İnsanlığın Hafızası Tarih, Neden Tarih?Vaka ve Vakıayı Arıyorum,Belgeden Bilgiye,Tarih ve Yorum(Tarih Bilimin Konusu, Tarihçinin Kullandığı Kaynaklar ve Yöntemler - 2)

İnsanlığın Hafızası Tarih, Neden Tarih?Vaka ve Vakıayı Arıyorum,Belgeden Bilgiye,Tarih ve Yorum(Tarih Bilimin Konusu, Tarihçinin Kullandığı Kaynaklar ve Yöntemler - 2)

Tarih, geçmiş hakkındaki değişik anlatılardır. Hepimiz ailemizde yaptığımız sohbetlerde, okulda aldığımız derslerimizde, televizyonda izlediğimiz çeşitli programlarda, okuduğumuz kitap ve gazetelerde tarihle ilgili birçok şey öğrendik. Mesela ailemiz bize büyük büyük babalarımız ve onların yaşantılarından bahsetmiştir. Camilerde görevliler, peygamber ve ashabının yaşantısını anlatır, okuldaki öğretmen cumhuriyetin kuruluşunu, parkta dinlenen yaşlı amca çocukluğunun oyunlarını yahut çocukluğunda parkın yerinde neler olduğunu anlatır. Kitaplarda, televizyonda, sinemalarda, internette tarihle ilgili birçok konu ve bilgiyi bulabiliriz. Kendinden bahseden birçok kişinin tarih okumayı hobileri arasında saydığını görebilirsiniz. Her yıl milyonlarca insan sergiler ve müzelerde birçok tarihi unsuru görmeye gider. Binlerce insan tarihe olan ilgi ve merakları sebebiyle eski şehirler, kaleler, camiler, kiliseler vb tarihi mekan ve alanları gezerler. Bütün bunlar insanların tarihe ne kadar ilgi gösterdiklerini göstermektedir. Peki, nedir tarih? Hiç kendimize tarihin ne olduğunu ne işe yaradığını sorduk mu? Tarih bir yönüyle milli kimliğin inşası ve değerlerin aktarımı için bir araç bir yönüyle geçmişi keşfetmek için sürekli bir sorgulama bir yönüyle günümüz sorunlarını anlamak ve analiz etmek için kaçınılmaz bir başvuru kaynağıdır Sosyal bilimlerin önemli alanlarından biri olan tarih bütün bunların toplamı olarak, kendimizi, toplumumuzu, dünyayı tanımamız için bilmemiz gereken bir alandır. Tarih, bu işlevleri yerine getirirken farklı bilim dallarından faydalanır. Bu bilim dalları coğrafya, sosyoloji, hukuk, kronoloji, metodoloji, arkeoloji, antropoloji, etnografya, epigrafi, filoloji, sicillografi, meskulat, edebiyat, iktisat, felsefe, kimya gibi bilim dallarıdır. Tarih ve Yorum: Tarih dediğimiz zaman aslında iki farklı şeyden bahsetmiş oluruz. Birincisi geçmişte yaşananlardır ki bunlar tarihin olgular kısmıdır. İkincisi ise tarihçinin kanıtlara dayalı olarak geçmişi yeniden inşa etmesidir ki burada tarihin içindeki yorum kısmı ortaya çıkar. “Trabzonlular temiz giyimli, okumuş ve bilgili insanlardır. İçlerinde Farsça bilenler bulunur. Trabzon çarşısı zengin bir çarşı olup dünyanın en keskin bıçakları, baltaları ve kılıçlarının burada bulunur. Trabzon’daki kuyumcular çok mahirdir.” Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde Trabzonlularla ilgili olarak yazdığı bu ifadelerde olguların yanında Evliya Çelebiye ait yorumlar da bulunmaktadır. Yani, Evliya Çelebi’nin Seyahatname’de yazdığı her şey olgu ve bilgi değildir. İçlerinden bir kısmı yorumdur. Zira Evliya Çelebi kendi gördüklerini, işittiklerini, yaşadıklarını, düşündükleri ile birlikte kaleme almıştır. Tarihçilerde tıpkı Evliya Çelebi gibi geçmişe dair bilgileri buldukları kaynaklara dayalı olarak inşa ederler. Geçmişe dair her şeyi kaynaklarda bulamadıkları zaman boşlukları kendi yaptıkları yorumlarla doldururlar. Böylece tarihte bilgi ve olguların yanında yorumlar da yerini almış olur. Bu bağlamda tarihçiyi bize geçmişi gösteren aynayı tutan bir kişi olarak görebiliriz. Bu durumda üç kısımlı bir düzenek oluşur bu düzenekte geçmiş ilk kısımdır ve değişmez. Tarihçinin tarih metodolojisini kullanma becerisi, tarihe yardımcı bilimlere olan aşinalığı gibi durumlar aynanın büyüyüp küçülmesine etki eder. Diğer yandan tarihçinin hayata bakış açısı da onun aynayı nasıl tutacağına etki eder. Bunlar değişebilir özelliklerdir.
qr
İNDİR:
KANALI: Tarih
PAYLAŞ: