Türkçenin Hafızası Divan-ü Lügati’t-Türk

Türkçenin Hafızası Divan-ü Lügati’t-Türk

Türk dilinin Korkut Atası Kaşgarlı Mahmut: İlk sözlük bilimci, İlk dil bilgini, İlk Türk coğrafyacısı, Doğu Karahanlı Devleti’nin hakanı Muhammed Buğra Han’ın torunu veliaht Hüseyin Çağrı Tigin’in oğlu, Karahanlı hanedanlığının şehzadesi, Türkçenin ilk sözlüğü Divan-ü Lügati’t-Türk’ün yazarı, Hakaniye lehçesiyle Oğuz, Uygur, Kıpçak, Türkmen, Kırgız ve diğer Türk soylu halkların lehçelerini Türk adı altında toplayarak eserine Divan-ü Lügati’t-Türk adını veren ilk Türkoloğumuz, 11. yüzyıl Türk dünyasının büyük araştırmacısı… Türk Dillerinin Divanı anlamına gelen Divan-ü Lügati’t-Türk, Türk dilinin ilk sözlüğü, Türkçenin ilk dil bilgisi kitabıdır. 11. yüzyıl Türkçesinin ses ve şekil özelliklerini, söz varlığını asrımıza ulaştıran Divan-ü Lügati’-Türk; Türk dili, Türk kültürü, Türk tarihi, Türk edebiyatı hakkında çok kıymetli bilgileri geçmişten geleceğe taşıyan değeri biçilemez bir hazinedir. Arapçayı ve Farsçayı da çok iyi bilen Kaşgarlı Mahmut, kitabını yazmadan önce Türk illerini şehir şehir, oba oba, boy boy dolaşmış; onların dillerine ve geleneklerine dair pek çok malzeme toplamış; 20 yıllık bir araştırmadan sonra Divan-ü Lügati’t-Türk adlı ölümsüz eserini yazmıştır. Bu büyük yazarın, eserini niçin ve nasıl yazdığını, eserde nelerin olduğunu kendi ağzından dinleyelim: (Farklı bir alt ses) Ben Kaşgarlı Mahmut. Türklerin en güzel konuşanı, en açık anlatanı, en iyi eğitim göreni, soyca en köklüsü, en başarılı kargı atanıyım. Uzun yıllar, Türk topluluklarının yaşadığı bütün şehirleri ve bölgeleri dolaştım. Türk, Türkmen, Oğuz, Çiğil, Yağma, Kırgız boylarının dillerini, kafiyelerini belleyerek faydalandım; öyle ki bende onlardan her boyun dili, en iyi yolda yerleşmiştir. Ben onları en iyi surette sıralamış, en iyi bir düzenle düzenlemişimdir. 20 yıl boyunca yaptığım bu çalışmaları, derlemeleri bir kitap olarak 1072 yılında yazmaya başladım ve 1074 yılında tamamladım. Bu kitaba da Divan-ü Lügati’t-Türk adını koydum. Divan-ü Lügati’t Türk, sadece bir dil bilgisi kitabı ya da sadece bir sözlük değildir. Bu eserde ben, tarihin en eski dönemlerine kadar uzanan kültür değerlerimizin köklerini ortaya koydum. Türkistan’da, Kıpçak bozkırlarında, Karahanlı Devleti’nde, Oğuz boylarında ve diğer Türk dünyasında yaşayan Türk topluluklarının dilleri, gelenekleri, inanışları, yaşayışları konusunda bilgiler verdim. Eserimde, sözcükleri tanımlarken Türk sözlü edebiyatının en güzel örneklerine yer verdim. Türkçe için her biri birer hazine değerinde olan atasözlerimizi, en eski biçimleriyle ortaya koydum. Türklerin millî takvimi olan 12 Hayvanlı Türk Takviminin tarihçesini anlattım. Eserimde çok kıymetli ansiklopedi bilgilere de yer verdim. Türlü hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlara, at yetiştiriciliğinden tarıma, Türk hukuk düzeninden devlet yönetimine, Türk dokuma ve el sanatlarından Oğuz damgalarına kadar yüzlerce konuda bilgi verdim. Sizler şimdi 21. asırda yaşıyorsunuz. Ütüsüz pantolon, gömlek ya da etekle dışarı çıkıyor musunuz? O zaman şunu da bilin, sizlerin ataları 1000 yıl önce de ütüyü kullanıyorlardı ve ütülü elbiseler giyiyorlardı. İşte bu bilgiyi de eserimde anlattım. Mars gezegeninin Türkçedeki adının “Bakır Sukım”, Jüpiter’in Türkler arasındaki adının “Eren Tüz” olduğunu bu eserimde anlattım. Eserimi niçin yazdığıma gelince: Şüphesiz her dil çok kıymetlidir. Ancak dilin kıymeti o dil ile meydana getirilen yazılı eserlerle ortaya çıkar. Ben bu eserimi Türkçenin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu göstermek ve Araplara Türkçeyi öğretmek maksadıyla yazdım. Bu anlamda Divan-ü Lügati’t-Türk ilk Türkçe dil öğretimi kitabıdır. Ben Divan-ü Lügati’t-Türk, Türkçenin hafızası olsun istedim. Sizlerden isteğim hafızanıza sahip çıkmanız ve onu daha da zenginleştirmenizdir.
qr
İNDİR: Videoyu İndir

    Yorum yapabilmek için giriş yapmış olmanız gerekmektedir.