Atmosfer'de Karbondioksit artışı

Atmosfer'de Karbondioksit artışı

Karbon ayak izi, birim karbondioksit cinsinden ölçülen, üretilen sera gazı miktarı açısından insan faaliyetlerinin çevreye verdiği zararın ölçüsüdür ve iki ana parçadan oluşur: doğrudan (birincil) ayak izi ve dolaylı (ikincil) ayak izi. Birincil ayak izi, evsel enerji tüketimi ve ulaşım (söz gelimi araba ve uçak) dahil olmak üzere fosil yakıtlarının yanmasından ortaya çıkan doğrudan CO2 emisyonlarının, ikincil ayak izi ise kullandığımız ürünlerin tüm yaşamın döngüsünden bu ürünlerin imalatı ve en sonunda bozulmalarıyla ilgili olan dolaylı CO2 emisyonlarının ölçüsüdür. Ppm, (İng.: Parts per million) milyonda bir birime verilen isimdir. Herhangi bir karışımda toplam madde miktarının milyonda 1 birimlik maddesine 1 ppm denir. Derişim birimi olarak bilinir. Her üç harfi de küçük olarak "ppm" şeklinde yazılır. Herhangi bir şeyin milyonda birini de ifade edebilir. Çok düşük değerleri ifade etmek için kullanılır. ppm ve diğer parts-per notasyonları (örn. ppb = parts per billion, milyarda bir gibi) orantı ifade ettikleri için boyutsuz niceliklerdir. Karbondioksit miktarındaki artışın, küresel ısınmanın gerçekleşmesindeki en önemli etken olduğu bilimin açıkça kabul ettiği bir gerçek artık. Bu artış trendini incelemek için Hawai’de Mauna Loa Gözlemevi’nde 1958 yılından bu yana ölçümler yapılıyor, bölgede yapılan ölçümleri atmosferdeki küresel karbondioksit miktarının tespit edildiği en doğru ölçümler olarak kabul edebiliriz. NOAA – Ulusal Okyanus ve Atmosferik Yönetimi’ne- göre atmosferdeki ek karbondioksit miktarının %80’i fosil yakıtların kullanılması, %20’si ise ormanların yok edilmesi ve tarım uygulamalarından kaynaklanıyor. Küresel ısınmanın var olduğu ve bunun insan aktivitelerinden kaynaklandığı bilim çevrelerince kabul edilen bir gerçek olsa da, bu sıcaklık trendi hep tahmin edilenden hızlı gelişti. 1958 yılında Mauna Loa’da ölçümler yapılmaya başlandığında 317 ppm’e ulaştı. Şimdi ise yeryüzünün tarihi ile kıyaslandığında çok kısa bir sürede 400 ppm sınırına ulaştı. Şüphesiz bu rekor yakın gelecekte iyi şeyler olmayacağının habercisi olsa da, özellikle şimdi gerçekleşmesinin sebebi şudur: Bitkiler ve ağaçlar büyürken atmosferdeki karbondioksidin bir kısmını absorbe eder, yani atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonu mevsimlere göre bir miktar artıp azalabilir. Kuzey yarım kürede yaz başlamadan, tam olarak Mayıs ayı ve ortalarında en yüksek seviyeye ulaşır, sonra yine bir miktar azalır. Çeşitli bilimsel tekniklerle (kutuplardaki buzul çekirdekleri, ağaç halkaları, okyanus tortularının incelenmesi ile) geçmişte atmosferdeki karbondioksit miktarının nasıl bir değişim gösterdiğini tahmin edebiliyoruz. Dünya tarihinde 400 ppm en son 2.5- 5 milyon yıl önce oluştu. Burada göz ardı edilmemesi gereken nokta şudur: Geçmişte, doğal nedenlerle karbondioksit miktarındaki her 10 ppm’lik bir artış binlerce hatta milyonlarca yılda ancak gerçekleşiyordu. Şimdi ise böyle bir artış 10 yıldan kısa bir sürede gerçekleşerek, dünyanın iklim dengesini alt üst ediyor; fırtınaların, aşırı sıcak ve soğuk havaların, yerkürenin farklı bölgelerinde kuraklık ve sellerin artarak yaşanmasına neden oluyor. Değişimlerin bu kadar kısa sürede yaşanması ve iklim felaketlerinin her geçen gün artması yerküredeki tüm canlı türlerinin hayatını tehdit ediyor. En iyi senaryoya göre, yani karbondioksit emisyonunu tamamen durdursak dahi, onun atmosferdeki miktarının yüzlerce yıl bu seviyede kalacaktır. Küresel çapta yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmediğimiz ve sera gazı emisyonunu azaltmak için önlemler alıp, enerji verimliliği politikaları uygulamadığımız takdirde ise daha kötü senaryolar devreye girecektir. Söz konusu yeryüzündeki tüm canlı türlerinin yok olması olabilir…
qr
İNDİR:
KANALI: Coğrafya
PAYLAŞ: