Metinlerin Gruplandırılması

Metinlerin Gruplandırılması

Geceleyin bir ses böler uykumu, İçim ürpermeyle dolar: -Nerdesin? Arıyorum yıllar var ki ben onu, Âşıkıyım beni çağıran bu sesin. Gün olur sürüyüp beni derbeder, Bu ses rüzgârlara karışır gider. Gün olur peşimden yürür beraber, Ansızın haykırır bana: -Nerdesin? Bütün sevgileri atıp içimden, Varlığımı yalnız ona verdim ben, Elverir ki bir gün bana derinden, Ta derinden bir gün bana “Gel” desin. Şair Ahmet Kutsi Tecer, duygularını yoğun bir şekilde dizelere dökmüştür. Aynı duygular düz yazı biçiminde de ifade edilebilir. “Bir sesin peşindeyim yıllardır. Geceleri o sesle bölünüyor uykularım ve içim bir ürpertiyle doluyor o anda. Bazen beni alıp götüren, beni derbeder bırakan bazen “Nerdesin?” diye haykıran bu sese âşığım. Kime ait olduğunu bilmesem de içimdeki bütün sevgileri atıp tüm varlığımla ona bağlandım. Tek isteğim, bir gün beni ta derinlerden çağırsın.” Edebiyatta nazım ve nesir olmak üzere iki ifade biçimi vardır. Nazım, yani dizeler hâlindeki ifade biçimini kullanan metinler “manzum metin”; nesir, yani düz yazı biçiminde olanlar “mensur metin” adını alır. Manzum metinlerde ahenk önemli bir unsurdur. Bu tür metinler daha kapalı bir anlatıma sahip olduğu için yoruma açıktır. Duygulara seslenir. Bu nedenle manzum metinler, genellikle mensur metinlerden daha etkili bir ifade tarzına sahiptir. Manzum metinler, şiir ve manzum hikâyelerdir. Öykü, roman, makale, gezi yazısı, hatıra gibi türler de düzyazı biçiminde oluşturuldukları için mensur metinlerdir. Gerçeklikle ilişkileri, işlevleri ve yazılış amaçları bakımından metinler temelde ikiye ayrılır: Öğretici metinler ve edebî metinler. “Çukurova bölgesinin büyük bir bölümü, dünyadaki tarıma en elverişli alanlar arasında olan geniş, düz ve verimli bir alandır. Tarih boyunca Çukurova, Avrupa'dan Orta Doğu'ya kaçış noktası olmuştur ve kuzey Orta Doğu ve Orta Asya'dan Akdeniz'e en kısa geçiş noktasıdır, ayrıca iki büyük limanı ve yağ terminaliyle ulaşımın göbeğidir.” Okuyucuya bilgi vermek amacıyla yazılan bu metinde kullanılan yalın dil, anlaşılırlığı sağlamakta, nesnel yargıların yer alması da inandırıcılığı arttırmaktadır. Bu tür metinler “öğretici metinler” olarak adlandırılır. Makale, eleştiri, sohbet, gezi yazısı, mektup, biyografi gibi metin türleri öğretici metinler arasında yer alır. Öğretici metinlerde dil, çoğunlukla göndergesel işlevde kullanılırken kelimeler gerçek anlamlıdır. Sanatsal ifadelere, yan ve mecaz anlamlı kelimelere pek yer verilmez. Oysa Yaşar Kemal’in romanlarında bambaşka bir Çukurova vardır: “Çukurova tekin değildir. Bir uçsuz bucaksız düzlüktür. Bataklıktır, büklüktür, akarsular, ulu denizlerdir. Bulut gibi gelen sivrisinekler... Çukurova bir sonsuz aklıktır. Göğe yükselmiş, ulu devler gibi ayağa kalkmış, bin bir renkli ulu devlercesine uçan, akan toz direkleridir…” Metinde dikkati çeken ilk şey, öznel bakış açısıdır. Benzetmeler, mecazlı söyleyişler, metni daha dikkat çekici hâle getirir. Bu tür metinler “edebî metinler” olarak adlandırılır. Şiir, roman, hikâye, masal, tiyatro gibi edebî metin türlerinde dil, sanatsal işlevde kullanılır. Estetik hazzı kazandıran nitelik de budur.
qr
İNDİR:
PAYLAŞ: