Ankara Savaşı'nın Türk Dünyasına Etkileri

Ankara Savaşı'nın Türk Dünyasına Etkileri

Bir asır içinde Osmanlı devleti, Balkanlar’da ve Anadolu’da hakim güç haline gelmişti. Bu esnada Doğu’da, Maveraünnehir bölgesinde Timur Han tarafından kurulan Timur Devleti, kısa bir sürede Hindistan’dan İran ve Anadolu’ya kadar topraklarını genişletmişti. Timur’un amacı, doğuyu ve batıyı hükümranlığı altına almaktı. Bütün ömrü bu hedefi gerçekleştirmek için seferlerde geçti. Timur, bu amacını gerçekleştirmek için Anadolu üzerine sefere çıkınca Timur’un önünde duramayan Doğu Anadolu’daki Karakoyunlu Devleti’nin hükümdarı Kara Yusuf, Yıldırım’a sığındı. Timur, Yıldırım’ın Osmanlı’ya kattığı Erzincan, Sivas ve Malatya’yı yakıp yıktı, ardından da Memlûklara bağlı Suriye’yi işgal etti.Bir tarafta topraklarını Osmanlı’ya karşı kaybettikleri için Yıldırım’a karşı Timur’a sığınan Anadolu’daki Türk beyleri ile diğer tarafta devletini Timur’a karşı koruyamayıp Osmanlı’ya sığınan Karakoyunlu hükümdarı Kara Yusuf da Yıldırım ile Timur arasındaki bu üstünlük mücadelesinde etkili oldu. Bu sebeple her iki hükümdar, birbirlerine çok ağır mektuplar yazdılar. Savaş artık kaçınılmazdı. Nihayet her iki ordu 1402 yılında Ankara yakınlarındaki Çubuk ovasında karşılaştılar. Osmanlı ordusu, bu savaşta o tarihe kadarki en ağır yenilgisini almakla kalmadı, aynı zamanda Yıldırım Bayezit de Timur’a esir düştü. Timur, Ege kıyılarına kadar ilerleyip Anadolu’yu hükümranlığı altına aldı ve kendisine sığınan Türk beylerine topraklarını iade etti. Yıldırım’ın Osmanlı’ya kattığı beylikler böylece yeniden kurulurken Anadolu’da yine çok başlılık hakim oldu. Yıldırım’ın hapiste ölmesiyle oğulları Süleyman, İsa, Mehmet ve Musa arasında 1402’den 1413’e kadar süren taht kavgaları başladı. Bu karışıklık ve kaos durumuna Osmanlı tarihinde “Fetret Dönemi” denilmiştir. Çünkü bir taraftan Anadolu’da eski Türk beyliklerinin tekrar kurulması, diğer taraftan Yıldırım Bayezit’in oğullarının birbirleriyle taht mücadelesine girişmeleri Osmanlı’yı yıkılmanın eşiğine getirmiştir. Timur’un Karadeniz’in kuzeyindeki Altınordu Devleti’ni de zayıflatması bu bölgedeki Türk hâkimiyetini olumsuz etkilemiştir. Altınordu Devleti’nin yıkılmasıyla Ruslar hakimiyetlerini, Hazar’ın ve Karadeniz’in kıyılarına doğru genişletmeye çalışmışlar, bunun için de bu bölgelerdeki Türk hanlıklarını saldırılarıyla taciz etmeye başlamışlardır. Yaklaşık 11 yıl Fetret devrinde kardeşlerimle mücadele etmek zorunda kaldım. Nihayet Miladi 1413’te devletin başına geçmeyi başardım. Anadolu’da yıkılan devlet yapısını yeniden kurdum ve Anadolu’daki bazı beylikleri tekrar devlete kattım. Bu sebepten tarihçiler bana devletin ikinci kurucusu manasında “Bâni-i Sâni” ünvanını verdiler. Fetret devrine son vermeyi başarsam da bu devrin etkileri oğlum 2. Murat döneminde de devam etti. Fetret devrinde en büyük tesellim, Balkanlar’da Osmanlı’ya karşı bir isyan olmamasıydı.
qr
İNDİR:
KANALI: Tarih
PAYLAŞ: