Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının Siyasi ve Sosyal Temelleri

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının Siyasi ve Sosyal Temelleri

“Okyanusun bir kenarında kelebeğin kanat çırpması, öte tarafında depremlere neden olur.” Bu sözü birçok kişi sevmiş, farklı yerlerde kullanmıştır. Gerçekten de bu söz, birçok duruma uyarlanabilir; fakat esasında, Cumhuriyet Döneminde Türkiye’nin yaşadığı gelişmeleri doğrudan anlatır. Albert Camus’a göre sanatçı, çağının tanığıdır. Dolayısıyla bir ülkenin geçirdiği siyasi ve sosyal depremleri bir edebiyatçının eserlerine yansıtmaması, mümkün değildir. Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte, her alanda olduğu gibi edebiyat ve sanatta da yeni bir dönem başlamıştır. Bu nedenle 1923, edebiyat için de bir milat kabul edilir. Anadolu insanının savaşta gösterdiği mücadele gücünü edebiyatçılarımız da unutmaz. Bu dönemin Anadolu’su eserlerde sıkça yer almıştır. Millî Edebiyat akımı, bu vefanın en büyük göstergesi olarak karşımıza çıkar. Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren Türkiye, II. Dünya Savaşı adında bir sosyal deprem yaşamıştır. Türkiye, II. Dünya Savaşı’na katılmasa da savaşın yaklaşan ayak sesleri, bunun en büyük göstergesidir. Tanpınar, Huzur isimli romanında Mümtaz’a şunları söyletir: Yan pencerelerden birinde bir radyo Hitler'in o gece verdiği hücum emrini tekrarlıyordu. Bütün macerayı unutmuştu. Harp başlamış, diye düşündü. II. Dünya Savaşı, kazananın olmadığı bir savaştır. Çünkü savaşın devamında; toplumsal yalnızlaşma, nüfus artışı, çevre kirliliği gibi problemleri tüm insanlık savaşa katılsın yahut katılmasın, birlikte yaşamıştır. Savaşın acıları sadece insana değil, tüm sanat dallarına yansımıştır. Picasso, Guernica isimli tablosunda savaşın Guernica kasabasına yansımalarını anlatmıştır. Bu tabloyu inceleyen bir general, “Bu resmi siz mi yaptınız?” diye sorunca Picasso, “Hayır, siz yaptınız.” demiştir. Kendi ülkesinde bir devrim yaşayan Türk aydınının bu gelişmelerden habersiz kalması ise düşünülemez. Dolayısıyla Millî Edebiyat akımında başlayan Kurtuluş Savaşı ve devrimlerin izleri, yerini İkinci Dünya Savaşı’nın izlerine bırakır. Bu gelişmeler çerçevesinde toplumsal problemler; göç, Anadolu insanının problemleri, insan ve yalnızlığı konu olarak Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatının ilk çeyreğine yansır. Hatta Anadolu, kendi aydınını yetiştirmeye başlar. Okyanusun öte yanında kanat çırpan kelebeğin etkisi, Türk edebiyatına bu şekilde etki eder; bu etkinin devamlılığı ve sürekliliğine ise gelişen ve değişen dünya karar verir.
qr
İNDİR:
PAYLAŞ:

    Yorum yapabilmek için giriş yapmış olmanız gerekmektedir.