Tarihe Işık Tutan Metinler

Tarihe Işık Tutan Metinler

Çatma! Kurban olayım çehreni ey nazlı hilal! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet bu celal! Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal! Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin İstiklâl! İstiklâl Marşı 12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde oy birliğiyle Millî Marş olarak kabul edilir. Edebî bir metin olan İstiklâl Marşı aynı zamanda yazıldığı dönemde ülkenin içinde bulunduğu sıkıntıları dile getiren tarihî belge niteliği de gösterir. ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi En kesif orduların yükleniyor dördü beşi -Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya- Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya. … Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor! Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdat inse o pak alnı değer. Sana dar gelmeyecek mezarı kimler kazsın? Gömelim gel seni desem tarihe sığmazsın. MEHMET AKİF ERSOY MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale Cephesi’nde zafer kazanmasına rağmen içinde yer aldığı İttifak Devletleri’nin yenilgiyi kabul etmesi sonucu İtilaf Devletleri’yle Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzaladı (30 Ekim 1918). Antlaşma, Limni Adası’nın Mondros Limanı’nda bir İngiliz savaş gemisinde yapıldı. Bu iki metinden birisi edebî, diğeri ise tarihî bir metindir. Edebiyat; duygu, düşünce ve hayalleri güzel ve etkili bir dille anlatma sanatıdır. Tarih ise toplumların yaşadıkları olayları sebep-sonuç ilişkisi içinde inceleyen bir bilim dalıdır. Tarih, insanlığın geçmişini, kültürel, ekonomik, sanat alanındaki gelişme ve değişmeleri, yer, zaman göstererek inceler ve bunları belgelere dayandırır. O hâlde metinlerin hangisi edebî hangisi tarihî metindir? Bu dizeler, Mehmet Akif Ersoy’un Çanakkale Şehitlerine adlı şiirinden bir bölümdür. Edebî bir metin olan bu şiirin aynı zamanda Çanakkale Savaşları’nın ne denli güç şartlar altında gerçekleştiğini göstermesi bakımından belge niteliğine sahip olduğunu da söyleyebiliriz. Bu metin ise Mondros Ateşkes Antlaşması hakkında doğrudan bilgi veren belge niteliğinde tarihî bir metindir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Yücelerden yücesin Kimse bilmez nicesin Güzel Tanrı Çok cahiller seni gökte arar yerde ister Sen bizzat müminlerin gönlündesin Dua edeyim hânım: Yerli kara dağların yıkılmasın. Gölgeli koca ağacın kesilmesin. Taşkın akan güzel suyun kurumasın. Kadir Tanrı seni namerde muhtaç etmesin. Ak alnında beş kelime dua kıldık, olsun kabul. Derlesin toplasın günahınızı adı güzel Muhammed’e bağışlasın hânım hey!… Dede Korkut’un bu seslenişi için hem “Edebî metin” hem “Tarihî metin” demek mümkün. Dede Korkut hikâyelerinde toplumsal hayatın birçok özelliğini, Türklerin törelerini, gelenek ve göreneklerini görürüz. Dede Korkut Hikâyeleri’ndeki bu içerik zenginliği onu aynı zamanda tarihî belge saymamızı gerektirir. Benzer örnekleri dünya edebiyatında da görmek mümkün. Yunan şairi Homeros’un yazdığı İlyada ve Odysseia, İran destanı Şehnâme, Fin destanı Kalavela yazıldıkları döneme ışık tutar; aynı zamanda önemli birer edebiyat eseridirler. Edebiyat tarihçisi, sanat eserlerinin kıymetini, etkilerini, dil ve düşünce bakımından değerini tarihî gelişimi içinde inceler; düşünce, dil, kültür bakımından değişme ve gelişmeleri edebiyat eserlerini tanık göstererek anlatır.
qr
İNDİR:
PAYLAŞ:
  • MİLLİ MÜCADELE'MİZİ ANLATAN ÇOK GÜZEL BİR BELGESEL. EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR EDİYORUM.

Yorum yapabilmek için giriş yapmış olmanız gerekmektedir.