Edebî Metnin Dönemle İlişkisi

Edebî Metnin Dönemle İlişkisi

Tarih boyunca insan elinin ortaya koyduğu her ürün, içinde bulunduğu dönemin izlerini taşır. Testiler… Ziynet eşyaları… Yapılar… Kıyafetler… Her edebî metinde de yazıldığı dönemin özellikleri metne sindirilmiş bir şekilde yer alır. Bu özellikler metinle bütünleşir. Türk milletinin önemli geçiş dönemlerinden biri olan Kurtuluş Savaşı’nı en başarılı anlatan eselerden biri İstiklâl Marşı’dır. “Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak, Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak O benim milletimin yıldızıdır parlayacak! O benimdir, o benim milletimindir ancak!” İstiklâl Marşı her dizesiyle, o dönemde yazılan tarihi yaşatmaktadır. Kurtuluş Savaşı Dönemi’nde Türk bayrağının dalgalanması için yediden yetmişe bütün halkın seferber olduğu, son ocak sönene kadar mücadeleye devam edileceği kararı şiirde de yerini almıştır. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra, özellikle Cumhuriyetin ilk yıllarında, toplumda yaşanan doğu-batı çatışması ise en belirgin özelliklerden olur. Bu durum, o dönemdeki birçok esere, özellikle de romana yansır. Halide Edip Adıvar’ın Sinekli Bakkal romanı bu çatışmanın çözümünü, bir dede ve torun üzerinden, modernleşme ve gelenekçilik kapsamında anlatır. Daha yakın bir geçmişte Orhan Kemal’in yazdığı ve senaryoya dönüştürülerek ekrana da yansıyan Kötü Yol, ele aldığı dönemin sıradan, hayalleri için yaşayan insanlarını yansıtan bir romandır. Televizyonlarda izlediğimiz dizi ve filmler de hangi dönemi konu alırsa alsın günümüzün birtakım özelliklerini içine sindirmiştir. Bunun gibi her edebî eser de içeriği ne olursa olsun mutlaka çağının izlerini taşır. İçerik… Biçim… Ya da sadece kelimeler, o metnin yazıldığı dönemin işaretidir.
qr
İNDİR:
PAYLAŞ: