Şiirde Gerçeklik

Şiirde Gerçeklik

1960 yılı… Genç şair, güzel bir Anadolu kızına sevdalanmış. Kız da ona… Çok sevmişler birbirlerini fakat kavuşamamışlar… Kızın ailesi izin vermemiş bir türlü, bu iki gencin evlenmesine… (1)Tanıdık bir aşk hikâyesi bu. Sonunda ayrılık olanlardan biri… Yıllar sonra genç şair, sevdiği kızın evlendiğini duymuş. İçinde fırtınalar kopmuş, yangınlar sarmış yüreğini. (2)Ve aynı akşam lamba ışığında içinden geçenleri şiire dökmüş. “ Sarı saçlarına deli gönlümü Bağlamışım, çözülmüyor Mihriban. Ayrılıktan zor belleme ölümü, Görmeyince sezilmiyor Mihriban... Yâr deyince, kalem elden düşüyor, Gözlerim görmüyor, aklım şaşıyor. Lambada titreyen alev üşüyor, Aşk kâğıda yazılmıyor Mihriban... Tabiplerde ilaç yoktur yarama, Aşk değince ötesini arama, Her nesnenin bir bitimi var ama Aşka hudut çizilmiyor Mihriban... Tarife sığmıyor aşkın anlamı, Ancak çeken bilir bu derdi, gamı. Bir kördüğüm baştan sona tamamı, Çözemedim çözülmüyor Mihriban...” Bir zaman sonra şiirde Mihriban olarak anılan genç kız, “Unutmak Kolay Değil” başlıklı bir mektup yazar genç şaire. İki kalbe düşen ateş unutulmamıştır. Bu mektup ikinci şiirin doğuşunu başlatır: “ Unutmak kolay mı deme, Unutursun Mihriban’ım. Oğlun kızın olsun hele, Unutursun Mihriban’ım. Hayat böyle bu gemide, Eskiler yiter yenide. Beni değil kendini de, Unutursun Mihriban’ım. Yıllar sineme yaslanır, Hatıraların paslanır. Bu deli gönül uslanır, Unutursun Mihriban’ım. Zaman erir kelep kelep, Meyve dalda durmuyor hep. Unutturur birçok sebep, Unutursun Mihriban’ım. Gün geçer azalır sevgi, Değişir her şeyin rengi. Bugün değil, yarın belki, Unutursun Mihriban’ım. Süt emerdin gündüz gece, Unuttun ya büyüyünce. Bu işte, tıpkı öylece, Unutursun Mihriban’ım.” Bu aşk öyküsünü bir dergideki söyleşisinde anlatan Abdurrahim Karakoç, "O aşk, masum bir aşktı. Güzel bir aşktı. Bırakalım öyle kalsın. Ne adı Mihriban’dı onun ne saçları sarı..."der. Abdurrahim Karakoç, gerçekte yaşadığı bir aşk üzerine iki şiir yazmıştır. Fakat, şair, dergideki sözlerinde, şiirin bir kurmaca olduğunu açıkça dile getirir. Şair, yaşadıklarını hayal dünyasında yeniden yaratarak mısralara dökmüştür. Gerçek sevgilinin yerini sarı saçlı Mihriban alır. Şiirin gerçeklikle ilişkisi açıktır fakat gerçeğin kendisi değil. Ortaya çıkan, dizelerde yaşayan yeni bir aşktır; gerçek aşk değil… Karakoç, belki de herkesin kendi içinde sakladığı Mihriban’ı anlatmıştır şiirinde. Şair, gerçekte yaşadığı veya tanık olduğu olayları, duyguları kaleme aldığı gibi, sadece düş dünyasında yarattığı olay ve duyguları da dile dökebilir. Her ne şekilde olursa olsun, sonuçta ortaya çıkan, şiirin gerçekliğidir. Ve şiirdeki gerçeklik, herkesin gerçekliğiyle örtüştüğü için, şiir, okuyanın kalbine giden yoldadır.
qr
İNDİR:
PAYLAŞ: