dayanıklı, uzun kâğıt veya bezden üretilmiş, genellikle zımparalama makinelerinde kullanılan aşındırma gereci
başlayıcılık
  • Başlayıcı olma durumu
boynueğri
  • Asmaların yeni sürgünlerini yiyen veya kemiren bağ zararlısı
bibliyografya
  • Kaynakça
boşalıvermek
  • Çabucak veya ansızın boşalmak
balık tutkalı
  • Balık endüstrisi artıklarından üretilen, yavaş kuruyan fakat bağlama gücü yüksek yapıştırıcı
bisiklet
  • Tekerlekleri pedal aracılığıyla ayakla döndürülen binek aracı, çiftteker, derrace, velespit
  • Bu araçla yapılan bir spor türü
beş paralık etmek
  • zor durumda bırakmak, dile düşürmek, rezil etmek
bodrum
  • Bir yapının yol düzeyinden aşağıda kalan bölümü
büzüşebilmek
  • Büzüşme ihtimali veya imkânı bulunmak
baylanlık
  • Baylan olma durumu
  • Şımarıklık, naz, işve
bunaltılma
  • Bunaltılmak işi
bölyönet
  • Bir ulusun veya topluluğun birliğini bozmak üzere içeriden veya dışarıdan yapılan müdahale
başağaç
  • Boyuna dikey yönden kesilmiş olan ve yıl halkaları çember biçiminde görüntü veren ağaç
bar bar
  • Bağırmak fiili ile kullanılarak bağrışın öfkeli ve yüksek sesle olduğunu anlatan bir söz
  • Bağırmak fiili ile `apaçık görünmek, ortada olmak` anlamında kullanılan bir söz
basılma dayanımı
  • Dokusunu basarak ezmeye çalışan dış etkilere ağacın gösterdiği direnç
birleşik isim
  • Birleşik ad
baltalanabilmek
  • Baltalanma ihtimali veya imkânı bulunmak
butlan
  • Batıl olma durumu
  • Geçersizlik, hükümsüzlük
  • Yanlışlık, haksızlık
bahsolunma
  • Bahsolunmak işi
benlenme
  • Benlenmek işi
bayatibuselik
  • Bayati makamının buselik beşlisi veya dörtlüsü ile sona ermesinden oluşan bir birleşik makam
beterleşebilme
  • Beterleşebilmek işi
bertmek
  • Bertilmek
başçı
  • İşçi başı
  • Çiğ veya pişmiş koyun, kuzu, sığır başı satan kimse
basıklaşma
  • Basıklaşmak işi
bodur tavuk her gün (veya dem) piliç
  • `kısa boylular olduklarından daha genç görünürler` anlamında kullanılan bir söz
bucaksız
  • Bucağı olmayan
buz sisi
  • Buzlu duman
benzerlik
  • Benzer olma durumu
  • İki üçgende köşelerinin eşlenmesine göre karşılıklı açıların eş ve karşılıklı kenarların orantısından doğan durum
batakçılık
  • Batakçı olma durumu
büryancı
  • Büryan yapan veya satan kimse
böceklenebilme
  • Böceklenebilmek işi
boylamasına
  • Boyu doğrultusunda
başdoktorluk
  • Başhekimlik
böcekçil
  • Böcek yiyen, böcekle beslenen (hayvan veya bitki)
boklama
  • Boklamak işi
babaköş
  • Ayaksız olduğu için yılan sanılan, solucanla beslenen bir tür kertenkele (Anguis fragilis)
bal dudak
  • Bal dudaklı
bozulaşmak
  • Develer bir arada bağırmak
birleşiklik
  • Birleşik olma durumu
bindirme
  • Bindirmek işi
  • Birbiri üzerine gelerek eklenen levha, kiremit, ahşap parçalarının durumu
  • Çıkarma harekâtına katılacak birliklerin, çıkarma yerine gitmek için kendilerine ayrılan deniz araçlarına binmeleri
berber koltuğu
  • Berber dükkânında bulunan, hareketli, oynar başlıklı özel koltuk
buzuki
  • Bağlamaya benzer, bozuk düzen çalınan bir Yunan çalgısı
bilginleşme
  • Bilginleşmek durumu
bekletebilmek
  • Bekletme ihtimali veya imkânı bulunmak
bağrışabilme
  • Bağrışabilmek işi
birebir gelmek
  • etkisini hemen ve kesin olarak göstermek
büyüsüz
  • Büyüsü olmayan, sihirsiz
bozuvermek
  • Çabucak bozmak
bateristlik
  • Baterist olma durumu
bağışlayıvermek
  • Çabucak bağışlamak
boyatabilmek
  • Boyatma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Boyatmaya gücü yetmek
bitirme fiili
  • Bir fiile -miş sıfat-fiil ekiyle olmak yardımcı fiili getirilerek oluşturulan ve fiilin, yardımcı fiilin işaret ettiği zamandan önce olup bittiğini anlatan birleşik fiil
bedavadan ucuz
  • Çok ucuz
borçlandırış
  • Borçlandırma işi
Batılılaştırmak
  • Batılılaşmasını sağlamak, Garplılaştırmak
bâtın
  • İç
  • Gizli, görünmeyen
bayramda borç ödeyene ramazan ağır gelir
  • `vadesi yaklaşan bir borcu ödemek zorunda olan kimseye günler çok çabuk geçer` anlamında kullanılan bir söz
başpiskoposluk
  • Başpiskopos olma durumu
  • Başpiskoposun yaptığı iş
  • Başpiskoposun makamı
borçlanabilmek
  • Borçlanma ihtimali veya imkânı bulunmak
banko sayı
  • Şans oyunlarında kazanacağı tahmin edilen sayı
bunma
  • Bunmak durumu
bezilmek
  • Bezme işine konu olmak, bezme durumuna gelinmek
bozuşturmak
  • Bozuşma işini yaptırmak
bir tuhaflık
  • Bir tuhaf olma durumu
beyazlatma
  • Beyazlatmak işi, ağartma
  • Kâğıtçılıkta parlaklığın iyileştirilmesi için hamur bileşenlerinin renginin az veya çok oranda değiştirilmesi, giderilmesi
Bingöl
  • Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
bütünleyebilme
  • Bütünleyebilmek işi
bunlu
  • Sıkıntılı
bilek güreşi
  • İki kişinin, dirseklerini bir yere dayayarak birbirlerinin bileğini bükmeye çalışması
bahçıvanlık
  • Bahçıvanın yaptığı iş
büyütülmek
  • Büyütme işi yapılmak
bölüştürebilmek
  • Bölüştürme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bölüştürmeye gücü yetmek
bollanma
  • Bol duruma gelme
biçimlendirmek
  • Bir şeye belirli bir biçim vermek, şekillendirmek
  • Yazı ve simgeleri bilgisayara elverişli duruma getirmek, formatlamak
  • Bilgisayarda disket vb.ni kullanılabilir duruma getirmek veya disket vb.ni zararlı ögelerden temizlemek, formatlamak
başlangıç tutmak (veya almak)
  • bir işi, bir dönemin, başladığı nokta veya tarih olarak kabul etmek, belirtmek
boca alabanda
  • Boca etme komutu
burgulama
  • Burgulamak işi
beyazlaştırma
  • Beyazlaştırmak işi
bilgisizleşmek
  • Bilgisiz bir duruma gelmek
bağıtçı
  • Bir işi karşılıklı olarak kararlaştırıp üstlerine alan taraflardan her biri, sözleşme yapan, âkit
belenme
  • Belenmek işi
bağrıştırmak
  • Bağırmasına yol açmak, hep birden bağırtmak
bitkicil
  • Otobur
bindiriş
  • Bindirme işi
beslenme odası
  • Anaokulu, ilköğretim okulu vb. eğitim kurumlarında yemek yenilen yer
birdenbire
  • Ansızın
bağlamsal
  • Bağlam ile ilgili
bölütlenme
  • Döllenmiş yumurtanın blastulayı oluşturuncaya dek art arda bölünmesi
bozuverme
  • Bozuvermek işi
bir kere
  • Aslında
  • Bir defa olarak
barbaşı
  • Bar oyunlarında sıranın sağ başında yer alan ve oyunun düzenini sağlayan kimse
belli başlı
  • Belirli, muayyen
  • Önemli
başlahana
  • Yaprakları sıkı, yuvarlak başlı lahana (Brassica oleracea)
bürüm bürüm
  • Katlanarak
burcumak
  • Güzel koku yaymak
bağımlı akım kaynağı
  • Devrenin başka bir yerindeki akım veya gerilimle denetlenen akım kaynağı
bağlanak
  • Bağlantı
beygirci
  • Beygir besleyen veya kiraya veren kimse
Bügdüz
  • Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
bulaşabilme
  • Bulaşabilmek işi
birkaç
  • Çok olmayan, az sayıda, az
bacakkıran
  • Nemli bölgelerde yetişen yeşilimsi sarı çiçekli bir bitki (Narthecium)
bölüştürülme
  • Bölüştürülmek işi
babayiğit
  • Yürekli kimse
  • Bir girişimde kendine güvenebilecek durumda olan kimse
  • Güçlü kuvvetli (kimse)
buharlı ısıtma
  • Buhardan yararlanılarak yapılan ısıtma
basmayazı
  • Türkiye Büyük Millet Meclisinde gerekçeye veya öneriye dayanak olmak üzere kitapçık olarak önceden basılmış olan belgeler
belli etmek
  • açıklamak, iyice görünür ve anlaşılır bir duruma getirmek
  • sezdirmek, hissettirmek
baldırpatlatan
  • Güreşte hasmın bir ayağını tutarak diz kapağına kadar büküp üzerine yüklenme oyunu
bilgelik
  • Bilge olma durumu ve niteliği
  • Bilgi, hikmet
  • İlk Çağ felsefesinde kendini tanımanın bilgisi, vukuf
bestekâr
  • Besteci
bilişim ağı
  • Teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişim sistemi
bileşik önerme
  • En az iki önermeden oluşan yeni önerme
başlatmak
  • Başlamasına yol açmak
  • Birinin kötü konuşmasına yol açmak
beslengi
  • Hizmetçi, evlatlık, besleme
bayılayazma
  • Bayılayazmak işi
Biga
  • Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri
bilinçsiz
  • Bilinci olmayan, şuursuz
  • Kendi etkinliğini eleştirmeli bir biçimde sezmeyen, şuursuz
bukanak
  • Ayak
buzlu cam
  • Saydamlığı giderilmiş cam
  • Televizyon ekranı
beğendirtmek
  • Beğendirme işini yaptırmak
büyüklük göstermek
  • gönül ululuğu göstermek
budatmak
  • Budama işini yaptırmak
beyazlaştırmak
  • Beyazlaşmasına yol açmak
bencilleşebilme
  • Bencilleşebilmek işi
balıkhane
  • Balıkların toptan satışa çıkarıldığı, soğuk hava deposu olan yer
battaniyesiz
  • Battaniyesi olmayan
biletiş
  • Biletme işi
bozabilmek
  • Bozma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bozmaya gücü yetmek
belirtke tablosu
  • Bir konu hakkındaki açıklayıcı bilgilerin bulunduğu tablo
büyük terim
  • Kapsamı daha geniş olan son uç önermesinin yüklemi görevini taşıyan terim
beyazlık
  • Beyaz olma durumu
  • Ağartı
Begdili
  • Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
buldurabilmek
  • Buldurma ihtimali veya imkânı bulunmak
Bulgurlu
  • `Bu kadar süslenmeye gerek yok`anlamındaki Bulgurlu'ya gelin mi gidecek deyiminde geçen bir söz
bugünlük yarınlık
  • Çok kısa bir sürede yapılan veya yapılabilecek olan
  • Kısa bir süre içinde
başbakan
  • Hükûmetin ve Bakanlar Kurulunun başı, kabinenin başı, başvekil
boyasızlık
  • Boyasız olma durumu
belleyiverme
  • Belleyivermek işi
bozuşuvermek
  • Çabucak veya ansızın bozuşmak
bıldır
  • Geçen yıl, bir yıl önce
buğdaysı
  • Buğdayı andıran, buğdaya benzeyen, buğday gibi, buğdayımsı
bilim dışılık
  • Bilim dışı olma durumu
bağlantılılık
  • Bağlantılı olma durumu, irtibatlılık
başlatabilme
  • Başlatabilmek işi
bilhassa
  • Özellikle
bire bir
  • Aynı, tıpkı
  • Ölçü, miktar vb. özellikleri eşit olarak
  • Yüz yüze, karşılıklı olarak
bizatihi
  • Kendiliğinden
bağdaşıklaşmak
  • Aynı özelliği göstermek, homojen duruma gelmek
balyalayabilme
  • Balyalayabilmek işi
bendeniz
  • alçak gönüllülük göstererek ben yerine ve `köleniz'` anlamında kullanılan bir söz
başlanılma
  • Başlanılmak işi
bilimsel deneycilik
  • Her bilginin deneyle veya gözlemle doğrulanabileceğini, sınanabileceğini savunan felsefe akımı
bilmezleme
  • Bilmezlemek işi, teçhil
bu gidişle
  • Bu biçimde, bu tarzda
balıklava
  • Deniz, göl ve ırmaklarda balık yatağı olan yer
babalık etmek
  • baba gibi davranmak
  • iyilik etmek, büyüklük etmek
bozgun
  • Bir toplulukta karşılıklı güvenin bozulması ile beliren karışıklık
  • Yenilgi
  • Bozulmuş, dağılmış
  • Morali bozulmuş, çökmüş, yılgın
bestelenebilme
  • Bestelenebilmek işi
borçlu
  • Borcu olan, borç almış olan, verecekli, medyun, alacaklı karşıtı
  • Borcu kalmış olarak
  • Manevi bir yükümlülük altında bulunan
  • Bir şeyi birinin yardımıyla elde etmiş olan
bulaşık adam
  • Yolsuz, uygunsuz işler yapan, sataşma alışkanlığı olan kimse
beletme
  • Beletmek işi
beşinci
  • Beş sayısının sıra sıfatı, sırada dördüncüden sonra gelen
bağışıklık
  • Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu
bulanmak
  • Bulama işine konu olmak, her yanı bir şeyle kaplanmak
  • Duruluğunu yitirmek
  • Parlaklığını ve açıklığını yitirmek
  • Mide bulantısı olmak
  • Karışmak
biletilmek
  • Biletme işine konu olmak
bellek yitimi
  • Büyük sarsıntı, humma yüzünden belleğin bozulması veya kaybolması biçiminde beliren ruh hastalığı, bellek kaybı, hafıza kaybı, hafıza yitimi, amnezi
  • Belleğin kısa bir süre durup işlememesi, bellek kaybı, hafıza kaybı, hafıza yitimi, amnezi
birader
  • Erkek kardeş
  • Masonların birbirlerine verdikleri ad
  • `Ey dost, arkadaş` anlamında kullanılan bir seslenme sözü
başnokta
  • Başlangıç noktası
bütünleşme
  • Bütünleşmek işi, entegrasyon
bunaltmak
  • Bunalmasına yol açmak
bileşme
  • Bileşmek işi, terekküp
büyüsüzlük
  • Büyüsüz olma durumu, sihirsizlik
bezdiri
  • İş yerlerinde, okullarda vb. topluluklar içinde belirli bir kişiyi hedef alıp, çalışmalarını sistemli bir biçimde engelleyip huzursuz olmasına yol açarak yıldırma, dışlama, gözden düşürme
bocalatış
  • Bocalatma işi
bağımsızlık
  • Bağımsız olma durumu, istiklal
boran
  • Rüzgâr, şimşek ve gök gürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava olayı
beşikörtüsü
  • İki yana akıntısı olan çatı, eşeksırtı
bakımlı erkek
  • Görünüşe, giyimine kuşamına özen gösteren erkek, metroseksüel
behresiz
  • Payı, nasibi, hissesi olmayan, bibehre
borat
  • Bor asidi ile bir oksidin birleşmesinden oluşan tuz
bahsolunmak
  • Söz edilmek
bazlaşma
  • Bir maddenin baz durumuna gelmesi
borak
  • Bor (I)
biletme
  • Biletmek işi
baklaçiçeği
  • Bakla çiçeği rengi
  • Bu renkte olan
beslenme
  • Vücut için gerekli besin maddelerini alma
baruthane
  • Barut yapılan veya saklanan yer
bahtsızlık
  • Bahtsız olma durumu, mutsuzluk
büründürme
  • Büründürmek işi
belirsizlik
  • Belirsiz olma durumu, belgisizlik, müphemiyet, vuzuhsuzluk
boşlama
  • Boşlamak işi, ihmal
bedesten
  • Kumaş, mücevher vb. değerli eşyaların alınıp satıldığı kapalı çarşı
başı dimdik
  • Onurlu, gururlu (kimse)
Bileciklilik
  • Bilecikli olma durumu
bakla içi
  • Baklanın içindeki tane
belgisizlik
  • Belirsizlik
besleyici
  • Besleyen, beslemeye yarayan, besin değeri yüksek, mugaddi
böcekçilik
  • Böcekçinin yaptığı iş
bayram tebriği
  • Bayramı kutlamak için yazılıp gönderilen kart
  • Bayram ziyareti
büzülebilme
  • Büzülebilmek işi
bantlama
  • Bantlamak işi
başrahiplik
  • Başrahip olma durumu, başkeşişlik
  • Başrahibin yaptığı iş, başkeşişlik
  • Başrahibin makamı, başkeşişlik
beneklenivermek
  • Çabucak beneklenmek
baklavalık
  • Baklava yapımında kullanılan veya baklava yapmaya elverişli olan
bağıllık
  • Görece olma durumu, izafiyet, rölativite
bitki bitleri
  • Bitkiler üzerinde yaşayan, kırmız böceği, ağaç biti, çiçek, fidan vb. gibi böceklerin ortak adı
bunayıverme
  • Bunayıvermek işi
Bulancak
  • Giresun iline bağlı ilçelerden biri
bayatsıma
  • Bayatsıma durumu
bayram alayı
  • Bayram günlerinde padişahların camiye gidiş ve geliş sırasında yapılan tören
bir diğeri
  • Başkası
bahçelik
  • Bağları, bahçeleri olan yer
  • Bahçe özelliği taşıyan
bütünleşik
  • Birbiriyle bağlantılı duruma getiren, tümleşik
bağışık
  • Herhangi bir ödevin veya yükümlülüğün dışında kalan, muaf
  • Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla direnç kazanmış olan
bireyselleştirme
  • Bireysel duruma getirme
  • Ancak ortaklaşa ve genel olarak var olan şeyi bireylere uygulama ve yayma
  • İnsanların doğal, toplumsal ve tarihsel gelişmesinden kendine özgü olan şeylerin, özelliklerin, bireysel olanın çekilip çıkarılması
bilgisizleşme
  • Bilgisizleşmek işi
Başakşehir
  • İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
biçtirebilme
  • Biçtirebilmek işi
belletilebilmek
  • Belletilme ihtimali veya imkânı bulunmak
Bolivyalı
  • Bolivya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
bütünleştirme
  • Bütünleştirmek işi
buz dağı
  • Kutup bölgelerinde buzullardan koparak akıntılarla yer değiştiren büyük buz parçası, aysberg
burukça
  • Tadı biraz buruk olan
biletli
  • Bileti olan
  • Bilet kullanılan
besbelli
  • Açık bir biçimde
  • Anlaşıldığına göre, anlaşılıyor ki
bitişik taç yapraklılar
  • Taç yaprakları birbirleriyle yandan bitişik olan bitkiler
bellettirmek
  • Belletme işini yaptırmak
bayatlatma
  • Bayatlatmak işi
bilahare
  • Sonra, sonradan, daha sonra, sonraları
banket
  • Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol
  • Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılan dar basamak
bir karar
  • Aynı durumunu koruyarak, belli durumunu değiştirmeden
banker
  • Banka sahibi
  • Para, altın vb. taşınır değerlerin ticaretiyle uğraşan kimse
  • Çok zengin kimse
bileşim
  • Bileşme işi
  • İki veya daha çok öge bir araya gelerek yeni bir öge oluşturma, terkip
  • Bir maddenin hangi kimyasal türlerden oluştuğunu belirleyen verilerin tamamı
  • Bileşme sonucu oluşan cisim
buhurumeryem
  • Tavşankulağı
bileşik
  • Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep
  • Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde)
  • Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası
bidayet
  • Başlama, başlangıç
böbrek üstü bezi
  • Böbreklerin üstünde bulunan, hormon niteliğinde salgısı olan bez
başlanmak
  • Başlama işine konu olmak
  • Baş oluşmak
binlerce
  • Pek çok, çok sayıda
bunaklaşabilmek
  • Bunaklaşma ihtimali bulunmak
bükümlü
  • Bükülmüş olan, bükümü olan
bileşke
  • Bir araya gelme, toplaşma, birleşme
  • Bir cisme uygulanan birkaç kuvvetin toplam etkisine eşit olan tek kuvvet, muhassala
bitkici
  • Bitki yetiştiren kimse
biçemlemek
  • Üslup kazandırmak
borda etmek
  • yandan yanaşmak
bireyleştirmek
  • Bireye özgü kılmak, başkalarından ayırmak
belirtken
  • Bir özlü sözle birlikte kullanılan işaret
bombalayıvermek
  • Çabucak veya ansızın bombalamak
boş kafalı
  • Akılsız, bilgisiz
benimseyiş
  • Benimseme işi
balıklama
  • Suya dalmada, atlamada balık gibi gergin, düz ve baş aşağı bir biçimde
  • Bir işe, bir duruma, bir harekete sonucunun ne olacağını düşünmeden (girişmek)
balaban
  • İri, büyük
  • Nazik
  • Şişman, gürbüz (kimse, çocuk)
  • Atmaca, doğan vb. yırtıcı bir kuş
bordo
  • Mora çalan kırmızı renk, şarap tortusu rengi
  • Bu renkte olan
boşvermişlik
  • Boşvermiş olma durumu
büyülülük
  • Büyülü olma durumu, sihirlilik
bezdirici
  • Bezdiri işini yapan kimse
bağışıklık bilimi
  • Bağışıklık olaylarının ortaya çıkma şartlarını, gelişimini, alınabilecek önlemleri ve yapılabilecek tedaviyi inceleyen tıp dalı, immünoloji
bilardocu
  • Bilardo oynayan veya oynatan kimse
battı balık yan gider
  • `işler kötü gittiğine göre artık istenildiği gibi davranılabilir` anlamında kullanılan bir söz
barbata
  • Kalelerde mazgal ve mazgal siperlerinin oluşturduğu girintili çıkıntılı dış duvarların üst bölümü, kale korkuluğu
bürümek
  • Sarmak, kaplamak, örtmek, basmak, istila etmek
  • Çok, güçlü etkilemek
barograf
  • Bir hava taşıtının uçarken izlediği yolun yüksekliklerini çizgi hâlinde göstermeye veya işaretlemeye yarayan alet
  • Basınçyazar
beklemek
  • Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak
  • Süre tanımak, acele etmemek
  • Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek
  • Ummak
  • Karşılaşma ihtimali bulunmak
  • Aramak, istemek
  • Oyalanmak
basaklı
  • Merdiveni olan
benzeştirme
  • Benzeştirmek işi
baharatlı
  • İçinde karabiber, karanfil, tarçın vb. maddeler bulunan, baharlı
bir başına
  • Tek başına
  • Başkasının yardımı olmaksızın
binbir
  • Pek çok, çok sayıda
borç çorbası
  • Pancar, lahana, et üzerine krema konularak yapılan bir sebze çorbası türü
bohçalanmak
  • Bohçaya konulmak
belirleme
  • Belirlemek işi, tayin, tespit, teşhis
böğürüvermek
  • Çabucak veya ansızın böğürmek
başspikerlik
  • Başspikerin yaptığı iş
basın yasağı
  • Basın yayın organlarının bir konu hakkında yayın yapmasını kısıtlayıp engelleme
belirsiz geçmiş
  • Fiilin belirttiği kavramın, içinde bulunulan zamandan önce olup bittiğini başkasından duyarak veya belirsiz olarak bildiren, -miş ekiyle kurulan kip, -miş'li geçmiş, naklî mazi: ağla-mış, gel-miş gibi
barmenlik
  • Barmenin yaptığı iş
bazasız
  • Bazası olmayan
burun boşlukları
  • Burun deliklerinden yukarı doğru açılan, mukozayla kaplı boşluklar
biyopsi yapmak
  • parça almak
bakla kadar
  • çok iri (böcek)
boksit
  • Korindon
baştanımazlık
  • Baştanımaz olma durumu
Bektaşilik
  • Bektaşi tarikatı
  • Bu tarikata mensup olma durumu
başdenetmen
  • En üst düzeydeki denetmen, başmüfettiş
borik
  • Bordan türeyen asit ve anhidrit
benzeşiklik
  • Benzeşik olma durumu
borçlandırılmak
  • Borçlanmasına yol açılmak
beterleşmek
  • Beter duruma gelmek
bileşen
  • Bir bileşke oluşturan kuvvetlerin her biri
borsa değeri
  • Borsada arz ve talebe göre oluşan fiyat
basitçe
  • Basit olarak, kolay tarafından
benzinlemek
  • Benzin dökerek yakmak
  • Bir nesneyi benzine bulamak
bahtı kara
  • Mutsuz, talihsiz (kimse)
bağlı
  • Bir bağ ile tutturulmuş olan
  • Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste
  • Sınırlanmış, sınırlı
  • Kapatılmış olan, kapalı
  • Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan
  • Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun
bıçaklatma
  • Bıçaklatmak işi
beş para almamak
  • hiç para almamak
bir kerelik
  • Bir kereye özgü olarak, bir defacık, bir defalık, bir kerecik
bitirtme
  • Bitirtmek işi
boşandırma
  • Boşandırmak işi
bırakabilmek
  • Bırakma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bırakma gücü bulunmak
baskınlık
  • Baskın olma durumu, başatlık, hâkimlik, dominantlık
bağlantı ünsüzü
  • Bağlayıcı ünsüz
beğenilir
  • Beğenme duygusu veren, beğenilen
başmisafir
  • En değerli konuk
biçerdöver
  • Ekin biçen, döven, taneleri ayıran, samanı deste veya balya durumuna getiren makine
beslenen
  • Sönümsüz
birincil grup
  • İçten, samimi, yüz yüze ilişkilere dayanan iki veya daha çok insandan meydana gelen topluluk
blastula
  • Yumurta hücresi oğulcuk olurken morulanın gelişerek içi boş yuvarlak biçime girmesi durumu, morula
bıçaklanış
  • Bıçaklanma işi
büyüyüverme
  • Büyüyüvermek işi
betelenmek
  • Karşı gelmek, dikleşmek, kafa tutmak
başöğretmen
  • İlkokullarda yönetimden sorumlu olan öğretmen, müdür, başmuallim
bevliyecilik
  • Üroloğun yaptığı iş
bıkıverme
  • Bıkıvermek işi
bilenmek
  • Bileme işine konu olmak, keskin duruma getirilmek
  • Bir işe yoğun bir biçimde hazırlanmak, konsantre olmak
  • Hırslanmak, aşırı derecede istemek
bağdaşım
  • Tutarlık, tutarlılık, insicam
buluşma yeri
  • Buluşulacak yer
başmurakıp
  • Başdenetçi
bağdaşık
  • Birbirlerine benzer karakterlere veya yapıya sahip parça veya birimlerden oluşan (bütün veya topluluk), mütecanis, homojen
Beykoz
  • İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
beygircilik
  • Beygircinin yaptığı iş
başlık atmak (veya koymak)
  • bir yazıya başlık olarak ad bulmak
baypas ameliyatı
  • Köprüleme ameliyatı
baysal
  • Huzur ve refah içinde olan
basitlik
  • Basit olma durumu
bağ doku
  • Hücre sayısı az, hücre arası maddesi çok ve genellikle diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan doku
beş parasızlık
  • Beş parasız olma durumu
bölmek
  • Bir bütünü iki veya daha çok parçaya ayırmak, taksim etmek
  • Birliğin bozulmasına yol açmak, parçalamak
  • Bir niceliği iki veya daha çok eşit parçaya ayırmak
buluşturuvermek
  • Çabucak buluşturmak
bildirebilme
  • Bildirebilmek işi
baba hindi
  • İri ve iyi beslenmiş erkek hindi
balya
  • Çember ve demir tellerle bağlanmış ticaret eşyası
  • Denk
balık otu
  • Cava ve Malabar'da yetişen, zehirli meyvesiyle balıkları sersemleterek avlamaya yarayan bir bitki (Anamirta)
bağlantı gücü
  • Elektrik projesinde belirtilen kurulu güç ve kullanma faktörü göz önüne alınarak hesaplanan güç miktarı
bakteriyolog
  • Bakteriyoloji alanında çalışan kimse
belletilme
  • Belletilmek işi
beşleme
  • Beşlemek işi
  • Tahmis
beğenilme
  • Beğenilmek işi veya durumu, popülarite
berraklaştırma
  • Berraklaştırmak işi
bloksuz
  • Bağlantısız
borçlandırabilme
  • Borçlandırabilmek işi
bağıtlayabilme
  • Bağıtlayabilmek işi
belgin
  • Tam ve kesin olarak belirlenmiş olan, sarih
boşaltılma
  • Boşaltılmak işi
büyükşehir
  • Merkezî idarenin vali yönetimindeki şehirlerinden nüfus ve ticaret bakımından belli bir büyüklükte olanı, megakent, megapol
belgeç
  • Belgegeçer
Bayburtlu
  • Bayburt ilinden olan kimse
bıraktırtma
  • Bıraktırtmak işi
bilirkişilik
  • Bilirkişinin yaptığı iş
belgit
  • Senet
  • Bir önermeyi tanıtlamak için gösterilen ve daha önce doğru diye kabul edilen başka önerme, hüccet, burhan
bezeniş
  • Bezenme işi
baskılanma
  • Baskılanmak işi
bileşimli
  • Doğadaki örneklerine benzetilerek insan eliyle yapılmış veya üretilmiş, yapma, sentetik
bu cümleden
  • Bunlar arasında, bunlar gibi
batçık
  • Alt geçit
boğazlatmak
  • Boğazlama işini yaptırmak
buluşturmak
  • Bir araya gelmelerini sağlamak, bir araya getirmek
bağrışa çağrışa
  • Büyük gürültü ederek, bağırıp çağırarak
borsa
  • Bazı tüccarların ve özellikle sarraflarla değerli kâğıt ve tahvil alışverişiyle uğraşanların alım satım ve değişim amacıyla devlet denetimi altında iş yaptıkları yer
balyalatmak
  • Balyalama işini yaptırmak
burjuva
  • Şehirde yaşayıp özel imtiyazlardan yararlanan
  • Orta sınıftan olan, kent soylu
bölümlendirmek
  • Bir şeyi bölümlere ayırmak, sınıflandırmak
blok inşaat
  • Birbirine bitişik yapılan yapılar
bastırabilmek
  • Bastırma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bastırma becerisi bulunmak
bekleyedurmak
  • Beklemesini sürdürmek
baş başa olmak
  • birlikte bulunmak, beraber yaşamak
birbirini yemek
  • iki veya daha çok kimse birbiriyle uğraşmak, birbirine kötülük etmek
bozulabilmek
  • Bozulma ihtimali veya imkânı bulunmak
biyometeorolojik
  • Biyometeoroloji ile ilgili
boynuzluteke
  • Kın kanatlılardan, kurtçuğu meşe ağaçlarında yaşayan bir böcek (Carambyx)
boğazlı
  • Boğazı olan
  • Çok yemek yiyen, yemek isteği çok olan, iştahlı
betisiz sanat
  • Beti kullanmayan, nonfigüratif sanat
belgeletmek
  • Belgeleme işini yaptırmak
balık yumurtası
  • Balıkların genellikle sığ yerlere bıraktıkları, üremelerini sağlayan yumurta
  • Havyar
betimleyebilmek
  • Betimleme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Betimleme becerisi bulunmak
buldozer
  • Önündeki geniş bıçakla toprağı sıyırıp kaldıran, tekerlekli veya paletli bir yol makinesi
boy aynası
  • İnsanı bütünüyle gösteren büyük ayna
bulunuverme
  • Bulunuvermek işi
buyuru
  • Buyruk
berraklaştırabilmek
  • Berraklaştırma ihtimali veya imkânı bulunmak
büyük hanım
  • Aile içinde saygın yeri olan ve sözü geçen yaşlı kadın
brifing almak
  • bilgilenmek
bileşiklik
  • Bileşik olma durumu
başyazı
  • Gazete ve dergilerde ilk sütuna veya birinci sayfaya konulan önemli yazı, başmakale
buğulaştırma
  • Buğulaştırmak işi
benzetilmek
  • Benzetme işine konu olmak
bediiyat
  • Estetik bilimi, güzel sanatlar
beşik
  • Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola
  • Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü
  • Bir şeyin doğup geliştiği yer
  • Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma
bütçe dengesi
  • Gelirin gidere eşit olma durumu
  • Devletin bütün gelir toplamının gider toplamına eşit olma durumu
boyanabilme
  • Boyanabilmek işi
belediye teşkilatı
  • Nüfusu iki binden fazla olan yerleşim yerlerinde hükûmet kararıyla kurulan, belediye başkanı, belediye meclisi, belediye encümeni ve belediye görevlilerinden oluşan kuruluş
badanalatma
  • Badanalatmak işi
ballanmak
  • Bal bulaşmak, bal sürülmek
  • Tatlılaşmak, tatlanmak, olgunlaşmak
biriktirmek
  • Toplayıp yığmak
  • Bir şeyi ölçülü kullanarak artırmak, tasarruf etmek
  • Öğrenme, yarar sağlama vb. sebeplerle bazı nesneleri bir araya getirmek, koleksiyon yapmak
Bayramiç
  • Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri
bostan bekçisi
  • Bostanı koruyan ve kollayan kimse
bezenme
  • Bezenmek işi
bitişimli
  • Bitişken
beğeniliş
  • Beğenilme işi veya durumu
bey
  • Satma, satış
  • Erkek özel adları yerine kullanılan bir söz
  • Eş, koca
  • As (II)
  • Erkek sıfatlarının hemen arkasına eklenir
  • Aşığın çukur yüzünün arkasındaki yumru bölge
  • Küçük bir toplumun veya küçük bir devletin başkanı
  • Komutan
  • Zengin, ileri gelen kimse, bay (I)
babacan
  • Olgun, hoşgörülü, iyi kalpli, güvenilir (erkek)
badire
  • Birdenbire ortaya çıkan tehlikeli durum
bağış
  • Bağışlanan şey, yardım, hibe, teberru
bakabilme
  • Bakabilmek işi
bomba
  • Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren
  • Büyük fıçı veya varil
biçare
  • Çaresiz
bombalayabilmek
  • Bombalama ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bombalamaya gücü yetmek
bili bili
  • Tavuk vb. kümes hayvanlarını çağırırken çıkarılan ses
beslenilme
  • Beslenilmek işi
bordomsu
  • Rengi bordoyu andıran, bordoya benzeyen, bordomtırak
baraj mesafesi
  • Serbest atış sırasında, atış noktasından baraja kadar belirlenen nizami ara açıklığı
batıverme
  • Batıvermek işi
burdurabilme
  • Burdurabilmek işi
barokçu
  • Barokçuluk yanlısı olan kimse
bolarmak
  • Bol duruma gelmek
bayraklı
  • Bayrağı olan, üzerine bayrak çekilmiş bulunan (yer)
bakla kırı
  • Beyazı çoğalmış, beyazlamaya yüz tutmuş (saç vb.)
  • Koyu ve iri lekeli (at donu)
basma kalıbı
  • Kitap, kumaş vb.nin baskısı için hazırlanan kalıp
Bismil
  • Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri
beygirli
  • Beygiri olan
buzculuk
  • Buzcunun yaptığı iş
bit yeniği
  • Bitin ağaç, bitki vb.nin üzerinde oluşturduğu delik veya iz
buluculuk
  • Bulucu olma durumu
buyur etmek
  • buyurun diyerek konuğu saygı ile içeri almak
  • sofraya çağırmak
bağnazlaştırılmak
  • Bağnazlaşması sağlanmak
beyhudeleşmek
  • Gereksizleşmek, anlamsızlaşmak
barışseverlik
  • Barışsever olma durumu, barışçılık, barışçıllık, sulhçuluk, sulhseverlik, sulhperverlik
birleşilebilme
  • Birleşilebilmek işi
başucu
  • Yeryüzünde bir noktada çekülün gösterdiği doğrultunun gökyüzüne doğru olan yönü
boykotçuluk
  • Boykotçu olma durumu
büküklük
  • Bükük olma durumu
bigudi
  • Kadınların saçlarını kıvırmak için kullandıkları, metal, sünger veya plastikten, boru biçiminde küçük araç, sarmaç
boruk
  • Dağlarda yetişen, kokulu, süpürge ve yakacak olarak kullanılan bir tür ot
boğaz kavgası
  • Geçim için yapılan didinme
bavulsuz
  • Bavulu olmayan
ballı börek olmak
  • çok iyi anlaşmak
bacasızlık
  • Bacasız olma durumu
bireyleşebilmek
  • Bireyleşme ihtimali veya imkânı bulunmak
biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar
  • `herkesin yararlanabileceği şeyden bazıları yararlanır da başkalarına yararlanma fırsatı vermezlerse büyük kavga çıkar` anlamında kullanılan bir söz
burcuma
  • Burcumak işi
bütünleştirilme
  • Bütünleştirilmek işi
boru çiçeğigiller
  • Çan çiçeğigiller
büken
  • Oynak kemikleri arasındaki açıları daraltan kasların genel adı, açan karşıtı
bilgilendirilebilme
  • Bilgilendirilebilmek işi
boy beyi
  • Boyun en saygın ve lider kimliğine sahip kişisi
bozunmak
  • Birleşik bir madde, daha yalın bileşiklere veya bileşenlere tek yönlü olarak ayrılmak
  • Işın etkin bir çekirdek, ışınım salarak değişikliğe uğramak
bağdalamak
  • Düşürmek için ayağını birinin ayaklarına takmak, çelme atmak
  • Güreşte rakibe ayak sarması takmak
bıngıldak
  • Kafatasının kemikleşmeden önce kemiklerin birleşme yerlerinde bulunan kıkırdak bölümü
bakışmak
  • İki veya daha çok kimse birbirine bakmak
  • Kaçamak ve gizli olarak birbirine bakmak
başucu uzaklığı
  • Gökyüzünde verilen bir nokta veya yıldızın başucu noktasından açısal uzaklığı
bayramüstü
  • Bayrama yakın zamanlarda
bilim kurgucu
  • Bilim kurgusal eserler ortaya koyan kimse
balık pazarı
  • Avlanan balıkların günlük ve taze olarak satışa sunulduğu yer
başlatış
  • Başlatma işi
bobin
  • Makara
  • Fotoğraf filmi rulosu
  • Tampon silindiri veya mihver boru etrafına sarılmış kâğıt veya kartonun sürekli uzunluğu
  • İçinden elektrik akımı geçebilen yalıtılmış tel ile bu telin sarılı bulunduğu silindirden oluşan aygıt
belirlilik
  • Belirli olma durumu, muayyenlik
buluş belgesi
  • Bir buluşun veya o buluşun kullanma hakkının bir kimseye ait olduğunu gösteren belge, patent
bilgileşim
  • Kuruluşlar, şirketler arasında bilgi satma, bilsat
bireysel emeklilik
  • Bireylerin geleceklerini garanti altına almak için bankalar veya çeşitli finans kurumları aracılığıyla yaptıkları tasarruf
baktırma
  • Baktırmak işi
borazancılık
  • Borazancının yaptığı iş
bölmeç
  • Ambalaj içinde bulunan malları birbirinden ayırmaya yarayan koruyucu parça
beynamaz
  • Namaz kılmayan (kimse)
beslenme eğitimcisi
  • Beslenme eğitimi ile uğraşan uzman
bakımcılık
  • Bakımcının yaptığı iş
bildirmek
  • Herhangi bir şeyi haber vermek
  • Herhangi bir konuda bilgi vermek
  • Anlatmak, ifade etmek
Bursalılık
  • Bursalı olma durumu
bariyersiz
  • Bariyeri olmayan
böbürlenebilmek
  • Böbürlenme ihtimali veya imkânı bulunmak
bağımsızlaştırabilmek
  • Bağımsızlaştırma ihtimali veya imkânı bulunmak
bir defacık
  • Bir kerelik
bürokratik
  • Kamu yönetimi ile ilgili
  • Bürokrasiyle ilgili
bağışıklık bilimci
  • Bağışıklık bilimi ile uğraşan, immünolojist
badiye
  • Çöl
blok yapmak
  • voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken önünde iki veya üç kişi elleri ile perde oluşturmak
bağıt
  • Sözleşme
bayrakaltı
  • Askerlik
biber gazı
  • Toplumsal olaylarda kalabalığı dağıtmak, bireysel savunmada saldırganı etkisiz hâle getirmek amacıyla kullanılan kimyasal madde
bilimselleşme
  • Bilimselleşmek işi
başşehir
  • Başkent
bulutlanıvermek
  • Ansızın veya çabucak bulutlanmak
baba yerlilik
  • Yeni evli çiftin, erkeğin ailesinin yanında yaşamasına dayanan evlilik düzeni
boğasamak
  • İnek boğa istemek veya boğaya gelmek
bulunabilmek
  • Bulunma ihtimali veya imkânı bulunmak
basıölçer
  • Buharın veya herhangi bir gazın bulunduğu kabın iç yüzeyine yaptığı basıncı belirleyen alet, manometre
  • Akışkanların basıncını ölçen araç
beynamazlık
  • Beynamaz olma durumu
bakınabilme
  • Bakınabilmek işi
bir boyda
  • Boyları eşit
beş on
  • Az sayıda, biraz
bir evcikli
  • Mısır, ceviz, fındık vb. erkek ve dişi organları ayrı çiçeklerde ancak aynı kök üzerinde bulunan (bitki)
bağıl
  • Görece
  • Kendine özgü bir kımıldanışı olduğu hâlde başka bir cisme uyarak sürüklenen cismin görünürdeki kımıldanışının niteliği
bağım
  • Bir şeyin veya bir kimsenin gücü ve etkisi altında bulunma durumu
boğmak
  • Boğum yeri
  • El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak
  • Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek
  • Renkler uygun düşmemek
  • Silik bir duruma getirmek, bastırmak
  • Tamamıyla kaplamak, sarmak
  • Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak
  • Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak
  • Gelişmesine engel olmak
  • Bunaltmak
Boğazlıyan
  • Yozgat iline bağlı ilçelerden biri
başmüdür
  • En üst düzeydeki müdür
birler
  • Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ilk sayının bulunduğu basamak
benzetilebilme
  • Benzetilebilmek işi
bilim adamı
  • Bilimsel çalışmalarla uğraşan kimse, bilim kadını, bilim insanı, bilgin, âlim
bermuda
  • Dizlere kadar inen dar ve kısa pantolon
balsam
  • Bazı ağaçlardan elde edilen, parfüm ve ilaç yapımında kullanılan reçine
boyacı
  • Boya satan kimse
  • Boyama işini, boyacılığı meslek edinen kimse
  • Boya satılan dükkân
batırtma
  • Batırtmak işi
bakilik
  • Baki olma durumu
bükme
  • Bükmek işi
  • Bükülmüş kaytan veya iplik
  • Vücudun bir bölümünü yanındaki bölüm üzerine kıvırma, germe karşıtı
bir avuç altının olacağına bir avuç toprağın olsun
  • `altın harcanıp gider, toprak ise sürekli ürün veren, para getiren bir maldır` anlamında kullanılan bir söz
bayram havası esmek
  • ortam neşeli, sevinçli bir duruma gelmek
boyalama
  • Boyalamak işi
beğenmezlik
  • Beğenmemezlik
böce
  • Böcü
banma
  • Banmak işi
borsa kâğıdı
  • Borsada kayıtlı, alınıp satılan hisse senedi
badelmilat
  • Milattan sonra
bilinebilme
  • Bilinebilmek işi
bilişme
  • Bilişmek işi
buruşturabilme
  • Buruşturabilmek işi
bağlı kredi
  • Kredi açan ülkeden mal veya hizmet satın alınması şartı ile sağlanan kredi
broşür
  • Kitapçık
buzlanabilme
  • Buzlanabilmek işi
boy abdesti almak
  • İslam dininin gerekli bulduğu durumlarda ve biçimde yıkanıp abdest almak
bürgülü
  • Bürgüsü olan
boşu boşuna
  • Boşuna
bıcı bıcı
  • Çocuk dilinde yıkanma
  • Genellikle benzinliklerde bulunan otomobil yıkama aleti ve yeri
beyhude
  • Yararsız, anlamsız
  • Boşuna
boşlatmak
  • Boşlama işini yaptırmak
bukağılı
  • Ayağında bukağı bulunan
  • Bilekleri beyaz olan (hayvan)
başyapıt
  • Şaheser
banjo
  • Amerika zencilerinin çaldığı gitar biçiminde, madenî gövdesi olan beş veya daha çok telli bir müzik aleti
benimsettirmek
  • Benimsetme işini yaptırmak
bulutlu
  • Bulutlarla kaplanmış, bulutlanmış
  • Karışık, net olmayan (bellek)
  • Bulanık
boşatılabilmek
  • Boşaltılma ihtimali veya imkânı bulunmak
belirsizce
  • Belirsiz bir biçimde
bitişik
  • Yan yana olan
  • Yandaki
  • Yan
  • Yandaki ev, bina vb
boğuverme
  • Boğuvermek işi
bağımsız bölüm
  • Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre, bir binanın ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli ve bağımsız mülkiyete konu olan özel bölümü
bastırma
  • Bastırmak işi
bükünme
  • Bükünmek işi
bıraktırılabilme
  • Bıraktırılabilmek işi
bağdaşıklaştırmak
  • Bağdaşık duruma getirmek, homojenleştirmek
barizleşme
  • Barizleşmek işi
berelenebilmek
  • Berelenme ihtimali veya imkânı bulunmak
boyama
  • Boyamak işi, pentür
  • Renkli yazma veya mendil
  • Rengi boya ile sonradan verilmiş olan
banko geçmek
  • yarışlarda, toto, loto vb. oyunlarda, bir atın veya sayının kesin olarak tutturulacağını tahmin edip işaretlemek
borçlandırmak
  • Borçlanmasına yol açmak, borçlu duruma getirmek
belirlenimci
  • Belirlenimcilik yanlısı olan, gerekirci, determinist
birlik olmak
  • bir işi yapmak için anlaşmak
burunduruk
  • Hayvanları nallarken ısırmaması için dudaklarını kıstırmaya yarayan kıskaç, yavaşa
bohçalanma
  • Bohçalanmak işi
benzersizleşmek
  • Benzersiz bir duruma gelmek
boyana
  • Boyna
becertmek
  • Becerme işini yaptırmak
belirtisiz nesne
  • Yalın durumdaki nesne
bayındırlaşma
  • Bayındırlaşmak durumu
bitişme
  • Bitişmek işi, ittisal
buhar kurutucusu
  • Buhar içerisindeki su damlacıklarını ayıran ve kuru buhar elde edilmesini sağlayan araç
bıktırılabilme
  • Bıktırılabilmek işi
biyosfer
  • Üzerinde hayat olan yeryüzü bölgesi
buhur
  • Dinî törenlerde yakılan kokulu ağaç vb. maddeler
  • Tütsü
bedbinleşmek
  • Kötümserleşmek, kötümser olmak, karamsar olmak
baldırı çıplak
  • Ayaktakımından, işsiz, serseri (kimse)
büktürebilmek
  • Büktürme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Büktürmeye gücü yetmek
birikiş
  • Birikme işi
bebekçe
  • Bebek gibi, bebeğe yakışır bir biçimde
bırakılabilme
  • Bırakılabilmek işi
bezenebilme
  • Bezenebilmek işi
baba soyluluk
  • Soyun, mirasın, sosyal statünün öncelikle veya sadece baba tarafından belirlendiği aile düzeni
bölüşebilme
  • Bölüşebilmek işi
buharlı gemi
  • Buhar gücüyle çalışan gemi
boğum boğum
  • Çok boğumlu
binde bir
  • Nadir, az bulunan
  • Seyrek
bilişim
  • İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, enformatik
büzebilme
  • Büzebilmek işi
bocuk domuzuna dönmek
  • çok semiz ve besili olmak
boyalanmak
  • Boya sürülmek
balkonumsu
  • Balkonsu
biyodizel
  • Kolza, ayçiçeği, soya gibi yağlı tohum bitkilerinden elde edilen yağların veya hayvansal yağların bir katalizör eşliğinde kısa zincirli bir alkol ile reaksiyonu sonucunda açığa çıkan ve yakıt olarak kullanılan bir ürün
Bergama
  • İzmir iline bağlı ilçelerden biri
bohçalatmak
  • Bohçaya koydurmak
belirginleştirmek
  • Belirgin duruma getirmek
brizbiz
  • Pencerelerin çerçevesine, içeriden tutturulan bir tür ince perde
bir daha mı
  • asla
bihaber
  • Habersiz
  • Habersiz bir biçimde
bayıltılmak
  • Bayıltma işi yapılmak
bahçıvan
  • Bir bahçenin düzenlenmesi ve bakımıyla görevli kimse
  • Geçimini bahçe ürünlerini yetiştirip satmakla sağlayan kimse
bulaşıcı hastalık
  • Mikrop, parazit, virüs vb. hastalık etkenleriyle yayılan hastalık
bürokrasi
  • Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yöneticiler topluluğu
  • Devlet kurumlarında kırtasiye işlerini öne sürerek işlemleri zorlaştırma, kırtasiyecilik
bitkisel kazein
  • Küspe ve sıvı yağ artıklarından elde edilen azotlu madde
buğdaysı tane
  • Buğdaysı meyve
betili sanat
  • Doğanın görünen biçimlerini işleyen sanat, figüratif sanat
buruntu
  • Buru, sancı, bağırsak bozukluğu
Babıali
  • Osmanlı Devleti'nde İstanbul'da sadaret (Başbakanlık), dâhiliye ve hariciye nezaretleri (İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları) ile Şûrayıdevlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu yapı
  • İstanbul'da bu çevredeki basın
  • Osmanlı hükûmeti
bombeli
  • Şişkinliği, kabarıklığı olan
bütün bütün
  • Büsbütün, tamamıyla
böcü
  • Kurt
  • Böcek
  • Çocukları korkutmak için söylenen ve hayalet, hortlak vb. hayalî varlık
biyel
  • Makinelerde, bir ucu pistona, öbür ucu volanı çeviren kaldıraca geçirilmiş, pistonun doğrusal hareketini krankta dairesel harekete çeviren, hareketli kol
Bizans oyunu
  • Alavere dalavere
barokçuluk
  • Barok sanat ve edebiyat görüş ve ilkelerini benimseyen akım
bakınmak
  • Çevreye göz gezdirmek, araştırmak
  • Muayene olmak
bir başkası
  • Başkası
becelleşmek
  • Cedelleşmek
bükünlü
  • Türetmede ve çekimde kelime kökleri değişikliğe uğrayan, bükülgen, insirafi
buğulu
  • Üzerinde buğu bulunan, buğulanmış
  • Yaşlı, nemli
  • Süzgün, dalgın bakışlı olan (göz)
  • Dokunaklı, pes (ses)
bulaşkanlık
  • Bulaşkan olma durumu
başgardiyanlık
  • Başgardiyan olma durumu
  • Başgardiyanın yaptığı iş
bir türlü
  • Tekrarlı kullanıldığında işin yapılmasının da yapılmamasının da aynı derecede kötü olduğunu belirten bir söz
  • Hiçbir şekilde, hiçbir yolla
bir koşu
  • Çabucak
  • Koşarak, koşa koşa
beden cezası
  • İnsan vücudu üzerine uygulanan ceza
bitişiş
  • Bitişme işi
baltrap
  • Atıcılıkta hedef vazifesi gören plakaları havaya fırlatan yaylı alet
bando
  • Türlü üflemeli ve vurgulu çalgılardan oluşan ve genellikle geçit törenlerinde kullanılan mızıkacılar topluluğu veya takımı, mızıka
  • Takım, topluluk
büz
  • Künk
beyhude yere
  • Boşuna
biilaç
  • İlaçsız, çaresiz
  • Umutsuz olarak
basitleşme
  • Basitleşmek işi
boyalı
  • Boya sürülmüş, boyanmış veya boyaya batırılmış
  • Yüzünü çok boyamış olan, makyajlı (kadın)
böke
  • Kahraman, güçlü kimse
  • Şampiyon
böğ
  • Eklem bacaklılardan, soluk sarı renkli, zehirli bir tür örümcek
buralı
  • Bu memleketli, bu yerin halkından olan kimse
bezebilme
  • Bezebilmek işi
bücürlük
  • Bücür olma durumu
bayılayazmak
  • Bayılacak gibi olmak
bulutsu
  • Uzayda gaz ve toz bulutu, nebülöz
böcül böcül
  • Gözlerini iki yana oynatarak (bakmak)
besleme basıncı
  • Bir ölçme aletinin besleme girişinde sağlanması gereken basınç
bahariye
  • Divan edebiyatında, bahar tasviri ile başlayan kaside
biçerbağlar
  • Ekini hem biçen hem de bağ durumuna getiren makine
biberiye
  • Ballıbabagillerden, Akdeniz çevresinde çok yetişen, güzel kokulu yapraklarını dökmeyen, çiçekleri soluk mavi renkli, çok yıllık bir bitki (Rosmarinus officinalis)
baş üstü dolabı
  • Uçaklarda, otobüslerde el bagajını koymaya yarayan kapaklı dolap
bük
  • Dönemeç
  • Akarsu kıyılarındaki verimli tarlalar, büklük
  • Ovada veya dere kıyısında çalı ve diken topluluğu
  • Böğürtlen
başaklı
  • Başağı olan (ekin)
  • Arka ucu başak biçimde olan (ok)
bitelge
  • Toprağın bitki yetiştirme gücü
başa baş gelmek (veya kalmak)
  • eşit olmak, denk olmak
  • berabere kalmak
başyönetmenlik
  • Başyönetmen olma durumu, başrejisörlük
  • Başyönetmenin yaptığı iş, başrejisörlük
bürüyüş
  • Bürüme işi
bakım
  • Bakma işi
  • Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek
  • Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi
bütüncü ekonomi
  • Belli bir dönemdeki ekonomik etkinlik düzeyini belirleyen ve ekonomik büyüklükler arasındaki ilişkileri açıklayan ekonomi dalı, makroekonomi
böle
  • Teyze kızı
  • Amca, dayı, hala çocuğu
bileyicilik
  • Bileyicinin yaptığı iş
biyolojik
  • Biyoloji ile ilgili, dirim bilimsel
boynuzlu
  • Boynuzu olan (hayvan)
bağımsızlaşma
  • Bağımsızlaşmak işi
biçimlendirilebilme
  • Biçimlendirilebilmek işi
bakır alaşımı
  • % 1'in üzerinde çözünmüş elementlerin oluşturduğu bakır alaşımlarının genel adı
bükülgenlik
  • Bükülgen olma durumu
başeczacı
  • Sağlık kuruluşlarında eczacılık hizmetlerinin yürütülmesinden sorumlu kişi
bereketsizleşme
  • Bereketsizleşmek işi
boş kâğıdı
  • Ayrılmak isteyen kocanın, karısına gönderdiği boşanma kâğıdı
burun deliği
  • Burnun iki boşluğundan her biri
bağlattırmak
  • Bağlatma işini yaptırmak
bitüm
  • Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı, yer sakızı
  • Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb. kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyu kestane renginde madde
bayraktar
  • Bayrağı taşımakla görevli kimse
bereketlendirmek
  • Bereketlenme işini yaptırmak
büyük çember
  • Bir kürenin merkezinden geçen bir düzlemde ara kesiti olan çember
bilinmeyen
  • Değeri belli olmayan, bilinmedik (nicelik), bilinmez, meçhul
bahçemsi
  • Bahçeyi andıran, bahçeye benzeyen, bahçe gibi
beşparmak otu
  • Gülgillerden, yol kıyılarında ve çayırlarda yetişen, sürgüne karşı kullanılan bir bitki (Potentilla reptans)
biletebilmek
  • Biletme ihtimali veya imkânı bulunmak
balotaj
  • Adaylardan hiçbirinin gerekli oyu sağlayamaması dolayısıyla seçimin sonuçsuz kalması
benimseyiverme
  • Benimseyivermek işi
beyin fırtınası
  • Kişilerin bir araya gelip herhangi bir konuyla ilgili düşüncelerini tartışmaksızın açıklayarak birbirleriyle fikir alışverişinde bulunmaları
banal
  • Herkesçe kullanılan, anlaşılan
  • Bayağı, sıradan
banak
  • Ekmek parçası, lokma
boynuzsu
  • Boynuzu andıran, boynuza benzeyen, boynuz gibi, boynuzumsu
bulaşıcılık
  • Bulaşıcı olma durumu
beyaz dizi
  • Genellikle aşk konularını basit bir biçimde işleyen romanlardan oluşan dizi
basınçlamak
  • Hava taşıtlarında, insan organizması için yeterli basınç düzeyini sağlamak veya ayarlamak
barut rengi
  • Koyu gri renk
  • Bu renkte olan
burgu makarna
  • Burgu biçiminde dökülmüş ve fırınlanmış makarna
başhostes
  • Hosteslerin en deneyimlisi
banyo havlusu
  • Banyo sonrası bütün vücudu kurulamak için kullanılan havlu
büyük aile
  • Büyükbaba, büyükanne ile bunların evli oğullarından, gelinlerinden ve çocuklarından oluşan aile
basmakalıplık
  • Basmakalıp olma durumu
Bozyazı
  • Mersin iline bağlı ilçelerden biri
böceksiz
  • İçinde böcek bulunmayan
boğumlamak
  • Boğum durumuna getirmek
badireli
  • Badiresi olan
belletebilmek
  • Belletme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Belletme becerisi bulunmak
batabilmek
  • Batma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Batma becerisi bulunmak
boysuz
  • Benzerleri arasında boyu kısa olan
batıllık
  • Batıl olma durumu
başmüezzin
  • Birden çok müezzin bulunan camilerde en kıdemli müezzin
badanacılık
  • Badanacının yaptığı iş
bastırak
  • Yol yapımında çakıl, kum, cüruf vb. maddeleri ezmeye ve sıkıştırmaya yarayan alet
bağışlayış
  • Bağışlama işi, affediş
bilinçsizleşmek
  • Bilincini yitirmek, bilinçsiz bir duruma gelmek, şuursuzlaşmak
biçmek
  • Belli bir biçim vererek kesmek
  • Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek
  • Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek
  • Yaylım ateşiyle öldürmek
  • Değer, paha, fiyat belirlemek
  • Tahmin etmek, kestirmek
beytülmal
  • Devletin hazinesi
belediye çavuşu
  • Zabıta işlerinde üst görevli
boğdurmak
  • Boğma işini yaptırmak
bölü
  • Bölme işlemini gösteren `/` veya `:` işaretlerinin okunuşu, taksim
  • Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu
belediye zabıtası
  • Kanunlarla belediyeye verilmiş emir ve yasakları belediye sınırları içerisinde takip etmekle görevli kolluk kuvveti, belediye polisi
belletilebilme
  • Belletilebilmek işi
billahi
  • Vallahi
  • `İnan olsun` anlamında kullanılan bir söz
buruşuvermek
  • Çabucak buruşmak
boynuzlanmak
  • Boynuzu çıkmak
  • Boynuz batırılmak, boynuz yarası almak
biyografi
  • Öz geçmiş
beton gibi
  • çok sağlam, dayanıklı, sert
  • güçlü
burunlu
  • Herhangi bir biçimde burnu olan
  • Çıkıntısı olan
  • Kendini beğenmiş, kibirli
büküntü
  • Bükme sonucu oluşan biçim veya iz
  • Bağırsakta olan ağrı
  • Dönemeç, viraj
biçilebilme
  • Biçilebilmek işi
buzul taş
  • Buzulların taşıyıp biriktirdikleri, üzerleri çok kez parıltılı veya çizikli taşlar, moren
basın dünyası
  • Görsel ve yazılı basın organları ile burada görevlilerin tümü, medya camiası
bütün çıplaklığıyla
  • Hiçbir şey saklamaksızın, olduğu gibi
Balkanolog
  • Balkanoloji uzmanı
bölük pörçük
  • Bütünlüğü sağlanamamış, parça parça
  • Dağınık bir biçimde
beyazımsı
  • Rengi beyazı andıran, beyaza benzeyen, beyaz gibi, beyazımtırak
bilgisayarlaşmak
  • Bilgisayar düzeniyle donatılmak
bir terimli
  • Aralarında yalnız çarpma, bölme, kuvvete yükseltme, kök alma işlemleri yapılacak olan (nicelikleri gösteren terim)
baba yarısı
  • Amca
Budistlik
  • Doğaüstü kişileşmiş bir tanrı düşüncesi yerine, salt varlığı koyarak onun insanda arzu biçiminde belirdiğini, bundan da ızdırabın doğduğunu, ızdıraptan kurtulmak için var olmaktan vazgeçmek gerektiğini ileri süren, Hindistan ve Çin'de yaygın olan, Buddha'nın ileri sürdüğü mistik dünya görüşü ve din, Budizm
bodur pas
  • Arpa yapraklarına yerleşen ve seyrek olarak yurdumuzda da görülen ilkel mantar (Puccinia hordei)
  • Bu mantarın yol açtığı hastalık
budalalaşma
  • Budalalaşmak işi
bozmacı
  • Eski şeyleri alıp bozarak parça parça satan kimse
bıcıl
  • Aşık kemiğinin altında bulunan küçük bir kemik
  • Bu kemikle oynanan bir oyun
bileşmek
  • İki veya daha çok öge bir araya gelerek yeni bir öge oluşturmak, terekküp etmek
bilgilenmek
  • Bilgi sahibi olmak, öğrenmek
bu yönden
  • Bundan dolayı
börk
  • Genellikle hayvan postundan yapılan başlık
bir boydan bir boya
  • bir yerin bir ucundan öbür ucuna kadar, baştan başa
boy boy
  • Çeşitli büyüklük ve nitelikte
bağlatma
  • Bağlatmak işi
birikiverme
  • Birikivermek işi
başvezirlik
  • Başvezir olma durumu
bin türlü
  • Birbirinden çok farklı, çok değişik, bin çeşit
  • Birbirinden çok farklı, çok değişik bir biçimde
baba yurdu
  • Baba ocağı
Bahçe
  • Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri
bal özü bezi
  • Bitkilerin yaprak, yumurtalık ve erkek organlarının dibinde bulunan ve bal özü çıkaran bez
belgelenebilme
  • Belgelenebilmek işi
büzüştürmek
  • Büzüşmesine yol açmak
bulaşık deniz
  • Mayın tehlikesi olan deniz
bira bardağı
  • Bira içmek için yapılmış özel bardak
bitkisel
  • Bitki ile ilgili, bitki cinsinden olan
  • Bitkiden elde edilen, nebati
bibilik
  • Halalık
bırakılmak
  • Bırakma işine konu olmak, terk edilmek
baro başkanı
  • Baro genel kurulu tarafından en az on beş yıllık kıdemi olan avukatlar arasından seçilen ve baroyu temsil eden baro üyesi
behişt
  • Cennet
bir zaman
  • Geçmiş zamanda, eskiden, vaktiyle
  • Belirli bir süre, biraz
beyaz şarap
  • Sadece beyaz üzüm şırasından yapılan şarap
bayrakçılık
  • Bayrakçının yaptığı iş
bungunlaşma
  • Bungunlaşmak durumu
basabilmek
  • Basma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Basma becerisi bulunmak
bozarmak
  • Boz renge girmek
  • Renk değiştirmek, rengi atmak
bilardo
  • Çuha kaplı bir masa üzerinde, fil dişi toplarla ve isteka ile oynanan bir oyun
boyatılabilme
  • Boyatılabilmek işi
böldürtme
  • Böldürtmek işi
bayram şekeri
  • Özellikle dinî bayramlarda konuklara ikram edilen şeker veya çikolata
Beçene
  • Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
betim
  • Betimleme işi, betimleme
  • Bir şeyi, bir kimseyi, bir olay veya duyguyu betimleyen söz veya yazı, tasvir
balast
  • Demir yollarında traverslerin altına, şoselerde düzeltilmiş toprak üzerine döşenen taş kırıkları
  • Safra
buldurabilme
  • Buldurabilmek işi
banyo yapmak
  • 343 yıkanmak
betik
  • Yazılı olan şey, kitap, mektup, tezkere, pusula
burkabilmek
  • Burkma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Burkmaya gücü yetmek
bir hoşluğu olmak
  • garip veya tuhaf bir durumda olmak
boğazsız
  • Boğazı olmayan
  • Çok az yemek yiyen, iştahsız (kimse)
bollaşma
  • Bollaşmak işi veya durumu
boru askısı
  • Her tür borunun asılmasında kullanılan, lama demiri veya çelik çemberlerden yapılan askı
benchmarking
  • 343 bilgileşim
başkalaşma
  • Başkalaşmak işi
  • Oğulcuk evresinden ergin olana değin bir hayvanın geçirdiği biçim ve yapı değişimleri, istihale, metamorfoz
baklava börek
  • Bir başka şeyle karşılaştırıldığında çok kolay ve zevkli olan iş
boğmacalı
  • Boğmacaya tutulmuş olan (kimse)
badanalatmak
  • Badanalama işini yaptırmak
büzebilmek
  • Büzme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Büzmeye gücü yetmek
bilanço
  • Bir kuruluşun, bir ticarethanenin belirli bir dönem sonundaki veya belirli bir gündeki taşınır ve taşınmaz varlıkları ile bunları sağlamak için kullanılan öz ve yabancı kaynakları dengeli olarak gösteren çizelge, dengelem
  • Girişilen herhangi bir işte, belirli bir süre sonunda elde edilen iyi ve kötü sonuçların karşılıklı durumu
bambul otu
  • Sıcak ve ılıman bölgelerde yetişen otsu veya çalı türü bir bitki (Heliotropium)
balçık inciri
  • Balçık hurması
belirleyiş
  • Belirleme işi
bütüncül
  • Totaliter
bulaşılmak
  • Bulaşma işine konu olmak
balata
  • Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan madde
  • Motorlu araçlarda fren yapmayı sağlayan, tekerlek mili üzerine yerleştirilmiş yarım ay biçimindeki alet
baytar
  • Veteriner hekim
bir tutam
  • Çok az, bir tutamlık
bankiz
  • Buzla
bocce
  • İri metal güllelerle oynanan kuka
bu kabîlden
  • Bu kabîl
biçim birimi
  • Kelimelere dil bilgisi bakımından biçim veren, çoğu ek durumunda olan öge, morfem
bedavasına
  • Bedavadan
başkaldırıcı
  • Başkaldıran, isyan eden, asi, isyancı, isyankâr
Batılıca
  • Alafranga
bağıtlayabilmek
  • Bağıtlama ihtimali veya imkânı bulunmak
Beylikdüzü
  • İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
boyatış
  • Boyatma işi
barışçı
  • Barışsever
  • Barışı amaçlayan, barışı öngören
bıçkıevi
  • Tomruklardan kalas, kalaslardan daha ince tahtalar kesen, boylarını ve kenarlarını düzgün ve eşit olarak düzelten iş yeri
beş milyonluk
  • Beş milyon liralık kâğıt para
bağımsızlaşabilme
  • Bağımsızlaşabilmek işi
baltalayıvermek
  • Çabucak baltalamak
buharlaşabilmek
  • Buharlaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
bitişken dil
  • Kelime kökleri değişmeyen, eklerle türetilen dil, iltisaki dil
biyesiz
  • Biyesi olmayan, biye geçirilmemiş olan
buzluğan
  • Üzerinde buz eksik olmayan yüksek dağ tepesi
bacabaşı
  • Ocağın üstündeki raf
borçlanılmak
  • Borca girilmek, borç edilmek
biteviyelik
  • Tekdüzelik
bilimsel deneyci
  • Bilimsel deneycilik akımını benimseyen
belediye meclisi
  • Belediye tüzel kişiliğine tanınan yetkileri kendinde toplayan organ
böldürebilme
  • Böldürebilmek işi
boyunlandırma
  • Boyunlandırmak durumu
bazitli mantarlar
  • Sporları bazitlerin içinde bulunan mantarlar grubu
baştan
  • Başından alarak, bir kez daha, yeniden
Bektaşi
  • Hacı Bektaş Veli'nin tarikatına girmiş olan kimse
besletebilmek
  • Besletme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Besletme gücü bulunmak
boagiller
  • Avlarını yutmadan önce uzun gövdeleriyle sarıp sıkarak boğan ve ezen sarılgan yılanları kapsayan zehirsiz yılanlar familyası
beter etmek
  • daha kötü duruma getirmek
bukağı
  • Ağır cezalıların ayaklarına takılıp ucuna pranga bağlanan demir halka
  • Kaçmaması için hayvanların ayağına takılan zincir, demir köstek
bilyeli yatak
  • Bisiklet, otomobil vb. taşıtların tekerleklerinde sürtünmeyi azaltmak amacıyla içine çelik bilye yerleştirilmiş bölüm
başvekillik
  • Başbakanlık
bağıtlanabilme
  • Bağıtlanabilmek işi
birden
  • Bir defada
  • Ansızın
  • Birlikte, beraberce, hepsi bir arada
birikme
  • Birikmek işi
bulaşkan
  • Bulaştığı yerden kolay temizlenemeyen, yapışkan
  • Sataşma, kavga etme alışkanlığı olan
buyurganlık
  • Buyurgan olma durumu
bevliyeci
  • Ürolog
bina etmek
  • yapmak, kurmak, inşa etmek
  • bir düşünce sistemine göre, kurmak, dayamak, yapmak
bildiri
  • Resmî bir makam, kurum veya resmî olmayan bir örgüt, topluluk tarafından herhangi bir durumu ilgililere duyurmak için yazılan yazı, tebliğ, deklarasyon, manifesto
  • Bilimsel bir konuyu ele alan ve bilimsel bir toplantıda okunup tartışılan yazı, tebliğ
buğul buğul
  • Buğu çıkararak
barizleştirmek
  • Bariz duruma getirmek
bükmek
  • Sertçe çevirmek, kıvırmak
  • Birkaç tel ipliği burarak sarmak
  • Eğmek
  • Katlamak
  • Döndürmek
besleniş
  • Beslenme işi
bıllık bıllık
  • Çok tombul, etli butlu
bağrı yanık
  • Çok dert, acı, sıkıntı çekmiş, bağrı kara
bohçacı kadın
  • Gezerek bohça içinde dokuma eşya satan kadın, bohçacı
bağımlılaştırılma
  • Bağımlılaştırılmak işi
buharlaşabilme
  • Buharlaşabilmek işi
biçimleniş
  • Biçimlenme işi
bacaklı
  • Bacağı olan
  • Bacakları uzun olan, uzun boylu
  • Felemenk altını
briyantinsiz
  • Briyantin sürülmemiş
buradayım diye bağırmak
  • göze çarpacak bir yerde bulunmak
borazan kuşu
  • Güney Amerika'da yaşayan, mavi ve yeşil metalik yansımalı bir kuş, agami
bileşik faiz
  • Belirlenmiş süreye dek birikmiş faizlerin anaparaya eklenmesiyle elde edilen toplam üstünden ödenen faiz
baş ucu
  • Yatılan bir yerin baş konulan yönü veya yakını
büklüm büklüm
  • Çok büklümlü, kıvrım kıvrım
balama
  • Orta oyununda Rum tipi
  • Karagöz, matiz ve külhanbeyi tipleri tarafından yabancı ülkelerin tiplerine seslenirken kullanılan söz
bırakma
  • Bırakmak işi
bir numara
  • Tek, birinci
borçluluk
  • Borçlu olma durumu
bulgusal yöntem
  • Öğretilmek istenen şeyi, öğrencilerin kendilerinin bulmasını sağlayan öğretim yöntemi
basit tümce
  • Basit cümle
baklamsı
  • Baklayı andıran, baklaya benzeyen, bakla gibi
boğazlamak
  • Hayvan veya insanı boğazından keserek öldürmek
  • Gaddarca, kan dökerek öldürmek
bıçakçılık
  • Bıçakçının yaptığı iş, çakıcılık
bungunluk
  • Sıkıntı
başmuallim
  • Başöğretmen
bostan patlıcanı
  • Az çekirdekli, iri ve yuvarlak bir tür patlıcan
basılmak
  • Uygunsuz durumda yakalanmak
bağlanıp kalmak
  • tutulmak, sevdalanmak
bağışık serum
  • Bulaşıcı hastalıklara yol açan mikroorganizmalara veya zehirli maddelere karşı bileşiminde özgül etkili antikorlar bulunan kan serumu, antiserum
bibercilik
  • Bibercinin yaptığı iş
beylik söz
  • Herkesin kullandığı, etkisi kalmamış söz
badi badi yürümek (veya gitmek veya koşmak)
  • ördek gibi iki yana sallanarak yürümek (gitmek, koşmak)
bağlanım
  • Bağlanma işi
  • Siyasal veya sosyal konularda yan tutma
bölgecilik
  • Bölgeci olma durumu
büyük para
  • Çok para
bir bir
  • Birer birer
  • Ayrı ayrı
  • Olduğu gibi, tam tamına, eksiksiz olarak
balans
  • Denge
bedduası tutmak
  • ilenci yerine gelmek
Buharkent
  • Aydın iline bağlı ilçelerden biri
bağımsızlaştırma
  • Bağımsızlaştırmak işi
budatma
  • Budatmak işi
bozmacılık
  • Bozmacının yaptığı iş
belagatli
  • Belagati olan
bağıntıcılık
  • Görecelik
başatlık
  • Baskınlık
bakadurmak
  • Bakma işini sürdürmek
birikim
  • Birikme, bir yerde toplanıp yığılma
  • Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim
  • Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar
  • Biriktirilen mal veya para
  • Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması
  • Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci
balina çubuğu
  • Balinanın ağzına aldığı suyu dışarıya süzüp içindeki deniz hayvanlarını tutmasına yarayan ve üst çenesinin iki yanında tarak dişleri gibi sıralanmış, boynuz dokusunda, esnek kemiksi bölümlerin adı
bulaşık makinesi
  • Bulaşık yıkamaya yarayan alet
bağlanabilmek
  • Bağlanma ihtimali veya imkânı bulunmak
başvezir
  • Vezirlerin başı
birleştirilmek
  • Birleştirme işi yapılmak
buluverme
  • Buluvermek işi
beğenili
  • Beğenisi olan
belleyiş
  • Belleme işi
bununla beraber
  • Bununla birlikte
beraberlik
  • Birliktelik
  • Baş başa kalma durumu
  • Başa baş kalma durumu
büyücü
  • Büyü yapan kimse, bağıcı, afsuncu, efsuncu, afsuncu, sihirbaz
  • Çevresindekileri çabuk ve güçlü olarak etkileyen kimse
büyütürlük
  • Aşırılaştırma
buğzetme
  • Buğzetmek durumu
binyıl
  • Bin yılı içine alan zaman dilimi, milenyum
buru
  • Sancı, buruntu
belirleyiverme
  • Belirleyivermek işi
bedbaht
  • Mutsuz, bahtsız, talihsiz
büyüyüş
  • Büyüme işi
bilinçlendirebilmek
  • Bilinçlendirme ihtimali veya imkânı bulunmak şuurlandırabilmek
  • Bilinçlendirme becerisi bulunmak
bürümcük
  • Ham ipekten dokunmuş ince kumaş
  • Bu kumaştan yapılmış
  • Ham ipekten yapılmış başörtüsü
borazan
  • Üfleyerek çalınan, perdesiz çalgı, boru
  • Bu boruyu çalan kimse
birleşilebilmek
  • Birleşilme ihtimali veya imkânı bulunmak
biçimlenme
  • Biçimlenmek işi, şekillenme, şekilleşme, formasyon
baba tatlısı
  • Şambaba
bulaşıverme
  • Bulaşıvermek işi
banka defteri
  • Banka cüzdanı
başkilise
  • Piskoposluk makamı olan büyük kilise, katedral
bataklık baykuşu
  • Baykuşgiller familyasından, sırt tüyleri pas rengi olan, bataklıklarda yaşayan bir tür kuş, İshak kuşu, hak kuşu (Asio flammeus)
balık çorbası
  • Suda pişirilip kılçıkları ayıklanmış, incecik kıyılmış balık ile soğan, yağ, havuç, pul biber, patates ve domatesten hazırlanan bir çorba türü
bezemek
  • Süslemek
bitiriverme
  • Bitirivermek işi
bavlımak
  • Şahin ve köpeği ava alıştırmak
başkonsolos
  • En yüksek derecedeki konsolos
betimleme
  • Tasarlama, bir şeyi sözle veya yazıyla anlatma, göz önünde canlandırma, tasvir
buğulanmak
  • Üzerinde buğu oluşmak, buğu ile kaplanmak
beyaz perde
  • Göstericiden çıkan görüntülerin üzerinde yansıdığı, sinema filminin oynatıldığı yüzey
  • Sinema
Bor
  • Niğde iline bağlı ilçelerden biri
brahma
  • İri yapılı, bacakları tüylü, paçalı bir tavuk ırkı
bölünmüş yol
  • Gidiş ve geliş yönü bariyerlerle ayrılmış yol, duble yol
banko at
  • Yarışlarda dereceye gireceği kesin olarak tahmin edilen at
bezenmek
  • Bezeme işine konu olmak, süslenmek
beşgen
  • Beş kenarlı çokgen, muhammes
  • Bu biçimde olan
Balya
  • Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri
barınış
  • Barınma işi
bağ evi
  • Bağ (II) içerisine yapılarak yaz aylarında kalınan ev
bazuka
  • Öz itmeli mermi atan, genellikle zırhlı araçlara karşı yakın savaş sırasında kullanılan hafif silah, roketatar
bağdaş
  • Sağ ayağı sol uyluğun, sol ayağı sağ uyluğun altına alarak oturma biçimi
bilgilendirilmek
  • Bilgilendirme işi yapılmak
bucaklı
  • Bucağı olan
binişmek
  • İki parçadan biri, öbürünün üstünde olmak
  • Kas kirişleri birbiri üstüne binmek
  • Kırık bir kemiğin iki parçası birbiri üstüne gelmek
barparalel
  • Düşey direkler üzerine paralel olarak tutturulmuş iki tahta çubuktan oluşmuş jimnastik aracı
baskıncı
  • Baskın yapan kimse
bir ayak önce
  • Bir an önce
beste yapmak (veya bağlamak)
  • bir müzik eseri yaratmak
bordrolu
  • Bordrosu olan
büktürme
  • Büktürmek işi
bollatmak
  • Bol duruma getirmek, genişletmek
besleme gerilimi
  • Bir aletin veya aracın elektrik besleme uçlarında istenen gerilim
bir vakitler
  • Geçmiş zamanda, eskiden, vaktiyle
badem bıyıklılık
  • Badem bıyıklı olma durumu
bestelemek
  • Beste yapmak
burkuvermek
  • Çabucak veya ansızın burkmak
butik otel
  • Seçkin müşterileri için kendilerini evlerinde hissedebilecekleri konforu sağlayan, oda sayısı az, şık bir otel türü
belirli belirsiz
  • Yarı belirgin durumda, az çok belli olan
boyunduruklu
  • Boyunduruğu olan
Battalgazi
  • Malatya iline bağlı ilçelerden biri
buzağılama
  • Buzağılamak işi
Berat Kandili
  • Berat Gecesi kutlanan kandil
boğa güreşi
  • Genellikle İspanya ve Meksika'da, özel olarak yetiştirilmiş boğayı yenmek amacıyla yapılan gösteri, korida
bröve
  • Belli bir eğitimden sonra uçak kullanabilecek veya paraşütle atlayabilecek duruma gelmiş kimselere verilen yeterlik belgesi
bandajlanmak
  • Bandajlama işine konu olmak
bahşiş atın dişine (veya yaşına) bakılmaz
  • `para verilmeden sağlanan bir şeyin ufak tefek kusurları hoş görülmelidir` anlamında kullanılan bir söz
bilebilmek
  • Bilme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bilme becerisi bulunmak
bengi su
  • Abıhayat
bayır aşağı
  • Tepeden düze doğru, düzlüğe yönelerek
basıklaştırma
  • Basıklaştırmak işi
boncuk mavisi
  • Yeşile çalan bir mavi
  • Bu renkte olan
başhosteslik
  • Başhostes olma durumu
  • Başhostesin yaptığı iş
boncuk fasulye
  • Bir tür iri taneli fasulye
boykot etmek
  • bir işi, bir davranışı yapmama kararı almak
bedavaya
  • Bedavadan
Bolululuk
  • Bolulu olma durumu
bağlayıcı ünsüz
  • Ünlü ile biten kelime kök ve gövdelerine ünlü ile başlayan bir ek eklendiğinde araya giren `y` ünsüzü, koruyucu ünsüz, koruma ünsüzü, bağlantı ünsüzü: okul-da-y-ım, eski-y-ince vb
bodoslama pervanesi
  • Bodoslama çenesine takılan pervane
biteviye
  • Tekdüze
bölümleniş
  • Bölümlenme işi, sınıflanış
boncukçu
  • Boncuk yapan veya satan kimse
bostancılık
  • Bostancının yaptığı iş
budanış
  • Budanma işi
bezelye
  • Baklagillerden, yurdumuzun her yanında yetiştirilen, fasulyeye benzer, tırmanıcı bir bitki (Pisum sativum)
  • Bu bitkinin yuvarlak tanesi
başhekim
  • Bir hastaneyi yönetmekle görevlendirilen hekim, başdoktor, baştabip, sertabip
bireycilik
  • Bireylerin yararlarını toplumsal yararlardan daha üstün veya daha önemli sayan öğreti, tutum veya politikaların genel adı, ferdiyetçilik, individüalizm
  • Bütüne, genele değil de bireye, tek olana üstünlük tanıyan görüş, ferdiyetçilik, individüalizm
betonculuk
  • Betoncunun yaptığı iş
büzme
  • Büzmek işi
  • Ağzı büzülerek kapatılan (kese, torba, çarşaf vb.)
bekleşmek
  • Birlikte veya karşılıklı beklemek
bilinemezcilik
  • Bilginin bağıntılı olduğuna ve bundan dolayı salt olmadığına inanan öğreti
  • Tanrı'nın ve evrenin nereden türediğinin bilinmediğini ve bilinemeyeceğini ileri süren öğreti, laedriye, agnostisizm
başaklanmak
  • Başak bağlamak, tutmak
biyoritim
  • Doğuştan başlayarak belirli zaman aralıklarıyla yinelenen ve insan davranışlarını doğrudan etkileyen fiziksel ve duygusal gelgitlerin tümü
bakışımlılık
  • Bakışımlı olma durumu, simetriklik
bahsediş
  • Bahsetme işi
bencilce
  • Bencile yakışır bir biçimde, bencilcesine
balıkçılgiller
  • Leyleksiler takımının balıkçıllar alt takımına giren bir familya
baldırsokan
  • Çift kanatlıların sinekgiller familyasından, karasineğe çok benzeyen, kan emen, hastalık bulaştıran, hayvan sağlığı yönünden zararlı bir tür sinek (Stomaxys calcitrans)
benbenci
  • Kendini çok öven, hep kendinden söz eden, kibirli, gururlu
beleşçilik
  • Bedavacılık
büzgü
  • Dikişte kumaşın bir ucundan istenilen yere kadar geçirilen bir ipliğin çekilmesi ile oluşan, kumaşın bolluğunu azaltan sık, küçük kıvrım
boğukluk
  • Boğuk olma durumu
bileği
  • Kesici araçları bilemek için kullanılan alet
balyozlanma
  • Balyozlanmak işi
bira
  • Arpa ile şerbetçi otunun mayalandırılmasıyla yapılan bir içki, arpa suyu
bulgusal
  • Bulguyla ilgili, bulguya ait
beyin kanaması
  • Beyni besleyen damarlardan bir veya birkaçının hastalık veya darbe sonucu zedelenip kanaması
bini
  • Binme işi
  • Kapı, dolap vb. şeylerin, kanatları kapandığında kalan aralığı örtebilmek için bu kanatların kenarına çakılan çıta
barışabilmek
  • Barışma ihtimali veya imkânı bulunmak
berraklık
  • Berrak olma durumu, duruluk
bakayazma
  • Bakayazmak işi
biçimlemek
  • Biçimlendirmek
bıçkı
  • Tahta veya ağaç biçmekte kullanılan, karşılıklı iki sapı olan ve iki kişi tarafından kullanılan büyük testere
  • Motorla çalışan bir tür güçlü testere
  • Saraç bıçağı
  • Bağ budamaya yarayan dişli bıçak
baktırtma
  • Baktırtmak işi
bezirgân
  • Tüccar
  • Alışverişte çok kâr amacı güden kimse
  • Yahudi
  • Mesleğini sadece kazanç için kullanan kimse
biriktirilmek
  • Biriktirme işi yapılmak
büyütülme
  • Büyütülmek işi
botanikçi
  • Bitki bilimci
butonsuz
  • Butonu olmayan
babayanilik
  • Babayani olma durumu
balıkçıl
  • Uzun bacaklılardan, boynu ve gagası uzun, su kıyılarında yaşayan, balık yiyerek beslenen büyük bir kuş (Ardea cinerea)
  • Balıkla beslenen, balık yiyen
böcekli
  • İçinde veya üstünde böcek bulunan, böceklenmiş
biçimsizce
  • Biçimsiz bir biçimde
bütünsellik
  • Bütünsel olma durumu, totallik
balıkçın
  • Perde ayaklılardan, uzunca gagalı, uzun ve çatal kuyruklu, deniz kıyılarında yaşayan bir kuş cinsi, deniz kırlangıcı (Sterna hirundo)
berraklaştırılmak
  • Berrak bir duruma getirilmek
bağıtlanmak
  • Sözleşme ile sonuçlanmak
başaltı
  • Gemilerde tayfa ve erlerin ön güverte altındaki koğuşları
bet suratlılık
  • Bet suratlı olma durumu
bu takım
  • Bunun gibi, buna benzer
bu bakımdan
  • Bundan dolayı
başaktrislik
  • Başoyunculuk
birleşilme
  • Birleşilmek işi
bellilik
  • Belli olma durumu, bedahet, muayyeniyet
borsa komiserliği
  • Borsa komiseri olma durumu
bile
  • Da, de, dahi
  • Birlikte
  • Üstelik
Bağlar
  • Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri
bey kardeş
  • Erkekler için kullanılan bir seslenme sözü
bili
  • Bilgi
başdümenci
  • Dümencilerin başı
bölümlenme
  • Bölümlenmek işi
batabilme
  • Batabilmek işi
bahsetme
  • Bahsetmek işi
banmak
  • Katı bir şeyi sulu veya tuz, biber vb. toz durumundaki maddelerin içine batırıp çıkarmak, bandırmak
bombardıman uçağı
  • Bombalama işinde kullanılan uçak
bulaşıkçı
  • İşi kirli kapları yıkamak olan kimse
bitlenebilmek
  • Bitlenme ihtimali veya imkânı bulunmak
bozalık
  • İçinde boza bulunan veya boza dağıtmaya yarayan özel kap
  • Boza yapmada kullanılan
başyardımcı
  • Bir kurum veya kuruluşta görevli amirin yardımcılarından en üst düzeyde olanı
büyülemek
  • Büyü ile etki altına almak, efsunlamak, afsunlamak
  • Çekiciliği ile etkisi altına almak, birini kendine bağlamak, teshir etmek
bandırmak
  • Banmak
  • Üzüm salkımlarını, inciri çabuk kuruması ve renginin parlak olması için küllü veya potaslı ılık suya daldırıp çıkarmak
bindallı
  • Çoğunlukla mor kadife üzerine sırma ile kabartma dal, yaprak ve çiçek işlenmiş giysi veya örtü
boşaltma havzası
  • Sularını ırmağa veya göle veren, eğimli, belli bir genişlikte olan arazi
bağımlama
  • Bağımlamak işi
başartmak
  • Başarma işini yaptırmak
bilardo topu
  • Bilardo oyununda kullanılan fil dişinden yapılmış özel bir top
başdenetçi
  • En üst düzeydeki denetçi, başmurakıp
belgeçletmek
  • Belgegeçerletmek
besletebilme
  • Besletebilmek işi
belleyebilme
  • Belleyebilmek işi
bal kabağı
  • İçi turuncu, iri ve tatlı bir tür kabak (Cucurbita moschata)
  • Aptal, beyinsiz kimse
bronşit
  • Bronşun iltihaplanmasıyla oluşan hastalık
bunalım geçirmek
  • herhangi bir sebeple oluşan bunalımı, bozgunu yaşamak
bilek saati
  • Bileğe takılan küçük saat, kol saati
biberlemek
  • Biber serpmek, biber katmak
bakirelik
  • Bakire olma durumu, erdenlik
Baklan
  • Denizli iline bağlı ilçelerden biri
balabanlaşmak
  • Balaban duruma gelmek, irileşmek
bitki bilimci
  • Bitki bilimiyle uğraşan, bitki bilimi uzmanı, botanikçi
bekletme süresi
  • Vapur, uçak vb.nde önceden ödeme yapmadan belli bir tarih için yer ayırtma, opsiyon
buz serabı
  • Buz ışığı
bezginleşmek
  • Bezgin duruma gelmek
büklümlü
  • Büklümü olan
belleyivermek
  • Çabucak bellemek
bu haysiyetle
  • Bu bakımdan
bilaistisna
  • İstisnasız, ayrıksız, ayrım yapmaksızın
bağlantılı
  • Aralarında bağlantı bulunan, irtibatlı, rabıtalı, bağlantılı
bağlaçlı
  • Bağlacı olan
beşeriyet
  • İnsanlık
bergamot
  • Turunçgillerden bir ağaç (Citrus bergamia)
  • Bu ağacın, kabuklarından reçel yapılan ve esans çıkarılan meyvesi
buğdaysı tohum
  • Buğdaysı meyve
bazofil
  • Baz veya bazik alkali özelliği üstün olan bitki
  • Baz veya bazik boyalara karşı eğilimi olan
baba sanlı
  • Babasının soyadını alan
bakımlılık
  • Bakımlı olma durumu
biye
  • Genellikle giysinin yaka, kol, etek çevresine kendi kumaşından veya başka kumaştan geçirilen ince şerit
bloksuz ülkeler
  • Bağlantısız ülkeler
betimsel
  • Tasvirî
besni
  • Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde genellikle kurutmalık olarak üretilen, sofralık olarak da tüketilen, ince kabuklu, beyaz renkli bir tür üzüm
bileyazma
  • Bileyazmak işi
buyurma
  • Buyurmak işi
belirsizleştirilmek
  • Belirsiz bir duruma getirilmek
bağdaştırabilme
  • Bağdaştırabilmek işi
boğazına düşkün
  • Yiyip içmeyi çok seven (kimse), şikemperver
büzdürme
  • Büzdürmek işi
burçlar ışığı
  • Güneş doğmadan önce veya battıktan hemen sonra Zodyak boyunca görülen sönük, uzun ve ince ışık
başyazar
  • Bir gazete veya derginin başyazılarını yazan kimse, başmuharrir, sermuharrir
bilmece gibi konuşmak
  • açık, anlaşılır bir biçimde konuşmamak
baykuşgiller
  • Büyüklükleri farklı olan kukumav, puhu vb. yırtıcı kuşları içine alan kuşlar familyası
bermutat
  • Alışılagelen biçimde, her zaman olduğu gibi
belerme
  • Belermek işi
bakışabilmek
  • Bakışma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bakışma becerisi bulunmak
başyemek
  • Ana yemek
büktürülme
  • Büktürülmek işi
başvurdurma
  • Başvurdurmak işi
Berat Gecesi
  • Hz. Muhammed'e peygamberliğin bildirildiği şaban ayının on beşinci gecesi
bekinmek
  • İnat etmek, direnmek
  • Kapanmak, tıkanmak
bitimli
  • Sonu olan, sonlu
bencilleşebilmek
  • Bencilleşme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bencilleşme becerisi bulunmak
bombalayış
  • Bombalama işi
birleştiriverme
  • Birleştirivermek işi
bataryalı
  • Batarya ile güçlendirilmiş veya desteklenmiş
  • Batarya ile çalışan (radyo, telefon vb.)
baklava dilimi
  • Eşkenar dörtgen biçimi
bastırılma
  • Bastırılmak işi
bam teli
  • Bazı sazlarda kalın ses veren tel veya kiriş
  • Sakalın, alt dudağın hemen altındaki bölümü
bulaşık eldiveni
  • Bulaşık yıkarken kullanılan, plastikten yapılmış, geçirimsiz eldiven
boduç
  • Ağaç veya topraktan yapılmış küçük su kabı
batman
  • 7,692 kilogram olan ağırlık ölçü birimi
Batılılaştırılma
  • Batılılaştırılmak durumu
bozuşabilme
  • Bozuşabilmek işi
burkukluk
  • Burkuk olma durumu
bilerek
  • İsteyerek, kasten
benmerkezcilik
  • Beniçincilik
biber dolması
  • Dolma
büyükbabalık
  • Dedelik
bulaştırabilme
  • Bulaştırabilmek işi
ban ağacı
  • Asya'nın tropik bölgelerinde ve Afrika'nın kuzeyinde yetişen, yaprakları telek damarlı, çiçekleri salkım durumunda, meyvesinden kokusuz bir yağ elde edilen ağaç (Moringa oleifera)
  • Sepetçi söğüdü
buluşulabilme
  • Buluşulabilmek işi
bağlılaşmak
  • İki şey arasında karşılıklı bağıntı olmak veya bağlılık kurmak
balbal
  • Eski Türklerde kişinin anılması için mezarının veya bazı kurganların etrafına dikilen taş
baktırabilmek
  • Baktırma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Baktırma becerisi bulunmak
bezdirebilmek
  • Bezdirme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bezdirme gücü bulunmak
buram buram
  • Duman, koku vb. çok etkili bir biçimde yayılarak
  • Yoğun bir biçimde
boyutlanma
  • Boyutlanmak işi
başı dertte
  • Çözülmesi güç, sıkıntılı bir durumda olan
bağırganlık
  • Bağırgan olma durumu
başa baş noktası
  • Bir yabancı paranın veya değerli kâğıdın piyasa değeri ile üstünde yazılı değerin aynı olması durumu
batarya ateşi
  • Bir bataryada bulunan topların hep birden ateş düzenine geçmesi
bulunmaz Bursa (veya Hint) kumaşı
  • çok az bulunduğu ve çok değerli olduğu sanılan şey
bağışçı
  • Bağış yapan kimse
barıştırılmak
  • Barıştırma işine konu olmak
benimseniverme
  • Benimsenivermek işi
bengileşme
  • Bengileşmek işi
basit cisim
  • Maddesi tek elementten oluşmuş cisim
bulunmak
  • Bulma işine konu olmak
  • Herhangi bir durumda olmak
  • Bir yerde olmak
birleşik oturum
  • İki veya daha çok kurulun bir arada yaptığı oturum
  • Millet Meclisi ile Senato'nun birlikte yaptığı oturum
balayı
  • Evlilik hayatının ilk ayı veya ilk günleri
bahçesizlik
  • Bahçesiz olma durumu
bitmişi
  • Bir şeyin son fiyatı
beyhudeleştirmek
  • Gereksizleştirmek, anlamsızlaştırmak
boşboğaz
  • Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan, geveze, ayran ağızlı
  • Yerli yersiz konuşan
belgeleyivermek
  • Çabucak belgelemek
burası
  • Bu yer, bura
bölük
  • Bir bütünden ayrılmış olan parça, kısım
  • Saç örgüsü
  • Hizip
  • Takımlardan oluşan, üçü veya dördü bir tabur oluşturan ve öbür birliklerin temeli sayılan birlik
  • On kuralına göre yazılan bir tam sayının, sağdan sola doğru üçer üçer ayrılan basamaklarından her bir üçlü takımı
bölüm
  • Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım
  • Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon
  • Çağ, devir
  • Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik
  • Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman
  • Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı
boşanabilmek
  • Boşanma ihtimali veya imkânı bulunmak
bakla falı
  • Bakla taneleri ile bakılan bir fal türü
bölüt
  • Zigotun bölünmesinden sonra oğulcukta ortaya çıkan ve az çok birbirine benzeyen parçaların her biri
  • Eklem bacaklıların vücudunu oluşturan yan yana dizili parçaların her biri, halka
bazofobi
  • Sinirsel veya ruhsal bozukluktan ileri gelen yürüyememe hastalığı
  • Yürürken düşme korkusu
bozarma
  • Bozarmak işi
borçsuz
  • Borcu olmayan
bisiklet yaka
  • Kazak ve süveterlerde bulunan yuvarlak yaka
balıkgözü objektif
  • Normal objektiflerden çok daha geniş açıyı alan ve görüntüyü dışbükey ayna görüntüsü biçiminde veren objektif türü
başteknisyen
  • En yüksek düzeyde bulunan teknisyen
böğrülce
  • Börülce
barak
  • Tüylü, kıllı çuha
  • Bir cins tüylü av köpeği
baraj yapmak (veya kurmak)
  • futbol veya hentbolda kaleye yapılan vuruşları önlemek için oyuncular kale önünü kapatacak bir biçimde sıralanmak, duvar yapmak
burnaz
  • İri ve uzun burunlu
bağımlılaşma
  • Bağımlılaşmak işi
boz madde
  • Sinir hücrelerinden oluşan, beyinde dış, omurilikte iç tabaka
benlik çatışması
  • Benliğin ön plana çıkması ile baş gösteren çatışma
briket
  • Linyit ve kömür tozundan basınçla elde edilen yakacak
  • Linyit, kömür tozu ve katran tortusundan basınçla elde edilen, tuğla biçimli yapı malzemesi
  • Kum ve çimentonun birleştirilmesiyle elde edilen yapı malzemesi
bu meyanda
  • Bu arada
boğazlanma
  • Boğazlanmak işi
Bedevi
  • Bedevilik tarikatından olan derviş
baş baş
  • Çocukların `Allah'a ısmarladık` anlamında ellerini başlarına götürmelerini sağlamak için söylenen bir söz
bengileştirme
  • Bengileştirmek işi
başsızlık
  • Başı veya başkanı bulunmama durumu
  • Siyasi ve idari kurumlardaki çözülme sonucunda devlet denetiminin kalmaması durumu, erksizlik
başrejisörlük
  • Başyönetmenlik
bakış atmak
  • kısa bir süre bakıp geçmek
biçenek
  • Her yıl belirli bir süre otlatıldıktan sonra yeniden gelişen bitkilerin biçilerek değerlendirildiği doğal çayır
betimleyebilme
  • Betimleyebilmek işi
başıboş bırakmak
  • üstünde hiçbir baskı veya denetim bulundurmamak, kendi havasına bırakmak
börkenek
  • Geviş getiren hayvanların midelerinin ikinci bölümü
  • Yağmurdan veya soğuktan korunmak için giyilen ucu sivri boşluk, külah
bileşikgiller
  • Bitişik yapraklı iki çeneklilerden, çiçekleri kömeç durumunda toplu olarak bulunan, bazı cinsleri uçucu yağ veya süt taşıyan bir familya
bukle
  • Küçük lüle durumunda, kıvrımlı saç
biçimcilik
  • Biçimci olma durumu, formalizm
  • Özü, içeriği yeterince önemsemeden yalnız biçim üzerinde duran, biçime ağırlık veren görüş, formalizm
Batılılaşabilme
  • Batılılaşabilmek durumu
benimsetilme
  • Benimsetilmek işi
buruşmak
  • Düzgünlüğü bozulmak, üzerinde kırışık ve katlamalar oluşmak
  • Ağızda kekrelik duymak
  • Tiksinmek, hoşlanmamak
bonservis
  • Çalıştığı yerden ayrılırken görevini iyi yaptığını belirtmek amacıyla birine verilen belge
besin
  • Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda
  • Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey
binlik
  • Bin birimden oluşan para
  • Yaklaşık üç litrelik büyük şişe
  • Bin tanesi bir arada olan
bulundurabilme
  • Bulundurabilmek işi
bağrışma
  • Bağrışmak işi, birlikte bağırma
barba
  • İhtiyar Rum meyhanecisi
buket
  • Çiçek demeti
bürüyebilmek
  • Bürüme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bürümeye gücü yetmek
bumburuşuk
  • Çok, iyice buruşmuş olan
bekçilik
  • Bekçinin yaptığı iş
baronluk
  • Baron olma durumu
  • Baronun görevi
bütünler açı
  • Ölçülerinin toplamını 180 dereceye çıkaran açılardan her biri, bütey
boşlaşma
  • Boşlaşmak işi
bocalatmak
  • Bocalamasına yol açmak
bonkörleşme
  • Bonkörleşmek işi
bilinçlenebilmek
  • Bilinçlenme ihtimali veya imkânı bulunmak, şuurlanabilmek
bininci
  • Bin sayısının sıra sıfatı, sırada dokuz yüz doksan dokuzuncudan sonra gelen
Batmanlılık
  • Batmanlı olma durumu
başarılabilmek
  • Başarılma ihtimali veya imkânı bulunmak
Bozcaada
  • Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri
büyüleyebilmek
  • Büyüleme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Büyüleme becerisi bulunmak
baran
  • Yağmur
bıkıvermek
  • Çabucak bıkmak
başkent
  • Bir devletin yönetim merkezi olan şehir, hükûmet merkezi, başşehir
biz bize
  • Yalnız biz, aramızda yabancı bir kimse olmaksızın
burunlatma
  • Burunlatmak işi
barem
  • Devlet memurlarının maaşlarının derece ve tutarlarını düzenleyen sistem ve çizelge
badanalama
  • Badanalamak işi
bandana
  • Başı değişik biçimlerde bağlamak amacıyla kullanılan büyük mendil
beledi
  • Şehirle ilgili
  • Yerleşik
  • Pamuklu, kalın bir tür kumaş
Başçiftlik
  • Tokat iline bağlı ilçelerden biri
bölüş
  • Bölme işi
barda
  • Dam ustalarının kullandığı, başının bir ucu çember parçası biçiminde eğri, öbür ucu keskin çekiç
  • Fıçıcı keseri
belirsizleştirilebilmek
  • Belirsizleştirilme ihtimali veya imkânı bulunmak
baştan aşağı
  • Tamamen
bir defa
  • İlk önce, hele
  • Bir kere
bardo
  • Aygır ile dişi eşek çiftleşmesinden üretilen hayvan
bereketlenme
  • Bereketlenmek işi
bağdaşabilme
  • Bağdaşabilmek işi
boğumlanma
  • Boğumlanmak işi
  • Ciğerlerden gelen havanın, ağız ve burundaki çeşitli nokta ve bölgelerde engellemeye uğrayarak ses olarak çıkması, telaffuz, artikülasyon
belirlenmezcilik
  • Nedensellik yasasına bağlı olmayan, bir sebebe bağlanmayan olay ve durumların da bulunduğunu öne süren görüş, yad gerekircilik, indeterminizm
  • İnsan iradesinin hiçbir şarta bağlı olmadığını, içinde bulunduğu şartlarla belirlenmediğini, insanın özgür iradesinin nedensellik yasasına bağlı olmadığını savunan görüş, yad gerekircilik, indeterminizm
bölüştürebilme
  • Bölüştürebilmek işi
balık adamlık
  • Dalgıçlık
beleşlik
  • Beleş olma durumu
batırabilme
  • Batırabilmek işi
buğulaştırıcı
  • Suyun buğu durumuna getirilmesi için kullanılan araç
bostan dolabı
  • Sebze bahçesini sulamak için bir at bağlanarak diklemesine dönen kovalarla kuyudan su çıkarmaya yarayan dolap
belgesiz
  • Belgesi olmayan
beklenmezlik fiili
  • Bir fiile -acağı / -eceği sıfat-fiil ekiyle tutmak yardımcı fiili getirilerek oluşturulan ve işin istenmeden, beklenmeden olduğunu anlatan birleşik fiil
baş altı
  • Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldığı beş derecenin ikincisi
bıngıldamak
  • Et ve sıvı yumuşaklık veya şişmanlık sebebiyle oynamak, titremek
bordalama
  • Bordalamak işi
başlama vuruşu
  • Futbolda oyuna ilk başlamada veya her golden sonra topu orta yuvarlağın merkezinde yeniden oyuna sokmak için yapılan vuruş, santra
barut hakkı
  • Mermiyi istenilen uzaklığa atabilmek için gerekli barut gazı basıncını sağlamaya yetecek miktarda barut
bagetli
  • Bageti olan
binnetice
  • Sonuçta
birleşmek
  • Ayrıyken tek bir bütün durumuna gelmek
  • Buluşmak, bir araya gelmek
  • Uyuşmak, aynı görüşte olmak
  • Aynı amaç çevresinde toplanmak
  • Cinsel ilişkide bulunmak
  • Kaynaşmak
bencilik
  • Benci olma durumu, hodpesentlik, egoizm
  • İnsanın bütün eylemlerinin ben sevgisiyle belirlenmiş olduğunu, buna göre ahlaklılığın da yalnızca kendini koruma içgüdüsünün bir biçimi olduğunu ileri süren öğreti
  • Kendi benini ve çıkarını hayatın mutlak ilkesi yapan anlayış
bölümlendirilme
  • Bölümlendirilmek işi
bölüşülebilme
  • Bölüşülebilmek işi
başaklamak
  • Tarlalarda, bağlarda kalmış döküntüleri toplamak
benlikçi
  • Her konuda hep kendini ileri süren, hep kendinden söz eden
  • Benlikçilik yanlısı olan
bünyece
  • Bünye olarak, bünye bakımından
baca külahı
  • Bacanın dumanı çekişini güçlendirmek amacıyla baca deliğinin üzerine yerleştirilen ve genellikle sacdan yapılan parça
benimseyebilme
  • Benimseyebilmek işi
boşvermiş
  • Aldırmaz, umursamaz (kimse)
bayatlama
  • Bayatlamak durumu
büzülebilmek
  • Büzülme ihtimali veya imkânı bulunmak
bal özülük
  • Çiçeklerde bal özünü çıkaran bezlerin bulunduğu organ
buzlaşmak
  • Buz durumuna gelmek
buğulanıverme
  • Buğulanıvermek işi
belgegeçerleme
  • Belgegeçerlemek işi
balistik
  • Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim
  • Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem
bağlılaşma
  • Bağlılaşmak işi
becet
  • Serçegillerden, küçük bir kuş (Passer)
başmürettiplik
  • Başdizgicilik
butonlu
  • Butonu olan
baş ucu kitabı
  • Sık sık yararlanılan, ana bilgileri veren, değerini yitirmeyen eser
Behçet hastalığı
  • Ağızda, gözde ve döl yolu çevresinde oluşan yaralarla seyreden, ayrıca deri, göz, eklemler, damarlar başta olmak üzere vücuttaki tüm organ ve dokuları tutabilen bir hastalık
buluşma
  • Buluşmak işi
buyuruş
  • Buyurma işi
belli belirsizlik
  • Belli belirsiz olma durumu
bandırma
  • Bandırmak işi
  • İpe dizilmiş ceviz, badem vb.nin, nişasta ile kaynatılmış üzüm suyuna veya başka bir tatlıya batırılmasıyla yapılan sucuk
  • Kurutulacak üzümün güneşe serilmeden önce içine batırıldığı potaslı suyun konulduğu kap
birazcık
  • Pek az, çok az
  • (bira'zcık) Kısa bir süre
bilgilendirilebilmek
  • Bilgilendirilme ihtimali veya imkânı bulunmak
boyasız
  • Boya sürülmemiş
  • Renksiz
  • Yüzünü boyamamış olan, makyajsız (kadın)
bir tahtada
  • Bir defada, yekten
bilgice
  • Bilgi bakımından
bahisçilik
  • Bahisçi olma durumu
Bayraklı
  • İzmir iline bağlı ilçelerden biri
beşikçi
  • Beşik yapan veya satan kimse
bilgici
  • Sofizmden yana olan (kimse, düşünce vb.), sofist
bungalov
  • Hindistan'da tek katlı, genellikle tahtadan yapılmış, veranda ile çevrili ev
  • Genellikle tahtadan yapılmış, tek katlı ev
bitiştirilebilme
  • Bitiştirilebilmek işi
biriktirilebilme
  • Biriktirilebilmek işi
Bünyan
  • Kayseri iline bağlı ilçelerden biri
başmühendis
  • En üst düzeydeki mühendis
bayraklaşabilme
  • Bayraklaşabilmek durumu
bölümlendiriliş
  • Bölümlendirilme işi
birçok
  • Oldukça çok, sayısı belirsiz, bir hayli, müteaddit
bombacılık
  • Bombacının yaptığı iş
böldürebilmek
  • Böldürme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Böldürmeye gücü yetmek
beşaret
  • Muştu
berhayat
  • Hayatta olan, canlı, yaşayan (kimse)
baba ocağı
  • Babadan, dededen kalma mülk veya bir kimsenin içinde doğup büyüdüğü, yaşadığı ev, toprak, yurt, babaevi, baba bucağı, baba yurdu
buutlu
  • Boyutu olan
baltalanabilme
  • Baltalanabilmek işi
bitirimci
  • Barbut oynatan kimse
bağımsızlaşmak
  • Bağımsız duruma gelmek
balçıklaşmak
  • Balçık durumuna gelmek
ballık
  • Bal konulan kap
  • Bağlarda görülen külleme hastalığı
  • Ballıbaba
beslenme uzmanı
  • Beslenmenin genel özelliklerini kitle çapında ele alan, inceleyen, uygulatan yetkili
beleme
  • Belemek işi
bıktırma
  • Bıktırmak işi
buharlı makine
  • Buharla çalışan makine
beceriklilik
  • Becerikli olma durumu, ustalık, maharetlilik
balkanlık
  • Sıradağlarla kaplı olan (yer)
bismillah demek
  • bir işe uğurlu olması dileği ile başlamak
bloklaşma
  • Bloklaşmak işi
bedavacı
  • Her şeyi bedavadan sağlamaya çalışan kimse, beleşçi, abacı, lüpçü
bromhidrik asit
  • Bromun hidrojenle birleşmesinden oluşan HBr asidi
bastırtma
  • Bastırtmak işi
bilimcilik
  • Bilginin temeli olarak yalnız bilim yöntemine önem verme, ilimcilik
bantlayıcı
  • Bantlama işini yapan makine
büsbütün
  • İyiden iyiye, iyice, tamamen, tamamıyla, temelli
badem ağacı
  • Gülgillerden, 6-8 metre yükseklikte, ilkbaharda beyaz ve pembe renkli çiçekler açan bir tür ağaç, badem (Amygdalus communis ve Prunus amygdalus)
birleşik kelime
  • Yeni bir kavramı karşılamak üzere belirtisiz isim tamlamalarından, sıfat tamlamalarından, isnat gruplarından, birleşik fiillerden, ikilemelerden, kısaltma gruplarından veya kalıplaşmış çekimli fiillerden oluşan kelimeler: yer çekimi, hanımeli, ses bilgisi beyaz peynir, açıkgöz, toplu iğne eli açık, sırtı pek söz etmek, zikretmek, hasta olmak, gelebilmek, yazadurmak, alıvermek çoluk çocuk, çıtçıt, altüst başüstüne, günaydın sağ ol, ateşkes, külbastı gibi
boşluk tulumbası
  • Boşaltaç
belirsizlik zamiri
  • Adın yerini belirsiz, kabataslak tutan zamir, belgisiz zamir: bazısı, birkaçı, birçoğu, azı, herkes, biri vb
boğaz derdi
  • Geçim için uğraşma
  • Yemek pişirme, hazırlama sıkıntıları
betimsel dil bilgisi
  • Bir dilin belirli çağını inceleyen dil bilgisi, betimlemeli dil bilgisi, tasvirî dil bilgisi
bilgili
  • Bilgi sahibi olan, malumatlı, malumattar, malumat sahibi, haberli
  • Bilgiye dayalı bir biçimde
bulanıklaştırma
  • Bulanıklaştırmak işi
beniçincilik
  • Dünyada kişinin benliğini merkez sayan felsefe görüşü, benmerkezcilik, egosantrizm
boyut kazandırmak
  • yeni bir durum, içerik, genişlik, kapsam kazandırmak
burgulu
  • Burgusu olan
  • Burgulanmış olan
bağdaşıklaştırma
  • Bağdaşıklaştırmak işi
bacaklık
  • Özellikle hokey oyuncularının dizlerine taktıkları deriden yapılmış koruyucu
berri
  • Karasal
bakılma
  • Bakılmak işi
bütünleşebilmek
  • Bütünleşme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bütünleşme becerisi bulunmak
başlıksız
  • Başlığı olmayan
  • Başlığı olmayan, antetsiz (yazı, kâğıt vb.)
bulgurcu
  • Bulgur yapan ve satan kimse
büyüksü
  • Büyüğü andıran, büyüğe benzeyen, büyük gibi
beşincilik
  • Beşinci olma durumu
beş vakit
  • Günün sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı zamanları
  • Bu vakitlerde kılınan namaz
  • Her zaman, günün her saatinde
baskı resim
  • Gravür tekniği ile yapılan resim, kazıma resim
börttürmek
  • Börtme işi yaptırılmak
bağdaştırılabilmek
  • Bağdaştırılma ihtimali veya imkânı bulunmak
birincil enerji
  • Enerjinin herhangi bir değişim veya dönüşüm uygulanmamış biçimi
babalanabilme
  • Babalanabilmek işi
bis
  • İkinci kez
büründürmek
  • Bürünme işini yaptırmak
başkan yardımcısı
  • Kurum ve kuruluşlarda başkana yardım eden sorumlu ve yetkili kimse
barizlik
  • Bariz olma durumu
basıvermek
  • Çabucak basmak
boşaltılıvermek
  • Çabucak boşaltılmak
balçık hurması
  • Sandıklara basılarak kurutulan hurma, balçık inciri
başıbozukluk
  • Düzensiz davranış, düzensizlik, disiplinsizlik
bir çenetli
  • Tek parçalı (kapsüllü yemiş)
bücürleşmek
  • Bücür duruma gelmek
bürgüsüz
  • Bürgüsü olmayan
Bolşeviklik
  • Rusya'da XX. yüzyıl başlarında doğan ve Lenin tarafından geliştirilen komünist hareket
baliğ
  • Ergen
buruşturulmak
  • Buruşuk duruma getirilmek
başlı başına
  • Bütün yönleriyle, tamamen
bakılabilmek
  • Bakılma ihtimali veya imkânı bulunmak
başkaldırış
  • Başkaldırma işi
bir zahmet
  • Zahmet olmazsa
bavul ticareti
  • Gümrük vergisi ödenmemiş eşyayı bavul veya çantalarla sınırdan geçirerek iç veya dış piyasada değerlendirme işi
blucin
  • Kot (I)
belirginleştirilme
  • Belirginleştirilmek işi
bitiverme
  • Bitivermek işi
belitleme
  • Belitlemek işi
  • Tümden gelişimci bir bilime esas olacak belit sistemi
bitki sütü
  • Süt görünüşünde bitki öz suyu
bantlamak
  • Bantla iki şeyi birbirine tutturmak, bant yapıştırmak
bastırık
  • Kapıyı arkadan bastırmak için kullanılan ağaç dayak
  • Ağırlık, yük
bezilebilme
  • Bezilebilmek işi
beli büküklük
  • Beli bükük olma durumu
bastırım
  • Ruh dünyasında oluşan tepkimelerin bilinç dışına yansıması
başmüsevvit
  • Yazı müsveddeleri hazırlayan ve adına müsevvit denen memurların başkanı
bocalama
  • Bocalamak işi
belleyebilmek
  • Belleme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Belleme becerisi bulunmak
batırılabilmek
  • Batırılma ihtimali veya imkânı bulunmak
bohçacılık
  • Bohçacının yaptığı iş
besinsiz
  • Besini olmayan, kendisinde besin bulunmayan
  • Yeterince besin alamayan, gıdasız
bağırsak otu
  • Farekulağı
basklarnet
  • Kalın sesli klarnet
böyle böyle
  • Bunun gibi, buna benzer
  • Tekrara düşmeden, bilindiği üzere
bıçaklı
  • Bıçağı olan
basari
  • Görme ile ilgili
buruşuk
  • Gerginliği, düzgünlüğü kalmamış, buruşmuş olan
bağrı kara
  • Bağrı yanık
beylik tabanca
  • Ordu veya emniyet mensuplarına görev dolayısıyla verilen tabanca
bitleniverme
  • Bitlenivermek işi
başlangıç noktası
  • Bir işin veya şeyin başladığı yer
  • Parametrelenmiş bir yayın uçlarından biri
  • Sıfır sayısının, sayı doğrusundaki yeri, baş nokta
boncuk boncuk
  • Yuvarlak
  • Boncuk gibi yuvarlak taneler durumunda
baş ağrısı
  • Başın ağrıması, başta oluşan rahatsızlık
başlayıvermek
  • Çabucak başlamak
bademcik
  • Boğazın iki yanında birer tane bulunan, badem biçimindeki organ
başüstü
  • Geminin ön bölümünde çıpanın bulunduğu yer
belgesel
  • Belge niteliği taşıyan, dokümanter
  • Belge niteliği taşıyan film veya televizyon programı
besle kargayı, oysun gözünü
  • nankörlük edenler için söylenen bir söz
barfiks
  • Çeşitli beden hareketleri yapmaya elverişli 1-1,5 metre yüksekliğinde, kendi ağırlığınızı yukarı çekmenizi sağlayan, iki ayak üzerine tutturulmuş çubuklu jimnastik aracı
büğet
  • Gölet
bonkör
  • İyi yürekli
  • Cömert
balonculuk
  • Baloncunun yaptığı iş
bollatma
  • Bol duruma getirme
bolero
  • Kısa kadın ceketi
  • Ağır ritimli bir İspanyol dansı
  • Bu dansın müziği
bar havası
  • Bar oyunlarında tek veya toplu olarak söylenen ezgi
bağnazlaştırma
  • Bağnazlaştırmak işi
bulgari
  • Dört telli bağlama
belirebilmek
  • Belirme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Belirme gücü bulunmak
Balkanoloji
  • Balkan uluslarının dili, tarihi ve kültürü ile uğraşan bilim dalı
baştaban
  • Yunan ve Roma mimarlıklarında, sütunların üstüne oturan ve iki sütun arasındaki uzaklığın üstünü örten büyük, uzun taş kirişlerin oluşturduğu bölüm
borani
  • Pirinçli, yumurtalı, yoğurtlu ıspanak vb. sebze yemeği
belgeselcilik
  • Belgeselcinin yaptığı iş
balalık
  • Bala olma durumu
baskısız
  • Hak ve özgürlükleri kısıtlanmamış
  • Disiplinsiz
  • Terbiyesiz, ahlaksız
biçtiriverme
  • Biçtirivermek işi
bilgilenebilmek
  • Bilgilenme ihtimali veya imkânı bulunmak
bitirim yeri
  • Kumarhane
başat
  • Baskın
borçlanmak
  • Karşılığını sonra vermek şartıyla birinden para veya bir şey almak, istikraz etmek
  • Manevi bir yükümlülük altına girmek
buruklaşmak
  • Buruk bir durum almak
barajlı santral
  • Türbinleri için gerekli suyu baraj gölünden verilerek jeneratörlerle elektriğe dönüştüren hidroelektrik santral türü
bilinçlenme
  • Bilinçlenmek işi, şuurlanma
bel kemiği
  • Omurganın beli oluşturan bölümü, oma, amudufıkari
bir keresinde
  • Bir zamanlar
burulabilme
  • Burulabilmek işi
bunayabilme
  • Bunayabilmek işi
bitiştirilebilmek
  • Bitiştirilme ihtimali veya imkânı bulunmak
beberuhi
  • Sevimsiz, budala, bücür erkek
bozkırlı
  • Bozkıra ait, bozkıra ilişkin
  • Anadolu'nun verimli olmayan bölgesine ait olan (kimse)
basıklaştırmak
  • Basık duruma getirmek
bitirilebilmek
  • Bitirilme ihtimali veya imkânı bulunmak
barınmak
  • Doğa etkilerinden korunmak için kapalı bir yere sığınmak
  • Yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak oturmak
  • Bir yerde yatarak geceyi geçirmek
  • Soyut kavram bir yerde etkili olmak, gelişecek ortamı bulmak
  • Çevresiyle uyumlu, dirlik içinde yaşamak
bayır yukarı
  • Tepeye doğru, yokuş başına yönelerek
bombalayabilme
  • Bombalayabilmek işi
briketleme
  • Briketlemek işi
Büyükayı
  • Kuzey yarım kürede yedi parlak yıldızı yardımıyla Kutup Yıldızı'nı bulmada kullanılan takımyıldız, Yedigir, Dübbüekber
başıboşluk
  • Başıboş olma durumu
bezmek
  • Bezgin duruma gelmek, bezginlik getirmek, bıkıp usanmak
birahanecilik
  • Birahanecinin yaptığı iş
bişek
  • Yayık dövmede kullanılan araç
bacanak
  • Eşleri kardeş olan erkeklerin birbirine göre durumu
  • Dost, arkadaş
birtakımı
  • Bazısı, kimi
başgardiyan
  • Gardiyanların başı
buçuk
  • ... ve yarım
belgelendirmek
  • Belge göstererek belirtmek
biralık
  • Bira yapmakta kullanılan
bırakıvermek
  • Ansızın ve çabucak bırakmak
biçilmek
  • Biçme işine konu olmak
bulaştırmak
  • Bulaşmasına yol açmak
boraks
  • Yoğunlaşmış borik asitten türeyen sodyum tuzu
bahsedilme
  • Bahsedilmek işi
bestecilik
  • Bestecinin yaptığı iş, bestekârlık, kompozitörlük
benzetebilmek
  • Benzetme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Benzetme becerisi bulunmak
benimsetiliş
  • Benimsetilme işi
buğulaşma
  • Buğulaşmak işi, buharlaşma
burunsak
  • Hayvan yavrusunun anasından süt emmesini önlemek için burnuna geçirilen başlık, burunsalık, burunluk
  • Hayvanların burunlarına geçirilen ip, burunsalık, burunluk
belgesel film
  • Hayattan alınan herhangi bir olguyu, kendi doğal çevresi ve akışı içinde veya gerçeğe en yakın bir biçimde hazırlanmış yapay bir yerde işleyen, belirli bir amacı yansıtan film
bürünme
  • Bürünmek işi
beşbıyık
  • Muşmula
bulanıvermek
  • Çabucak bulanmak
beslenme bozukluğu
  • Bazı organ ve dokularda veya organizmanın bütününde şekil veya çalışma düzensizliği meydana getiren, bir veya birkaç beslenme görevinin bozulması
başaklanma
  • Başaklanmak işi
bilinçleniş
  • Bilinçlenme işi, şuurlanış
bitkisellik
  • Bitkisel olma durumu
börtleme
  • Börtlemek işi
bütünleştirilmek
  • Bütünleşmesi sağlanmak
biyoloji
  • Bitki ve hayvanların köken, dağılım, yapı, gelişim, büyüme ve üremelerini inceleyen bilim dalı, dirim bilimi
bireysel
  • Bireyle ilgili olan, bireye özgü olan, ferdî
brakisefal
  • Kafatasının genişliği ile uzunluğu hemen hemen eşit olan (kimse), kısa kafalı
braket
  • Dikişten çıkan kitapların sırtına makine ile bez geçirme
büzüştürülme
  • Büzüştürülmek işi
bölümlemek
  • Birçok şey arasında, birbirine eşit veya benzer olanları kümelere ayırmak, sınıflamak, tasnif etmek, tasniflemek
başrahip
  • Manastırlarda en kıdemli ve yönetimden sorumlu rahip, başkeşiş
başlayabilmek
  • Başlama ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Başlama becerisi bulunmak
bonkörleşebilme
  • Bonkörleşebilmek işi
başkarakter
  • Oyunun asıl karakteri, asli tipi
bir nefes
  • Bir an, kısa bir süre
bollaşmak
  • Bol duruma gelmek
bir çuval dolusu
  • Çok fazla
bahusus
  • Özellikle
bezletme
  • Bezletmek işi
buğdayımsı
  • Buğdaysı
beyazlaşmak
  • Beyaz duruma gelmek
bahsediliş
  • Bahsedilme işi
bozdurabilme
  • Bozdurabilmek işi
bezeyici
  • Bezekleme yapan ressam
beyinorağı
  • Beynin iki lobu arasındaki zar
bireyselleştirilmek
  • Bireysel olması sağlanmak
bilincine varmak
  • anlamak, kavramak
başdekorcu
  • Dekorcuların başı, dekor hazırlamada en üst sorumlu
biyonik
  • Dirim kurgusal
biçimsizleştirilme
  • Biçimsizleştirilmek işi
baskın basanındır
  • `düşmanı gafil avlayıp saldıran taraf savaşı kazanır` anlamında kullanılan bir söz
bencilleşme
  • Bencilleşmek işi
bildiriverme
  • Bildirivermek işi
büyük defter
  • Ticari kuruluşların aylık bilanço hesaplarını gösteren defter, ana defter, defterikebir
bilişsel
  • Bilişle ilgili, zekânın işleyişiyle ilgili, kognitif
Bektaşi dedesi
  • Bektaşi tarikatında üst makamlarda bulunan ve yönetimde sorumluluk taşıyan derviş
bir lahzada
  • Çabucak
büstiyer
  • Bayanların ceket vb. kıyafetlerinin içinde kullanılan çarpıcı, göz alıcı, işlemeli kumaştan yapılmış askılı veya askısız üstlük
busbulanık
  • Çok bulanık
böldürtmek
  • Böldürme işini yaptırmak
bayati
  • Klasik Türk müziğinde uşşak dörtlüsüne buselik beşlisi katılmasıyla yapılmış eski bir makam
biat etmek
  • birinin egemenliğini tanımak, kabul etmek
bayram namazı
  • Dinî bayramların ilk gününde sabah namazından sonra kılınan namaz
borda hattı
  • Donanma gemilerinin bir sırada ve paralel olarak gitmek için aldıkları durum
bütünleştirmek
  • Bütün duruma getirmek
bozdurulmak
  • Bozma işi yaptırılmak
büfecilik
  • Büfecinin yaptığı iş
birleşebilmek
  • Birleşme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Birleşme gücü bulunmak
  • Birleşme becerisi bulunmak
burmak
  • Bir şeyi iki ucundan tutup ekseni etrafında ters yönlere çevirerek bükmek
  • İğdiş etmek
  • Ağza kekre tat vermek
  • Mide, bağırsak sancımak
  • Acıtmak
boğuşabilmek
  • Boğuşma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Boğuşmaya gücü yetmek
borik asit
  • Etkisi az, beyaz, sedef görünümde bir madde, asit borik
bir küme
  • Pek çok, fazla
buzağı
  • Yeni doğmuş, ana sütüyle beslenen sığır yavrusu
boğaz tokluğuna
  • Karın tokluğuna
bülbülyuvası
  • Daire biçiminde, ortası çukur ve bu çukur yere piştikten sonra dövülmüş Antep fıstığı konulan bir hamur tatlısı türü
boyatılmak
  • Boyama işi yaptırılmak, boya sürdürülmek
bencillik etmek
  • bencil davranmak
bademcilik
  • Bademcinin yaptığı iş
başkaldırıcılık
  • Başkaldırıcı olma durumu, asilik, isyancılık, isyankârlık
bilimleştirmek
  • Bilim durumuna getirmek, bilim özelliği kazandırmak
buzkıran
  • Donmuş deniz, göl veya ırmaklarda ulaşımı öteki gemilere kolaylaştırmakta kullanılan, buzları kırarak yol açmak için yapılmış gemi
basitleşebilme
  • Basitleşebilmek işi
bağlaşma
  • Bağlaşmak işi, ittifak
baldıranşerbeti
  • Acı çekilerek, yüzsuyu dökülerek elde edilen kazanç
berat
  • Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent
  • Osmanlı Devleti'nde bir göreve atanan, aylık bağlanan, san, nişan veya ayrıcalık verilen kimseler için çıkarılan padişah buyruğu
boralı
  • Yağmurlu, sert rüzgârlı ve soğuk havalı
badem bıyıklı
  • Badem bıyığı olan
bibi
  • Hala
bulaşık deterjanı
  • Bulaşık yıkarken kullanılan toz, sıvı veya krem biçimindeki temizleme maddesi
büyüleniş
  • Büyülenme işi
besleme basın
  • Çıkar uğruna, herhangi bir kuruluşun veya iktidardaki güçlerin görüşlerini savunan basın
barışık olmak
  • sevecen ve hoşgörülü davranmak
bilişim teknolojisi
  • Bilişimde kullanılan bütün araç ve gereçlerin oluşturduğu sistem
başka işi yok mu?
  • `bu işe ne diye karışıyor, bu iş onu ilgilendirmez` anlamında kullanılan bir söz
bulgursu
  • Bulguru andıran, bulgura benzeyen, bulgur gibi, bulgurumsu
bamya dolması
  • Bamyaların sapları açılıp içine pirinç konularak hazırlanan bir yemek türü
birlenme
  • Birlenmek işi
buğulanış
  • Buğulanma işi
berabere bitmek
  • oyun veya yarışma aynı sayının alınmasıyla sonuçlanmak
bombalanmak
  • Bombalama işine konu olmak
bayraklaştırılmak
  • Bayrak durumuna getirilmek
bitiriş yemi
  • Et üretimi için beslenen hayvanlara belirli bir devreden itibaren besi sonuna kadar yedirilen ve enerji değeri daha yüksek olan karma yem
bir gözeliler
  • Yapısı tek bir hücreden oluşan hayvanlar veya bitkiler
benimsetmek
  • Birinin benimsemesini sağlamak
bahsedebilme
  • Bahsedebilmek işi
baldırak
  • Don, pantolon vb. giysilerin dizden aşağı olan bölümü
  • Kılıç kayışının aşağı uzanan parçası
bezekli
  • Bezeği olan, süslü, süslenmiş
beril
  • Doğada altıgen billurlar durumunda bulunan, saydam, çoğu yeşil renkli berilyum ve alüminyum silikat
bayrılık
  • Bayrı olma durumu, kıdem
baldıran
  • Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen zehirli bitkilerin ortak adı, ağı otu, baldırgan (Conium maculatum)
  • Bu bitkiden çıkarılan zehir, baldırgan
balıkçı yaka
  • Kazaklarda boynu saran ve katlanabilen yaka
bungun
  • Sıkıntılı
borçlandırılma
  • Borçlandırılmak işi
borçlandırabilmek
  • Borçlandırma ihtimali veya imkânı bulunmak
büyüme hızı
  • İş gücü, doğal kaynaklar, donanım vb. temel değişkenlerin bir arada yoğrulması sonunda bir önceki yıla oranla adam başına düşen gerçek gelir artış hızı
bucak bucak kaçmak
  • bir olay, bir durum veya bir kimseyle karşılaşmamaya çalışmak
buğu
  • Su buharı
  • Soğuk bir cisim üzerinde ince bir tabaka durumunda yoğunlaşmış sıvı
baroskop
  • Havanın içinde bulunduğu cisimlerin ağırlığı üzerine yaptığı hafifletici etkiyi gösteren ve havası boşaltılabilen bir fanus içinde terazisi bulunan fizik cihazı
belgelendirilebilme
  • Belgelendirilebilmek işi
başvuru
  • Başvurma işi, müracaat
  • Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanma, bilgiye ulaşma, referans
bizdenlik
  • Bizden olma durumu
bireyci
  • Kişi haklarını savunan (kimse), individüalist
  • Bireycilikten yana olan, ferdiyetçi, individüalist
bağışlama
  • Bağışlamak işi, mağfiret, gufran
  • Hibe etme
bombelenebilmek
  • Bombelenme ihtimali veya imkânı bulunmak
bütünleştirilebilme
  • Bütünleştirilebilmek işi
bekitmek
  • Kapamak, tıkamak
balgamlı
  • Balgamı olan
bet suratlı
  • Yüreğinin kötülüğü yüzünden belli olan
beden
  • Canlı varlıkların maddi bölümü, vücut
  • Vücudun, baş, kol ve bacak dışında kalan bölümü, gövde
  • Giysilerde ölçü
  • Kale duvarı
Belen
  • Hatay iline bağlı ilçelerden biri
Beyşehir
  • Konya iline bağlı ilçelerden biri
benzemez
  • İskambil, okey oyunlarında farklı kâğıtların veya taşların bir araya gelmesi
bin çeşit
  • Bin türlü
buruşukça
  • Biraz buruşuk olan, pek düzgün olmayan
boğuşma
  • Boğuşmak işi
beslemelik
  • Besleme
bilmünasebe
  • Sırası gelince, sırası düşünce
bozuk plak gibi
  • sürekli tekrarlanarak
baştabip
  • Başhekim
boru mengenesi
  • Kesme, diş açma vb. işlemler için borunun sıkıca bağlandığı alet
baştankaragiller
  • Omurgalı hayvanların ötücü kuşlar takımından yüz kadar kuş türünü içine alan geniş bir familya
baba diyarı
  • Soyun, kökenin bulunduğu yer
biçki dikiş yurdu
  • Halka açık terzilik mesleğini öğretme ve uygulama yeri, biçki yurdu
bükülebilmek
  • Bükülme ihtimali veya imkânı bulunmak
baş bodoslaması
  • Gemi omurgasının baş tarafta yükselmesi ile oluşan eğik veya dikey bölüm
belirtisizlik
  • Belirtisiz olma durumu
buldurma
  • Buldurmak işi
boyutlamak
  • Boyutları belirlemek, ortaya koymak
büyültebilme
  • Büyültebilmek işi
budanabilmek
  • Budanma ihtimali veya imkânı bulunmak
baskılama
  • Baskılamak işi
binbaşı
  • Orduda rütbesi yüzbaşı ile yarbay arasında bulunan ve asıl görevi tabur komutanlığı olan subay
bilisiz
  • Öğrenim görmemiş, cahil
birimküp
  • Hacminin hesaplanmasında kullanılan uzunlukların birimi cm, m vb. birimlerle ifade edilmemiş cisimlerin hacim ölçüsü
bağıtsız
  • Sözleşmesi olmayan
büyüklenmek
  • Kendini büyük göstermek, büyüklük taslamak, kibirlenmek, heyheylenmek
bayatı
  • Azeri ve Türkmen halk şiirinde mâni türü
biçtirilme
  • Biçtirilmek işi
bağırsak ingini
  • Çoğunlukla sürgün ve karın ağrısı ile beliren bağırsak iltihabı
başüstüne
  • Bir isteğin, buyruğun hemen yerine getirileceğini bildiren söz, oldu
büyük sesli uyumu
  • Büyük ünlü uyumu
biçimsiz
  • Kendine özgü bir biçimi olmayan, biçimi bozuk, şekilsiz
  • Kötü, hoş olmayan, yakışıksız
  • Kendine özgü billurlaşmış bir biçimi olmayan (madde), amorf
  • Kötü bir biçimde
boşanmak
  • Karı ve koca mahkeme kararı ile birbirinden ayrılmak
  • Hayvan, başlığından, koşum takımından veya bağından kurtulmak
  • Bol bol akmak
  • Baskı altında gergin duran bir şey, birden ve hızla kurtulmak
  • Kapalı bir yerde bulunan insanlar birden dışarı çıkmak
  • Dertlerini, yakınmalarını anlatmak
  • Sıyrılmak, kurtulmak
başkentlilik
  • Başkentli olma durumu, başşehirlilik
boyayıvermek
  • Çabucak boyamak
bedii
  • Güzellik ölçülerine uyan, gözü gönlü okşayan, beğenilen
  • Estetik
başta gitmek
  • en ileri durumda bulunmak
buzdolabına kaldırmak
  • bir konuda anlaşmaya varılamadığı için onu bir süre gündem dışında bırakmak
bedik
  • Kazak Türklerinde bir hastalığın iyileşmesi için yapılan tören
başkalaşım
  • Bir kütlenin fiziki ve kimyasal özelliklerinin değişmesi, istihale, metamorfizm
bulgurlu
  • Bulguru olan
Bahşılı
  • Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri
boylanıvermek
  • Çabucak boylanmak
bağrıkara
  • Bir tür iskete kuşu (Saxicola torquata)
bedir
  • Dolunay
bakışabilme
  • Bakışabilmek işi
Bozkır
  • Konya iline bağlı ilçelerden biri
burum burum
  • Burulmak fiili ile `çok fazla burulmak` anlamında kullanılan bir söz
bindirilmek
  • Bindirme işi yapılmak
benimsetilmek
  • Benimsetme işine konu olmak
bıçkıcılık
  • Bıçkıcının yaptığı iş
bomboşluk
  • Bomboş olma durumu
bu türlü
  • Böyle, bu biçimde
belirtili
  • Belirtisi olan
  • Belirtilmiş olan, belirli kılınan
burgata
  • Tel ve bitkisel halatların inç olarak çevresini belirten, 2,54 santimetreye eşit olan birim
balyozlamak
  • Balyozla vurmak, balyozla dövmek
başlı
  • Başı olan
balgamsı
  • Balgamı andıran, balgama benzeyen, balgam gibi
bira mayası
  • Mayalanmış durumdaki biranın yüzünden alınan bir mantar türü
bilimselleşmek
  • Bilimsel bir nitelik kazanmak
bilgiyazar
  • Elektronik sistemle dizgi yapan alet
başarı
  • Başarma işi, muvaffakiyet
böğür
  • İnsan ve hayvan vücudunun kaburga ile kalça arasındaki bölümü
  • Yan taraf
  • Akran
  • Dağ yamacı
bastırış
  • Bastırma işi
baskılamak
  • Baskı altına almak
biçimsizleşebilme
  • Biçimsizleşebilmek işi
başlıklı
  • Başlığı olan
  • Başlığı olan, antetli (zarf, kâğıt vb.)
bide
  • Bedenin belden aşağı bölümlerini yıkamakta kullanılan tuvalet aracı
Balışeyh
  • Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri
buluşuverme
  • Buluşuvermek işi
bombalayıverme
  • Bombalayıvermek işi
boylama
  • Boylamak işi
biçimsel
  • Biçime dayanan, biçimle ilgili, şekle ait, şeklî, formel
bağıtlı
  • Sözleşme ile bağlanmış olan
balkır
  • Parıltı
  • Şimşek
bölümlendirilmek
  • Bölümlendirme işi yapılmak
bölünmek
  • Belirli bölümlere, parçalara ayrılmak
buruşma
  • Buruşmak işi
bölünmez
  • Parçalanamaz, ayrılamaz
batkınlık
  • İflas
bakır kaplama
  • Demir vb. madenlerin yüzeyinde bakır katman oluşturma işlemi
bütünleme sınavı
  • Okullarda başarısız olan öğrenciler için yapılan ek sınav, bütünleme, ikmal imtihanı
büyülenme
  • Büyülenmek işi, efsunlanma, afsunlanma, sihirlenme
bibaht
  • Bahtsız
bozördek
  • Tatlı sularda bulunan bir tür ördek
balon lastik
  • Bisikletlerde kullanılan bir lastik türü
basınçlanma
  • Dalgıcın dipten yukarı çıkarken vurgun yemesini önlemek amacıyla uymak ve beklemek zorunda olduğu çıkış zamanı, aksuna
  • Vurgun yiyen bir dalgıcı iyileştirmek için içine girdiği basınç odasında yapay olarak daldığı derinliğe indirme ve uymak zorunda olduğu çıkış zamanını aynen uygulama, aksuna
barbunya
  • Taneleri yuvarlak, oval veya yassı, kırmızı benekli, bir tür fasulye
barbarcasına
  • Barbarca
benzeyebilme
  • Benzeyebilmek işi
barbar
  • Uygarlaşmamış (kavim, topluluk)
  • Kaba saba, ilkel
  • Kaba ve kırıcı
bezdirme
  • Bezdirmek işi
bakabilmek
  • Bakma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bakma becerisi bulunmak
Beç tavuğu
  • Tavukgillerden, başı küçük ve çıplak, tüyü mavimtırak kül renginde, tavuk büyüklüğünde, evcil bir hayvan (Numida meleagris)
bal rengi
  • Kahverengiye çalan sarı renk
  • Bu renkte olan
barikatlamak
  • Barikat ile çevirmek, barikat yapmak
başat karakter
  • Bir melezde her zaman ortaya çıkan karakter
besmele çekmek
  • bir işe başlarken `bismillahirrahmanirrahim` sözünü söylemek
baskısızcasına
  • Baskısızca
bozuşuverme
  • Bozuşuvermek işi
bozdurulabilme
  • Bozdurulabilmek işi
bulgurcuk
  • Güneş yüzeyinde teleskopla seçilebilen küçük, dairesel görünüşlü değişken oluşumlardan her biri
beceriksizleşme
  • Beceriksizleşmek işi
benzeşmek
  • Birbirine benzemek, müşabih olmak
buz torbası
  • Tedavi amacıyla kullanılan ve içinde buz parçaları bulunan plastik torba
batsat
  • Ara sıra, seyrek olarak, tek tük
başlanma
  • Başlanmak işi
bezgin
  • Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş
  • Solgun, cansız
  • Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş bir biçimde
basitleştirilme
  • Basitleştirilmek işi
beleyiş
  • Beleme işi
bölünebilmek
  • Bölünme ihtimali veya imkânı bulunmak
bozdur bozdur harca
  • çok az olan şeyler için kullanılan bir söz
bulaşıkçılık
  • Bulaşıkçının yaptığı iş
bağıtlamak
  • Sözleşmeyle sonuçlandırmak
berkitme
  • Sağlamlaştırma, tahkim, takviye
bardacık eriği
  • Bardak eriği
bir dereceye kadar
  • bir noktaya veya bir sınıra kadar
buruşabilme
  • Buruşabilmek işi
başlattırma
  • Başlattırmak işi
belgevşekliği
  • Cinsel gücü yitirme
bitkimsi
  • Bitkiyi andıran, bitkiye benzeyen, bitki gibi
Batılılaşmacı
  • Batılılaşmak yanlısı olan (kişi, görüş)
birikişme
  • Birikişmek işi
boşanış
  • Boşanma işi
bakımcı
  • Bakım işini yapan kimse
berberlik
  • Berberin yaptığı iş
bakkala bırakma!
  • bir işi `bakalım` diyerek savsaklamak isteyenlere söylenen bir söz
bilyon
  • Milyar
bilinçlendirilme
  • Bilinçlendirilmek işi, şuurlandırılma
bihakkın
  • Hakkıyla, gerçekten
büyükbaş
  • Sığır, manda vb. kasaplık hayvanlara verilen genel ad
bozkırlaşmak
  • Bozkır durumuna gelmek
bulunduruş
  • Bulundurma işi
beceriksiz
  • Becerisi olmayan, usta olmayan, maharetsiz
börttürme
  • Börttürme işi
belirtilmek
  • Belirtme işine konu olmak
buruşturabilmek
  • Buruşturma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Buruşturmaya gücü yetmek
başpiskopos
  • Katoliklerde piskoposların başı olan din adamı
buzlaşabilmek
  • Buzlaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
bağımlı sıralı cümle
  • Anlam bakımından birbirine bağlı olan ve özneleri, tümleçleri veya yüklemleri ortak olan cümle
binebilmek
  • Binme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Binme gücü bulunmak
benzinci
  • Akaryakıt satılan yer
  • Akaryakıt satan kimse
bostan korkuluğu
  • Kuşları ürkütüp yaklaştırmamak için tarlaya dikilen kukla
  • Kendisinden beklenilen görevi yapmayan veya kendisinden çekinilmeyen güçsüz kimse
bağdaştırmacı
  • Bağdaştırmacılık yanlısı olan
beslenme yetersizliği
  • Çeşitli güçlükler ve yokluklar yüzünden vücuda gerekli olan gıdaların yerinde ve zamanında alınamaması durumu
billurlu
  • İçinde billur bulunan
  • Bol ışıklı, pırıl pırıl parlayan (yer)
bulaştırma
  • Bulaştırmak işi
benlik ikileşmesi
  • Öznenin kişiliğini iki veya daha çok bilinç merkezine bölen ve tek kişide çeşitli kişilikler biçiminde beliren bir ruh hastalığı
bütün
  • Eksiksiz, tam
  • Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi
  • Bozuk olmayan (para)
  • Parçalanmamış
  • Birlik, tamlık
budalacasına
  • Budalaca
başı yumuşak
  • Uysal, söz dinler (kimse)
bozuluvermek
  • Çabucak bozulmak
bekleyiş
  • Bekleme işi
bakır oksit
  • Kimyasal formülü CuO veya Cu2O olan bakırın oksit biçimi
bacaklı yazı
  • İri ve okunaklı yazı
beş beter
  • Besbeter
beyhudeleşme
  • Beyhudeleşmek işi
basımcı
  • Basımevi işleten kimse, matbaacı
bir karış beberuhi
  • çok kısa boylu kimse
bütünletme
  • Bütünletmek işi
beyin cerrahisi
  • Beyin ve omurilik konusunda ameliyat yapabilen bölüm, nöroşirürji
besi yeri
  • Canlı veya uyku durumunda olan mikroorganizmaların, hücrelerin yetiştirilmek ve geliştirilmek üzere aşılandığı veya ekildiği, besleyici maddeler içeren ortam
  • Sığırların ticari amaçlı et üretimi için yem verilen ve kilo alması sağlanan, sınırlı tesis veya alan
babacı
  • Babacılık yanlısı olan, paternalist
baletlik
  • Balet olma durumu
bayrak bilimci
  • Bayrak bilimi ile uğraşan kimse
bukağılama
  • Bukağılamak işi
başçavuşluk
  • Başçavuş olma durumu
  • Başçavuşun rütbesi
  • Başçavuşun görevi
böbreksi
  • Böbrek biçiminde olan
boşanma ilamı
  • Mahkemenin boşanmayı kesin hükme bağladığını belirterek verdiği resmî belge
benekli
  • Ufak lekeleri bulunan
beş bir
  • Pencüyek
bilgin
  • Bilimsel bir konuda çok bilgisi olan kimse, bilimci, âlim
bukalemunlaşmak
  • Davranışını, görüşünü çıkarına göre değiştirmek
bağ bozumu
  • Bağda ürünün toplanması
  • Bu işin yapıldığı mevsim, sonbahar
beyhudelik
  • Beyhude olma durumu
bornoz
  • Banyodan çıkarken kurulanmak için kullanılan, önden açık, havludan yapılmış giyecek
  • Kuzey Afrika'da Berberilerin giydikleri başlıklı, geniş, kısa kollu bir üstlük
bulaşma
  • Bulaşmak işi
büyük mağaza
  • Her türlü tüketim malının, özellikle yiyecek maddelerinin ve mutfak gereçlerinin seçilip satın alınabildiği büyük satış yeri, süpermarket, grosmarket
birdirbir
  • Oyuncuların birbirinin üstünden atlayarak oynadıkları bir oyun
bezgince
  • Bezgin bir biçimde
bigünah
  • Günahsız
belirtebilmek
  • Belirtme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Belirtme becerisi bulunmak
baltacılık
  • Baltacının yaptığı iş
bombalatabilmek
  • Bombalatma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bombalatmaya gücü yetmek
bağımsızlaştırmak
  • Bağımsız duruma getirmek
bahtsızcasına
  • Bahtsızca
begonyagiller
  • İki çeneklilerden, örneği begonya olan bir bitki familyası
buutsuz
  • Boyutu olmayan
beğenilmek
  • İyi ve güzel bulunmak
  • Sevilmek, hoşa gitmek
beta ışınları
  • Radyoaktif cisimlerin yaydıkları üç ışından biri
betimsellik
  • Betimsel olma durumu
buruşturulabilmek
  • Buruşturulma ihtimali veya imkânı bulunmak
batarya
  • En küçük topçu birliği
  • Savaş gemilerinde borda topları ve bunların bulunduğu güverte parçası
  • Pil
  • Birkaç aygıtın bir araya getirilerek belirli bir biçimde eklenmesinden oluşan takım
branda
  • Ambar kapaklarının veya filikaların üzerine örtülen, muşamba benzeri, su geçirmez, kalın bez, branda bezi
  • Gemilerde tayfa ve erlerin yattığı dikdörtgen biçiminde, astarlanmış bezden yapılan, halatlarla bir yere tutturulan asılı yatak
betimlenmek
  • Betimleme işi yapılmak
beğendirmek
  • Beğenilmesini, hoş görünmesini sağlamak
büyütken doku
  • Sürgen doku
babalı
  • Zaman zaman sinir nöbeti geçiren
böğürtlen
  • Gülgillerden, bahçe çitlerinde, yol kenarlarında kendiliğinden yetişen dikenli ve çok yıllık bir çalı, diken dutu, it üzümü (Rubus caesus)
  • Bu bitkinin önce kırmızı, olgunlaştığında kararan mayhoş yemişi
başı bağlı
  • Başını örten (kimse)
  • Serbest olmayan (kimse)
  • Evli olan (kimse)
  • Nişanlı olan (kimse)
boğazkesen
  • Bir boğazı savunmak için deniz kıyısında yapılan hisar
bağdaşılmak
  • Bağdaşma işine konu olmak
bunalış
  • Bunalma işi
büyükelçi
  • Bir devletin başka bir devletteki en üst düzey temsilcisi, sefirikebir
badema
  • Bundan sonra, bundan böyle
bandrolsüz
  • Bandrolü olmayan
boyatıverme
  • Boyatıvermek işi
bezetme
  • Bezetmek işi
bağlaşık
  • Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk), müttefik
  • Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim)
bağlaşım
  • Eşleme
  • Aralarında ortak çıkar bulunan devletler ilişkisi
  • Bir dizgenin veya alt dizgenin başka bir dizge üzerindeki etkisi
bilgeleştirmek
  • Bilge durumuna gelmesini sağlamak
bayağılık
  • Bayağı olma durumu, sıradanlık, aleladelik
bayıltılma
  • Bayıltılmak işi
belirsizleştirebilmek
  • Belirsizleştirme ihtimali veya imkânı bulunmak
bonfilelik
  • Bonfile yapmaya elverişli (et)
buluşabilmek
  • Buluşma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Buluşmayı becermek
bağışlatabilme
  • Bağışlatabilmek işi
boğmaklı
  • Boğmakları olan
basıcı
  • Bası işi yapan kimse
bal dudaklılık
  • Bal dudaklı olma durumu
başantrenör
  • Antrenörlerin en ustası ve deneyimlisi
bembeyaz kesilmek (veya olmak)
  • beklemediği bir durum karşısında beti benzi atmak
bandrol
  • Denetim pulu
  • Bayrak direğinin tepesine süs olarak konulan uzun, kumaş şerit
bilimsizlik
  • Bilimsiz olma durumu
bilgiç
  • Bilgili (kimse)
  • Bilgisiz olmasına rağmen bilgili görünmek isteyen, bilgili geçinen (kimse)
belletebilme
  • Belletebilmek işi
başpehlivan
  • Birçok pehlivanı yenerek gücünü kabul ettirmiş pehlivan
bir hücreli
  • Yapısı tek bir hücreden oluşan (hayvan veya bitki), bir gözeli, tek hücreli
basit kesir
  • Payı paydasından küçük olan kesir
balık tabağı
  • Balık koymaya yarayan kap
  • Yayvan servis tabağı
bütünlenebilme
  • Bütünlenebilmek işi
bayram günü
  • Bayrama rastlayan, bayramın kutlandığı gün
  • Sevinç yaşanılan gün
bayındırcı
  • Bayındır duruma getirici
bel ağrısı
  • Bel çevresinde oluşan ve duyulan ağrı
belirsizleştirilebilme
  • Belirsizleştirilebilmek işi
bezdirmek
  • Bıktırmak, usandırmak, bıkkınlık vermek
bir anlamda
  • Başka bir deyişle, diğer bir söyleyişle
bilinemez
  • İnsan aklıyla bilinemeyen şey
bezilme
  • Bezilmek işi
balaban kuşu
  • Bataklıklarda yaşayan, balıkçıla benzer, eti yağlı ve ağır, iri bir kuş (Botaurus)
başkişi
  • Başkahraman
bıkkınlık
  • Çok bıkmış olma durumu
biriktirilme
  • Biriktirilmek işi
balık kartalı
  • Kartallardan, su kıyılarında yaşayan, balıkla beslenen, beyaz, kahverengi çizgili yırtıcı kuş, deniz tavşancılı (Pandion haliaetus)
balçık
  • İçinde çeşitli organik maddeler bulunan, genellikle killi, koyu, yapışkan çamur, mil
  • Güçlük çıkartan
  • İçindeki kil oranı yüksek, yağlı, su geçirmez, koyu toprak
badehu
  • Ondan sonra
bankacı
  • Bankacılık işlemleri ile uğraşan veya bankada görevli kimse
bankerlik
  • Banker olma durumu
  • Bankerin yaptığı iş
benzinli
  • Benzinle çalışan (motor, makine vb.)
baterist
  • Orkestrada vurmalı çalgı takımını kullanan, davulcu
bozuşturma
  • Bozuşturmak işi
bölgeselleşmek
  • Bölgesel bir nitelik kazanmak
Belçikalı
  • Belçika halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
batonsale
  • Tuzlu hamurdan yapılan ince uzun çubuk
barut fıçısı
  • Barut koymaya, doldurmaya ve muhafaza etmeye yarayan fıçı
  • Her an olay çıkabilecek durumda olan yer
  • Çok kızgın, sinirli ve kinle dolu kimse
baş dönmesi
  • Gözün kararmasıyla düşecek gibi olma durumu
bilinen
  • Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum
bulgurlanma
  • Bulgurlanma işi
  • Güneş yüzeyinde bulgurcuk denilen taneciklerin kaynaşması olayı
benzin istasyonu
  • Araçların benzin, yağ vb. gereksinimlerini karşılayan, yolculara dinlenme ve alışveriş imkânı veren tesis, benzinlik
böcekkapan
  • Örnek bitkisi drosera olan ve bazı organları böcek yakalamaya, sindirmeye elverişli olan bitkilerin ortak adı
buzcu
  • Buz satan kimse
bayramüzeri
  • Bayramüstü
Bayındır
  • İzmir iline bağlı ilçelerden biri
beklenilmek
  • Beklenmek
biyokatalizör
  • Canlı dokuların hepsinde çok az bulunan ve hayat için gerekli kimyasal tepkimeleri uyandıran veya kolaylaştıran madde
beşizli
  • Beş tanesi bir arada olan
bastırılış
  • Bastırılma işi
bürünmek
  • Bürüme işine konu olmak
  • Herhangi bir görünüşe, kimliğe girmek
bozucu etki
  • Enerji sisteminde aniden ortaya çıkan, üretim kaybından, yük kesintisinden veya tesis, kablo, hat arızasından kaynaklanan belirgin değişiklik
bedihi
  • Besbelli, apaçık
baştanımaz
  • Asi, isyancı, düzen bozucu
beklenebilmek
  • Beklenme ihtimali veya imkânı bulunmak
bulunak
  • Adres
Beyaz Rus
  • Beyaz Rusya halkından olan kimse
bir süre
  • Kısa bir müddet, bir müddet
  • Belirsiz bir müddet, bir müddet
bayağılaşma
  • Bayağılaşmak durumu, sıradanlaşma
buyrulma
  • Buyrulmak işi
basitleşmek
  • Basit duruma gelmek
bazidiyospor
  • Bazitli mantarların sporları
bireyselleştirmek
  • Bir şeyi ayrı olarak, bireysel olarak göz önüne almak
bağnazlaşmak
  • Bağnaz duruma gelmek
badem bıyık
  • Üst dudağın her iki yanında yer alan, badem içi biçimindeki bıyık
belgelikçi
  • Belgelik görevlisi veya uzmanı, arşivci
badem tırnak
  • Badem biçiminde uzunca tırnak
bulgur
  • Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday
  • Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru
beyin takımı
  • Bir kurum veya kuruluşun yönetiminde etkin rol oynayan kimseler
beklenmezlik
  • Beklenmeme durumu
bezebilmek
  • Bezme ihtimali veya imkânı bulunmak
bir an evvel
  • Bir an önce
büyük tövbe ayı
  • Ay takviminin beşinci ayı, cemaziyelevvel
basılı
  • Basılarak yerleştirilmiş
  • Basımevinde basılmış (kâğıt, kitap vb.), matbu
bayıla bayıla
  • İsteyerek, istekle, çok isteyerek, severek
buharlayıcı
  • Suyu buhar durumuna getiren makine
bitkince
  • Bitkin bir biçimde, dermansızca
buğu kebabı
  • Et, arpacık soğanı, domates, sarımsak, kekik ve baharat kullanılarak su konmadan hazırlanan bir et yemeği
başarılılık
  • Başarılı olma durumu
buyrukçuluk
  • Buyrukçu olma durumu
Bahai
  • Bahailik yanlısı kimse
buharlaşıvermek
  • Çabucak buharlaşmak
beyaz et
  • Tavuk, balık vb. etlere verilen genel ad
basamaklı
  • Basamağı olan
bağımlılaşabilmek
  • Bağımlılaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
bazik oksitler
  • Çoğu oksijen bakımından zayıf olan, su ile birleşince baz etkisi gösteren, asitlerle birleşince tuzları veren oksitler
boy pos
  • 343 boy bos
buluşturulabilme
  • Buluşturulabilmek işi
belirginleşme
  • Belirgin duruma gelme
biblo
  • Çeşitli maddelerden yapılan heykel, vazo vb. zarif, küçük süs eşyası
biriktirme
  • Biriktirmek işi
böbürlenmek
  • Övünerek kabarmak, üstünlük taslamak, kurulmak
balinalı
  • Balina takılmış olan, balina geçirilmiş olan (giysi)
belgeçlemek
  • Belgegeçerlemek
büğemek
  • Önüne bent yaparak suyu toplamak
bir tabur
  • Çok, bir yığın
banabilmek
  • Banma ihtimali veya imkânı bulunmak
buydurma
  • Buydurmak işi
banlattırmak
  • Banlatma işini yaptırmak
bağlayıcı
  • Bağlama niteliği olan
  • Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: `Ve` bağlayıcı bir edattır
  • Uyulması zorunlu
  • Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü
betonlaşma
  • Betonlaşmak durumu
beyaztilki
  • Tilkinin kışlık tüyünden yapılan kürk
biçimleme
  • Biçimlemek işi
  • Çeşitli maddelerin biçimsel imkânları ile birbirleri arasındaki düzen ilişkilerini araştırma işi, figürasyon
bahçıvanlı
  • Bahçıvanı bulunan
buzlu
  • Buz tutmuş, buz bağlamış olan
  • Buz içinde tutularak, içine buz katılarak soğutulmuş
balgam taşı
  • Damarlı ve yarı saydam bir Kadıköy taşı türü, Hacıbektaş taşı, mühresenk, oniks
bayıltma
  • Bayıltmak işi
belirlenebilmek
  • Belirlenme ihtimali veya imkânı bulunmak
barındırmak
  • Barınmasını sağlamak
bir tuhaf olmak
  • garipleşmek, acayipleşmek
  • şaşırmak, ne yapacağını bilememek
barata
  • Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık
  • Osmanlı sarayında genellikle bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık
borçsuzluk
  • Borçsuz olma durumu, beraatizimmet
bulanış
  • Bulanma işi
burabilmek
  • Burma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Burmaya gücü yetmek
burkuk
  • Burkulmuş olan
  • Hafif eğri
bakterigiller
  • Bakteri türlerini içine alan familya
bezetmek
  • Bezeme yaptırmak, süsletmek
boğazlatabilme
  • Boğazlatabilmek işi
beylerbeyi
  • Sancak beylerinin başı
bütçelemek
  • Bütçe yapmak veya hazırlamak
bilimsellik
  • Bilimsel olma durumu, ilmîlik
boğazlayıvermek
  • Çabucak veya ansızın boğazlamak
beyazlanma
  • Beyaz duruma gelme, ağarma
  • Boya veya verniğin zamanla kendi içindeki fiziksel ve kimyasal reaksiyonla ve atmosferin etkisiyle rengini yitirmesi
bilinç kaybı
  • Sinir sistemindeki bir arıza sebebiyle bilincin yitirilmesi
bitiştirebilmek
  • Bitiştirme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bitiştirme becerisi bulunmak
büğeme
  • Büğemek işi
beş yüzlü
  • Beş yüzü olan cisim
babasız oğlan doğurmak
  • bir işte aşırı zorluk, büyük güçlük çekilmesine rağmen başarılı olmak
beğenebilme
  • Beğenebilmek işi
basın özeti
  • Belli bir tarihte çeşitli gazetelerde yer alan günün önemli haberlerinin bir başka basın kuruluşu tarafından hazırlanan özeti
  • Çeşitli kuruluşların belli bir konuda hazırladıkları rapor veya bilgilerin basına dağıtılmak üzere oluşturulan özeti
buzul bilimi
  • Fiziki coğrafyanın buzulları ve yeryüzündeki işlevlerini konu alan bölümü, glasyoloji
beslenebilmek
  • Beslenme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Beslenme becerisi bulunmak
başkafiye
  • Dize başlarında aynı kelime olmamak kaydıyla aynı sesleri veren kelimelerden oluşan uyak
beceri yitimi
  • İnme veya duyusal bir bozukluk olmaksızın belirli bir amaca yönelik hareketi yapamama durumu, apraksi
budak
  • Ağacın dal olacak sürgünü
  • Dalın gövde içindeki başlangıç yeri olan ve tahtalarda görülen yuvarlak koyuca renkte sert bölüm
baykuş
  • Başında, kulak yerinde iki sorgucu bulunan, yırtıcı gece kuşlarının genel adı
botanik parkı
  • Botanik bahçesi
bahtsızın bağına yağmur, ya taş yağar ya dolu
  • `talihsizin işleri ters gider, bağına yağmur yerine taş veya dolu yağar` anlamında kullanılan bir söz
biçimsizleştirebilmek
  • Biçimsizleştirme ihtimali veya imkânı bulunmak
bağlayıcılık
  • Bağlayıcı olma durumu
bürudet
  • Soğukluk
buzla
  • Deniz suyunun donmasıyla kutup bölgelerinde oluşan buz alanı, bankiz, aysfilt
balık bilimi
  • Su ürünleri araştırmalarında özellikle balıklar sınıfını inceleyen bilim
burağan
  • Güçlü esen rüzgâr
bölünüş
  • Bölünme işi
basamaksız
  • Basamağı olmayan
  • Basamak olmadan
biriktirim
  • Biriktirme işi
balabanlaşma
  • Balabanlaşmak durumu
bastırabilme
  • Bastırabilmek işi
böylece
  • Tam böyle, bu biçimde
  • En sonunda, böylelikle
bunayıvermek
  • Çabucak bunamak
benimsenmek
  • Benimseme işine konu olmak
bahtı açık
  • Talihli (kimse)
buluş hakkı
  • Bir buluşun veya o buluşun kullanma hakkının bir kimseye ait olduğunu gösteren belgeye karşılık kazanılan hak
balıkçı kahvesi
  • Genellikle balıkçıların devam ettiği kahvehane
bavcılık
  • Bavcının yaptığı iş
baldırgan
  • Baldıran
  • Şeytantersi
bekleyebilmek
  • Bekleme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bekleme becerisi bulunmak
babaca
  • Baba gibi, babaya yakışır
buruşabilmek
  • Buruşma ihtimali veya imkânı bulunmak
bakirlik
  • Kızlık
  • İşlenmemiş olma durumu
bahşetmek
  • Karşılıksız olarak vermek, bağışlamak, sunmak
baca tomurcuğu
  • Baca kürsüsü
buzağılı
  • Buzağısı olan
bağımlılık
  • Bağımlı olma durumu, tabiiyet
barbarlaşmak
  • Barbar gibi davranmak
buluşulma
  • Buluşulmak işi
büyürek
  • Biraz büyük
benekleşme
  • Benekleşmek işi
bir dikişte
  • Ara vermeden (içmek)
bülbülkonağı
  • Bir hamur tatlısı türü
benimsetebilme
  • Benimsetebilmek işi
bağı
  • Büyü
bağnaz
  • Bir düşünceye, bir inanışa aşırı ölçüde bağlanıp ondan başka bir düşünce ve inanışı kabul etmeyen, mutaassıp, fanatik
bilenebilme
  • Bilenebilmek işi
bodoslama çemberi
  • Ağaç filikanın bodoslamasına yapılan metal kaplama
bekinme
  • Bekinmek işi
Burundili
  • Burundi halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
başı dik
  • Onurlu, gururlu
  • Cesur, yürekli
bıktırış
  • Bıktırma işi
belirtili nesne
  • Belirtme durumundaki nesne, sarih meful
beynelmilelcilik
  • Uluslararasıcılık
birun
  • Osmanlı sarayında Harem dairesinin ve Enderun'un dışında kalan bölüm
basınç ölçüm
  • Hava basıncı ölçümlerini inceleyen birim
bütçe
  • Devletin, bir kuruluşun, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü
  • Devlet ve öteki kuruluş veya toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden belirleyen, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren kanun veya karar
bakımlı
  • İyi bakılmış, üzerinde iyi çalışılmış
bıçak sırtı
  • Bıçağın keskin olmayan ters yanı
beleşçi
  • Bedavacı
bakışıvermek
  • Çabucak bakışmak
berilyum
  • Atom numarası 4, atom ağırlığı 9,013, yoğunluğu 1,84 olan, 2970 °C'de eriyen, zümrüt vb. taşların birleşiminde bulunan, havanın etkisine karşı ince bir oksit tabakasıyla kaplı element (simgesi Be)
bardacık
  • Bir tür küçük ve tatlı yaş incir
belgesizlik
  • Belgesiz olma durumu
başlayıcı
  • Bir şey öğrenmeye yeni başlayan (kimse), müptedi
Bahçelievler
  • İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
billurlaşabilmek
  • Billurlaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Billurlaşma gücü bulunmak
bindirme kilit
  • Gövdesi kutu biçiminde olan, kapak veya kapının arkasına doğrudan vidalanan, basit mekanizmalı kilit
babaanne
  • Babanın annesi
broker
  • 343 borsa simsarı
boynuzlaşmak
  • Boynuz durumuna girmek
bililtizam
  • Bile bile, bilerek ve isteyerek
betoniyer
  • Betonkarar
bulunma
  • Bulunmak işi
billursu
  • Billuru andıran, billura benzeyen, billur gibi, billurumsu, kristaloit
  • Diyalize uğrayarak çözümlenen madde, koloit karşıtı
buharlaştırma
  • Buharlaştırmak işi
birlenmek
  • Tek duruma getirilmek
bağırabilme
  • Bağırabilmek işi
baraka
  • Tahta, çinko vb. hafif şeylerden yapılmış, temelsiz, eğreti yapı
buzul
  • Kutup bölgelerinde veya dağ başlarında bulunan büyük kar ve buz kütlesi, cümudiye
balina yağı
  • İspermeçet balinasının kafa sinüslerinde bulunan yağ
bağımsızca
  • Bağımsız bir biçimde, bağımsızcasına
benildemek
  • Belinlemek
bulaşık gemi
  • Tayfalarında veya yolcuları arasında bulaşıcı hastalık bulunan gemi
bakır taşı
  • Malakit
bozuşabilmek
  • Bozuşma ihtimali veya imkânı bulunmak
başarmak
  • Bir işi istenilen bir biçimde bitirmek, muvaffak olmak
bileyici
  • Kesici aletleri bilemeyi iş edinmiş olan (kimse)
bir sürü
  • Pek çok
burkma
  • Burkmak işi
Balçova
  • İzmir iline bağlı ilçelerden biri
borasit
  • Sert billur veya yumuşak beyaz kütle durumunda bulunan magnezyum boratı
başhakem
  • Yarışmayı veya oyunu yöneten hakemlerin başı, başyargıcı
bir yanda
  • Bir tarafta, hem ... hem
bıçık
  • Sel veya dere yatağı
beşibirarada
  • Beşibirlik
bakıcı
  • Bakma işiyle görevlendirilen kimse
  • Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse
  • Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse
  • Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse
  • Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse
  • Falcı
bekiniş
  • Bekinme işi
bir düzine
  • Çok
  • 12 adet olan
başkemancılık
  • Başkemancı olma durumu
  • Başkemancının yaptığı iş
boklaşma
  • Boklaşmak durumu
bilişmek
  • Birbirini tanımak, muarefesi olmak
  • Öğrenmek
bilgilendirme
  • Bilgilendirmek işi
  • Alt makamın üst makama bir konuda özet olarak verdiği bilgi veya açıklama, brifing
bolarabilmek
  • Bolarma ihtimali veya imkânı bulunmak
belletici
  • Çalıştırıcı, öğretici, belletmen, müzakereci
boyunduruk yeke
  • Dümen başına geçirilen özel biçimli tahta parçası
bestesiz
  • Bestesi olmayan
büzülüp oturmak (veya kalmak)
  • bir kenarda çekingen bir tavırla oturmak
bardakçılık
  • Bardakçının yaptığı iş
brokar
  • Sırma veya gümüş işlemeli bir ipekli kumaş türü
bakırlaşmak
  • Bakır rengini almak, rengi bakırın rengine benzemek
benmari
  • Bir kabı kaynar suya oturtmak yolu ile içindekini ısıtma veya eritme yöntemi
burabilme
  • Burabilmek işi
bağlayıverme
  • Bağlayıvermek işi
bulanık
  • Bulanmış olan, duru olmayan
  • Bulutlu, kapalı (hava)
  • Açık seçik görünmeyen, net olmayan
  • Donuk, anlamsız, fersiz (bakış)
  • Niteliği tam anlaşılmayan
  • Bulanmış, duru olmayan bir biçimde
başmüfettiş
  • Başdenetmen
Burhaniye
  • Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri
balçıklaşma
  • Balçıklaşmak durumu
bakınma
  • Bakınmak işi
buton
  • Bazı aletleri çalıştırmaya yarayan düğme
birli
  • Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan
  • As (II)
bostancı ocağı
  • Bostancıların bağlı oldukları ocak
bal dudaklı
  • Tatlı dilli (kimse), bal dudak
bobinaj
  • Bir filmi veya mıknatıslı kuşağı bir makaradan başka bir makaraya sarma
bir lahzacık
  • Kısa bir süre
bereketsiz
  • Kendinden beklenen yararlığı sağlayamayan
bavlıma
  • Bavlımak işi
bücür
  • Ufak tefek ve kısa boylu (kimse)
  • Yeterli bilgi ve deneyime sahip olmayan
benzeyebilmek
  • Benzeme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Benzeme becerisi bulunmak
bendir
  • Alaturka müzikte vurmalı çalgı aleti
budun
  • Kavim
  • Ulus, millet
bilgilendiriş
  • Bilgilendirme işi
borçlandırma
  • Borçlandırmak işi
Bosna Hersekli
  • Bosna Hersek halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
bileyivermek
  • Çabucak bilemek
boş küme
  • Hiçbir ögesi olmayan küme
belginlik
  • Belgin olma durumu, sarahat
begonvil
  • Akdeniz bölgesinde yaygın olan, beyaz, kırmızı, pembe, turuncu renklerde çiçekleri olan bir bitki
boşalıverme
  • Boşalıvermek işi
badiresiz
  • Badiresi olmayan
bulgulanma
  • Bulgulanmak işi
başı yukarıda
  • Kibirli, kendini beğenmiş (kimse)
belirlemek
  • Belirli duruma getirmek, belirli kılmak, tayin etmek
  • Yeni bir kavramı, özünü oluşturan ögeleri açıklayarak tanımlamak, sınırlamak
  • Bir kavramı, ayırıcı bir öge ekleyerek sınırlamak, kapsam bakımından daraltmak, genellemek karşıtı
bebecik
  • Bebeklere sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz
  • Yaşına yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse
bademsi
  • Bademi andıran, bademe benzeyen, badem gibi
bükücülük
  • Bükücünün yaptığı iş
beherglas
  • Silindir biçiminde cam deney çubuğu, beher (II)
bombalanma
  • Bombalanmak işi
bitirilmek
  • Bitirme işine konu olmak
böldürülme
  • Böldürülmek işi
bey armudu
  • İri, kokulu ve tatlı bir tür armut
bilmezlikten gelme
  • Bir anlam inceliği yaratmak için bildiği şeyi bilmez görünme sanatı, tecahülüarif
bilinegelmek
  • Önceden beri bilinmek
büyükanne
  • Nine
boru akımı
  • Boru kaplamasının açık yerlerinden boruya girerek boru üzerinden akım uygulanan noktaya doğru akan ve anot yatağından toprağa geçen pozitif elektirik
basketçi
  • Basketbolcu
  • Basketbolcuya özgü
bereketlenebilmek
  • Bereketlenme ihtimali veya imkânı bulunmak
bakkaliye
  • Bakkalda satılan ürünler
bakır rengi
  • Kızıla yakın kahverengi
  • Bu renkte olan
belirginleştirebilmek
  • Belirginleştirme ihtimali veya imkânı bulunmak
bambul
  • Kurtçuk evresinde ekinlerin kökünü, ergin evrede başakları kemiren, kahverengi, kın kanatlı böcek (Anisoplia austriaca)
bolalma
  • Bolalmak işi veya durumu
banyo kabini
  • Duş kabini
buncağız
  • Bu kadar, bu kadarcık
  • Bu zavallı, bu küçücük
belgilemek
  • Belgi ile göstermek
böcekbaşı
  • Osmanlı Devleti'nde zabıta görevlisi
bileyleme
  • Bileylemek işi
belgelendirebilme
  • Belgelendirebilmek işi
birim
  • Bir kümenin her elemanı
  • Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite
  • Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit
  • Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri
  • Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite
battal etmek
  • kullanılamaz duruma getirmek, bozmak
berkinmek
  • Berkimek
  • Pekiştirilmek
bu arada
  • Bu süre içinde
  • Yeri gelmişken, bu meyanda
  • Bir işi yaparken birlikte, beraber
benzeşlik
  • Benzeş olma durumu, müşabehet
birleştirebilme
  • Birleştirebilmek işi
Boşnak
  • Bosna halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
banyo sabunu
  • Banyo yaparken vücudu yıkamak için kullanılan sabun
bulatma
  • Bulatmak işi
benzinleme
  • Benzinlemek işi
bakındı
  • `Bak hele, olacak şey mi?` anlamlarında şaşma bildiren bir söz
bodurlaşmak
  • Bodur duruma gelmek
buluntu
  • Kazı veya araştırmalarla ortaya çıkarılmış olan, bazen de rast gelinerek bulunan eski çağlardan kalma eşya
  • Sokakta bulunup alınan çocuk
  • Herhangi bir yerde bulunup gerçekten veya hükmen sahibi bulunmayan mal
Baltık
  • Baltık Denizi'ne kıyısı olan ülkeler ve bu ülkelerin halkı
buldumcuk
  • Sonradan görme
bellekli
  • Belleği olan
büyütken
  • Büyümeye yol açan
bileği taşı
  • Bıçak, çakı, makas vb. kesici araçları bilemekte kullanılan ince taneli sarı şist
böylesi
  • Bunun gibisi, bu biçimde olanı
  • Buna benzer, bunun gibi
bağa
  • Kaplumbağa
  • Deniz kaplumbağasının kabuğu
  • Kaplumbağa kabuğu
  • Ur
  • Kaplumbağa kabuğundan yapılmış veya bu kabuğu andırır biçimde olan
bulutsuz
  • Bulutu bulunmayan, açık, berrak
bulutlanabilmek
  • Bulutlanma ihtimali bulunmak
boncuklu
  • Boncuğu olan, boncukla süslenmiş
boyahane
  • Boya işleri yapılan yer
bataklık nergisi
  • Avrupa ve Kuzey Amerika'da güneşli su kıyılarında yetişen çok yıllık bir bitki (Caltha palustris)
bakma
  • Bakmak işi
bloknot
  • Yaprakları kolayca çıkartılabilecek bir biçimde yapılmış not defteri
bilinmedik
  • Bilinmeyen
bilisizce
  • Bilisize uygun bir biçimde
biletçi
  • Bilet satan görevli
buharlaşıverme
  • Buharlaşıvermek işi
beyaz kömür
  • Akarsulardan elde edilen elektrik gücü
bütünlemeli
  • Bütünleme sınavına girmesi gereken (öğrenci)
basamaksı
  • Basamağı andıran, basamağa benzeyen, basamak gibi
bilgeleşme
  • Bilgeleşmek işi
bayrakçı
  • Bayrak çeken kimse
  • Bayrak yapan, diken veya satan kimse
biyoçeşitlilik
  • Deniz ve kara sularındaki ekolojik ortamda yer alan canlılarda gözlenen değişkenlik
başı bağlılık
  • Başı bağlı olma durumu
bulaşıcı
  • Birinden başkasına geçen, bulaşan, sâri
bilek damarı
  • Nabız
bıyıklı
  • Bıyığı olan
başörtü
  • Başörtüsü
belgelenebilmek
  • Belgelenme ihtimali veya imkânı bulunmak
bocur bocur
  • `Duygulanıp içi kabarmak` anlamındaki bocur bocur kabarmak deyiminde geçen bir söz
bilmemezlik
  • 343 bilmezlik
birey
  • Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert
  • Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri
  • Bir türün kapsamı içine giren somut varlık
  • İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert
  • Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert
birer
  • Herkese bir
bel bellemek
  • toprağı belle kazmak
bahşettirmek
  • Bahşetme işini yaptırmak
bedbinleştirme
  • Bedbinleştirmek işi
birleşik fiil
  • Ad soyundan bir kelime ile biçim veya anlam bakımından kaynaşıp bütünleşen fiil: kaybolmak, reddetmek, hasta olmak, tedavi etmek gibi
bilmeceli
  • Bilmecesi olan
barikatlama
  • Barikatlamak işi
boynuzsuz
  • Boynuzu olmayan
bayramlık
  • Bayramlarda verilen armağan
  • Bayrama özgü olan
buzlanabilmek
  • Buzlanma ihtimali veya imkânı bulunmak
bozacılık
  • Bozacının yaptığı iş
betimlenebilme
  • Betimlenebilmek işi
bunayabilmek
  • Bunama ihtimali bulunmak
bizimki
  • Bizim olan, bizimle ilgili olan
  • Kadınların kocalarından, kocaların karılarından söz ederken kullandıkları söz
  • Yakın çevremizde olan bir kimseden söz ederken kullanılan bir söz
başlama!
  • `hoş olmayan bir söz veya davranışı tekrarlama!` anlamında kullanılan bir söz
boşaltabilme
  • Boşaltabilmek işi
biçem bilimci
  • Biçem bilimi ile ilgilenen kimse
beyaz oy
  • Bir oylamada kabul anlamı taşıyan oy
bütünler
  • Bütün durumuna getiren veya bütün durumuna getirmek için eklenen, mütemmim
biletebilme
  • Biletebilmek işi
benimki
  • Benim olan, benimle ilgili olan
  • Kadınların kocalarından, kocaların karılarından söz ederken kullandıkları söz
  • Yakın çevrede olan bir kimseden söz ederken kullanılan bir söz
biraz
  • Bir parça, azıcık
  • (bi'raz) Kısa bir süre için
  • (bi'raz) Az miktarda
bitişmek
  • Birbirine dokunacak kadar yanaşmak
Brahmanlık
  • Kalıtım yoluyla geçen bir kast bölünmesine dayalı toplumsal bir kuruluşu içeren Hint dini, Brahmanizm
baltalanmak
  • Baltalama işine konu olmak
barsam
  • Yüzgeçleri dikenli ve zehirli bir tür çarpan balığı (Trachinus vipera)
birci
  • Tekçi
bağışlatmak
  • Bağışlama işini yaptırmak
büyülteç
  • Fotoğraf ve resim büyültmeye, büyültüp basmaya yarayan aygıt, agrandisör
bombe
  • Şişkinlik, kabarıklık
bütünlenmek
  • Bütünleme işine konu olmak, ikmal edilmek, tamamlanmak
beyaz iş
  • Beyaz pamuklu veya keten kumaşlar üzerine beyaz veya renkli ipliklerle yapılan sarma iş
bevvap
  • Kapıcı
  • Mahalle okullarında hademe
berjer
  • Arkası kabarık ve yüksek, oturacak yeri geniş koltuk
Bingöllü
  • Bingöl ilinden olan kimse
boğada
  • Küllü veya sodalı su ile çamaşır yıkama
  • Yıkanmak üzere hazırlanmış çamaşırın üzerine sıcak kül suyu süzme işi
buğday unu
  • Yabancı maddelerinden temizlenmiş ve tavlanmış buğdayların tekniğine uygun olarak öğütülmesiyle elde edilen bir ürün
buğulaşmak
  • Buğu durumuna gelmek, buharlaşmak
bilimci
  • Bilgin
  • Bilginin temeli olarak yalnız bilim yöntemine önem veren, ilimci
biriktiriş
  • Biriktirme işi
başakçı
  • Tarlalarda kalmış başakları veya bağlarda dökülmüş meyveleri toplayan kimse
Bekilli
  • Denizli iline bağlı ilçelerden biri
bir lahza
  • Kısa bir süre
burkulabilme
  • Burkulabilmek işi
burukluk
  • Buruk olma durumu, kekrelik
  • Küskünlük, gücenmişlik
büzüşüverme
  • Büzüşüvermek işi
beyin gücü
  • Bir ülkede ileri düzeyde iyi yetişmiş olan meslek ve bilim adamları ile uzmanların fikir gücü
böğürtmek
  • Böğürme işini yaptırmak
bahadır
  • Savaşlarda gücü ve yılmazlığıyla üstünlük kazanan veya yiğitlik gösteren kimse, batur
bıçkınlık
  • Bıçkın olma durumu
boyattırmak
  • Boyatma işini yaptırmak
bombalanabilme
  • Bombalanabilmek işi
birleştirmek
  • Bir araya getirmek
Balkarca
  • Malkarca
bireyselleşmek
  • Bireye özgü bir duruma gelmek
bisikletli
  • Bisikleti olan
balçıklı
  • Balçığı olan
biyografik
  • Biyografi ile ilgili
burkabilme
  • Burkabilmek işi
beniâdem
  • Âdemoğlu, insan
barışma
  • Barışmak durumu, uzlaşma, anlaşma
bozartmak
  • Bozarma işini yaptırmak
buzul bilimsel
  • Buzul bilimi ile ilgili, glasyolojist
bulutlanıverme
  • Bulutlanıvermek işi
başyazman
  • Başkâtip
basın kartı
  • Basın mensubu olan kişilerin taşıdığı kimlik belgesi
beğendirebilmek
  • Beğendirme ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Beğendirme becerisi bulunmak
bulunuş
  • Bulunma işi
bülbülleşme
  • Bülbülleşmek işi
büyültme
  • Büyültmek işi
  • Fotoğraf ve resimlere boyut kazandırma işlemi, agrandisman
beliklemek
  • Saçları örmek
berzah
  • Kıstak
  • Dinî inanışlara göre ölenlerin ruhlarının kıyamete kadar bulunduğu yer
bediilik
  • Bedii olma durumu
Bedevilik
  • XIII. yüzyılda kurulan bir Sünni tarikatı
balerin
  • Bale yapan bayan sanatçı
bıraktırtmak
  • Bıraktırma işini yaptırmak
bağlama
  • Bağlamak işi
  • Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz
  • Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb
  • Ulama
boncuklanmak
  • Boncuk biçiminde taneler oluşmak
boru kelepçesi
  • Boruyu duvara tespit etmekte kullanılan gereç
balalayka
  • Üç köşeli, üç teli olan Rus çalgısı
biyomekanik
  • Biyoloji, fizyoloji ve tıp konularını mekanik kanunlar yöntemiyle irdeleme
bilavasıta
  • Araçsız
  • Birinin aracılığı olmadan, doğrudan doğruya, aracısız
bunaklık
  • Bunak olma durumu
bilmezlik
  • Bilememe durumu, cehalet
biber gibi
  • çok acı
bürüme
  • Bürümek işi
Boşnakça
  • Çoğunlukla Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nde yaşayan Bosna Müslümanlarının kullandığı dil
  • Bu dille yazılmış olan
buyma
  • Buymak işi
buselik
  • Klasik Türk müziğinde on üç basit makamdan biri
biçtirme
  • Biçtirmek işi
bırakıverme
  • Bırakıvermek işi
belirtiş
  • Belirtme işi
bedavalık
  • Bedava olma durumu
biyojeografi
  • Bitki ve hayvanların yeryüzü üzerindeki dağılımını ve bunun sebeplerini inceleyen bilim, biyoloji coğrafyası
başlanabilme
  • Başlanabilmek işi
brovning
  • Namlusu 7,65 milimetre çapında olan otomatik tabanca
başörtülülük
  • Başörtülü olma durumu
basıklaşmak
  • Basık bir duruma gelmek
bıçkınlaşma
  • Bıçkınlaşmak işi
büzülüvermek
  • Çabucak büzülmek
başpapaz
  • Papazların başı olan din adamı
bol kepçeden
  • Çok fazla
  • Gereksiz olarak
Babailik
  • XIII. yüzyılda Baba İshak'ın kurduğu tarikat
binilmek
  • Binme işi yapılmak
bıçaklayış
  • Bıçaklama işi
bürülü
  • Bürünmüş
bezirgânbaşı
  • Bir çocuk oyunu
  • Padişahın kullanacağı çuha, bez, tülbent vb. eşyaları sağlamak ve bunları korumakla görevli kimse
burjuvazi
  • Burjuva sınıfı, kent soyluluk
başı açıklık
  • Başı açık olma durumu
birikme havzası
  • Kar ve yağmur sularının biriktiği bölge
bağlaşmak
  • Bir şey yapmak için birbirine antlaşma veya sözleşme ile bağlanmak, ittifak etmek
bugünlük
  • Bugün için
bölme
  • Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim
  • Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer
  • Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde
  • Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk
  • Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler
  • Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi
  • Dört işlemden biri, taksim
birleştirilebilmek
  • Birleştirilme ihtimali veya imkânı bulunmak
balcılık
  • Balcının yaptığı iş
bilinçlendirmek
  • Bilinçli duruma getirmek, şuurlandırmak
başeser
  • Şaheser
Bolvadin
  • Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri
bodyguard
  • 343 koruma
bloksuzluk
  • Bloksuz davranma, bağlantısızlık
betonlaştırmak
  • Betonlaşma işini yaptırmak
bademci
  • Badem satan kimse
buyot
  • Genellikle hastalık anında kullanılan sıcak su torbası
başlanabilmek
  • Başlanma ihtimali veya imkânı bulunmak
bütçeleme
  • Bütçelemek işi
batıl
  • İnançlar bakımından gerçek olmayan
  • Çürük, temelsiz, asılsız
  • Boş, beyhude
  • Geçersiz
batın
  • Karın
  • Kuşak
boşanılma
  • Boşanılmak işi
balıketi
  • Balıketinde
belirtililik
  • Belirtili olma durumu
beriki
  • Beride olan
  • Beride olan şey veya kimse
bağnazlaştırmak
  • Bağnazlaşmasına yol açmak
boykotçu
  • Boykot yapan veya boykota katılan kimse
Beytüşşebap
  • Şırnak iline bağlı ilçelerden biri
belirtme
  • Açık söyleme, belirli kılma, görüş bildirme, tasrih
batık
  • Batmış
  • Herhangi bir nedenle su altında kalmış yerleşim birimi, gemi vb
  • Genellikle ayak başparmağında görülen tırnağın kenarındaki derinin tırnağın üstüne doğru büyümesi veya tırnağın deriyi delerek batması
  • İflas etmiş
başkalaşmak
  • Başka bir varlığa, niteliğe dönüşmek, değişmek, farklılık kazanmak
  • Biçim değiştirmek, istihale etmek
  • Kötüleşmek, bozulmak
boşaltmak
  • Boş duruma getirmek
  • Dökmek, boca etmek
  • Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak
  • Kusmak
  • Gevşetmek, açmak
baz morfin
  • Uyuşturucu madde yapımında kullanılan açık kahverengi toz
boğabilme
  • Boğabilmek işi
bitirilebilme
  • Bitirilebilmek işi
boyutlama
  • Boyutlamak işi
bellik
  • İşaret, marka
  • Ayraç
buharlı tren
  • Buhar gücüyle çalışan tren
Bayat
  • Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri
  • Çorum iline bağlı ilçelerden biri
belirli nesne
  • Belirtme durumu ekini almış, geçişli fiil durumunda olan yüklemle ilgili kelime veya kelime grubu
bastırtmak
  • Bastırma işini yaptırmak
bildirme kipi
  • Belli zaman kavramı veren belirli geçmiş, belirsiz geçmiş, şimdiki zaman, geniş zaman, gelecek zaman kiplerine verilen genel ad: gel-di, gel-miş, gel-i-yor, gel-ir, gel-ecek gibi
bağırgan
  • Bağırıp çağıran, tepkisini hemen ve sert bir biçimde dışa vuran
başoda
  • Geleneksel Türk evinde özellikle konukların ağırlandığı büyük ve özenli bir biçimde döşenmiş oda
barbun
  • Barbunya (I)
benzin göstergesi
  • Benzinle çalışan motorlu araçlarda benzinin düzeyini gösteren alet
barbut
  • Zarla oynanan bir kumar türü
boy otu
  • Baklagillerden, çiçekleri mavi, sarı veya beyaz renkli, kurutulan tohumları çemen yapımında kullanılan bir bitki (Trigonella faenum-graecum)
belgelemek
  • Bir olgunun doğru olduğunu belge ile göstermek, ortaya çıkarmak, tevsik etmek
buğulaştırmak
  • Bir sıvının buğulaşmasını sağlamak
boğunuk
  • Kısık, boğuk
  • Sıkıntılı, kapalı, donuk
bayılttırmak
  • Bayılmasına yol açmak, bayılmasını sağlamak
büyüttürme
  • Büyüttürmek işi
biyolog
  • Biyoloji ile uğraşan kimse, biyoloji uzmanı
buharlaşma
  • Buharlaşmak işi, buğulaşma, tebahhur
bitirilivermek
  • Çabucak bitirilmek
bilimleştirme
  • Bilimleştirmek işi
beyzade
  • Bey oğlu
  • Soylu kimse
  • Özenli bir biçimde büyütülmüş, nazlı kimse
bileyazmak
  • Bilecek gibi olmak
beşik kertme
  • Bebeğin daha beşikteyken bir başka bebekle anası babası tarafından nişanlanması
belirtke
  • Soyut bir şeyin, bir kavramın sembolü olan varlık veya eşya, amblem
  • Bir konu hakkındaki açıklayıcı bilgilerin tümü
  • Gösterge
boğak
  • Anjin
bağlı su
  • Ağaçta hücre zarının emdiği ve taşıdığı su
boğası
  • İnce bez
büğelek
  • Büve
butaforcu
  • Oyun için gerekli sahne eşyasını yapan uzman
birliktelik
  • Birlikte olma durumu, beraberlik
bocurgat
  • Ağır yükleri çekmek için manivela ile döndürülen ve döndürüldükçe çekilecek şeyin bağlı bulunduğu urganı kendi üzerine saran çıkrık
beraberce
  • Birlikte, beraber olarak
badıç
  • Bakla, fasulye, bezelye vb. taze sebzelerde, içinde tohumların sıralanmış bulunduğu kabuk, baklamsı meyve
benzeyiş
  • Benzeme işi
bedensel
  • Bedenle ilgili, bedenî
bozdurabilmek
  • Bozdurma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Bozdurmaya gücü yetmek
betimleyivermek
  • Çabucak betimlemek
borç harç etmek
  • sürekli borç almak
ballanma
  • Ballanmak işi
başı dinç
  • Kaygısız, tasası olmayan (kimse)
bakıntı
  • Temel gereksinimleri karşılama
baskıncılık
  • Baskıncının yaptığı iş
basılabilmek
  • Basılma ihtimali veya imkânı bulunmak
bu açıdan
  • Bundan dolayı
baskı kalıbı
  • Kitap kapaklarına süslemeler basmak için kullanılan kalıp
boğuntu
  • Zor soluk alma
  • Sıkıntı
bölge
  • Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka
  • Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye
böcekkabuğu
  • Mor ile yeşil arasında ve metal parlaklığında olan renk
  • Bu renkte olan
batakçıl
  • Bataklıkları seven, bataklıklarda yaşayan (bitki, hayvan)
birinci ayak
  • Altılı ganyanda yer alan ilk koşu
bir ölçüde
  • Biraz, belli oranda
başlatılmak
  • Başlatma işi yapılmak
basitleştirme
  • Basitleştirmek işi
bellettirme
  • Bellettirmek işi
buzul seli
  • Buzulun erimesiyle oluşan sel
bastonculuk
  • Bastoncunun yaptığı iş
başeski
  • En kıdemli kimse
  • Yeniçeri bölüklerinin en kıdemsiz subayı
  • Yeniçeri bölüklerinde erlerin en kıdemlisi
belleğini yitirmek
  • bellek kaybına uğramak
bellem
  • Bellemek yetisi
baklalı
  • Baklası olan
bölme işareti
  • Bölme işlemini gösteren ` / veya : ` işareti
boğuluverme
  • Boğuluvermek işi
bellek körlüğü
  • Bireyin çevreyi iyi algılayamamasına yol açan bellek bozukluğu
başmühendislik
  • Başmühendis olma durumu
  • Başmühendisin yaptığı iş
bağırsak kurdu
  • Omurgalıların ve de özellikle insanların bağırsağında yaşayan asalak solucan
başkahramanlık
  • Başkahraman olma durumu
bol bolamat
  • Bol bol, döke saça
bölen
  • Bir bölme işleminde bölünen sayının kaç eşit parçaya ayrıldığını gösteren sayı
bezeli
  • Bezesi olan
  • Bezeği olan, bezekli
buzçözer
  • Buzu çözen, donmayı önleyen alet
büzülüverme
  • Büzülüvermek işi
büyümseme
  • Büyükseme
bavulculuk
  • Bavulcunun yaptığı iş
bedhah
  • Başkasının kötülüğünü isteyen, kötü yürekli
boyunduruk parası
  • Bir mahalleden veya köyden başka yere gelin götürülürken, kaynatanın, gelinin ayrıldığı yerin delikanlılarına verdiği bahşiş
bir nevi
  • Bir çeşit
baklava açmak
  • baklava yapmak için gerekli olan ince yufkaları hazırlamak
Başyayla
  • Karaman iline bağlı ilçelerden biri
bir örneklik
  • Bir örnek olma durumu
buluşturabilmek
  • Buluşturma ihtimali veya imkânı bulunmak
  • Buluşturmaya gücü yetmek
baptist
  • Protestan mezhebine bağlı kimse
binaen
  • Dayanarak
  • -den dolayı, -den ötürü, -diği için
beşpençe
  • Beşparmak
bezeme
  • Süsleme
  • Süs, süsleyen şey
bakam
  • Baklagillerden, odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç (Haematoxylon campechianum)
bağırsak gazı
  • Yemek yerken yutulan havadan veya besinlerin sindirimi sırasında açığa çıkan gazlardan oluşan ve bağırsaklarda biriken uçucu madde
boşandırılma
  • Boşandırılmak işi
bakan
  • Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, icra vekili, nazır
balotaj kurulu
  • Kurum ve kuruluşlarda yeni üyelerin alınmasına karar veren kurul
boğazlaşabilmek
  • Boğazlaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
bilimsever
  • Bilimi seven, bilimle uğraşan (kimse)
bademli
  • İçinde badem bulunan (yiyecek)
boğma
  • Boğmak işi
Bitlislilik
  • Bitlisli olma durumu
bayındırlaştırabilmek
  • Bayındırlaştırma ihtimali veya imkânı bulunmak
basılma
  • Basılmak işi
başhakemlik
  • Başhakem olma durumu, başyargıcılık
  • Başhakemin yaptığı iş, başyargıcılık
böcekçi
  • Böcek üretip satan kimse
baş dümeni
  • İyi manevra yapmalarını sağlamak amacıyla gemi veya teknelerin başına yerleştirilen dümen
bölüştürülmek
  • Bölüştürme işi yapılmak
batış
  • Batma işi
bayındırlık
  • Bayındır olma durumu, ümran, mamurluk
  • Bayındır duruma getirme işi, imar
bağırsak askısı
  • İnce bağırsağı karnın arka bölümüne bağlayan ve karın zarının bir bölümünden oluşan askı
belirgin
  • Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih
  • Açık bir biçimde
ballıbabagiller