Su Dünyası

Su Dünyası

Suyun olmadığı bir dünya düşünebilir miyiz? Ya da su sadece canlıların fizyolojik ihtiyaçları için gereken bir maddemidir? Dünyanın ¾’ü sularla kaplı olduğunu düşündüğümüzde suyun canlıların hayatlarını devam ettirebilmeleri için vazgeçilmez bir madde olmasının yanı sıra bir çok canlı çeşidi için de bir ekosistem kaynağı olduğunu görürüz. Su ekosistemleri karasal ve denizel su ekosistemleri olarak ikiye ayrılır. Karasal su ekosistemlerini göl, nehir ve bataklık ekosistemleri oluşturur. Denizel su ekosistemlerini ise okyanus ve deniz ekosistemleri oluşturur. Yeryüzündeki en büyük su kütlesi olan okyanusların ortalama derinliği 3700 metre olmakla birlikte bu derinliğin ancak ilk 100 metresine güneş ışınları erişebilmektedir. Bu nedenle okyanustaki bitki ve hayvan türlerinin çok az kısmı bu derinliğin altında yaşar. Sahip oldukları büyük su kütlesi nedeniyle okyanusların iklim üzerinde de büyük etkisi vardır. Atmosferdeki ısının yaklaşık yarısı hava ile taşınırken geriye kalan yarısı ise okyanus akıntılarıyla taşınır. Örneğin Gulf Stream sıcak su akıntısı Meksika Körfezi’nden başlayıp Atlas okyanusunu geçerek Batı Avrupa kıyılarına ulaşır. Okyanusların iklim üzerinde diğer önemli bir etkisi de aerosellerdir. Okyanusların yüzeyinde dalgaların etkisiyle her an çok sayıda hava kabarcığı patlamaktadır. Böylece deniz tuzlarınca zengin pek çok su damlacığı atmosfere fırlatılmaktadır. Bu süreç biyosfer dengesi için çok önemlidir Okyanuslardan atmosfere taşınan toplam tuz miktarının 10 milyon ton olduğu sanılmaktadır.. Havada asılı durumda olan bu küçük tuz kristallerine aeresol denir. Aeroseller bulutları meydana getirerek iklim olaylarının oluşumunda önemli rol oynar. Eğer aeroseller olmasaydı iklim koşulları bugünkünden daha kurak olurdu Ayrıca yağmur damlaları yere düşerken, havada asılı olarak bulunan aeroselleri yakalayarak toprağa indirir. Böylece yağışlarla yeryüzüne inen bu tuzlar bir nevi gübre gibi toprağın verimini arttırır. Su ekosistemleri karalar içerisinde de yer alır. Karasal su ekosistemleri içerisinde yer alan akarsuların yer altına sızan kısımları akifer denen ve içinde su barındıran tabakaları, yüzeysel akışa geçen kısımları ise gölleri, deniz ve okyanusları besler. Akarsuların barındırdığı hayvan türü ve sayısı üzerinde , akarsuyun hızı, fiziksel ve kimyasal özellikleri etkilidir. Akarsuyun yatak eğiminin arttığı kesimlerde biyolojik çeşitlilik azalırken yatak eğiminin azaldığı kesimlerde ise biyolojik çeşitlilik de artmaktadır. Bu nedenle akarsuyun yukarı çığırında, topoğrafya engebeli ve yatak eğimi fazla olduğu için akış hızı fazladır. Orta çığırda eğim biraz azalır ve vadi tabanı genişlemeye başlar. Balık türlerinin sayısı ve çeşidi yukarı kesimlere göre artar. Aşağı çığırda ise eğimin azalmasıyla birlikte akış hızı da azalır. Bu nedenle plankton miktarı artar. Ayrıca denize dökülen akarsuların ağız kısımlarında tatlı ve tuzlu su birbirine karışır. Bu kesim bitki ve hayvan türü bakımından zengindir. Çünkü akarsuyun taşıdığı elementler ve besin maddeleri buralardaki biyolojik çeşitliliği artırır. Bu sebeple akarsu ağızları mikroorganizmalardan kuşlara kadar bir çok canlının yaşadığı yerlerdir.
qr
İNDİR:
KANALI: Coğrafya
PAYLAŞ: