Osmanlı Devleti'nin Balkanlardaki Fetihleriyle İskan Siyaseti Arasındaki İlişki

Osmanlı Devleti'nin Balkanlardaki Fetihleriyle İskan Siyaseti Arasındaki İlişki

14. yüzyılın, yani 1300’lü yılların başında Balkan yarımadası da tıpkı Anadolu gibi karışıklıklar içindeydi. Taht kavgaları sebebiyle Bizans’ın Balkanlarda hâkimiyetinin azalması başta Sırplar olmak üzere buradaki Hıristiyan devletlerin birbirleriyle mücadele etmesine neden olmuştu. İşte bu karışıklık, kaos ortamı, Orhan Bey’e ve sonraki hükümdarlara devlete topraklarını genişletecekleri esas alanı göstermişti: Balkanlar.Peki Osmanlılar, Balkanlarda nasıl oldu da kısa bir zamanda hakimiyet kurup varlıklarını güçlendirdiler? İskân, yani şenlendirme siyaseti sayesinde. Dilerseniz burada tarihçi Yusuf Halaçoğlu’nu dinleyelim: “Osmanlı’nın Rumeli’ye geçmesiyle birlikte devlet, ele geçirdiği topraklara Anadolu’dan önemli miktarda Türk nüfusu yerleştirmiştir. Çünkü her yeni fethedilen yöreye nakledilen nüfus sayesinde ordunun daha ileri mesafelere gitme imkânı doğmakta, Rumeli’ye yerleştirilen bu Türk nüfus orduya gıda, barınma, binek hayvanı gibi lojistik destek sağlamaktaydı. Kuruluş devrinde birçok tarikat mensubu dervişin önderliğinde başlayan bu ilk iskân, yani yerleşme hareketleriyle birlikte yeni fethedilmiş yerlere Türk ahali yerleştirildi. Ordunun ardından veya onlarla birlikte hareket eden tarikat mensubu dervişlerin, alperenlerin ıssız yerlerde, yolların geçtiği önemli yerlerde zaviye ve tekke gibi dini yapılar inşa etmeleriyle başlayan teşebbüsler, Balkanlar’daki iskânın ilk çekirdeğini oluşturmuştur. İskân siyasetiyle Rumeli’ye göç edenler, yerleştikleri yerlere bağlı bulundukları boyun veya Anadolu’dan geldikleri ismini verdiler.” Anadolu’dan Rumeli’ye göç eden Yörükler ve Tatarlar gibi boyların yanı sıra Balkanlar’da fetihlerde bulunan askerlerin aileleri de bu topraklara yerleşmiştir. Bunlara fatihlerin, yani fethedenlerin evlatları manasına gelen “Evlâd-ı Fâtihân” denilmektedir. Burada kurulan yeni köyler, camiler, köprüler, çeşmeler, hanlar, tekke ve zaviyelerle Balkanlar kısa sürede bir Türk yurdu haline gelecektir. Diğer yandan burada yaşayan Hıristiyan halka da Anadolu’da olduğu gibi hoşgörü ve adaletle muamele edilmesi, din ve vicdan özgürlüklerinin garanti altına alınması Balkanlar’daki Türk hâkimiyetini güçlendirmiştir. 1352’de Rumeli’ye geçildikten sadece altı yıl sonra, yani 1361’de Edirne, 1. Murat tarafından fethedildi. Orhan Bey, oğulları Murat ile Süleyman Paşa’yı Rumeli’nin fethiyle görevlendirmiş, 1357’de Süleyman Paşa’nın ölümüyle Rumeli’deki en büyük askerî sorumlu Murat olmuştur. Rumeli’nin belli bir sistem dahilinde fethi, 1. Murat döneminde başlamıştır. İlk hedef de Edirne’dir.Edirne’den sonra Filibe’nin de fethedilmesi üzerine 1364’te Papa’nın teşvikiyle Avrupa’da Osmanlılara karşı ilk Haçlı birliği kuruldu. Balkanların güçlü devletlerinden Macarların ve Sırpların başını çektiği bu Haçlı ordusu, Hacı İlbeyi tarafından Edirne yakınlarındaki Sırpsındığı’nda bir gece baskınıyla bozguna uğratıldı. Böylece Edirne’nin güvenliği garantiye alındı. 1371’de bu defa Sırplar Çirmen Savaşı’nda Osmanlı kuvvetlerine yenilince bütün Meriç vadisi ve Batı Trakya, Osmanlı hakimiyetine geçti, ayrıca Bizans’ın Avrupa ile karadan bağlantısı da kesilmiş oldu.
qr
İNDİR:
KANALI: Tarih
PAYLAŞ:

    Yorum yapabilmek için giriş yapmış olmanız gerekmektedir.