Roma Evleri ve Yaşam

Roma Evleri ve Yaşam

Sütunlu bir iç avlu…Atrium bunun adı…Ve etrafında odalar…Roma evlerinin düzeni bu. Genellikle üstü açıktır atriumların. Ortada bir havuz ve geride ise bahçe vardır. Mozaikle kaplıdır döşemeler…İnce kum, çimento, küçük mermer parçalardan oluşan karışımın adıdır mozaik.Duvarları ise freskolarla süslüdür Roma evlerinin.Efes’teki yamaç evleri, Anadolu’daki örneklerden biri. Vezüv yanardağının altında kalan Pompei’de ise, Roma evlerinin en güzel örneği var. Bir diğeri de Zeugmada’dır. Gaziantep Müzesi’nde bulunuyor Zeugma’dan çıkarılan eserler. Bilindiği gibi, eserler baraj altında kalacağı için, kurtarma kazıları yapıldı ve çıkarılan eserler müzeye gönderildi.Oysa her şey yerinde anlamlıdır. Peki, Roma’da Heykel ve kabartma nasıl? Roma denilince akla, portre geliyor hemen… O portrelerde bir üstünlük göremezsiniz…Bu ister kral ister sade vatandaş olsun.Açık, seçik karakter işlenir yüze…Çirkinlik de saflık da zeka da… Yani, Yunan heykellerinde görülen tanrı ve tanrıçalar yerlerini insana bırakır Roma’da. Bu önemli bir fark.Romalılar, teşkilatçı ve mimardır…Savaş ve mücadele birer araçtır onlar için, kudret ve zenginliği artırmak adına…Askerlik bir yaşam biçimi değildir Romalılarda.Bir meslektir… Yunan heykellerinde görülen vücudun ideal güzelliği konusunda bir kaygı taşımazlar doğal olarak. Bu nedenle, günlük yaşam içindeki yüz ve vücut görüldüğü gibi aktarılır eserlere. Bu demek değildir ki, Yunan estetiğini reddeder Romalı…Tam tersi, Yunanlı sanatçılara eserler yaptırırlar… Bunlar klasik heykellerin kopyalarıdır. Böylece Yunan’ın kusursuz vücut formu ile Roma’nın gerçekçiliği karışmaz.Onlar ayrı ayrı yerlerde değerlendirilir.Yunanda giysi, yani peplos vücudu örter.Ancak hatları bütünüyle gizlemez. İma eder.Vücudun zarafeti hissedilir böylece.Vücut güzelliğini her fırsatta ortaya koymaz oysa Romalı. Romalıların giysisi, yani togası bol kıvrımlıdır. Seyirciyle vücut arasındaki ilgi kesilir bu şekilde.Roma’da elbise serttir, Yunandaki gibi yumuşak değildir.Bu da bir çelişki çıkarır ortaya.Yüzü yaparken naturalistir Romalı sanatçı. Elbise de ise değildir.Bir kıvrım yığınıdır adeta elbise.Yalnız kadın rölyeflerinde durum farklıdır.Toga, vücudu pek saklamaz.Hikâye etme, tarih anlatma, Doğu çıkışlıdır. Sonrasında diğer kültürler de etkilenir bundan.Böylece sanat yaşamın içine girer.Hem konu olarak hem de konulan yer olarak.Kabartmaların da en önemli konusu günlük yaşamdır. Hayatın kendisidir yani…Tarihteki olaylar da anlatılır. Tanrılar da yok olmamıştır.O da konular arasındadır az da olsa.İstanbul Cerrahpaşa’da sadece kaidesi kalan Arkadius sütununun orijinalinde zengin kabartmaların bulunduğu biliniyor. Ülkemiz, Roma kabartmaları yanından şanslı… Kabartmalı lahitlerin en tanınanı Konya- Beyşehir yolunda bulunan Herakles lahtidir.Hieropolis, Yani Pamukkale, Roma dönemine ait birçok kabartmalı lahtin ev sahibi durumunda. Diğer önemli bir örnek de Roma’daki Marcus Aurelius sütünu kabartmalarıdır. Michelangelo’nun yaptığı atlı Marcus Aurelius heykeli, daha sonra bir akım haline gelir. At üzerinde gösterilir yöneticiler Dünya’nın çeşitli yerlerinde. Roma kabartmalarının en ünlüsü ise, Roma Forum’da bulunan Titus Zafer Takı kabartmalarıdır. Zafer Takı şeklinde yapılmış koca bir kapıdır Roma İmparatorluğu…
qr
İNDİR:
KANALI: Sanat Tarihi
PAYLAŞ: