bor

Bu kelimeyi aynı zamanda Türk Dil Kurumu Sözlüklerinde de aradık.

bordomsu
  • Rengi bordoyu andıran, bordoya benzeyen, bordomtırak
börtü böcek
  • Çeşitli böcekler
borçlanış
  • Borçlanma işi
borç ödemekle (veya vermekle), yol yürümekle tükenir
  • `birden ödenemeyen bir borç azar azar verilerek ödenebilir` anlamında kullanılan bir söz
borçlanma
  • Borçlanmak işi, istikraz
borucu
  • Boru yapıp satan kimse
  • Boru montajında çalışan kimse
bordrolu
  • Bordrosu olan
bordalama
  • Bordalamak işi
borina
  • Dört köşe yelkenlerin yan yakalarına, alt tarafa doğru bağlanan halat
borani
  • Pirinçli, yumurtalı, yoğurtlu ıspanak vb. sebze yemeği
börtlemek
  • Kabarmak, şişmek
boru çiçeği
  • Çan çiçeği
  • Tatula
borda hattı
  • Donanma gemilerinin bir sırada ve paralel olarak gitmek için aldıkları durum
borda
  • Geminin veya kayığın yanı, alabanda karşıtı
borçlanmak
  • Karşılığını sonra vermek şartıyla birinden para veya bir şey almak, istikraz etmek
  • Manevi bir yükümlülük altına girmek
borsa kâğıdı
  • Borsada kayıtlı, alınıp satılan hisse senedi
bordomtırak
  • Bordomsu
borçlandırma
  • Borçlandırmak işi
bora gibi
  • çok sert, öfkeli, şiddetli
borik asit
  • Etkisi az, beyaz, sedef görünümde bir madde, asit borik
borsa acentesi
  • Müşteriden aldıkları alış ve satış emirlerini borsada yerine getirip karşılığında komisyon alan kimse veya kuruluş
borçlanabilme
  • Borçlanabilmek işi
börek açmak
  • börek yapmak için hamurdan ince yufkalar hazırlamak
borsa komisyoncusu
  • Borsa aracısı
börk
  • Genellikle hayvan postundan yapılan başlık
borçluluk dengesi
  • Bir ülkenin belli bir tarihe kadar birikmiş dış borç ve alacaklarını gösteren durum veya belge
borazan kuşu
  • Güney Amerika'da yaşayan, mavi ve yeşil metalik yansımalı bir kuş, agami
borçsuz
  • Borcu olmayan
bordalamak
  • İki deniz taşıtı birbirine yanaşmak
  • İki deniz taşıtı birbirine çarpmak
boru kabağı
  • Boğumsuz, boru gibi uzun su kabağı
borçluluk
  • Borçlu olma durumu
bordrosuz
  • Bordrosu olmayan
borda atışı
  • Savaş gemisinin bir tarafında bulunan bütün topların hedefi yok etmek amacıyla bir anda ateş etmesi
boruculuk
  • Borucunun yaptığı iş
boruk
  • Dağlarda yetişen, kokulu, süpürge ve yakacak olarak kullanılan bir tür ot
borsa cetveli
  • Borsada belirlenen fiyatları gösteren günlük bülten
börttürmek
  • Börtme işi yaptırılmak
borçsuz harçsız
  • Hiç borçlanmadan, borca girmeden
borda fenerleri
  • Gemide bulundurulmak zorunda olan, sancakta yeşil, iskelede kırmızı ışık veren özel fenerler
börtme
  • Börtmek işi
boru mu bu?
  • `azımsanacak, küçümsenecek, önem verilmeyecek şey değil` anlamında kullanılan bir söz
börtmek
  • Az pişirmek, haşlamak
  • Kabarmak, şişmek
borçlandırabilme
  • Borçlandırabilmek işi
Bornova
  • İzmir iline bağlı ilçelerden biri
boralı
  • Yağmurlu, sert rüzgârlı ve soğuk havalı
borsa aracısı
  • Borsada kendi adını kullanarak kişi, kurum ve kuruluşlar hesabına alım satım yapan kimse, borsa komisyoncusu
borulu
  • Borusu olan
boru akımı
  • Boru kaplamasının açık yerlerinden boruya girerek boru üzerinden akım uygulanan noktaya doğru akan ve anot yatağından toprağa geçen pozitif elektirik
borda kaplaması
  • Geminin su kesimi üzerinde kalan levha
börekçi
  • Börek yapan veya satan kimse
borusuz
  • Borusu olmayan
börttürme
  • Börttürme işi
boraks
  • Yoğunlaşmış borik asitten türeyen sodyum tuzu
boru çiçeğigiller
  • Çan çiçeğigiller
Bornova misketi
  • Genellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında yetişen, kokulu, beyaz renkli bir tür üzüm
börkenek
  • Geviş getiren hayvanların midelerinin ikinci bölümü
  • Yağmurdan veya soğuktan korunmak için giyilen ucu sivri boşluk, külah
borsa simsarlığı
  • Borsa simsarı olma durumu
borsa aracılığı
  • Borsa aracısı olma durumu
borçlandırmak
  • Borçlanmasına yol açmak, borçlu duruma getirmek
bordo
  • Mora çalan kırmızı renk, şarap tortusu rengi
  • Bu renkte olan
borsa üyesi
  • Sermaye Piyasası Kurulu tarafından borsa işlemlerinde aracılık yapmasına izin verilen kuruluş
borsa komiseri
  • Borsalarda günlük alım satım işlemlerini, fiyat dalgalanmalarını denetlemek üzere Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından atanan görevli
borçlanılma
  • Borçlanılmak işi
borsacılık
  • Borsacının yaptığı iş
borçlu ölmez, benzi sararır
  • `borç kişiyi öldürmez ancak hasta edecek kadar üzer` anlamında kullanılan bir söz
borsa işlemi
  • Müşteri talimatıyla hisse senedi, hazine bonosu, fon belgesi, poliçe vb. değerlerin aracı kuruluş tarafından alım satım ve devir işi
borsa
  • Bazı tüccarların ve özellikle sarraflarla değerli kâğıt ve tahvil alışverişiyle uğraşanların alım satım ve değişim amacıyla devlet denetimi altında iş yaptıkları yer
borçlandırılabilme
  • Borçlandırılabilmek işi
boru yolu
  • Boru hattı
börtük
  • Haşlanarak veya ateşte biraz kızartılarak pişmiş olan
borçlandırış
  • Borçlandırma işi
bordür
  • Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar
  • Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü
  • Cilt kapağındaki kalın çizgiler
  • Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü
boru bileziği
  • Soba borularının ek yerine geçirilen süslü çember
börülce
  • Fasulyeye benzer bir bitki (Vigna sinensis)
  • Bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü ve göbeği koyu benekli tohumu
börtülmek
  • Börtme işine konu olmak
borsacı
  • Değerli kâğıt, para ve tahvil üzerine borsa oyunu yapan kimse
boru askısı
  • Her tür borunun asılmasında kullanılan, lama demiri veya çelik çemberlerden yapılan askı
borçlanabilmek
  • Borçlanma ihtimali veya imkânı bulunmak
bordro
  • Bir hesabın ayrıntılarını gösteren çizelge
borsa komisyonculuğu
  • Borsa komisyoncusu olma durumu
borçsuzluk
  • Borçsuz olma durumu, beraatizimmet
borçlandırılma
  • Borçlandırılmak işi
borazancılık
  • Borazancının yaptığı iş
borçlandırabilmek
  • Borçlandırma ihtimali veya imkânı bulunmak
borç çorbası
  • Pancar, lahana, et üzerine krema konularak yapılan bir sebze çorbası türü
börekçilik
  • Börekçinin yaptığı iş
borsa tahtası
  • Borsada alım satım fiyatlarının ilan edildiği pano
börtleme
  • Börtlemek işi
borazan
  • Üfleyerek çalınan, perdesiz çalgı, boru
  • Bu boruyu çalan kimse
borda zırhı
  • Savaş gemilerinde bordanın dayanıklılığını artıran özel kaplama
boru hattı
  • Doğal gaz arıtma ünitesinden alınan gazın, bir veya daha fazla dağıtım veya tüketim merkezine taşınması amacıyla tesis edilen boru şebekesi, boru yolu
  • Petrolü, çıktığı yerden başka yere akıtan boru tesisatı, boru yolu
boru paça
  • Genişliği diz bölümüyle aynı olan pantolon paçası
borasit
  • Sert billur veya yumuşak beyaz kütle durumunda bulunan magnezyum boratı
borazancı
  • Borazan çalan kimse
borsa oyunu
  • Borsada fiyatları düşürmeye veya yükseltmeye çalışarak havadan kazanç sağlama işi
borda ağı
  • Savaş gemilerinde korunmak için bordada bulunan ağ
bordada teslim
  • Yükün gemi bordasında veya bordadaki araca, gemiden teslim edilmesi
borsa komiserliği
  • Borsa komiseri olma durumu
borik
  • Bordan türeyen asit ve anhidrit
boran
  • Rüzgâr, şimşek ve gök gürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava olayı
borçlandırılabilmek
  • Borçlandırılma ihtimali veya imkânı bulunmak
borat
  • Bor asidi ile bir oksidin birleşmesinden oluşan tuz
borçlandırılmak
  • Borçlanmasına yol açılmak
börtülme
  • Börtülmek işi
borak
  • Bor (I)
borsa değeri
  • Borsada arz ve talebe göre oluşan fiyat
borsa simsarı
  • Müşteri ile borsa acenteleri arasında menkul değerlerin alım satımına aracılık eden gerçek veya tüzel kişi
böreklik
  • Börek yapmaya elverişli olan, börek için ayrılmış olan
Borçka
  • Artvin iline bağlı ilçelerden biri
Bor
  • Niğde iline bağlı ilçelerden biri
boru kelepçesi
  • Boruyu duvara tespit etmekte kullanılan gereç
boru mengenesi
  • Kesme, diş açma vb. işlemler için borunun sıkıca bağlandığı alet
borikli
  • İçinde borik asit bulunan
borda botu
  • Bordanın temizlenip boyanmasında kullanılan küçük hizmet filikası
borazancıbaşı
  • Borazancıları yöneten kimse
  • bir topluluğun söyleyemediği sözleri söyleyen kimsesi
borçlanılmak
  • Borca girilmek, borç edilmek
bor
  • Atom numarası 5, atom ağırlığı 10,8, yoğunluğu 2,45 olan, tabiatta bor asidi veya boratlar durumunda bulunan basit element (simgesi B)
borç harç etmek
  • sürekli borç almak
bornoz
  • Banyodan çıkarken kurulanmak için kullanılan, önden açık, havludan yapılmış giyecek
  • Kuzey Afrika'da Berberilerin giydikleri başlıklı, geniş, kısa kollu bir üstlük
boru ağı
  • Tesisatı oluşturan boruların bütünü
karavana borusu
  • Yemek vaktinin geldiğini bildiren boru sesi
su böreği
  • Fırına koymadan önce yufkaları suda haşlanan, katları arasına peynir, kıyma konarak hazırlanan bir börek türü
profil boru
  • Demircilerin korkuluk vb. şeylerin yapımında kullandıkları içi boş demir boru
bağlantı borusu
  • Katlardaki atık suları toplayıp kolona ileten boru
her gün baklava börek yense bıkılır
  • `hep aynı şeyle uğraşmak insana bıkkınlık verir` anlamında kullanılan bir söz
yağmur borusu
  • Binalarında çatılarında biriken yağmur suyunu kanalizasyona aktaran boru
müteselsil borç
  • Birden çok borçlunun, her birinin ayrı ayrı tamamından sorumlu bulundukları borç
alabora
  • Geminin yan yatması
  • Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi
  • Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması
  • Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması
komşu ekmeği komşuya borçtur
  • `komşunuz size bir ikramda bulunur, bir şey armağan ederse siz de ona ikramda bulunmalı, armağan vermelisiniz` anlamında kullanılan bir söz
asit borik
  • Borik asit
derdin yoksa söylen, borcun yoksa evlen
  • `derdi olmayan kimse önemsiz şeyleri kendisine dert edinerek söylenir, borcu olmayan kimse de evlenirken birçok şey satın almak zorunda kaldığı için borçlanır` anlamında kullanılan bir söz
peynirli börek
  • Maydanoz ve peynir karışımının yufkalar arasına serilmesiyle yapılan börek türü
çoban böreği
  • Haşlanmış patateslerin sütle püre durumuna getirilip doğranmış soğanla kavrulmasından sonra üzerine et suyu, kıyma ve nane eklenerek pişirilmesiyle hazırlanan börek
gül böreği
  • İçine peynir, kıyma veya patates konulan yufkanın suda ıslatıldıktan sonra gül biçimine getirilerek fırında pişirilmesiyle hazırlanan bir börek türü
yuf borusu
  • Boynuzdan yapılan bir boru türü, nefir
  • Kınama, üzüntü ve nefret
karborundum
  • Aşındırıcı madde olarak kullanılan silisyum karbürün ticaretteki adı
selam verdik, borçlu çıktık
  • `küçük bir ilgi gösterdik, üzerimize büyük bir iş yüklendik` anlamında kullanılan bir söz
taharet borusu
  • Alafranga tuvaletlerde temizlenmek için suyun akmasını sağlayan kıvrımlı boru
yem borusu
  • Askerlikte hayvanlara yem verme saatinin geldiğini bildirmek için çalınan boru
  • Oyalayıcı, aldatıcı söz
aborda olmak
  • gemi bordasını tamamen vererek başka bir gemiye, iskeleye veya rıhtıma yanaşmak
  • bir kimseye veya bir şeye sokulmak, yanaşmak, yaslanmak
kalorifer borusu
  • Kalorifer ısısını ileten boru
pik boru
  • Kalın demir veya dökme boru
patlıcan böreği
  • Hafif pişirilmiş ve boylamasına iki veya üçe bölünmüş maydanoz, domates, yumurta ve kıyma karışımının eklenmesi ve fırında pişirilmesiyle yapılan bir yemek türü
çiğ börek
  • Çiğ kıyma, soğan ve baharat karışımının açılmış yufkaya konulup yağda kızartılmasıyla yapılan börek
fincan böreği
  • Tepsiye serildikten sonra fincan ağzı biçiminde bir kalıpla yuvarlaklar kesilerek yapılan bir börek türü
laborant
  • Araştırmalarda, laboratuvar deneylerinde yardımcı olarak çalıştırılan kimse
konsolide borç
  • Kısa vadeli olarak planlanıp daha sonra orta veya uzun vadeli duruma çevrilen borç
u borusu
  • U harfi biçiminde yapılmış boru
ağa borç eder, uşak harç
  • `ağa para sıkıntısı içinde olup borç etse de uşak, bunu anlamaz ve bol harcamayı sürdürür` anlamında kullanılan bir söz
kol böreği
  • Bütün yufkanın içine kıyma, peynir, patates, ıspanak vb. konulup kol biçiminde sarılarak tepsiye döşenen ve fırında pişirilen bir börek türü
baklava börek
  • Bir başka şeyle karşılaştırıldığında çok kolay ve zevkli olan iş
arboretum
  • Ağaç parkı
Azrail'e bir can borcu olmak (veya kalmak)
  • nasıl olsa öleceğini kabul etmek
  • hiç kimseye borcu kalmamak, bütün borçlarından kurtulmak
bohça böreği
  • Bohça biçiminde katlanarak içine peynir, kıyma, patates vb. maddeler konarak yapılan bir börek türü
vatan borcu
  • Askerlik
Aborjin
  • Avustralya yerlisi
altüst böreği
  • Önce bir yüzü, sonra öbür yüzü kızartılarak pişirilen börek
yat borusu
  • Yatma saatini bildiren boru
laboratuvar
  • Ayrıştırma, birleştirme yoluyla bir sonuca ulaşmak veya teşhis koymak için çeşitli araçlar kullanılarak tıp, eczacılık, fizik, kimya gibi bilim dallarıyla ilgili araştırmaların, deneylerin yapıldığı özel donanımlı yer
  • Dil laboratuvarı
paydos borusu çalmak
  • işi bırakma zamanının geldiğini boru sesi ile bildirmek
sultan böreği
  • Yufka aralarına hafifçe pişirilmiş kuşbaşı et, soğan ve dil peyniri katılarak fırında hazırlanan bir börek
ballı börek
  • Yufka, ceviz, tereyağı ve şeker ile yapılan bir börek türü
  • Kolay elde edilen
  • Getirisi çok olan
  • Çok tatlı, iştah artırıcı
nefesine güvenen borazancıbaşı olur
  • `başarabileceğine emin olanlar büyük işlere girişmelidir` anlamında kullanılan bir söz
kürk ile börk ile adam olunmaz
  • `kılık kıyafet, değeri olmayan kişiye değer kazandırmaz` anlamında kullanılan bir söz
puf böreği
  • Mayalı hamurdan elde edilen yufkanın arasına peynir veya kıyma konularak yapılan ve tavada kızartılan bir tür börek
fallop borusu
  • Fallop tüpü
dalgalı borçlar
  • Devletin bir bütçe dönemi içinde gelirlerin giderleri karşılamadığı zamanlarda sağlamış olduğu kısa vadeli krediler
karaborsa
  • Piyasada olmayan bir malın gizlice yüksek fiyatla alınıp satılması işi
Keçiborlu
  • Isparta iline bağlı ilçelerden biri
sidik borusu
  • Sidiği böbreklerin her birinden sidik torbasına akıtan bir çift kanal
nefes borusu
  • Soluk borusu
pis su borusu
  • İçinde pis su ve pisliklerin aktığı boru
arpacıya borç eden ahırını tez satar
  • `bir iş borçla sağlıklı bir biçimde yürütülemez` anlamında kullanılan bir söz
laborantlık
  • Laborantın işi veya mesleği
yüzü karışmak (veya allak bullak olmak veya alabora olmak)
  • can sıkıcı bir durum, yüzünden belli olmak
çağrılmayan yere çörekçiyle börekçi gider
  • `çağrılmadığın yere sakın gitme` anlamında kullanılan bir söz
dilenciye borçlu olma, ya düğünde ister ya bayramda
  • `çıkarından başka bir şey düşünmeyen kimse ile ilişki kurma, seni nerede rahatsız edeceği belli olmaz` anlamında kullanılan bir söz
dünyaya yuf borusu öttürmek
  • ölmek
emzik borusu
  • Doğrudan doğruya sobaya takılan dirsek boru
ticaret borsası
  • Ticaret mallarının işlem gördüğü borsa
laboratuvar muayenesi
  • Bir hastalıkta tanının konması ve gereken tanının belirlenmesi amacıyla yapılan tahlil ve muayene
orospu böreği
  • El ayası büyüklüğünde hazırlanmış hamurun içine kıyma konarak tavada aceleyle pişirilen börek türü
tandır böreği
  • Tandırda pişirilen börek
dış borç
  • Devletin veya çeşitli kuruluşların dış ülkelerden kredi yoluyla sağladığı borç
su borusu
  • Suyu, su buharını bir yerden bir yere aktarmaya yarayan demir veya naylon boru
uçan kuşa borcu olmak
  • pek çok kişiye borçlu olmak
pötibör
  • Çifte fırınlanmış, tereyağlı, dikdörtgen biçiminde, kenarları tırtıklı bir bisküvi türü
muska böreği
  • İçine peynir, kıyma vb. konularak üçgen biçiminde katlanan bir börek türü
kuşa kafes lazım, boruya nefes
  • `bir şeyden yararlanmak için kullanılacak araç, onun niteliğine uygun olmalıdır` anlamında kullanılan bir söz
güvenlik borusu
  • Buharlı tesisatta basıncın belirli bir değerin üstüne çıkmasını önleyen U biçimli boru
baş kırılır (veya yarılır) fes (veya börk) içinde, kol kırılır yen (veya kürk) içinde
  • `aile içindeki, arkadaşlar arasındaki uyuşmazlıklar yabancılara duyurulmamalıdır` anlamında kullanılan bir söz
hayatını (birine) borçlu olmak
  • biri tarafından ölümden kurtarılmış olmak
  • birinin yaşamı bir başkasının desteği ile sağlanmış olmak
Allah'a bir can borcu var
  • `Allah'a vereceği canından başka hiç kimseye bir borcu yok` anlamında kullanılan bir söz
sac böreği
  • Mayalanmış hamurun yufka hâlinde açılıp içine kıyma, ıspanak, kavrulmuş soğan vb. malzeme konulmasıyla yapılan ve sacda pişirilen bir börek türü
siborgiyum
  • Atom numarası 106, atom ağırlığı 266 olan, 25 °C'de katı olduğu, gümüş renginde veya gri renkte olduğu tahmin edilen, kaliforniyum ile oksijen ve kaliforniyum ile neon atomlarının reaksiyonu sonucu elde edilen yapay bir element (simgesi Sg)
kalk borusu
  • Bir kıtayı veya bir gemideki tayfaları uyandırmak için belirli saatte boru ile verilen işaret
kürkçünün kürkü olmaz, börkçünün börkü
  • `başkalarının gereksemelerine çare bulan kişi, bunlara benzeyen kendi ihtiyaçlarını savsaklar` anlamında kullanılan bir söz
geçti Bor'un pazarı (sür eşeğini Niğde'ye)
  • `artık iş işten geçti` anlamında kullanılan bir söz
acemborusu
  • Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams)
ti borusu
  • Ti işareti veren boru
can borcunu ödemek
  • ölmek
sigara böreği
  • Yufka arasına peynir veya kıyma koyduktan sonra sigara gibi sarılıp tavada kızartılan börek
dil laboratuvarı
  • Yabancı dil öğretiminde, kayıtlı dil malzemesiyle ders yapılan yer
  • Ses bilimi çalışmalarında seslerin elektronik araçlarla incelenip değerlendirildiği yer
soluk borusu
  • Gırtlakla bronşlar arasında bulunan, yaklaşık 12 santimetre uzunluğunda, havanın akciğerlere girip çıkmasını sağlayan boru, nefes borusu
ıspanaklı börek
  • Haşlanan ıspanağın suyu süzüldükten sonra yağ, soğan ve salçayla karıştırılıp hamurun içine konulmasıyla hazırlanan ve pişirilen börek
kılcal boru
  • Araştırma ve deneylerde kullanılan çok ince boru
tava böreği
  • Yufkanın içine peynir, maydonoz vb. konularak tavada pişirilen bir börek türü
maaş bordrosu
  • Çalışanların bir aylık hizmet bedelini, vergi matrahını ve kesintileri ile aylık net ücretini gösteren cetvel
dış borçlanma
  • Devletin veya çeşitli kuruluşların yurt dışındaki kuruluşlardan borç alma işi
yemek borusu
  • Besinleri ağızdan mideye ulaştıran, kasla çevrili, içi mukoza ile kaplı kanal
  • Yemek vaktini bildirmek için çalınan boru
iç borç
  • Devletin veya çeşitli kuruluşların yurt içinde piyasaya sürdüğü tahvil, bono vb. ile aldığı borç
gönül borcu
  • Yapılan iyiliğe karşı kendini borçlu sayma, minnet, minnettarlık, şükran
talaş böreği
  • İçine pişirilmiş kuşbaşı et ve sebze konularak hazırlanan bir börek türü, talaş kebabı
kaliborit
  • Hidratlı doğal sodyum ve magnezyum boratı
kıymalı börek
  • Soğan ve çeşitli baharatlar katılmasıyla hazırlanan kavrulmuş kıymanın iç olarak kullanıldığı börek türü
boyun borcu
  • Yapılması gereken ödev, vecibe
iç borçlanma
  • Devletin veya çeşitli kuruluşların yurt içinde piyasaya tahvil, bono vb. sürerek borç alma işi
östaki borusu
  • Burun boşluğu ile orta kulağı birleştiren boru biçimindeki yol, östaki tüpü, östaki
Tatar böreği
  • Haşlanmış yufka parçalarına yoğurt ve kıyma katılıp üzerine kızgın yağ gezdirilmesiyle yapılan yemek
gönül borçlusu
  • Minnettar
yağma Hasan'ın böreği
  • `hakkı olan veya olmayan herkesin yararlandığı kaynak` anlamında kullanılan bir söz
Uluborlu
  • Isparta iline bağlı ilçelerden biri
plastik boru
  • Plastikten yapılan boru
karaborsacı
  • Karaborsacılık yapan kimse
bayramda borç ödeyene ramazan ağır gelir
  • `vadesi yaklaşan bir borcu ödemek zorunda olan kimseye günler çok çabuk geçer` anlamında kullanılan bir söz
bin tasa (veya merak) bir borç ödemez
  • `borçlu ne denli üzülürse üzülsün borç sıkıntısından kurtulamaz` anlamında kullanılan bir söz
karaborsacılık
  • Karaborsacı olma durumu
namus borcu
  • Mutlaka yerine getirilmesi, ödenmesi gereken görev, borç
ölüm ölüm de hırlamaya ne borcum var?
  • `sıkıntı, üzüntü, keder, dert veya yoksulluk çekmektense ölüm daha iyidir` anlamında kullanılan bir söz

Bekleyiniz