İletişim, Dil ve Kültür

İletişim, Dil ve Kültür

Bir dilin yayılması ve kabul görmesiyle bir ailenin akrabalık ilişkileri arasında büyük bir benzerlik vardır. Büyük, en büyük dedenizi düşünün. Bu kişi, sizin biyolojik olarak en eski bağınızdır. Lehçe de ana dilden tarihî, siyasi ve coğrafi şartlara bağlı olarak kopmuş her bir koldur. Çuvaş, Yakut, Tuva Türkçesi; Türkiye Türkçesiyle belki şekil olarak benzerlik göstermez fakat kaynakları ortaktır. Ailenin en yaşlı üyesi ve lehçeler… Her ikisi de geçmişi temsil eder ve şimdi, geçmiş üzerinden şekillenir. Hayatta olan yakınlarınızı; anne, baba, amca ve teyzelerinizi düşünün. Bu kişiler, biyolojik olarak dedenize sizden daha yakındırlar. Şive, aynı lehçe içerisinde bölge farklılıklarına dayanan ve söyleyiş değişiklikleriyle belirginleşen kollardır. Azeri ve Kıbrıs şiveleri, bölge farklılıklarına dayanan belirgin şive örnekleridir. Ve ailenin son üyeleri… Bu bireyler, dededen gelen biyolojik yapıyı bugüne yansıtırlar. Fakat daha gençlerdir ve bugüne aittirler. Ailenin bu genç üyelerinin dildeki karşılığı ise ağızlardır. Ağız, aynı ülke sınırları içerisindeki farklı söyleyişlerdir. Kardeşlerinizle dış görünüşünüz, alışkanlık ve tutumlarınız farklıdır. Fakat üçünüz de aynı çağda, aynı durumda yaşarsınız. İstanbul ağzı, Ankara ağzı, Gaziantep ağzı bunlara örnektir. Yaşayan dil içerisinde de farklılıkların yaşanması muhtemeldir. Bu ise konuşma ve yazı dilinin özelliklerinden kaynaklanır. Yazı dili, ortak kültür dili temelinde şekillenir. Resmî ve ilmî dil de yine bu dilden beslenir. Yazılı dil, nasıl noktalama işaretlerine sahipse konuşma dili de birtakım işaret özelliklerine sahiptir. Bu işaretlere de beden dili denir. Duyguları yansıtan jest ve mimikler de vücudun noktalama işaretleridir. Yaşayan dilin kullanım alanına göre farklılık gösterdiği bir alan daha vardır. Bu kullanım alanına meslek gruplarında rastlarız. Belirli bir meslek grubunun kendine has olarak geliştirdiği terimlerden meydana gelen üst dildir. Her meslek, her ülkede bu şekilde bir jargon kümesi oluşturur. Bu kelimelerin bağlam içerisinde kullanımı ise jargonu oluşturur. Dil birimlerine belli bir grubun yüklediği anlam ve değerlerden oluşan bir kullanım alanı daha vardır. Buna argo denir. Argo, yeni anlam değeri taşıması bakımından dilin bir zenginliğidir ve baharatıdır. Bu amaçla Filiz Bingölçe, Hulki Aktunç gibi yazarlarımız, argo sözlükleri hazırlamıştır.
qr
İNDİR:
KANALI: Dil ve Anlatım
PAYLAŞ: