Geçiş Dönemi Özellikleri

Geçiş Dönemi Özellikleri

Hz. Muhammed’e, 40 yaşında Hira Mağarası’nda Allah’tan gelen ilk emir ve vahiy “Oku!” olmuştur. Bu ilahî emir, tarihin akışını değiştirmiş, sadece Müslüman olan toplumları değil farklı dinlere mensup toplum ve devletleri de derinden etkilemiştir. Hıristiyan âleminin Ortaçağ tecrübesi, Rönesans Dönemi, Reform hareketleri; endüstriyel devrim, 18. yüzyılda Batı’da aklın ön plana çıkması ve rasyonalizm; modern dönemler ve postmodernizm… Tarihsel süreç içinde gerçekleşen bütün bu değişim ve dönüşümler, bireysel ya da toplumsal anlamda insanların ilahî olanla bağını koparmamış ya da koparamamış aksine insanlar hangi din olursa olsun dinî değerlere daha fazla bağlanır olmuşlardır. Bu gerçeklik, kadim zamanlardan günümüze değin din olgusunun insanlar üzerindeki etki ve değerini göstermesi bakımından oldukça mühimdir. İslamiyeti kabul eden Türkler, bu dinin etkisi ile eserler vermeye başlamışlardır. İlk dönem eserleri aynı zamanda geçiş dönemi özelliği gösterirler. Bu eserler, aynı dine mensup toplumlar arasındaki sosyal etkileşimi de ortaya koyarlar. Örneğin, siyasi gelişmelere paralel olarak, Divanü Lügâti’t-Türk, Araplara Türkçe öğretmek maksadıyla kaleme alınmıştır. Çünkü her iki toplum artık iç içe girmiş ve birbirlerinin dilini öğrenme ihtiyacı duymuşlardır. Özellikle Türklerin, dönemin askerî ve yönetim gücünü ellerinde bulundurmaları Araplar için Türkçeyi öğrenmeyi gerekli kılmıştır. XI ve XII. Yüzyıl, İslami Dönem Türk edebiyatının başlangıcını teşkil etmekle birlikte bu dönemde yazılan eserlerden hareketle bu dönemi “Geçiş Dönemi” olarak ifade ederiz. Geçiş dönemi olarak adlandırdığımız bu dönemin ve bu dönemde yazılan ilk eserlerin dili, eserlerde işlenen konular, konuların dinî ve sosyal hayatla olan ilişkisi ve diğer özellikler şu şekildedir: Bu dönemde; • İslamiyet öncesi kültür ile İslami kültür iç içedir. • Din olgusunun etkisiyle, eserlerde dini öğretme amacı esas alınmıştır. • Eserlerde toplum hayatını şekillendirme ve yönlendirme amacı esas alınmıştır. • Ahmet Yesevi, Yusuf Has Hacib, Edib Ahmet, Kaşgarlı Mahmut topluma yön verme ve onları beraber kılma amacına yönelik olarak eserler vermişler; eserlerinde toplumun anlayabileceği bir dil kullanmışlardır. • Dile dinin etkisiyle Arap ve Fars edebiyatında kullanılan kelimeler girmeye başlamıştır. • Şiirde hem hece vezni hem de aruz vezni kullanılmıştır. • Şiirlerin nazım birimi dörtlük ve beyittir. • Arap ve Fars edebiyatında kullanılan nazım şekilleri ile eserler verilmeye başlanmıştır. • Bu dönemde yazılan eserlerde Uygur harflerinin yanı sıra Arap harfleri de kullanılmaya başlanmıştır. • Bu dönem metinleri, “sanat metni” ve “öğretici metin” olarak kesin çizgilerle birbirinden ayrılmamıştır. Son olarak şu söylenebilir ki Türkler, İslam dininin esaslarına, Kur’an’a ve hadislerde gösterilen hayat anlayışına ters düşmeyen gelenek ve değerlerini Müslüman olduktan sonra da yaşamışlar yüzyıllardır toplum hayatının içinde işlemişlerdir.
qr
İNDİR:
  • Öncelikle yapılan çalışmalar için emeği geçenlere teşekkür etmek istiyorum. Ancak bu video metni için bazı eleştirilerimi de söylemeden edemeyeceğim. Özellikle de "Tarihsel süreç içinde gerçekleşen bütün bu değişim ve dönüşümler, bireysel ya da toplumsal anlamda insanların ilahî olanla bağını koparmamış ya da koparamamış aksine insanlar hangi din olursa olsun dinî değerlere daha fazla bağlanır olmuşlardır." şeklinde ifade edilen, Ortaçağ'dan sonra insanların ilahi olanla bağını koparmayıp aksine gittikçe dini değerlere bağlandıkları tezi oldukça tartışılır bir iddiadır.Ayrıca konunun anlaşılmasına bir katkısı da yoktur. Yukarıdaki metinde geçiş dönemi kendine özgü ekonomik-sosyal-siyasal nedenlerle açıklanmak yerine böylesine spekülatif bir tezle analojik olarak ilişkilendirilerek izah edilmiştir. "Bu gerçeklik, kadim zamanlardan günümüze değin din olgusunun insanlar üzerindeki etki ve değerini göstermesi bakımından oldukça mühimdir." Bir metnin içerisinde oluştuğu zihniyet dünyasını değerlendirmek için kuramsal bir çerçeve gerekmektedir.Üretilmiş bu tartışılır tezin kuramsal bir boyutu ve derinliği olmadığı gibi “gerçeklik” olarak dayatılması diğer bir handikaptır. Çalışmalarda başarılar diler, saygılar sunarım.
  • Video inmiyor
  • Gercekten video inmiyor.

Yorum yapabilmek için giriş yapmış olmanız gerekmektedir.