Osmanlı Devleti'nin Gelişimini Etkileyen Faktörler (Orhan Bey Dönemi)

Osmanlı Devleti'nin Gelişimini Etkileyen Faktörler (Orhan Bey Dönemi)

Babam Osman Bey’den devraldığım beyliğin sınırları Bizans’ın Anadolu’daki en önemli merkezleri olan başta Bursa olmak üzere İznik ve İzmit’e dayanıyordu. Babamın vasiyeti üzerine ilk hedef olarak uzun süredir kuşatmamız altında bulunan Bursa’yı 1326’da fethettim ve burayı başkent yaptım. Bursa’nın fethi, İstanbul’a en yakın şehirler olan İznik ve İzmit’in kaderini yakından ilgilendirdiği için Bizans açısından oldukça kötü bir durumdu. Bu durum tarihçi Halil İnalcık’ın ifadesiyle Bizanslılara: “bir ölüm-kalım noktasına gelindiği inancını verdi.” İznik’in de uzun süredir kuşatma altında olması ve düşme ihtimalinin belirmesi üzerine Bizans imparatoru ilk defa Osmanlı beyliği üzerine sefere çıkmak zorunda kaldı. “1329 Pelekanon Savaşı, İstanbul’un fethi gibi, Bizans ve Osmanlı tarihinin dönüm noktalarından biridir. Beylik, bu savaşı kazandıktan sonra 1331’de İznik’i, altı sene sonra da İzmit’i alacaktır. Bu arada Gebze ve Hereke dahil, sahildeki tüm küçük hisarlar, Osmanlı’nın eline geçecek, böylece, Anadolu tarafından Türkler İstanbul Boğazı’na dayanmış olacaklardır.” “Bursa ile İznik’in düşmesi Osmanlı beyliğinin doğrudan doğruya Bizans’ı tehdit eden bir güç haline geldiğini göstermekte idi.” Balıkesir ve Çanakkale civarındaki komşu Türk beyliği Karesioğullarındaki iç karışıklıkları fırsat bilerek bu beyliği topraklarıma kattım. Böylece ilk defa bir Türk beyliği, Osmanlı’ya katılmış oldu. Bu beyliğin donanması yanında Hacı İlbeyi, Ece Bey, Evrenos Gazi gibi Rumeli’yi bilen komutanları, Rumeli’ye geçişimizde ve buradaki fetihlerimizde bizlere çok faydalı oldular. Bu esnada Bizans’taki taht karışıklıklarından yararlandım. Yardımlarım sayesinde sadece Kantakuzen’i tahta geçirmekle kalmadım, aynı zamanda rakipleriyle mücadelesinde Rumeli’ye gönderdiğim askerlerimle de ona yardım ettim. Bu yardımların karşılığı olarak Çanakkale Boğazı’nın girişindeki Çimpe Kalesi’ni geçici olarak bize verdiler. Ardından da Gelibolu’yu fethettim. Rumeli’ye geçme konusunda bu bölgeyi önceden bilen Karesili gazi beyler de beni teşvik ettiler. Böylece Çimpe ve Gelibolu’yu Rumeli’ye geçiş için önemli bir merkez, köprübaşı haline getirdim. Peki, Rumeli’ye geçiş Orhan Bey için neden bu kadar önemliydi? Halil İnalcık’a kulak verelim isterseniz: “Gerçekte Rumeli’de yerleşme, İstanbul’un fethi gibi, tarihte yeni bir dönem açan bir olaydır. Boğazların ötesinde, yani Rumeli’de bir Osmanlı yerleşmesi olmasaydı, Osmanlı Devleti öteki Türk beylikleri gibi küçük bir Türkmen devleti olarak tarihe karışmış olacaktı.” Anadolu’daki Türk beylikleri birbirleriyle üstünlük mücadelesi yaparken Bizans’ın da taht kavgalarıyla uğraşması, Rumeli’yi, yani Balkan topraklarını Osmanlı beyliği için ideal bir genişleme alanı haline getiriyordu. Babası gibi ileri görüşlü olan Orhan Bey de bu fırsatı kaçırmayacak ve Rumeli’ye ilk adımı atacaktır.
qr
İNDİR:
KANALI: Tarih
PAYLAŞ: