Biyoçeşitlilik - 2

Biyoçeşitlilik - 2

Canlıların yeryüzüne dağılışını etkileyen faktörleri üçe ayırabiliriz. İklim, yerşekilleri ve toprak olmak üzere fiziki faktörler, insan ve diğer canlılardan kaynaklanan beşeri faktörler, kıtaların kayması ve iklim değişikliklerinin sebep olduğu paleocoğrafya olarak adlandırdığımız faktörlerdir. Canlıların dağılışını etkileyen en önemli faktör iklimdir. Yeryüzündeki hayvan ve bitki topluluklarının dağılışı iklim kuşakları ile paralellik gösterir. Canlıların dağılışı üzerinde en fazla etkili olan iklim elemanları ise sıcaklık ve yağıştır. Bir çok bitki türü için sınırlayıcı en alt sıcaklık eksi 40 C iken en üst sıcaklık ise artı 40 C’dir. Bitkiler , sıcaklık isteklerine göre ekvatordan kutuplara doğru farklı kuşaklar oluşturur. Aynı şekilde bitkilere bağlı olarak onlara ihtiyaç duyan hayvan türleri de farklı bir dağılış gösterir. Bitki ve hayvan türleri yaşamlarını devam ettirebilmek için bulundukları ortamın iklim koşullarına uyum sağlamalarına adaptasyon denir. Uyum sağlayamayan canlı türlerinin ise önlerinde iki ihtimal vardır. Ya göç edecekler ya da yok olacaklardır. jeolojik dönemler içerisinde var olup bugün yaşamayan canlılar ise ikinci ihtimale maruz kalan canlılardır. Peki canlılar mevcut şartlara nasıl uyum sağlayabilirler? Aslında çevremizdeki canlılara baktığımızda bunun pek çok örneğini görebiliriz. Bu durumu daha iyi anlayabilmek için dünya üzerindeki farklı biyomlara ve bu biyomlarda yaşayan canlıların mevcut şartlara nasıl uyum sağladıklarına bakalım. Ekvatoral iklim kuşağında yer alan Tropikal Yağmur Ormanları yıl boyunca yüksek sıcaklık ve yağış alır. Bu nedenle bu biyomdaki bitki türleri uzun boylu, geniş yapraklı ve sık ağaçlardan oluşur. Fazla yağış bitkilerin çürümesine sebep olacağından dolayı bu biyomdaki bitkilerin çoğunun yaprakları suyu kolayca akıtabilecek özelliktedir. Pek çoğumuzun yanlış bildiği üzere çöller sadece sıcak ve kurak alanlar değildir aynı zamanda aşırı derecede düşük sıcaklığa sahip olan soğuk çöller de vardır. Gerek sıcak çöllerde gerekse soğuk çöllerde yaşayan canlı türleri ortam şartlarına farklı şekilde uyum sağlamışlardır. Sıcak çöllerde yaşayan canlılar için suyun azlığı en önemli problemdir. Sıcak çöllerde yaşayan canlılar bu duruma uyum sağlamak için farklı yöntemler geliştirmişlerdir. Örneğin bazı çöl bitkileri su kaybını en aza indirmek için toprağın üstündeki bölümü çok küçüktür. Buna karşın gelişmiş bir kök sistemleri vardır. Ayrıca tropikal yağmur ormanlarının aksine sıcak çöllerdeki bitkilerin yaprakları buharlaşma yüzeyine azaltmak için iğnelidir. Sıcak çöllerde yaşayan hayvan türleribe baktığımızda ise bir çok çöl hayvanının rengi aşırı sıcaklıktan korunmak için başka bölgelerdeki canlılara göre çok daha açıktır. Bu hayvanlar daha ziyade hareket halindedirler ve sadece gölgede dinlenirler. Yine bir çoğu gündüzleri serin kuytu yerlerde dinlenmeyi tercih ederken geceleri ise avlanmak için ortaya çıkarlar. Soğuk çöllere baktığımızda ise toprak büyük oranda donmuş olduğundan dolayı burada yaşayan penguen, fok, kutup tilkisi, beyaz ayı ve kuş gibi hayvanlar besinlerini genellikle denizden sağladıkları gibi düşük sıcaklığa da uyum sağlamak zorundadırlar. Örneğin kutup ayıları soğuktan korunmak için buzun içinde kazdıkları yuvalarda kış uykusuna dalarlar. Fokların ise derilerinin altında kalın bir yağ tabakası mevcuttur. Bu tabaka sayesinde oldukça düşük sıcaklığa sahip su içerisinde bile rahatlıkla hareket edebilirler. Canlıların yeryüzüne dağılışını etkileyen faktörlerden ikincisi ise yer şekilleridir. Canlılar için kara ve denizler farklı iki önemli yaşam alanıdır. Karalarda yaşayan canlılar için denizler ve okyanuslar, suda yaşayan canlılar için ise karalar yaşam alanlarını sınırlayan alanlardır.
qr
İNDİR:
KANALI: Coğrafya
PAYLAŞ: