Edebî Dönemler ve Zihniyet

Edebî Dönemler ve Zihniyet

Her insan, bir kültüre doğar ve o kültürün kendisine sunduğu imkân içinde hareket eder. Bu durum sanatçılar için de geçerli. Sanatçı, toplumun diğer bireylerinden farklı olarak yaşadığı dönemi, içinde yer aldığı sosyal ve kültürel çevreyi sorgulayan kişidir. Sanatçının ortaya koyduğu eser sayesinde dönemin sosyal, siyasal, kültürel dokusu ve tespit edilebilir. Eserden hareketle, sanatçının yansıttığı dünya ile içinde yer aldığı toplumun ve dönemin hâkim zihniyeti arasında doğrudan bir ilişki olduğu söylenebilir. Oğuz Kağan Destanı’nı temsil eden resimde destan döneminin mitolojik unsurlarından kurdun, Oğuz Kağan ile beraberindekilere nasıl yol gösterdiği görülür. Günümüzde bilinen ebru tarzındaki eserler ilk kez Orta Asya-Osmanlı coğrafyasında ortaya çıkmış. Ebru sanatı, Osmanlı döneminde başlı başına bir sanat ve iş kolu olarak görülmüştür. Zihniyet, bir dönemin sosyal, siyasi, askerî, dinî, ticari hayatının, kültürünün, sanat zevkinin, yaşam biçiminin birlikte oluşturdukları ortam ve bunların duygu, anlayış ve zevk bütününe denir. Her edebî metin, sanatkârın dünya görüşünü, her sanatkâr da içinde yaşadığı çevrenin ve dönemin sanat anlayışını, sosyal, siyasi, dinî, ekonomik, askerî ve kültürel hayatının özelliklerini ve etkisi altında kaldığı geleneği yansıtır. Sanatçılar, yaşamdan aldıkları konuları işlerken, toplumu zihniyetiyle birlikte ele alırlar. Bu zihniyet de dönem dönem değişim gösterir. Lale Devri’nde yaşamış olan Nedim’in şiirlerinde daha çok yaşadığı dönemin eğlenceye dönük toplum hayatı görülür. 13. yüzyılda Anadolu’da yaşayan Yunus Emre şiirlerini tasavvuf anlayışıyla kaleme almış ve şiirlerinde daha çok sevgi, birlik ve beraberlik, ilâhi aşk konusunu işlemiş. Yunus Emre’nin yaşadığı dönemde Anadolu, kargaşa, kavga ve açlığın hüküm sürdüğü bir yerdir. Dolayısıyla Yunus Emre’nin şiirlerine dönemin sosyal ve kültürel özelliklerinin yansıdığı görülür. Toplumsal travmalara sebep olan İkinci Dünya Savaşı’nın, savaşa katılsın katılmasın bütün toplumlarda olumsuz etkileri olmuş. Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Bura Hiroşima’dır şiiri bu etki ile yazılmış. BURA HİROŞİMA’DIR Sarı bir ışıkla Yeşil bir ışıkla Kara bir ışıkla, sessiz, Uçtu gövdeleri 245 bin kişinin. 90 bin yapıdan 62 bini artık masal, Ötesi bir baca, bir duvar, bir direk Yalnız beş yapı ayakta Ta içi kavruldu 245 bin kişinin. Bura Hiroşima’dır, bu ilk atom bombasıdır, Resmi çıktı Kulelerin atlarını kamçılayan arabacının, taşa toprağa, Çınladı canı 245 bin kişinin. F. HÜSNÜ DAĞLARCA Sanatçılar yazdıklarıyla, besteledikleriyle ya da çizdikleriyle yaşadıkları dönemi ve o dönemin hâkim zihniyetini yansıtır. Nitekim bu zihniyet edebî dönemlerin belirlenmesinde de önemli rol sahibidir.
qr
İNDİR:
PAYLAŞ:

Yorum yapabilmek için giriş yapmış olmanız gerekmektedir.